Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-1-49 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 05-59/877-236
Karar Tarihi : 22.9.2005
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan), Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı
ÜNAL, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: İsmail Yücel ARDIÇ, Cumhur Atalay HATİPOĞLU
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - İsmin saklı tutulması talep edilmiştir.
20
D. TARAFLAR : - Sosyal Sigortalar Kurumu
Mithatpaşa Cd. No:7 06437 Kızılay Ankara
- Türk Eczacıları Birliği
Willy Brandt Sk. No:9 06690 Çankaya Ankara
E. DOSYA KONUSU: İşyeri hekimlerince yazılan reçetelerin eczacılar
arasında paylaşımı ile ilgili uygulamanın kaldırılması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 16.5.2005 tarih ve 3253 sayı ile giren 30
ve eksikleri en son 15.8.2005 tarih ve 5695 sayılı belge ile tamamlanan şikayet
üzerine yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 19.9.2005 tarih ve 2005-1-49/İİ-
05-İYA sayılı İlk İnceleme Raporu, 19.9.2005 tarih ve REK.0.05.00.00-110/188
sayılı Başkanlık önergesi ile 05-59 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- işyeri hekimlerinin yazdığı reçetelerin eczacı odaları tarafından belli esaslar
çerçevesinde eczacılar arasında paylaştırılması uygulamasının Sosyal Sigortalar
Kurumu (SSK) ve Türk Eczacıları Birliği (TEB) arasında imzalanan Protokole 40
dayandığı, söz konusu Protokole taraf olan SSK'nın mevcut dosya özelinde 4054
sayılı Kanun anlamında bir teşebbüs kabul edilemeyeceği ve bu nedenle söz
konusu Protokole ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında
herhangi bir işlem yapılamayacağı, ayrıca bahsi geçen uygulamanın 6643 sayılı
Kanun’un 39 (j) maddesine göre TEB Merkez Heyeti’ne verilen bir görevin
yansıması olup 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında bir teşebbüs birliği
kararının uzantısı olarak da kabul edilemeyeceği ve dolayısıyla söz konusu
05-01/3-3
2
şikayet başvurusu ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir
işlem yapılamayacağı,
- ancak söz konusu uygulamanın, eczacılar arasında etkin rekabeti 50
sınırlayabileceği endişesiyle, gözden geçirilmesi hususunda SSK ve SSK'nın
bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na Kanun’un 30(f) maddesi
uyarınca görüş bildirilmesinin yerinde olacağı,
ifade edilmektedir
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Eczacı odalarınca başlatıldığı ileri sürülen, "işyeri hekimlerince yazılan reçetelerin
eczacılar arasında sıra ile karşılanması uygulamasının", SSK ve TEB arasında 60
9.2.2005 tarihinde imzalanan Protokol ile bu Protokole ek olarak imzalanan ve
uygulama esaslarını belirleyen Tip Sözleşme’ye dayandığı anlaşılmıştır. Tip
Sözleşme’de 23.2.2005 tarihinde yapılan bir değişiklikle, işyeri hekim
reçetelerinin belli esaslar çerçevesinde sıraya konmasına ilişkin düzenleme
getirilmiştir. Söz konusu değişiklikle ilgili olarak; SSK’nın Tip Sözleşme
Revizyonu konulu ve 23.2.2005 tarihli anılan Genel Yazısı’ndan, Tip
Sözleşme’nin 2.21. maddesinin “işyeri hekimi tarafından yazılan reçetelerin Türk
Eczacıları Birliği tarafından onaylanan sistem dahilinde; Bölge Eczacı Odaları
onayı alındıktan sonra karşılanması, Bölge Eczacı Odalarının onayı bulunmayan
reçetelerin bedellerinin ödenmemesi” şeklinde düzenlenmesi kararı alındığı 70
anlaşılmıştır. 9.2.2005 tarihinde imzalanan Protokol’ün 5. maddesi uyarınca
oluşturulan ve 3 üyesi TEB Merkez Heyeti, 3 üyesi de SSK Başkanlığı Yönetim
Kurulu tarafından belirlenmiş 6 üyeden oluşan Yürütme ve Değerlendirme
Kurulu’nun toplandığı ve işyeri hekimlerinin reçetelerinin Bölge Eczacı Odaları
tarafından dağıtılması kararı alındığı ve yine aynı Protokol’ün 8. maddesi
uyarınca da söz konusu değişikliğin hem SSK hem de TEB'in yetkili organlarınca
onaylandıktan sonra 23.2.2005 tarihinde yürürlüğe girdiği tespit edilmiştir.
İlaç ve Kimya Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın (İEİS’nin) SSK’yı şikayeti
üzerine alınan 27.5.2003 tarih ve 03-35/416-182 sayılı Rekabet Kurulu kararının 80
“Sonuç” kısmında, SSK’nın sağladığı sigorta ve sağlık hizmetlerinin,
- sosyal güvenlik sistemine katılımın zorunlu olması,
- ilgili faaliyetlerin bütünüyle sosyal nitelikli olması,
- sigortalıya sunulan hizmetlerin kendisi için ödenen primle orantılı
olmaması
koşullarının tümünün varlığı nedeniyle “ekonomik faaliyet” sayılamayacağına,
yeniden satış gibi bir ekonomik etkinlik dahilinde yapılmayıp, ekonomik faaliyet
olmayan sağlık hizmetlerine yönelik olduğundan, SSK’nın ilaç alımlarının da
ekonomik faaliyet olarak kabul edilemeyeceğine karar vermiş ve bu gerekçelerle,
SSK’nın ilaç alımlarına yönelik düzenlemelerini 4054 sayılı Kanun kapsamında 90
teşebbüs davranışı olarak görmemiş, diğer bir deyişle SSK’yı bu bağlamda
teşebbüs olarak saymamıştır.
Diğer yandan, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun 1. maddesine göre
TEB; eczacıların ortak gereksinimlerini karşılamak, mesleki faaliyetlerini
kolaylaştırmak, eczacılığın genel çıkarlara uygun olarak gelişmesini sağlamak,
eczacıların birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim
kılmak üzere, meslek disiplini ve ahlakını korumak amacıyla kamu kurumu
05-01/3-3
3
niteliğinde kurulmuştur. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, mesleğini serbest
olarak sürdüren veya özel kuruluşlarda ilgili hizmetlerde çalışacak eczacılar işe 100
başlamadan önce bulundukları ilin eczacı odasına kaydolmaya ve üyelik
ödevlerini yerine getirmeye mecburdur. Kurul'un 18.9.2000 tarih ve 00-35/393-
220 sayılı kararında da ifade edildiği üzere TEB 4054 sayılı Kanun anlamında bir
teşebbüs birliğidir.
6643 sayılı Kanun’un 39. maddesinde, TEB Merkez Heyeti’nin görevleri
sayılmaktadır. Bu maddenin (j) bendinde aynen “Eczanelerden sağlık hizmeti
satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak,
imzalanan protokole uygun tip sözleşmeleri bastırmak ve belirleyeceği bedel
karşılığı eczanelere dağıtmak” ifadesi yer almaktadır. TEB’in SSK ile imzaladığı 110
Protokol ve Tip Sözleşmenin bu maddeye dayanarak imzalandığı görülmektedir.
1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Yasası uyarınca 50 ve üzerinde işçi çalıştıran
işyerlerinde işyeri hekimi bulundurmak zorunludur. SSK ve TEB yetkilileri ile
yapılan görüşmelerde; SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devri öncesinde
işyeri hekiminin yazdığı reçetelerin, genellikle işyeri mutemedi tarafından en
yakın SSK hastanesine götürülerek ilaçların SSK bünyesindeki eczanelerden
temin edildiği, 19.2.2005 tarihinde gerçekleşen söz konusu devrin ardından, bu
reçetelerin serbest eczanelere götürülmesinin gündeme geldiği, çok fazla işçi
istihdam eden işyerlerinde yazılan reçetelerin topluca tek bir eczaneden alınması 120
durumunda ilaç suiistimaline açık ve etik açıdan bozulmalara yol açabilecek bir
yapıyla karşılaşılabileceği ve bunun sonucunda da kamu zararı oluşabileceği gibi
bir endişe ortaya çıktığı ifade edilmiştir. Bu endişeyi ortadan kaldırmak amacıyla
imzalanan Protokole göre, işyeri hekiminin yazdığı reçeteler belli esaslar
çerçevesinde bölge eczacı odaları tarafından o bölgedeki eczaneler arasında
paylaştırılacaktır. TEB, reçete dağıtımında esas olabilecek 4 yöntemi eczacı
odalarına duyurmuş, adil ve eşitlikçi bir dağıtım sistemi kurulması kaydıyla eczacı
odalarını bu yöntemlerden birini seçmek konusunda serbest bırakmıştır. Sistem
esas itibarıyla işyerlerinin toplu reçeteleri için kurulmuş olup, çalışanların
reçetelerini kendilerinin karşılaması durumunda herhangi bir kısıtlamaya 130
gidilmediği ifade edilmiştir. Nitekim büyük işyerlerinin bulunmadığı Trabzon gibi
bölgelerde böyle bir paylaşım sistemi oluşturulmamıştır. Diğer yandan işyeri
hekimlerince yazılan reçetelerin toplam SSK reçetelerine oranı hususunda bir
fikir vermesi bakımından, işyeri hekimleri tarafından yapılan muayene sayısının
toplam muayene sayısına oranının ortalama %4 civarında olduğu belirtilmelidir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, söz konusu protokole taraf olan TEB’in bir
teşebbüs birliği, SSK’nın ise, ilaç alımına yönelik faaliyet ve düzenlemeleri
bakımından bir teşebbüs olarak değerlendirilmediği belirtilmelidir. SSK
hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devrinin ardından SSK’nın doğrudan ilaç 140
alımları devam etmemekle birlikte, sigortalıların serbest eczanelerden temin
edecekleri ilaçların bedellerinin büyük bir kısmını ödeyen bu kurumun,
sigortalıların eczanelerden aldıkları ilaçlara yönelik düzenlemelerinin ve
faaliyetlerinin de özünde ilaç alımından farklı olmadığı ve yine teşebbüs davranışı
olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla, işyeri
hekimlerinin yazdıkları reçetelerin belli esaslar çerçevesinde eczacılar arasında
paylaşılmasına temel olan protokolün taraflarından SSK’nın mevcut olay özelinde
teşebbüs sayılamayacağı göz önüne alındığında, söz konusu protokolü, 4054
05-01/3-3
4
sayılı Kanun kapsamında bir anlaşma olarak değerlendirme imkanı
bulunmamaktadır. 150
Diğer yandan, TEB kanalıyla bölge eczacı odalarının işyeri hekimi reçetelerini
eczaneler arasında paylaştırması hususunun TEB ile SSK arasındaki
protokolden kaynaklandığı tekrar ifade edilmelidir. Dolayısıyla böyle bir uygulama
6643 sayılı Kanun’un 39 (j) maddesine göre TEB Merkez Heyeti’ne verilen bir
görevin yansıması olup, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında bir
teşebbüs birliği kararının uzantısı olarak kabul edilemeyeceği kanaatine
varılmıştır.
I. SONUÇ 160
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre:
1. İşyeri hekimlerinin yazdığı reçetelerin eczacı odaları tarafından belli esaslar
çerçevesinde eczacılar arasında paylaştırılması uygulamasının SSK ve TEB
arasında imzalanan Protokole dayandığına, söz konusu Protokole taraf olan
SSK’nın mevcut dosya özelinde 4054 sayılı Kanun anlamında teşebbüs
olarak kabul edilemeyeceğine,
2. Ayrıca bahsi geçen uygulamanın, 6643 sayılı Kanun’un 39 (j) maddesine
dayanılarak gerçekleştirilmesi nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
anlamında teşebbüs birliği kararı olarak da kabul edilemeyeceğine, 170
3. Bu nedenlerle söz konusu şikayet başvurusu ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun
kapsamında herhangi bir işlem yapılamayacağına,
4. Ancak, eczacılar arasında etkin rekabeti sınırlama ihtimali bulunduğundan,
söz konusu uygulamanın gözden geçirilmesi hususunda SSK ve SSK’nın
bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na Kanun’un 27 (g)
maddesi uyarınca görüş bildirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy