İT.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1648
KARAR NO: 2026/1709
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/04/2026
NUMARASI: 2023/456 E - 2026/205 K
BİRLEŞEN İSTANBUL 20.ATM 2025/633 E. SAYILI DOSYASINDAN
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit|İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Aksaray Mah. Cerrahpaşa Cad. ... Sk. No: ... Fatih İSTANBUL adresinde telefon ve aksesuar alım satım işi üzerine 2013 yılından beri ticaret yapmakta olduğunu, müvekkilinin bu tarihten itibaren 10 yıllık süre içerisinde tanınan bir esnaf olduğunu, kimseyle maddi manevi hiçbir problemi olmadığını, ne elektrik ne de başka bir fatura borcunu ödememezlik yapmamış olduğunu, müvekkilinin esnaflığı boyunca hiç kimseye borcu bulunmadığını, kaçak elektrik kullanımının da kesinlikle söz konusu olmadığını, davalı şirketin müvekkili aleyhine kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tutanak tutup hakkında İstanbul 1. İcra Müdürlüğü nezdinde... esas numarası ile icra takibi başlatmış olduğunu, müvekkilinin icra takibine süresi içerisinde itiraz etmiş olduğunu ve icra takibinin durdurulduğunu, müvekkili iş yeri sahibi olduğundan ticaretle uğraştığının aşikar olduğunu, elektrik enerjisi ihtiyacının zorunlu olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda müvekkili açısından elektriğin zorunlu bir ihtiyaç niteliğinde olduğunu, elektriğin kesilmesinin işyeri sahibi açısından telafisi zor ya da imkansız bir durum oluşturacağından, HMK. 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir karar verilmesi için gerekli şartların oluşmuş olduğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ticari faaliyetini sürdürebilmesi bakımından elektriğin zorunlu ihtiyaç niteliğinde olmasının, elektriğin kesilmesine dayanak gösterilen faturalara ilişkin başlatılan icra takibine itiraz edilmiş olması göz önüne alınarak ivedilikle bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; müvekkilinin kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığından haklı davasının kabulünü, müvekkilinin davalı şirkete borcu olmadığının tespiti ile İstanbul 1. İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyasına konu borcun tüm ferileri ile birlikte ve kesilen para cezasının iptalini, davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, dava konusu kaçak elektrik bedeline dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın işbu davadaki taleplerinin esasen de haksız ve mesnetsiz olup reddi gerekmekte olduğunu, dava konusu faturaların son ödeme tarihleri geçmesi, ancak borçlu tarafından ödeme yapılmamış olması nedeni ile davacı borçlu hakkında İstanbul 1. İcra Dairesi... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş olduğunu, ancak davacının, alacaklarının tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnetsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak, soyut, gerçek dışı ve dayanaksız beyanlar ile icra takibe itiraz etmiş, borçlu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağlamış olduğunu, haksız ve mesnetsiz itirazlar ile takibin durmasına sebep olan davacı bu kez de aynı haksız ve mesnetsiz iddialar ile huzurdaki davayı açmış olduklarını, duran bir takip karşısında menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamakta olduğunu, davacının hukuki yararı bulunmayan haksız ve mesnetsiz taleplerin reddi gerekmekte olduğunu, davacının borçtan kurtulma gayesi ile kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğinin açık olduğunu, dosyada yapılacak bilirkişi incelemesi ile davanın haksızlığının sabit olacağını, neticeten; müvekkili şirket tarafından yapılan tüm işlemler EPDK yönetmelikleri ve mevzuata uygun olup; davacının borçtan sorumluluğu sabit olduğundan haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesi talepleri olduğunu, Mahkememizce verilen işbu usul ve yasaya aykırı tedbir kararı ile de mevzuata aykırı şekilde elektrik kullanımına olanak sağlanmış olduğunu, bunun kabulünün mümkün olmadığını, talep edenin haklılığı konusunda yaklaşık ispat şartının gerçekleşmemiş olduğunu, kaçak elektrik kullandığı ve borçlu olduğu sabit olan talep eden lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin kabul edilemez olduğunu, tüm bu hususların yanı sıra; yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince davanın neticesinin teminine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, yargılama neticesinde belli olacak bir husus için şimdiden karar verilmesinin de yerleşik içtihatlara, usul ve yasaya aykırı olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı yanın haklılığını yaklaşık olarak dahi ispat edememiş olduğundan mahkememizce verilen tedbir kararından rücu edilmesini, taleplerinin reddi halinde; alacaklarının tamamının %100 teminata bağlanmasını, taraflarınca sağlanacak %100 teminatla da olsa; müvekkilinin daha fazla mağduriyetine sebebiyet verilmemesi adına müvekkili lehine, alacak miktarı değerinde davacı borçlunun, taşınır, taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine öncelikle ihtiyati haciz, giderek ihtiyati tedbir konulmasını, davacının açmış olduğu haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı/borçlu aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu alacağın davalının kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen fatura bedeline ilişkin olduğunu, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tespit içeren tutanağın, aksi sabit oluncaya kadar geçerli, resmi belge hükmünde olduğunu, davalı yanın, sözleşmeli sayacın giriş-çıkış kablolarını birbirine değdirerek ''şönt'' vasıtasıyla sayaca eksik kayıt yaptırmak suretiyle elektrik enerjisini kaçak olarak kullandığı tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından 28/10/2022 tarihinde Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, düzenlenen bu tutanağın Elektrik PiyasasI Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. maddesine uygun olarak düzenlendiğini, davalı yanın elektrik faturası ödememek için sayaca ve ekipmanlarına müdahale ettiğini, karşılığını ödemeden enerji kullandığını, yapılan bu tespit üzerine davalı yan aleyhine, icra takibinde belirtilen kadar kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, bu sebeplerle; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının söz konusu takipteki borca yeter miktardaki menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve menkullerin muhafazası için öncelikle teminatsız olarak, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise de Sayın Mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesine, davalı yanın İstanbul 1. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin alacak, faiz ve tüm feriler bakımından devamına, dava konusu takibe esas bedelin %20'sinden az olmamak üzere takdir edilecek icra inkâr tazminatının davalı yandan tazminine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in, Aksaray Mah. Cerrahpaşa Cad. ... Sk. No: ... Fatih/İSTANBUL adresinde telefon ve aksesuar alım satım işi üzerine 2013 yılından beri ticaret yaptığını, müvekkilinin bu tarihten itibaren 10 yıllık süre içerisinde tanınan bir esnaf olduğunu, hiç kimseyle maddi manevi hiçbir problemi olmadığını, kesinlikle ne elektrik ne başka hiçbir fatura borcunu ödememezlik yapmadığını, müvekkilinin esnaflığı boyunca hiç kimseye borcu bulunmadığını, ya da kaçak elektrik kullanımı da kesinlikle söz konusu olmadığını, davalı şirketin, müvekkili aleyhine kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tutanak tutup hakkında İstanbul 1. İcra Müdürlüğü nezdinde... Esas numarası ile icra takibi başlattığını, kendileri bu icra takibine süresi içerisinde itiraz etmeleri nedeniyle icra takibi durdurulduğunu, davacı tarafın, İstanbul 1. İcra Dairesi... Esaslı dosyasında itirazın iptali bakımından 2023/4752 başvuru numarası ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk başvurusu yapıldığını, bu başvuru sonucunda 2023/30425 numaralı dosya kapsamında 10.04.2023 tarihinde anlaşamama tutanağının düzenlendiğini, söz konusu başvurunun ardından 2 yıl sonra da bu davanın ikame edildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında kaçak elektrik kullanımı konusunda ve kaçak kullanım borcu konusunda ihtilaf oluştuğunu, davalı şirket tarafından bu dava açılana dek hukuksuz ve sebepsiz olarak müvekkilinin iş yeri elektriğini kesme yoluna gidildiğini, kısa aralıklarla müvekkilinin iş yerine gelindiğini ve elektrik kesintisi gerçekleştirildiğini, bu husus müvekkilini fazlasıyla mağdur ettiğini ve ticaretine de mani olduğunu, bu bakımdan da İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/456 Esas sayılı menfi tespit davası ikame edildiğini, dosyanın halihazırda derdest olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkili aleyhine tutulan kaçak elektrik kullanım tutanağı gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle de iptalinin gerektiğini, müvekkili aleyhine düzenlenen 57.500,79-TL tutarındaki kaçak elektrik bedeli ve faizi ile birlikte tüm ferileri taraflarınca kabul edilmediğini, müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili tarafından sayaca yapılmış herhangi bir müdahale de bulunmadığını, söz konusu sayacın eksik tüketim yaptığına dair herhangi bir tespit bulunmadığını, tutanak öncesi ve sonrası dönemlere ait günlük ortalama tüketim miktarları karşılaştırıldığında bu durumun açıkça görüleceğini, söz konusu tahakkuklar 08.05.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan EPTHY´nin 29. maddesine aykırı olduğunu, konu dava bakımından görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının davasının görevsizlik nedeniyle de usulden reddi gerektiğini, yukarıda açıklanan ve mahkemece re sen gözetilecek nedenlerle, davacının haksız davasının öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Mahkeme; "2023/456 E. sayılı asıl dosyasında 1-Davacının menfi tespit davasının kısmen kabulü ile İstanbul 1. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasında alacaklının talep ettiği asıl alacak tutarınının 54.912,22TL’si, işlemiş faizden 366,32,TL'si ile 65,94 TL faizin KDV’si toplamı olan 55.344,48TL üzerinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen İstanbul 20.ATM 2025/633 E. sayılı dosyasından, Davacının davasının kısmen kabulü ile İstanbul 1. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasında, davalının 2.588,57TL asıl alacak,17,02TL işlemiş faizi ve 3,06 TL faizin KDV’si olmak üzere toplam 2.608,65TL alacak için yaptığı itirazın İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %30 oranını geçmemek üzere avans faizi ve faizin % 18 KDV’si uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine," karar vermiştir.
Asıl davacı ve Birleşen davada davalı ... vekili her iki dava yönünden istinaf talebinde bulunmuştur. Asıl davacı ve Birleşen davada davalı ... adına asıl dava yönünden 21/05/206 tarihli makbuzda 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı 732,00 TL maktu istinaf karar harcı yatırmış ise de: bu taraf birleşen dava yönünden de istinaf harçlarını yatırması gerektiği ve bu nedenle harcın eksik yatırıldığı görülmüştür.
6100 sayılı HMK 344/1. maddesinde "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346. maddenin 2. hükmü kıyas yoluyla uygulanır" hükmü getirilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağından, yapılan bu açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece öncelikle birleşen dava yönünden de davalı tarafça maktu istinaf harcını ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının mahkeme veznesine yatırması için buAsıl davacı ve Birleşen davada davalı ... vekiline muhtıra çıkarılarak harçların 1 haftalık kesin süre içinde yatırılmasının sağlanması, süresi içinde harç yatırıldığı takdirde bu Asıl davacı ve Birleşen davada davalı ... için istinaf incelemesi yapılabilmesi yönünden dosyanın Dairemize gönderilmesini teminen, dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl davacı ve Birleşen davada davalı ... vekili kararı istinaf etmesine karşın, istinaf harcının davacı adına eksik olarak yatırıldığı, öncelikle birleşen dava yönünden de davalı tarafça maktu istinaf harcını ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatırılması gerektiğinden, Harçlar Kanunu HMK 352/1-ç , 344 ve 346. maddeleri uyarınca bu eksikliğin ikmalini sağlamak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/06/2026