T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/695
KARAR NO: 2025/686
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/05/2025
NUMARASI: ............. Esas sayılı derdest dosyada ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 16/05/2025 tarihli ara karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ: 28/04/2025
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 11/07/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .................... firmasının ortağı olduğunu, firmanın ............... ürün üretimi ile iştigal ettiğini, ortaklığın ............ payın .............., ............ payın ................., .............. payın .............. olduğunu, ................'nın şirket faaliyetleri hakkında müvekkiline bilgi vermediğini, şirketin içini boşaltmak için hileli işlemler gerçekleştirdiğini,
müdürü bulunduğu ............. Şirketi ile kendi şirketi ............ arasında kira sözleşmesi akdederek kendi şirketine kira ödettirdiğini, sahte senet tanzimi ile şirketlerin malvarlıklarına haciz konularak içinin boşaltılmasının sistemli şekilde ................ kardeşler tarafından devam ettirildiğini belirterek, öncelikle tedbiren şirket müdürü ...............'nın temsil yetkisinin dava süresince kaldırılarak yargılama süresince geçerli olmak üzere şirkete tedbiren yönetim ve temsil için kayyım atanmasına, şirkete ait bankahesapları ile kayıtlı araçların tespiti halinde araçlara ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama sonunda müdür ....................'nın yönetimden uzaklaştırılarak yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aslında müvekkili ve abisi, ............... kardeşler de baştan itibaren planlanan ve tasarlanan kuru ve olaylar zinciri ile dolandırılıp davalının bu durumu çok geç anladığını, gönderdiği paraların ve şirkete gelen ödemelerin nereye harcandığını şirketten ayrılmayı düşündüğü bu dönemlerde Bülent'e sorduğunda "muhasebe orada gidip bilgi alabilirsin" dediğinde muhasebedekilerin "................'in izni olmadan bilgi veremeyiz" diyerek taleplerinin geri çevrildiğini, davalının şirketin gider ve gelirleri, yapılan ödemeler ve şirketten çıkan paralar hakkında hiçbir zaman sağlıklı bir bilgiye sahip olmadığını, davacının amacının üzüm yemek olmayıp bağcıyı dövmek olduğu, samimi olmayıp kötüniyetli olduğu anlaşıldığından ve müvekkilinin ise maddi ve manevi telafisi mümkün olmayan zorluk ve güçlüklere katlanarak şirketlere finansal destek sağladığı, davanın ise fiil ve eylemleri ile aksine şirketi zarar uğrattığı açık olduğundan tebeyyün etmeyen davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
B-)İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:................'nin 16/05/2025 tarihli ara kararı ile; "...6100 Sayılı HMK'nın 389.maddesi uyarınca ancak dava konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden, bizatihi uyuşmazlık konusu olmayan dava dışı tarafların ortağı olduğu ...............'nin banka hesapları ile araçlarına ihtiyati tedbir konulamayacağından davacı tarafın buna yönelik tedbir talebinin reddine, yine davacı tarafın şirket müdürü davalı ..............'nın temsil yetkisinin dava süresince kaldırılarak yargılama süresince geçerli olmak üzere ...............'ne tedbiren yönetim ve temsil kayyumu atanması yönündeki talebin ise somut olayda davacının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm deliller
toplandıktan ve incelendikten sonra ortaya çıkacak olması, şirket müdürü davalı .................'nın davacının ortağı olduğu şirketi zarara uğrattığı, şirket hesapları hakkında davacı ortağa bilgi vermediği, müdürlük görevlerini kötüye kullandığı, şirketi muvazaalı şekilde kendi yakınlarına senet vererek borçlandırdığı, icra takibi yaptırarak şirket mallarının haczettirildiği
hususundaki iddiaların yaklaşık olarak ispatına yönelik dava dilekçesi ekinde söz konusu ...............'ne ait Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarının fotokopileri, dava dışı ............... tarafından .................. adına düzenlenen e-faturalar, .............10.Noterliği tarafından düzenlenen............ yevmiye numaralı ............ tarihli ve .............. 11. Noterliği tarafından düzenlenen .......... yevmiye numaralı............ tarihli ihtarname suretleri vs. sunulmuş ise de bu belgelerin tedbir kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı gibi söz konusu iddiaların şirket ticari defterlerin incelenmesi sonucu yargılama ile ortaya çıkarılabilecek hususlara ilişkin olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin şirket müdürü .............'nın temsil yetkisinin dava süresince kaldırılarak yargılama süresince geçerli olmak üzere şirkete tedbiren yönetim ve temsil için kayyım atanması ve şirkete ait banka hesapları ile kayıtlı araçların tespiti halinde araçlara ihtiyati tedbir konulması taleplerinin REDDİNE..." karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece tedbir talebine ilişkin yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, keza sundukları fatura ve yazılı deliller dikkate alınmayarak ancak ticari defterlerin incelenmesi ile bir kanaate varılabileceğinin belirtilmesi, yargılama sonucunda varılabilecek bir sonuç olup yargılama sonuna kadar şirket müdürünün şirkete zarar verici ve müvekkilin şirketteki payının düşürülmesine sebebiyet veren eylemleri neticesinde müvekkilinin bu davayı açmaktaki hukuki yararının ortadan kalkacağını, TTK'nın 627.maddesinin müdürlere şirket ortaklarına eşit şartlarda davranma ve eşit işlemde bulunma ödevini yüklediğini, delil listesinde yer alan soruşturma dosyalarından ........... CBS'nin ............... sor. sayılı soruşturma dosyası ile aynı davalıya karşı açılan Mahkemenin ............... E. sayılı dosyası incelendiğinde dosya şüphelilerinin .............. ve davalı
.............. olduğu ve davalının hissedarı bulunduğu ................. firması yetkilisi olarak ilgili soruşturma dosyasında şikayetçi olarak yer aldığını, yine aynı olaydan kaynaklı ve .............
sayılı soruşturma dosyasından alınan ifade tutanağıdan davacının, davalı ve abisi .............. hakkında şirket aleyhine sahte senet tanzim etmekten şikayetçi olduğu ve bu kişilerin şüpheli sıfatıyla dosyada yer aldığını, davalının bu dosyalar nedeniyle aralarında husumet bulunduğunu ikrar ettiğini, şirket müdürü ile davacı arasında menfaat çatışmasının bulunduğunun taraflar arasındaki soruşturma dosyalarından açıkça anlaşıldığından davalı müdürün davacıya karşı eşit şartlarda eşit işlemde bulunmasının beklenemeyeceni, eşit işlemde de bulunmadığını, gerekli bilgilendirmenin genel kurulda yapılacağı yönündeki ihtarı ve genel kurulda da sadece Kurumlar Vergisi beyannamesi sunulmak suretiyle mali durum hakkında bilgi verilmediği ve davacının bu talebinin genel kurulun 4.maddesinde reddedildiğini, genel kurul kararının iptali için ayrıca .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .............. E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, Şirket müdürünün şirketle rekabet içerisinde yer alan işlemler yapamayıp bağlılık yükümlülüğüne aykırı hareket edemeyeceğini, şirket müdürünün kendine menfaat sağlamak üzere fahiş fiyatta cihaz kira bedeli göstererek menfaat temin ettiği ve firmayı zarara uğrattığını, Şirket müdürünün sadece iki kiralama işlemi ile kendi şirketine aylık 330.000 TL kazanç sağladığını,
Davalının cevap dilekçesinde kendi şirketiyle yaptığı kira sözleşmelerini, .............. lehine senet tanzim ederek şirket aleyhine başlatılan icra takibini ve davacıya mali verilerle ilgili gerek ihtar yoluyla gerek genel kurulda talepte bulunulmasına rağmen neden bilgi verilmediğini izah edemediğini,
Yargılama aşamasında hukuki yararın korunabilmesinin mahkemece şirketin malvarlıklarına tedbir konulmadan ve tedbiren davalı şirket müdürü yönetimden uzaklaştırılıp şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanmadan mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak tedbir talebinin kabulü ile; şirket müdürü .................'nın temsil yetkisinin dava süresince kaldırılarak, yargılama süresince geçerli olmak üzere şirkete tedbiren yönetim ve temsil için kayyım atanmasına, şirkete ait banka hesapları ile kayıtlı araçların tespiti halinde araçlara ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
D-)DELİLLER:.............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ................ E. sayılı derdest dosyada ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 16/05/2025 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, limited şirket müdürü davalının yönetimden uzaklaştırılarak yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması talebi ile açılan davada tedbiren dava dışı şirkete yönetim kayyımı atanması ile şirkete ait banka hesapları ile kayıtlı araçların tespiti halinde araçlara ihtiyati tedbir konulması talebine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeler ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Kayyım atanması talebi bakımından yapılan değerlendirmede;
Dosya kapsamından ................'nde; ............. payda; .......... payın davalı .................'ya, ............ payın dava dışı ............'ya, payın davacı ...............'ya ait olduğu, davalının şirket müdürü sıfatıyla şirketi temsile yetkili olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın "Görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması" başlıklı 630.maddesinde "(1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.
(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur..." hükmü mevcuttur.
Tüzel kişilerin seçilmiş organları eliyle yönetilmesi asıl olup, 6102 sayılı TTK''nın (TTK) 630/2 maddesinde her ortağın haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, TTK'nın 630/3.maddesinde yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
TTK'nın 625. ve 626.maddelerine göre müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler. TTK'nın 644. maddesi yollaması ile limited şirketlerde de uygulanması gereken aynı kanunun 395. maddesinde şirkete borçlanma yasağı ve kapsamı ile 396. maddesinde rekabet yasağı düzenlenmiştir. Bu hükümlerin incelenmesinde, bu yasakların yine yönetim kurulu üyeleri (limited şirketler için şirket müdürleri) yönünden geçerli olduğu görülmektedir.
TTK'nın 630.maddesinde geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından genel hüküm olan 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddeleri uygulanmalıdır.
6100 sayılı HMK'nın 389.maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Yine HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda; dosyaya sunulan deliller ve yargılamanın geldiği aşama itibarıyla tedbir isteyen iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaçtır. Bu durumda ihtiyati tedbirin konusu dikkate alındığında müdür olan davalının temsil, yönetim ve imza yetkisinin kaldırılmasını gerektirir herhangi bir olgu yaklaşık olarak ispatlanmış olmayıp, şirkette bir organ yoksunluğu da mevcut değildir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında, taraflarca yeniden tedbir talep edilmesi her zaman mümkün olup, mahkemece ara kararının verildiği aşamada yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Şirkete ait banka hesapları ile kayıtlı araçlara ihtiyati tedbir konulması talebi bakımından;...........'ce bu talep bakımından bunların dava ve uyuşmazlık konusu olmadığından reddine karar verildiği, gerçekten de yukarıda açıklanan HMK'nın 389/1 hükmüne göre ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinin düzenlendiği, bu itibarla hükmün bu bakımdan da isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)HMK'nın 353/-(b-1) bendi uyarınca; ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .................. E. sayılı derdest dosyada ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 16/05/2025 tarihli ara kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden ihtiyati tedbir talep eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-)İstinaf eden ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın, HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden ihtiyati tedbir talep eden davacıya iadesine,
6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-)Karar ilamının tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362. maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 11/07/2025
Başkan
E-imza
Üye
E-imza
Üye
E-imza
Katip
E-imza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*