T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/436
KARAR NO: 2025/525
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: Asıl karar tarihi = 24/10/2024, Ek karar tarihi = 11/03/2025
NUMARASI: ...... Esas - .... Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 12/02/2024
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 22/05/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen asıl karara karşı her iki tarafça, ek karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ:
Davacı vekili 12/02/2024 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağı için davalı aleyhine .... .... İcra Müdürlüğünü .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, arabuluculuk başvurusunun da anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı-borçlunun ticari defter ve kayıtlarında usûlsüzlük ihtimali olduğu şüphesi bulunduğundan davalı-borçlunun ..... dönemlerine ait ... formlarının celbi gerektiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı kötü niyetli olarak müvekkili davacının haklı alacağına kavuşmasını engellediğinden, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) DAVALININ SAVUNMASI:
Davalı taraf usulüne uygun davetiyeye rağmen davaya süresinde cevap dilekçesi sunmamış; 16/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında ise, davacıya borcu olmadığını, son partide davacının kendisine tarihi geçmiş mallar gönderdiğini, bu mallar için iade faturası gönderdiğini, bu faturaları kabul etmediğini savunmuştur.
C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
.... ASTM'nin 24/10/2024 tarih ve E...., K.... sayılı kararı ile;
"Dava, cari hesaptan kaynaklanan alacak istemi nedeni ile başlatılan takibe dair yapılan itiraz iptali icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
...
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davalıya yapılan ihtaratlı süreye rağmen sunulan flash bellek içerisinde rapor düzenlemeye, denetlemeye elverişli bilgi ve belge bulunmayıp, davacı tarafça defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda tarafların vergi dairelerinden gelen yazı cevapları doğrultusunda BA-BS formları kapsamında tarafların 2020, 2022, 2023 yıllarında mutabık oldukları, icra takibine konu alacağın 30/01/2023 tarihli, .... numaralı faturadan kaynaklandığı belirtilmekle, davacı ticari defterleri sonucu davacının davalıdan 73.533,61 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden, 2023 yılı tarafların BA-BS formları da birbiri ile uyumlu olduğundan, ticari defterlerin vasfı ve yukarıda belirtilen Yargıtay Kararı da dikkate alındığında davacının davalıdan 73.533,61 TL TL alacaklı olduğunu dosya kapsamı itibariyle ispatladığı, davalının aksine bir belge dosya arasına sunmadığı, faiz yönünden davalının icra takibi öncesi temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge olmadığından, vade farkının istenebilmesi için yerleşik içtihatlarda taraflar arasında yazılı sözleşmenin ya da ticari ilişkilerde böyle bir teamülün olması gerektiği belirtildiğinden faize dair fazladan istem red edilmiş, ticari defter incelemesi sonucu kabul edilen miktara varıldığından bu nedenle alacağın likit olmadığına kanaat edilerek icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıda belirtilen şekilde hüküm oluşturulmuştur." gerekçesi ile;
"Davacının davasının kısmen kabulü ile, 1-) Davalı tarafından .... .... İcra Müdürlüğü'nün ..... İcra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin 73.533,61 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-) Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı yönünden istemin reddine" karar verilmiştir.
D) İSTİNAF NEDENLERİ:
Asıl davada verilen karara karşı davacı vekilince ve davalı yanca istinaf kanun yoluna başvurulmuş; davalının asıl karara yönelik istinaf başvurusu mahkemece verilen ek karar ile usûlden reddedildiğinde, ek karara karşı yine davalı yanca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
- Davacı vekili asıl karara yönelik olarak 21/12/2024 tarihinde sunduğu istinaf dilekçesinde; Söz konusu davaya ve icra takibine konu alacağın likit olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe kısmında, " davacı ticari defterleri sonucu davacının davalıdan 73.533,61 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden" denilerek borcun varlığını kabul edildiği hâlde hatalı inceleme ve değerlendirme sonucu; söz konusu alacağın likit olmadığına kanaat getirildiğini, oysa söz konusu alacağın likit olduğu hususunun sabit olduğunu, alacağın faturadan kaynaklanan bir alacak olduğu ve faturadan
kaynaklanan alacakların likit "belirlenebilir" olduğu hususlarının izahtan vareste olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, ayrıca fazlaya ilişkin alacak taleplerinin de kabulü gerektiğini, zira borçlunun icra takibi öncesinde temerrüde düşürüldüğünü, müvekkiline ait ticari defterden açık bir şekilde anlaşılacağı üzere davalı tarafın iade etmiş olduğu ürün faturasının üzerine yeni bir ürün ekleyerek tekrar iade ettiğini, yani iki alacak kalemi bakımından müvekkil firmaya iki defa iade faturası kesildiğini, bu bağlamda; davalı tarafın müvekkil firmaya cari hesaptan kaynaklı 112.500,95 TL borcu bulunduğunu, taraflar arasında bir yazılı sözleşmenin bulunması yahut ticari teamüllerin dikkate alınması, cari hesabın mevcudiyeti söz konusu olduğunda yersiz olduğunu, taraflar arasında cari hesap bulunduğunu, bu husus yargılama esnasında tanzim edilen bilirkişi raporunda da gözden kaçırıldığını belirterek, davalının müvekkil şirkete borçlu olduğu hususu ile borçlunun icra takibi öncesinde temerrüde düşürüldüğü hususu sabit olduğundan ve dava konusu alacağın da likit olduğundan inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
- Davacı asıl karara yönelik olarak 26/12/2024 tarihinde sunduğu istinafında; 21/12/2024 tarihinde dosyaya sunmuş olduğu istinafında ek olarak yerel mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, Müvekkil şirketin asıl alacağının 112.500,95 tl oluduğunu, davalı tarafından takip açıldıktan sonra 38.967,34 tl tutarında iade faturası düzenlendiğini, cari hesap ekstresinde 112.500,95 TL tutarında borç gözükmesinin sebebinin, davalının icra takibinden sonra 38.967,34 TL tutarındaki iade faturasını düzenlemesi olduğunu, davalıdan takip tarihi önce yapılmış bir tahsilatı söz konusu olmadığından, takip/dava tarihi itibarıyla 112.500,95 tl asıl alacak talebinde bir isabetsizlik bulunmadığını, müvekkil Şirketin 112.500,95 tl asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, itirazın iptali istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında haklılığının sabit olduğunu, davalı arafından takip tarihinden sonra haricen yapılan 38.967,34 TL tutarındaki iadenin dosyanın infazi aşamasında değerlendirilmesi gerektiğini, emsal nitelikte ...... .......... 5 ASTM ni ..... Esas sayılı kararında; "1-Davanın kabulü ile; ....... ....... 23. İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasında davalının asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, Davalı tarafından dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına 2-Hükmolunan alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." ifadelerine yer verildiğini, iade faturasının infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiğini, davaya ve icra takibine konu faturadan kaynaklanan alacak likit olduğundan borçlu aleyhine icra inar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının borçlu olduğunu ispatlanmış olduğu gibi fazlaya ilişkin alacak taleplerinin de kabulü gerektiğini, zira borçlunn takip öncesi temerrüde düşürüldüğünü, eksik ve hatalı inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle fazlaya ilişkin taleplerimizin reddedilmesinin hukuka, yasaya ve usule aykırı olduğu, şöyle ki; müvekkile ait ticari defterden açık bir şekilde anlaşılacağı üzere davalı taraf iade etmiş olduğu ürün faturasının üzerine yeni bir ürün ekleyerek tekrar iade ettiğini, Yani iki alacak kalemi bakımından müvekkil firmaya iki defa iade faturası kesildiğini, bu bağlamda; davalı tarafın müvekkil firmaya cari hesaptan kaynaklı 112.500,95 TL borcu bulunduğunu, Hal böyle iken; taraflar arasında bir yazılı sözleşmenin bulunması yahut ticari teamüllerin dikkate alınması, cari hesabın mevcudiyeti söz konusu olduğunda yersiz olduğunu, bu husus yargılama esnasında tanzim edilen bilirkişi raporunda da gözden kaçırılmış olduğu gibi, İlk Derece Mahkemesince de yasaya ve usule aykırı bir şekilde hükme esas alındığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine; fazlaya ilişkin taleplerinin kabulüne, tüm ferilerin infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
- Davalı asıl karara yönelik istinafında; davacının son tüketim tarihi geçmiş ürünleri tarafına teslim etmesi üzerine ayıplı ürün tesliminden ötürü sözleşmeden dönme hakkını kullanmayı istediğini beyan etmesine rağmen davacının bu ürünleri iade almadığını, sözleşmeden dönme beyanını reddederek, tekeffül borcunu yerine getirmemesine rağmen tarafını mağdur ederek maddi ve manevi zarara uğradığını, defalarca ayıp ihbarında bulunmasına rağmen davacının ürünleri teslim almadığını, davacının ancak dava sürecinde 38.967,34 TL lik kısım için iade faturası düzenlediğini, davayı sürüncemede bırakmak tarafını zarara uğratmak amacıyla üzerinden çokça zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlediğini davacının sözleşmeden dönme hakkını yok sayarak, icra takibi ve dava açma işlemleri taamlandıktan sonra küçük bir meblağ üzerindne iade faturası düzenlediğini, ayıplı rün teslim eden, ifa yükümlülüğünü yerine getirmeyen tekeffül borcu bulunan davacını açtığı eldeki davanın reddi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
- Davalı ek karara yönelik istinafında; İstinaf dilekçesini ......... Mahkemeleri Ön Büro tarafından mahkemesine gönderilmek üzere sunduğunda, istinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı olarak 1.683,1 TL İstinaf Karar Harcı (Maktu) olarak 615,4 TL ödemesi gerektiğinin kendisine söylendiğini ve harçları ödediiğini, akabinde tarafıma harç tamamlatılması yönünde 11/02/2025 tarihinde muhtıra tebliğ edildiğini, iş bu muhtıranın gereğini yörine getirmek için yaşadığı ilçe olan ......... Adliyesinde Ön bürodaki memura tarafıma gönderilen muhtırayı göstererek İstinaf Karar Harcını Nispi sekilde ödemek istediğimi beyan ettiğini, ...... Hukuk Ön Bürcmun ..... Muhabere dosyası üzerinden 14/02/2025 tarihinde İstraf Karar harcını 650 TL olarak ödedidiğini, işlemi yapan ön büro memuru ödeme türünü gider avansı olarak göstermiş olduğunu, istinaf başvurumun yapılmamış sayılmasına dair karar verilmesiyle öğrendiğini, yasal suresi içerisinde tarafıma gönderilen muhtıraya uygun İstinaf Karar Harcını ödemiş olduğunu, memurun yaptığı bir hata sebebiyle mağdur edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
E) DELİLLER:
...... Asliye Ticaret Mahkemesinin E......, K. ...... sayılı dosyası kapsamı.
F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalı aleyhine cari hesaptan kaynaklanan alacağına ilişkin olarak ........ 24. İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, ancak takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesini ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiş; davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemecenin 24/10/2024 tarihli kararı ile; 'Davacının davasının kısmen kabulüne; Davalı tarafından ...... 24. İcra Müdürlüğü'nün ........ İcra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin 73.533,61 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı yönünden istemin reddine" karar verilmiş; karara karşı her iki tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş; Davalının asıl karara yönelik istinaf başvurusu, Mahkemenin 11/03/2025 tarihli kararı ile; 'eksik kalan istinaf karar harcının tamamlanması konusunda gönderilen muhtıraya rağmen yasal süre içerisinde eksikliğin taamlanmadığı' gerekçesi ile HMK'nin 344. Maddesi gereği yapılmamış sayılmasına karar verilmiş; davalı mahkemenin 11/03/2025 tarihli ek kararına yönelik olarak da yasal süre içerisinde ayrıca istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, karar başlığında hükmü veren Mahkemenin (....... Asliye Ticaret Mahkemesi) adının yazıldığı kısma "2 nolu kalem" ifadesinin yazılması, yine karar başlığında davacının adresinin, davacı vekilinin adresinin yazılmaması, HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, usûle ilişkin bu aykırılık ve eksikliğin mahal mahkemesince her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, bu hususu eleştirmekle yetinmiştir.
a-) Davalının Mahkemenin 11/03/2025 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusuun incelenmesi;
Davalı asıl karara yönelik olarak yasal süresi içerisinde 03/02/2025 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurduğunda, peşin olarak yatırması gereken istinaf karar ilam harcını eksik yatırdığından, Mahkemece eksik kalan 640,60 TL istinaf karar ilam harcını yatırması, aksi hâlde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verileceğini ihtar eden 04/02/2025 tarihli muhtıra düzenlenmiş, anılan bu muhtıra davalıya 11/02/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemenin 11/03/2025 tarihli ek kararı ile, '640,50 TL istinaf harcının tamamlatılması konusunda muhtıraya rağmen yasal süresi içerisinde eksik harcı tamamlamayan davalının istinaf başvurusunun İİK 344. md gereği yapılmamış sayılmasına' karar verilmiş ise de, Davalının 04/02/2025 tarihli muhtırayı tebliğ almasının ardından 12/02/2025 tarihinde 650 TL'yi Mahkeme veznesine yatırdığı, ne var ki söz konusu bu tutarın işlemi yapan memurca istinaf karar harcı adı altında alınması gerekirken, 'gider avansı' olarak alındığı, Mahkemece de bu husus göz ardı edilerek eksik harcın yatırılmamış olduğu yanılgısı ile davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Hâl böyle olunca, davalının ek karara yönelik istiinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemenin 11/03/2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
b-) Davacı vekilinin ve davalının Mahkemenin 24/10/2024 tarihli asıl kararına yönelik istinaf başvurularının incelenmesine gelince,
Dava konusu ......... 24. İcra Dairesinin ......... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı takip alacaklısı tarafından takip borçlusu davalı aleyhine ( 112.500,95 TL asıl alacak +11.603,77 TL işlemiş faiz olmak üzere) toplam 124.104,72 TL alacağın tahsili için 18/12/2023 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrini 25/12/2023 tarihinde tebliğ aşan takip borçlusunun 28//12/2023 tarihinde sunduğu itirazında takip alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, eldeki davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde olmak üzere 12/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece taraflarca sunulan ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere aldırılan 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davalının süresinde davaya cevap vermediği, defter ve kayıtlarını ise incelemeye flash bellek içinde ibraz ettiği ancak bu kayıtlar bozuk olarak açıldığından incelenemediği, - Davacının incelenen 2023-2024 yılı defterlerinden 2023 ve 2024 yılı envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptırılmış olduğu, yevmiye ve kebir defterlerini e-defter olarak tutmakta olduğu, 2023 yılında dönem açılış ve kapanışı olan Ocak — Aralık dönemleri ile davalı ile işlemlerin bulunduğu Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin e-defterlerin GIB onaylı beratlarının yasal süreler içinde kalınarak alınmış olduğu, 2024 yılında yevmiye ve kebir defterlerinin açılış onayları olan GİB onaylı beratlarının yasal süreler içinde kalınarak alınmış olduğu ve davalının defterlerinin T.T.K.(md.64-65) ve V.U.K.(md.220-225)'da aranan şekil şartları yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu anlaşılmıştır. - Tarafların bağlı olduğu vergi dairelerinden dosyaya kazandırılan Ba / Bs form cevapları incelendiğinde; her iki tarafın 2020, 2022 ve 2023 yılları Ba-Bs formlarında mutabakatsızlık bulunmadığı, 2021 yılında ise davalının davacıdan alım yapmamış olduğunu bildirmiş olduğu, davaya konu takibin dayandığı 2023 döneminde her iki tarafın da birbirlerinin adına düzenlediği faturaları kayıtlarına intikal ettirmiş oldukları anlaşılmıştır. - Davacının alacağının 2023 yılı sonunda davalının düzenlediği. ......... nolu 38.967,34TL tutarındaki iade amaçlı fatura bedelinin hatalı virman işlemiyle davalının alacak miktarından düşülmesiyle 112.500,95TL olduğu, bu tutarın icra takip tarihiyle davacının kayıtlarında (hatalı olarak) yer aldığı, davacının 2024 yılında kayıtlarındaki hatayı fark ederek bu hatalı virman işlemini ters kayıt ile düzelterek davalıdan alacak miktarını (112.500,95 — 38.967,34) 73.533,61TL'e revize ettiği, alacak bedelinin defter kayıtlarında şüpheli alacaklar hesap grubunda takip edildiği, - Taraflar arasındaki ticari ilişkiyi tanımlayan dosya içerisinde bir sözleşme bulunmadığından, temerrüt ve faize ilişkin nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere, davacının takip tarihine kadar ödenmemiş fatura alacaklarına avans faizi üzerinden talep edebileceği işlemiş faizin miktarının 73.533,61TL alacak üzerinden 7.413.30 TL olabileceği..." görüşü bildirmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı ve davalının beyanlarından taraflar arasında ticari bir satım ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının usûlünce tuttuğu ticari defterleri incelendiğinde, davacının davalıya yaptığı ticari satımdan ötürü 73.533,61 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı, söz konusu bu ticari satıma ilişkin ürün teslimi olgusunu esasen kabul etmekte ancak satışa konu ürünlerin ayıplı olmasından ötürü sözleşmeden dönme hakkını kullanmayı istediğini beyan etmesine rağmen davacının bu ürünleri iade almadığını savunmuş, ancak teslim aldığı kabulünde olan 73.533,61 TL tutarlı ürünün ayıplı olduğuna, süresinde ayıp ihbarında bulunduğuna dair ispata yarar herhangi bir belge sunmamıştır. Buna göre davalının takibe konu asıl alacağa yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 73.533,61 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesinde ve takip öncesinde davalı borçlunun TBK'nin 117. Maddesi gereğince usûlüne uygun şekilde temerrüde düşürülmüş olduğuna ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediğinden, davacının işlemiş faize ilişkin alacak talebinin reddine karar verilmesinde usûl ve yasaya uygun olmayan bir yön bulunmamaktadır. Tarafların bu yönlere ilişkin istinaf başvuruları yerinde değildir.
Ne var ki, davalının itirazının iptaline karar verilen 73.533,61 TL asıl alacağın faturaya dayalı olduğu, bu hâliyle likit yani hesap edilebilir/belirlenebilir olduğu gözetildiğinde, davalının 73.533,61 TL asıl alacağın %20 oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerekirken, davacının icra inkâr tazminatı talebinin yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerindedir.
Bu itibarla, davalının 24/10/2024 tarihli asıl karara yönelik istinaf başvurusunu reddeden 11/03/2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına; davalının 24/10/2024 tarihli asıl karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine; davacının 24/10/2024 tarihli asıl karara yönelik istinaf başvurusun kabulü ile, 24/10/2024 tarihli ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının icra inkâr tazminatı talebine ilişkin anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca -istinafa konu edilmeyen, istinafa konu edilip de istinaf itirazları yerinde görülmeyen, kamu düzenine de aykırılık teşkil etmeyen kısımlar yönünden ilk derece mahkemesi hükmü korunmak suretiyle- yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere;
A-) Davalının 11/03/2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/03/2025 tarih ve E......., K....... sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA,
B-) Davalının 24/10/2024 tarihli asıl karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
C-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle KABULÜ ile, ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/10/2024 tarih ve E......., K........ sayılı kararının HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca, KALDIRILMASINA, dava hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, bu suretle;
1-) Davacının davasının kısmen kabulü ile;
a-) Davalının ......... 24. İcra Müdürlüğü'nün ....... İcra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin 73.533,61 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b-)İİK'nin 67/2. maddesi uyarınca 73.533,61 TL asıl alacağın %20'si olan 14.706,72 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-) Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken karar ve ilam harcı 5.024,00 TL olup, 1.300,72 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.723,28 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-) Davacı tarafından yapılan; 3.000,00 TL bilirkişi ücretleri, 537,00 TL tebligat/posta masrafları, olmak üzere toplam 3.537,00 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına göre hesaplanan 2.311,87 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-) Davacı tarafından yatırılan (427,60 TL başvurma harcı ve 1.300,72 TL peşin harç olmak üzere) toplam 1.728,32 TL yargılama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-) Adalet Bakanlığı bütçesinde arabuluculuk ücreti olarak ödenen 3.600,00 TL'nin 6325 sayılı HUAK md. 18/A, 13. ve 14. maddeleri gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap edilen 2.353,05 TL'sinin davalıdan, reddedilen kısmı üzerinden hesap edilen 1.246,95 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-) Yargılama gideri için tahsil edilen gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren mahkeme yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
D) İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN:
1-) Davalının ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabul edildiği, asıl karara yönelik istinaf başvurusunun ise esastan reddedildiği nazara alınarak, asıl karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi nedeniyle kendisinden alınması gerekli 5.023,08 TL harçtan davalı tarafından yatırılan (600 TL+ 650 TL + 615,40 TL) olmak üzere 1.865,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.158,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-) İstinaf eden davacı tarafça asıl kararın istinafı için yatırılan istinaf karar ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek hâlinde İADESİNE,
3-) İstinaf eden davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-) İstinaf eden davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin taktiren üzerinde bırakılmasına,
5-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-) Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nin 333.maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
7-) Miktar itibarıyla temyizi kabil olmayan işbu kararın, taraflara tebliği işlemlerinin ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*