T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/52
KARAR NO: 2025/106
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/10/2024
NUMARASI: ......... Esas - ......... Karar
DAVACILAR :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 27/07/2023
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 07/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP;
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketçe davacılar hakkında ......... İcra Dairesi'nin ........ E. sayılı icra takibi başlatıldığını, yasal sürede itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini, borcun sebebinin "26/11/2021'deki trafik kazasında hasar gören ........... plakalı sigortalı araca yapılan hasar ödemesinin, kazada %100 kusurlu olan sürücü ve araç sahibinden tahsili" olarak görüldüğünü, davalı şirkette
sigortalı olan ........... plakalı aracın sürücüsü .........'ın kazada %100 kusurlu olduğunu, davacıların kazaya sebebiyet verecek kusurlarının
olmadığını, 26/11/2021 günü saat 01:20 sıralarında davacı ..........'a ait olup diğer davacı .......... idaresindeki .......... plakalı araç ...... Caddesi üzerinde seyir halindeyken, .........'ın sevk ve idaresinde olup davalı şirkete sigortalı .......... plakalı araç ile çarpışarak maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kazanın ardından tarafların kendi aralarında tutanak tuttukları, sonrasında kolluk görevlilerince bilinmeyen bir sebeple yırtılarak kaza yerine çağrılan trafik polislerince davacının yokluğunda yeni bir kaza tespit tutanağının düzenlediğini, bu tutanakta davacı sürücünün kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda ......... plaka sayılı araç sürücüsü ...........'ın olay yeri incelemesi ve sürücü beyanlarına göre %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, salt diğer araç sürücüsü ........'ın beyanlarına itibar edilerek davacıya kusur atfedildiğini, tutanağa göre "karşı taraf sürücüsünün ......... Caddesi üzerinde duraklama halinde olup, geriye doğru manevra yaptığı esnada davacının aracına çarptığını" beyan ettiği, bunun aksine "sunulacak kamera kayıtları ile tespit edileceği üzere ......... Caddesi üzerinde ........ plakalı araç sürücüsü .........'ın sinyal vermeksizin çift yönlü akan trafikte kontrolsüz bir şekilde manevra yaptığının" görüleceğini, kolluk tutanağının kesin delil olmayıp kamera kaydı ile aksinin ispat edileceğini, kazaçizimlerinin yanlış olduğunu, olay tarihinde davacı ile aynı araç içerisindeki .............'nın tanık olup beyanları ile karşı taraf sürücüsünün hatalı şekilde manevra yaptığı, davacının kornaya basmasına rağmen yola çıkmaya
devam ettiği, davacının kazayı engellemek için karşı şeride döndüğünün açıkça ortaya koyulacağını, kaza sonrası ............ plakalı araç sahibi .......... tarafından davacılara karşı, değer kaybını içeren ...... 1.İcra Dairesi'nin ......... E. sayılı takip başlatıldığını, takibe karşı .......... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde .......... E. sayılı dosya ile menfi tespit davası açıldığını, dosyaya kazaya ilişkin kamera kaydının sunulup akabinde bilirkişi raporu düzenlendiğini,
10/07/2023 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda kusurlu olmayıp haklılıklarının görüldüğünü, davacı araç sürücüsünün davalı şirkete bir borcu bulunmadığını, ..........'a ait araçta da değer kaybı meydana geldiğini belirterek,
........... İcra Dairesi'nin ....... E. sayılı icra takibinde davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ..........'e ait olup diğer davacı ......... yönetimindeki .............. plakalı araç ile davalı şirket nezdinde ......... başlangıç tarihli ........... nolu ........... kasko genişletilmiş ..........sigorta poliçesi ile sigortalanan davadışı ..........'e ait ...........
plakalı aracın 26/11/2021 tarihinde kaza yaptıklarını, kaza sonrası tutulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile davacılardan ............'ın KTK 52/1-b bendi uyarınca %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, akabinde sigortalı ............'in başvurusu ile hasar dosyası açılarak sunulan resmi evraklar ve ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalıya ödeme yapıldığını,
ödemeden sonra kazayı yapan ............ plakalı araç sahibi ............. ve sürücü ............'a, rücuen ödeme yapmaları için yazı gönderildiğini, bu yazıya bir itirazda bulunmayıp ödeme de yapmadıklarını, sonra ............. İcra Müdürlüğü'nün ............ E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davacı borçluların bu icra takibine de itirazda bulunmayıp takibin kesinleştiğini, şirketin elindeki resmi tutanaklarla işlem yaptığını, resmi kaza tutanağı uyarınca %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, dava açılmasında şirketin bir kusur olmayıp davacıların ileri sürdüğü hususlarda
bilgilerinin bulunmadığını, kaza tespit tutanağının iptal edilmediğini, kolluk tutanağı ile ........... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ............ E. sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporundaki kusur oranlarının çelişkili olduğunu, kusur oranlarının ATK tarafından belirlenerek
çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: Dosya kapsamında İTÜ makina-trafik kürsüsünde görevli 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 17/07/2024 tarihli heyet raporuna göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...........'ın %100 kusurlu olduğu, davacıların kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı anlaşılmakla, mevcut davada ispat yükü davalıda olup davalı tarafça davacıya karşı rücu hakkı bulunduğu ispat edilemediğinden, davanın kabulü ile davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.C-) İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ;
Davalı vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yargılama esnasında alınan ATK raporunda dava konusu trafik kazasına yönelik net bir görüş ve tespit yapamadığını, bu rapora itirazların sunulduğunu, Mahkemenin çelişkinin giderilmesi için ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'na tevdi etmesi gerekirken dosyanın İstanbul Teknik Üniversitesi'nden oluşturulmuş heyete tevdi edildiğini, bu raporun denetime elverişli olmadığını, raporun sigortalı araç kullanıcısı ...........'ın %100 kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmesine
rağmen bu görüşün dayanağı olarak dosyadaki bilgi ve belgeler diye genel geçer bir gerekçe sunduklarını, hangi bilgi veya belge olduğunu açıklamadıklarını, tutanaklarda sigortalı aracın U dönüşü yaptığına dair hiçbir ibare bulunmazken, bilirkişilerin bu kanaate nereden vardıkları yönünde açıklama bulunmadığını, ATK raporuna yaptıkları itirazların bilirkişilerce değerlendirilmediğini, kolluk tutanağındaki kaza krokisinde, kaza öncesi ve kaza sonrası araçların konumuna bakıldığında sigortalı aracın yerinde bulunduğunu (diğer sürücünün beyanındaki gibi dikkat etmeksizin yola çıkmış olsa çarpmanın etkisi ile savrulması kaçınılmazdı), davacıların
aracının ise çarpmanın etkisi ile (tutanakta elektirik direğine çarparak durduğu bildirilmektedir.) döndüğünün görüldüğünü, tutanakta yazılı olanlar ari sadece kroki incelendiğinde kazanın sigortalı araç sürücüsünün ifade ettiği gibi gerçekletiği açıkken, neden davacı araç sürücüsünün beyanını esas aldıkları yönünde bir açıklama olmadığını, bu raporun karara esas alınmasının mümkün olmadığını belirterek, hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekilinin istinafa cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada davacı araç sürücüsü ..........'ın atfı kabil herhangi bir kusuru bulunmayıp, sigortalı araç sürücüsü .......... %100 asli ve tam kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin
........... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .............. E. sayılı dosyasında
alınan 10/07/2023 düzenleme tarihli bilirkişi 2.ek raporunda: "...sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...........’ın öncelikle .......... Caddesi üzerinden U dönüş yaptığı ve bunun sonucunda toprak yolda dönüşünü tamamladığı, tekrar .......... Caddesi'ne çıkmak için manevra yaptığı sırada ana yoldan gelen araçlara yol vermesi gerektiği kurallar dahilinde olması gerektiğinden 2918 sayılı KTK’nın 67/a ve 84/j maddelerini ihlalinden dolayı asli kusurlu %100 olduğu, davacı araç sürücüsü ............’ın maddi hasarlı trafik kazasında herhangi bir kusurunun olmadığı anlaşılmıştır.'' sonucuna ulaşıldığını, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi 2.ek raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın .......... Dairesi'ne gönderilmesine karar verildiğini, ATK nezdinde kamera kayıtlarının çözümü sağlanamadığından seçenekli şekilde
rapor tanzim edilmiş olsa da raporun 1.seçeneğinde yapılan kusur tespitinin ........... 3.ASHM''nin ........... E. sayılı dosyasındaki bilirkişi 2.ek raporunun örtüştüğünü, bu nedenle 1.seçenek hükme esas alınabilir mahiyette olsa da Mahkemece çelişkilerin giderilmesi amacıyla İTÜ makina-trafik kürsüsünde görevli 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda ATK raporunun 1.durumundaki tespitlere iştirak edilip neticede ''sürücü ............'ın %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, sürücü ...............'ın atfı kabil kusuru olmadığı'' kanaatine varıldığını, dava konusu kazada tarafların kusur
dağılımına ilişkin dosya kapsamında bulunan tüm bilirkişi incelemeleri birbiri ile örtüşüp kusur durumunun sabit hale geldiğini, verilen kararın hukuka uygun olduğunu, çelişkilerin giderilmesi için dosya ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'na tevdi etmesi gerekirken İstanbul Teknik Üniversitesinden oluşturulmuş bir heyete tevdi edildiğini belirtse de Yargıtay içtihatları uyarınca bu hususta bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek, istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
D-)DELİLLER; .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... E. .......... K. Sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ;
Dava; dava dışı sigortalıya kasko poliçesi kapsamında ödenen tazminatın, davacılardan rücuen tahsili için girişilen icra takibinde davacıların açtığı menfi tespit talebine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davacıların, davalı şirketin ve taraf vekillerinin adreslerinin yer almaması, mahkeme bilgisinin altında "3 nolu kalem" ibaresinin yer alması, 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu hususlar eleştirilmekle yetinilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı .......... idaresinde olup, diğer davacı .........'e ait olan .......... plakalı kamyonet ile dava dışı sigortalı .........'e ait olup dava dışı sürücü ......... idaresindeki ....... plakalı otomobilin 26/11/2021 tarihinde gece 01.20 sıralarında .......'da çarpışması şeklinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, aracı hasar gören .............. sigortalısı .............'in başvurusu ile sigorta şirketince açılan hasar dosyasından sigortalıya ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin davacılardan rücuen tahsili için ......... İcra Müdürlüğü'nün ........ E. sayısı ile 52.203,01 TL asıl alacak, 1.197,09 TL işlemiş faiz ile birlikte 53.400,10 TL toplam alacak için 21/04/2022 tarihinde icra takibine başlandığı, davacılarca itiraz edilmeyip takibin kesinleştiği ve takip borçluları olan davacılarca eldeki menfi tespit davasının açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, hükmün davalı sigorta şirketince istinafa getirildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili istinafında sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, İTÜ yerine ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan bilirkişi raporu alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
O halde uyuşmazlık, kazadaki kusurlu taraf ile kusur bilirkişi raporu hususlarındadır.
Dava dışı sigortalı .............'in aracındaki değer kaybına dayalı olarak ............ 1.İcra Dairesi'nin ............ E. sayısı ile işbu dosya davacıları hakkında icra takibine giriştiği, ......... 3.ASHM''nin .......... E. sayılı dosyası ile işbu dosya davacılarınca menfi tespit davası açıldığı, dosyanın UYAP'tan yapılan incelemesinde; davanın kabulüne karar verildiği, davalı ............ tarafından 21/11/2023 tarihinde istinaf edildiği ve halen İstanbul BAM 9. H.D.'de istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
.......... Dairesi'nin 05/02/2024 tarihli raporunda; "tüm dosya kapsamı, dava ve cevap dilekçeleri, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, sürücüler arasında anlaşmalı olarak düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, flash bellek içeriğinde bulunan kamera görüntüleri ve bilirkişi raporu incelenmiştir. Olay anına ilişkin görüntüler tetkik edildiğinde, görüntülerin başka bir cep telefonu üzerinden kayıt edildiği, görüntü kalitesi, çözünürlüğü, açısı ve far ışığı yansımaları nedeniyle kazaya karışan araçların
hareket durumları görülememiş, sadece kamyonun savrularak seyir şeridine ters yönde döndüğü görülmüştür. Tarafların olayın oluş şekli hususunda çelişkili anlatımları olduğu görülmüş, bu çelişki mevcut verilerle giderilememiş, olayın oluş şekli hususu mahkemenizin takdirine bırakılarak olay iki durumda incelenmiştir.." denilerek iki ihtimalli rapor düzenlendiği, dosyadaki kamera görüntülerinin, kalitesi ve ışık yansımaları nedeniyle tam bir kanaat oluşturmaya yetmediğine vurgu yapılmıştır.
Sonrasında dosya İTÜ makina-trafik kürsüsünde görevli 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda; "...kazanın oluşumunda Heyetin ............ Dairesi'nin raporunun 1.durumunda neden sonuç ilişkilerinin doğru kurulmuş olduğu değerlendirmesi ile iştirak olunduğu,
sürücü ...........'ın %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, sürücü ..........'ın atfı kabil kusuru olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı..." belirtilmiş ve dayanağında kazanın oluşumunun ayrıntılı olarak anlatıldığı görülmüştür.
........... 3.ASHM'nin ........... E. sayılı dosyasına sunulan kusur bilirkişisi raporunda da; "............. plaka sayılı aracın şeridinde seyir halinde olduğu, .......... plaka sayılı aracın ........ Caddesi üzerinde öncelikle U dönüş yaptığı ve bu U dönüş sonrasında yolun karşı tarafına geçtiği, U dönüşü yaptıktan sonra yolun dar olması sebebi ile yolun sağında bulunan toprak yola geçtiği ve toprak yoldan .......... Caddesi üzerine çıkmak için manevra yaptığı sırada sağ şeritte seyahat eden .......... plaka sayılı araç ile çarpıştığı görülmüş..."
denilerek, ............. plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ..........'ın öncelikle .......... Caddesi üzerinden U dönüş yaptığı ve bunun sonucunda toprak yolda dönüşünü tamamladığı, tekrar ......... Caddesine çıkmak için manevra yaptığı bu sırada ana yoldan gelen araçlara yol vermesi gerektiği kurallar dahilinde olması gerektiğinden 2918 sayılı KTK'nın 67/a ve 84/j maddelerini ihlal etmesinden dolayı asli kusurlu %100 olduğu belirtilmiştir.
Buna göre Mahkemece kazanın oluşumuna ilişkin bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek, baskın şekilde; kazada sigortalı araç sürücüsünün
............ plaka sayılı aracın ........ Caddesi üzerinde öncelikle U dönüş yaptığı ve bu U dönüş sonrasında yolun karşı tarafına geçtiği, U dönüşü yaptıktan sonra yolun dar olması sebebi ile yolun sağında bulunan toprak yola geçtiği ve toprak yoldan ..........
Caddesi üzerine çıkmak için manevra yaptığı sırada sağ şeritte seyahat eden davacı sürücü idaresindeki .............plakalı araç ile çarpıştığının görüldüğünden davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kural ihlalinin kaynaklandığı kanaatine varılarak mahkeme kabulü yerinde bulunmuş, aksi yönlü davalı istinafı yerinde görülmemiştir.
Yine davalı vekilince, ........... Dairesi'nden alınan rapor sonrasında ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan bilirkişi raporu alınması gerektiği halde İTÜ heyetinden rapor alınması istinafa getirilmiştir.
Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin (15/7/2018 tarihli ve 4 sayılı) 16/2 maddesinde "...ATK'nın Fizik İhtisas Dairesi ve Trafik İhtisas Dairesinin raporları Adlî Tıp Üst Kurullarında
incelemeye alınamaz. Bu dairelerden birinin verdiği raporlar ile diğer
bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması hâlinde mahkeme veya Cumhuriyet savcılıklarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle talep edilmesi üzerine raporlar, ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kararlar katılanların oy çokluğuyla alınır, eşitlik hâlinde
başkanın bulunduğu taraf oy çokluğunu sağlamış olur." hükmü mevcuttur. Yine Yargıtay 4. H.D.'nin 2024/3255 E. 2024/4482 K. sayılı 09/05/2024 tarihli ilamında "...
kaza tespit tutanağı, hakem heyetince alınan rapor ile soruşturma dosyasında alınan raporlar arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiş olup, yerleşik Yargıtay uygulaması raporlar arasında çelişki olması halinde ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin üyelerinde oluşan ATK Üst Kurulu'ndan rapor alınabileceği gibi, İTÜ kürsüsü yada Karayolları Fen Heyeti'nden nihai rapor alınması da mümkün olup, aksini belirtir davalı istinafı yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca
kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; davalı vekilinin; ............ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............ E. .......... K. sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.647,76 TL istinaf karar harcından; istinafa gelirken peşin alınan 912,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.735,76 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-)İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-)Karar ilamının tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 06/02/2025
Başkan
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Katip
E-imzalı
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*