T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1191
KARAR NO: 2026/33
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:
TARİHİ:
NUMARASI:
DAVACI:
VEKİLLERİ:
DAVALILAR:
VEKİLLERİ:
VEKİLİ:
DAVA KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 02/01/2024
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ:
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/10/2022 tarihinde davalı ..... Şirketi'ne ait olup diğer davalı sigorta Şirketinin ..... sigortacısı olduğu ........... plakalı aracın kontrolsüz şekilde sol şeride geçmesi nedeniyle, davacı Şirket nezdinde kasko sigortalı ....... plakalı aracın orta refüjdeki ağaca çarpıp ters şerite durması şeklinde kaza meydana geldiğini, kaza sonrası ...... plakalı aracın olay yerinden ayrıldığını, davacı sigortalının aracındaki kamera görüntülerinden davalı aracının plakasının tespit edildiğini, ekspertiz raporlarına göre hasara uğrayan sigortalı aracın ...... pert total uygulamasıyla rayiç değeri 745.000,00 TL'nin sigortalıya 11/11/2022'de ödendiğini, araçtan 409.750,00 TL sovtaj geliri elde edildiğini, davacının sigortalıya yaptığı ödeme ile mevzuat uyarınca sigortalının haklarına kanuni halef olduğunu belirterek, ödemeden sovtaj bedeli düşülünce hasar/zarar bedeli 335.250,00 TL'den kusur durumunun değişmesi ihtimaline göre şimdilik %75 kusura denk gelen 251.437,50 TL tazminatın; ............. A.Ş. yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere ödeme tarihi olan 11/11/2022'den işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı .......... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, belirsiz alacak olarak açılamayacağını, talebin zamanaşımına uğradığını, iddia edilen zarara sigortalı aracın sebebiyet verdiğine ilişkin delil bulunmadığını, sorumluluğun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, hasar bedelinin tespiti gerektiğini, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti gerektiğini, sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, ödeme tarihinden avans faizi değil yasal faiz istenebileceğini belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: "...alınan bilirkişi raporu ve Mahkememizde oluşan kanaate göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde ...... plakalı araç sürücüsünün %75; 1. derece asli kusurlu olduğu, .......... plakalı araç sürücüsünün ise %25 2.derece tali kusurlu olduğu, davacı araçta söz konusu kazadan dolayı toplam zararın 277.000,00 TL olduğu, ........ poliçesinde araç başına teminatın 100.000,00 TL olduğu anlaşılmakla; tarafların kusur oranına göre davacı tarafın toplam hasar bedeli olarak 207.750,00 TL talep edebileceği ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulü ile; toplam 207.750,00 TL maddi tazminatın davalı ........ Sigorta A.Ş. yönünden (poliçe limitleri dahilinde 100.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) ödeme tarihi olan 11/11/2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine..." karar verildiği görülmüştür.
C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ;
Karara karşı, davacı ...... Şirketi vekili ve davalı ...... Şirketi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı ......... Şti. vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; kararın dayandığı bilirkişi raporunun rayiç değerini düşük hesapladığını, aracın rayiç değeri tespit edilirken esas alınacak kriterlerin; aracın yaşı, önceki tarihlerdeki hasar durumu, modeli ve donanımlarının doğru esas alınması ve kilometre bilgisi olduğunu, aracın .... model, ....... kilometrede olduğunu, ..... yılında motor değişikliğine gidilerek önceki modellerin ..... hp gücünde olduğu, sonradan ...... hp gücünde olduğunu, bilirkişi raporundaki ilanlardan bir kısmının ...... hp bir kısmının .... hp motor gücünde olduğunu, motor gücü ile ilgili hatalı değerlendirme yaptığını, yeni motorlu araçların eski tip motorlu araçlara göre rayiç değerinin fazla olacağını,
......... ..........(Tramer) yazılan yazıda sadece plaka bilgisi verilip, motor ve şasi numarası yazılmadığından araca ait olmayan hasar kayıtları da gönderildiğinden bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,
Aracın rayiç değeri düşük olarak 683.600 TL olarak belirtildikten sonra, bir neden gösterilmeden 600 TL eksik; 683.000,00 TL'den hesaplama yapıldığını belirterek, hükmün kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... Şirketi vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle;. yukarıda ayrıntılı belirtilen cevap dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; kök rapora gerek ek rapora ilişkin itirazları değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, dosyada 14/08/2024 tarihli bilirkişi raporu, 09/12/2024 tarihli ek rapor ile 04/02/2025 tarihli 2.ek rapor alınıp hangi raporun esas alındığının anlaşılmadığını,
Sigortalı aracın kaza geçmişi gözönünde tutulmadan alınan fiyat tekliflerine göre hatalı şekilde rayicinin belirlendiğini,
Davalıya ait aracın sürücüsüne yüklenen kusurun hatalı olduğunu, zarar ile fiil arasında illiyet bağı olmadığı halde sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunda kusur oranları yönünden çelişkinin giderilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .............. Şti. vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin davaya ilişkin yapılacak yargılama ile davacının değer kaybı zararından fazla ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde davanın kesinleşmesinden itibaren fazla ödemeye ilişkin sebepsiz zenginleşme nedeniyle davacıya her türlü talep hakkını saklı tuttuklarını, kararın dayanağı icra dosyasına müvekkili şirket tarafından 100.000,00-TL teminat limiti ve fer'ileri ile sınırlı sorumluluk dahilinde ödeme yapıldığını belirterek, karşı tarafın haksız istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
D-)DELİLLER: .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......... T....../..... E. ...../...... K. sayılı hükmü ve tüm dosyası kapsamı.
E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ;
Dava; trafik kazası nedeniyle halefiyete dayalı rücuen tazminat alacağının tahsili talebine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; tarafların ve taraf vekillerinin adreslerinin ve karar yazım tarihinin yer almaması ile 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Eldeki davada davacı Sigorta şirketi vekili kendileri nezdinde kasko sigortalı aracın seyir halinde iken, davalı ....... Şirketi'ne ait olup davalı sigorta şirketi nezdinde ...... sigortalı aracın hatalı şekilde şerit değiştirmesinden dolayı bu araca çapmamak için manevra yapması nedeniyle kazaya uğradığını, davalı aracının kaza mahallini terk ettiğini, davalı aracının plakasının davacı aracındaki kameradan tespit edildiğini, davacı aracının pert-total işlemi yapılması sonrası sovtaj bedeli düşülünce bakiye 335.250,00 TL'nin sigortalıya ödendiğini, şimdilik %75 kusura göre 251.437,50 TL tazminatın halefiyete göre tahsilini talep etmiş, davalı sigorta şirketi kusur ve hasar durumunun tespiti gerektiğini, limit dahilinde sorumlu olduğundan davanın reddini savunmuş, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 207.750,00 TL tazminat alacağının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verildiği, hükmün davacı.......... Şirketi vekili ve davalı ........ Şirketi vekilince istinaf edildiği görülmüştür.
Davacı sigorta Şirketi vekili istinafında; aracın rayiç değerine ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kararın eksik incelemeye dayandığını, davanın tam kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ....... Şirketi vekili; aracın rayiç değerine ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kararın eksik incelemeye dayandığını, kusura ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet; yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31/03/1954 T.1953/18 E. 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17/01/1972 T. 1970/2 E. 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl, sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve TBK'nın 52.maddesine dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Buna göre somut olayda kusur bakımından yapılan değerlendirmede; kazanın davalı şirkete ait çekici ve römorkun sinyal vermeden ve sol şeritteki araçların geçişini beklemeden sağ şeritten sol şeride geçtiği, davacı nezdinde sigortalı otomobil sürücüsünün de sol şeritte limit üstü hızla gittiği, çekicinin önünü aniden kapatması nedeniyle orta refüje çıkıp karşı şeride geçip ağaca çarpıp durması şeklinde meydana geldiği, bu oluşumun gerek kaza tespit tutanağı gerekse kamera görüntüleri ile uyumlu olduğu, kaza sonrası çekici römorkun kaza mahallini terk ettiği, davalı araca %75, dava dışı sigortalıya %25 kusur yüklendiği, bu oluşa göre kusur oranının bilirkişi raporunda ayrıntılı açıklanarak irdelendiği ve KTK'da belirtilen kurallara uygun tayin edildiği anlaşılmış olup, kusur bakımından davalı istinafı yerinde görülmemiştir.
Hem davacı sigorta şirketi hem de davalı işleten ...... Şirketi kazalı aracın rayiç değerinin belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporunu istinafa getirmişlerdir.
Doya kapsamındaki belgelerden; dava şirket nezdinde kasko sigortalı olan dava dışı .........'ya ait aracı ....... plakalı, .... marka, .... model, siyah renkli,.......... dizel, ..... beygir (..... kw), ...... tipi, motor no:CGL .........., şasi no:........, ilk tescil tarihinin .........., kaza anında .......... km'de olduğu anlaşılmaktadır. Yine dosyada bilirkişi raporuna esas Tramer sorgulamasında aracın davaya konu kazadan önce 6 (altı) adet kazaya karıştığı, 18/12/2004'de karıştığı kaza nedeninin görülemediği, 10/08/2010'da çarpışma, 08/02/2011'de çarpışma, 27/07/2012'de çarpışma şeklinde ve hasar bedelinin 3.990,73 TL, 16/06/2016'da park halinde çarpılma ve hasar bedelinin 1.033,85 TL, 16/11/2017 tarihinde çarpışma şeklinde olduğu bildirilmiştir. Ancak açıklandığı üzere ilk tescil tarihi 19/03/2012 olan aracın; 2004, 2010, 2011 ve 27/07/2012 tarihlerinde hasara uğradığı bilgisinin doğru olmayacağı açık olup, bunun nedeninin Tramer sorgulamasının sadece plakadan yapılmasından kaynaklandığı değerlendirilmiştir.
Yine hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda aracın rayiç değeri belirlenirken kimi tekliflere yer verilmiş ise de, davacı vekilince aracın 2012 yılından itibaren motor değişimine giderek ..... beygir gücünden ..... beygir gücüne yükselttiği (bir seçenek olarak) ileri sürülmekle, rayiç değere esas fiyat tekliflerinde bu husus belirtilmediğinden bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunu söyleme olanağı da bulunmamaktadır.
Ayrıca hesaplamada; aracın rayiç değeri 683.600,00 TL olarak belirtildikten sonra, ..... bedelin düşülünce 683.000,00 TL üzerinden hesaplama yapıldığı görülüp, 600 TL eksikliğin nedeni de açıklanmamıştır.
Bu değerlendirmelere göre; kazalı sigortalı aracın rayiç değeri ve buna bağlı olarak davacı şirketin halefiyete dayalı talep edebileceği tazminat miktarını belirleyecek olan bilirkişi heyet raporu makine mühendisi değerlendirmeleri açıklanan şekilde hatalı olduğu değerlendirilip, gerek davacı vekilinin gerekse davalı işleten ............ Şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde bulunmuştur.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş; Mahkemece rapor alınan heyetten sigortacı bilirkişi ..................'ın yanına başka bir makine mühendisi bilirkişi eklenerek, kazalı sigortalı aracın plaka bilgisi ile yetinilmeden motor no ve şasi no bilgisini de içerecek şekilde Tramer'e yeniden müzekkere yazılarak sigortalı aracın geçmiş hasar bilgilerini celp etmek, sonrasında aracın rayiç değerini celbedilen hasarlı geçmişi ve beygir gücü ile aynı nitelikte piyasa araştırması yapıp bu konuda emsal aracın kasko değer bilgisinden de yararlanmak, ........ bedeli düşüldükten sonra kalan bakiye değere doğru tespit edilmiş kusur oranına göre davalılardan talep edilebilecek tazminat miktarını belirleyip denetime elverişli bir bilirkişi heyet raporu alarak, varılacak kanaate göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Açıklanan nedenlerle Mahkeme hükmünün isabetli olmadığı, davacı vekili ve davalı işleten ...... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı ........... AŞ. Vekilinin ve davalı ......... Şirketi vekilinin ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... T. ......./....... E. ......./......... K. sayılı; ilk derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince ESASTAN KABULÜ ile anılan kararın KALDIRILMASINA,
a-)Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için, ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına,
3-)İstinaf eden davacı ve davalı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf eden davacı ve davalıya iadesine,
4-)İstinaf eden davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
7-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/01/2026
Başkan
E-imza
Üye
E-imza
Üye
E-imza
Katip
E-imza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*