T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1107
KARAR NO: 2025/1236
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ...........ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:
NUMARASI: ..../..... Esas - ......../........ Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/01/2024
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ:
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A-TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların cari hesaplı ticari ilişkide davacı Şirketçe yerinde satış ile mıcır cinsi malların, alıcının taşıması ile yapıldığını, davalının işçisinin davacı işyerinde bulunup davalıya ait araçların şoförlerine imza ile teslim edilen kantar fişleri ve davalı (alıcı) tarafından sevk irsaliyesi düzenlendiğini, davalının defalarca çek ile ödeme yaptığını, dava konusu çekin ................. keşide tarihini davalının el yazısıyla imzalayıp parafla çizip tarihini ......... olarak belirlediğini, aynı çeki yenileyip alacağı mallara avans olarak elden davacıya teslim ettiğini, çek bankaya ibraz edilse de aradaki güven ve ticari ilişki gereği çek vasfını kaybettiğini, davalının çeke ilişkin bir ödeme yapmadığını belirterek, ....... İcra Dairesi'nin ......../....... E. sayılı dosyası ile ....................-TL tutarında girişilen takibe itiraz ettiğini belirterek, haksız itirazın iptalini ve icra inkar tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, alacağın zamanaşımı uğradığını, söz konusu çekin iddia edildiği gibi avans olarak değil, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamı için teminat olarak verildiğini, teslim alınan malların faturaların defterlere işlenip ödemelerin yapıldığını, ancak davacının mal teslimi yapılmadan fatura düzenleyip göndermesi sonrasında, davalının iade faturaları düzenlendiğini yada faturalara noter aracılığıyla süresinde itiraz edildiğini, çek bedeli kadar borç bulunmadığını, faiz türü ve oranının fahiş olduğunu belirterek, haksız davanın reddini ve kötüniyet tazminatının tahsilini savunmuştur.
B-İDM KARARI:
Mahkemenin ............ tarihli kararında; "...taraflar arasında mal alım satımı şeklinde ticari bir ilişki olduğu, satım konusu mallara ilişkin olarak davalı tarafın iade faturası düzenlediği ve bunların usulüne uygun olduğu, davacı tarafın takip konusu çeke ilişkin olarak kayıtlarında önce alacak, daha sonra kayden tahsil olarak gösterdiği ve en son yine alacak olarak kaydettiği, kayden tahsil olarak görünen çekin ödendiğine dair davalı kayıtlarında bir bilginin yer almadığı, tacir olan davacının basiretli davranma yükümlülüğünün bulunduğu, takip konusu çeke ilişkin malların davalıya teslim edildiğinin ve bedelinin ödenmediğinin davacı tarafça ispatlanamadığı, davalı borçlunun itirazlarında haklı olduğu kanaatine varılarak davanın reddine; ayrıca takibe kötü niyetle girişildiğine dair bir delil olmadığından şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür.
C-İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ;
Hükme karşı davacı Şirket vekilince istinafa başvurulmuştur.
Davacı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; durumun Mahkeme kabulünün tam aksi olduğunu, davacı şirketin davalının talebi ile çeki yazdırmayarak karşılıklı güvene uygun hareket ettiğini, kötü niyetli olunsa ödemeleri kendi defterine kaydetmeyen davalı kayıtlarında gerçek alacaktan 4 kat fazla alacaklı göründüğünden bunu talep edeceklerini, iyiniyeti davalının kötüye kullandığını, bilirkişi incelemesinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve işleyişinin tespit edildiğini, kurumsal bir şirket olan davacının, davalı ile olan ticaretin hacmi ve sürekliliğine göre defterlerin düzgün tutulduğunu, davalı şirketin kendi ödemelerini sistemine düzgün girmediğinden kaynaklandığını, her iki tarafın defterlerinde davacının cari hesap nedeni ile alacaklı olduğunun görüldüğünü, takibin çek ya da cari alacağa dayanmasının alacağın nitelik ve varlığı yönünden bir değişiklik yaratmadığını, tüm faturalara konu malların teslimindeki kişilerin de benzer kişiler olduğu görüldüğünden malların teslim edilmediği savunmasının kötü niyetli olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Şirket vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı defterlerinde dava konusu çekin önce alacak, sonra kayden tahsil, sonrasında yine alacak olarak işlendiğinin belirlendiğini, kayden tahsilin; bir alacağın fiili bir ödeme (nakit, havale, çek vb.) olmaksızın, muhasebe kayıtları üzerinde mahsup edilerek veya farklı bir işlemle kapatılarak tahsil edilmiş gibi gösterilmesi olduğunu, davacının talep edilen çek alacağının tahsil edildiği yönünde kayıtları bulunduğunu, bu alacağın edilemeyeceğini, içtihatların da bu yönde olduğunu, davacının mal teslimi yapmadığını, teslimi ispatlayamadığını, davacıya bir borç olmadığını belirterek, davacı istinafının reddini talep etmiştir.
D- DELİLLER; .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... T. ....../...... E. ......../....... K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
E-İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ;
Dava; cari hesap alacağı nedeniyle davalının keşide ettiği çekin, adi evrak niteliği ile tahsili için girişilen takibe itirazın, iptali talebine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı Şirketin, davalı Şirketin ve taraf vekillerinin adresinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Davacı Şirket, taraflar arasında yıllara sari mıcır türü malzeme satışı nedeniyle cari hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketçe keşide edilen 1 milyon TL bedelli çekin, yine karşı tarafın imza ve para ile tarihi değiştirilerek avans niteliğinde teslim edildiğini, malzememe teminine rağmen davalıca ödeme yapılayınca bankaya ibraz edildiğini, davalının talebi ve güven ilişkisi nedeniyle çekin bankadan geri alındığını, adi evrak niteliğinde ilamsız takibe geçildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise çekin müstakbel ticaret için teminat olarak verildiğini, teslim edilmeyen mallar için davacının kestiği faturalara iade faturası yada noterden itiraz edildiğini, tüm borcun ödendiğini savunmuş, Mahkemece takip konusu çeke ilişkin malların davalıya teslim edildiği ve bedelinin ödenmediğinin davacı tarafından ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Dosyada mahkemece SMM bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış ve rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafından faturalar düzenlendiği, davalı tarafından da bir kısım iade faturası düzenlenip bir kısmı için noterden itiraz edildiği, davalı Şirketçe davacının lehtar olduğu ........... TL bedelli, ............... tarihli çek keşide edilip bu tarihin çizilerek paraflı şekilde ............. tarihi yazıldığı, çekin arkasında davacı Şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu, bankaya ibraz edildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, icra dosyasının ................ tarihinde bu belgeye dayalı ilamsız takip olarak başlatılıp, davalı itirazı ile durdurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı takibe konu çekin muhtemel ticaret için avans olarak verildiğini, davalı ise ticaretin devamı için teminat olarak verildiğini ileri sürmüş olup, o halde uyuşmazlık, çekin niteliği, davacının cari hesaptan kaynaklı bu miktarda alacak olup olmadığı hususlarındadır.
Bilirkişinin kök raporunda; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tasdiklerinin yapıldığı, taraflara ait ............. formlarının vergi dairelerinden getirtilip SMMM bilirkişi tarafından incelendiği, bahsi geçen ........... TL'lik çekin ............ tarihinde davalıya iade edildiğinden alacak hesabına dahil olduğu, tarafların incelenen ...................... formlarında davacının düzenlediği tüm belgelerin davalının beyanında yer aldığı, ancak davalının düzenlediği .... belgede toplam ..........'lik işlemin davacı tarafından alım olarak beyan edilmediği, bunların da iade faturaları olduğu, davalı kayıtlarında davacının düzenlediği tüm faturaların kayıtlarına aldığı, ancak davacıya yaptığı ödemelerin hiçbirinin kayıtlarına almayıp davacının talep ettiğinin çok üzerinde ....................... TL borçlu gözüktüğü, davalı kayıtlarının borç-alacak yönünden doğru olmadığı, davalının ürünleri teslim almadığı gerekçesiyle davacının düzenlediği ................ tarihli ....... nolu ............ TL, ........... tarihli ....... nolu ........ TL ve ............. tarihli .......... nolu ............. TL tutarlı faturaları reddettiği, fatura konusu ürünlerin davalı adına kamyonlara yüklenip tartıldığı ve miktar olarak kantar fişlerinden hesaplanan miktarın faturalar ile uyumlu olduğu, ürünleri sevk edenin davacının işyerinde bulunan bir davalı temsilcisi/görevlisi olması halinde sevk irsaliyesinin davalı tarafından düzenlenmesi gerekeceği, davacının kendi kayıtlarında icra takibi ve ............ yılı sonu itibarıyla ................ TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda; davacı kayıtlarında davalının ............. Şubesi hesabından ödenmek üzere verdiği .............. TL'lik çekin, davacı nezdindeki davalı hesabına .............. tarihinde davalıdan alınmasıyla, alacak olarak kaydedildiği, sonrasında çekin .............. tarihinde davalıya iade edilmesiyle hesaba borç kaydedildiği, aynı çekin ................. tarihinde davalının hesabına yine alacak kaydedildiği, çekin kayden tahsil gözüktüğü, davalının banka hesaplarından tahsil edilemediği, çekin ödendiğine ilişkin her iki tarafta da bir kayıt bulunmadığı, yukarıda belirtilen .............................. TL'lik reddedilen faturalara konu mallarda V.U.K. Genel Tebliğlerinde açıklandığı üzere, malın alıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı durumda sevk irsaliyesi düzenleme sorumluluğunun alıcıya ait olup, SGK kayıtlarında davalının personeli olan ................. adlı çalışanının davacı işyerinde bulunduğu, bu durumlarda sevk irsaliyesi düzenleme sorumluluğunun davalıda olabileceği, davalı kayıtlarında hiçbir ödemenin kayıtlı olmadığı bildirilmiştir.
Mahkemece bilirkişinin bu tespitlerine göre "çeke ilişkin malların davalıya teslim edildiğinin ve bedelinin ödenmediğinin davacı tarafça ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacının kendi kayıtlarında davalıdan ............... TL alacaklı olduğunun kayıtı olduğu, dava konusu çekin kayden tahsil olarak kaydedilmiş gözüktüğü, davalı tarafından iade faturası düzenlenen .................... TL'lik (............ tarihli) .....adet fatura konusu ürünlerin, davalı adına kamyonlara yüklenip tartıldığı ve miktar olarak kantar fişlerinden hesaplanan miktarın faturalar ile uyumlu olması, sevk irsaliyesinin davalı tarafından düzenlenmesi gerekmesine göre bu çalışanın beyanlarına başvurulmaması doğru olmamış, çekin davacı kayıtlarında kayden tahsil gözükmesi, davacının çekin avans olarak verildiğin,, davalının ise ticaretin teminatı olarak verildiğini savunmasına göre çekin niteliği hususunda aslında bir uyuşmazlık olmadığı değerlendirilip, çek bedelinin tümünün borç olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yine taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği ve malın sevk edilme biçimine göre; yukarıda belirtilen ........... tarihli ................. TL'lik davacının düzenlediği ......... adet fatura ile (davalı tarafça iade faturası düzenlense bile) davalı personelinin imzası olan kantar fişlerindeki miktarların uyumlu olmasına göre, malların teslim edilmediğinin ispat yükünün davalı tarafa geçtiği değerlendirilmiş olup, bu konuda davalı personeli ....................'nın tanık olarak dinlenmemesi de doğru bulunmamıştır.
Ayrıca, davanın niteliği gereği alacağın varlığının ispat yükü davacı tarafta olup, davalı kayıtlarında hiçbir ödemenin yer almaması; davacı kayıtlarında ise ................ TL alacak göründüğünden bu miktarda alacağın varlığının davacı tarafından ispatlandığının kabulü gerektiği, ancak dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmasına rağmen bu bedel dışındaki miktar için alacağın varlığının ispatı bakımından davacı tarafa yemin hususunun hatırlatılmaması da doğru olmamıştır.
Bu itibarla Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davalı personelinin uyuşmazlığa konu ..................deki ....... adet faturaya ve aynı dönemdeki imzalı kantar fişleri yada mevcutsa sevk irsaliyelerine göre malların teslim edilip edilmediği bakımından davalı personeli ...............'nın tanık olarak dinlenilmesi, sonrasında belirtilen dönemle ilgili (................) bilirkişiden alacak yönünden tekrar ek rapor alınması, sonrasında ispat yüküne göre yemin hususu ikmal edilip, oluşacak kanaate göre hüküm kurulmasından ibarettir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince açıklanan hususların tamamlanması bakımından hükmün kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı vekilinin .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .............. T. ........./....... E. ....../......... K. sayılı; ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun, HMK’nın 353/1-(a-6) bendi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-)............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............ tarihli ......./......... Esas ............/......... Karar sayılı kararının, HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA;
b-)Davanın yeniden görülmek üzere, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına,
3-)İstinaf eden davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf eden davalıya iadesine,
4-)İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
7-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/12/2025
Başkan
E-imza
Üye
E-imza
Üye
E-imza
Katip
E-imza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*