T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1128
KARAR NO: 2025/939
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/08/2025
NUMARASI: ...../.... E. sayılı derdest dosyada 22/08/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVANIN KONUSU: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ: 19/08/2025
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 16/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 29/04/2025'den bu yana kanuna, ana sözleşmeye uygun bir yönetim kurulu bulunmadığını, 29/04/2022 tarihli genel kurul kararına göre yönetim kurulunun görev süresinin 29/04/2025'de sona erdiğini, bu tarihten bu yana yeni yönetim kurulu seçilmediğini, davalı şirketin 2022 yılından bu yana olağan genel kurul toplantılarının yapılamadığını, davalı şirketin tek varlığı olan ve işletmeciliğini yaptığı alışveriş merkezi niteliğindeki taşınmazın icra kanalı ile satılacağını, bu durumun şirketin fiilen sona ermesi sonucunu doğuracağını, bu aşamada şirketin yönetim organından yoksun olması, şirket menfaatlerine ve haklarının korunmasını olanaksız hale getireceğini, şirket yönetim kurulu görev süresinin dolması, .... A.Ş.'nin hukuken geçerli yönetim organının; yönetim kurulunun bulunmaması, şirketi temsil ve ilzama yetkili organ ve temsilcinin bulunmaması, daha önceki temsilci atamalarının hukuki temelinin bulunmaması dikkate alınarak, şirketin devamının temini ve ileride daha büyük sorunlar ile karşılaşılmaması amacı ile davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını, yönetim kayyımına şirketi temsil ve ilzam yetkisi verilmesini ve şirketin içinde bulunduğu olağanüstü durumda haklarının korunabilmesi için, öncelikle tedbiren davalı şirkete kayyım atanması yönünde tedbir talep etmiştir.
B-)İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İDM'nin 22/08/2025 tarihli ara kararı ile; "...davacı tarafın davalı şirkete kayyım atanması talepli dava açtığı ve tedbiren kayyım atanması talebinde bulunduğu anlaşılmakla, davanın niteliği ve uyuşmazlık konusu göz önünde bulundurularak mahkemece davanın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir için gereken yasal koşulların somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılarak ihtiyati tedbir talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür.
C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda ayrıntıları açıklanan dava dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; şirketin yasal yönetim kurulun yoksun olmasına sakıncaları da göstermektedir. Şirketin geldiği aşamada şirketin bundan sonraki faaliyeti, geleceğinin bir an önce belirlenmesi ve yasal organlarca bu konuda karar alınması gerektiğini, ancak fiili yönetimi elinde bulunduran A ve C grubu pay sahiplerini söz konuş kararların alınacağı olağan genel kurulu toplamasını dahi engellemektedirler. Bu kararların, işlemlerin görev süresi dolmuş A ve C grubu pay sahibi eski yönetim kurulunca alınmasının hukuka aykırılık oluşturacağı gibi, şirket ve pay sahiplerine de zarar vereceğini, bugüne kadar yaşana gelişmeler de dikkate alınarak şirkete kayyım atanmasını talep zorunluğu doğduğunu, kararının kaldırılmasını, davalı Şirkete re'sen seçilecek yönetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; aynı ortaklık yapısıyla ..., ... ve ..... adlarıyla mevcut grup Şirketlerden biri olan bu davaya konu müvekkil .... Şirketinin, ....AVM alışveriş merkezi işletmeciliği (mağazaların kiralanması) ve oldukça sınırlı bir perakende mağazacılık faaliyetiyle iştigal ettiğini, grup şirketlerinin her birinde davacının; % 33,33 diğer üç ortağın ise % 66,66 paya sahip durumda olduğunu, ancak davacının ortaklık yapısının aynı olduğu grup şirketlerine karşı onlarca dava açarak şirketleri çalışamaz duruma düşürme uğraşında olduğunu, davacının şahsi olarak yönetim kuruluna girmek gibi bir niyeti bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı pay sahibi arasında öteden beri devam edegelen husumetler nedeni ile mahkemede bir dizi davaların görülüp görülmeye devam ettiğini, .../.... E. sayılı dosyasında BAM tarafından verilen karardan sonra da sağlıklı bir genel kurulun ve yönetimin seçilebilmesinin de mümkün olamayacağını, davacının her bir hususu şirket aleyhine kullanarak yıllardır onlarca davalar açıp, Şirketi maddi ve manevi zarara uğrattığını, davacı dışındaki diğer şirket ortaklarının hüsnüniyet göstererek yönetim kuruluna davacıyı davet etmeye devam edip yine hüsniniyet göstererek aynı amaçla, buna ilişkin genel kurullar tesis ettiklerini, diğer ortakların tamamının genel kurullarda hazır bulunduğunu, Şirket yönetim kurulunun süresi dolmasına rağmen müvekkilince yapılan yönetim kurulu seçimli üç genel kurula katılmayan davacının davasının ve tedbir talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
D-)DELİLLER: ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../.... E. sayılı derdest dosyada ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 22/08/2025 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, davalı şirkete yönetim kayyım atanması talebine ilişkindir.
HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki inceleme konusu karar başlığında; davacı vekilinin adresi ve davalı şirketin vergi numarasının yer almaması, 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.
Eldeki uyuşmazlık; davalı şirkete ihtiyati tedbir yolu ile kayyım atanması talebinin reddine ilişkin ilk derece Mahkemesi kararının yerinde olup olmadığı hususundadır. .
Mahkemece davanın esasını çözecek nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesi ile ihtiyati tedbir yolu ile kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
TTK'nın 630.maddesinde geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından genel hüküm olan 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddeleri uygulanmalıdır.
HMK'nın 389/1.maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.
Yukarıda ifade edildiği üzere, HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK)'nun 427/4.maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay. 11. HD.'nin 08/03/2018 T.2016/7714 E. 2018/1804 K. sayılı ilamı)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) şirketlere temsil kayyımı atanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte temsil kayyımı da TMK hükümlerine göre atanmaktadır. TMK'nın 426/2-3 maddesine göre şirkete, temsil kayyımı atanması için yasal temsilcisi ile menfaatlerinin çatışıyor olması ya da yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunması gerekir. Eldeki davada, bu hususlardan birinin bulunduğuna ilişkin dosyada yaklaşık ispat bulunmayıp, davanın esasının da yönetim kayyımı atanması talebine ilişkin olması ve bir organ boşluğu bulunmadığı değerlendirilip, Mahkemenin bu yönlü gerekçesi de yerinde bulşunmuştur. Kaldı ki davacı iddiaları yargılamayı gerektirdiğinden, davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması şartları da oluşmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)HMK'nın 353/-(b-1) bendi uyarınca; ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../...E. sayılı derdest dosyada ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 22/08/2025 tarihli ara kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için sarf edilen masrafların, kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın, HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/10/2025
Başkan
E-imza
Üye
E-imza
Üye
E-imza
Katip
E-imza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*