T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/212
KARAR NO: 2025/190
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/12/2024
NUMARASI: ....... Esas (DERDEST)
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/12/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/02/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen "ihtiyati haciz talebinin reddine dair" ara karara karşı talepte bulunan davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A) TALEP:
Davacı vekili 05/12/2024 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı aralarındaki yaş sebze meyve vb ürünlerin alım satımına ilişkin ticari ilişki olduğunu, müvekkili üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği hâlde davalının faturaya konu borçlarını ödememesi üzerine davalı aleyhine cari hesap ekstresi gereği hakkında ...... 12. İcra Dairesinin ....... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yetkiye itiraz üzerine dosyanın gönderildiği yetkili ....... ( .......) İcra Dairesinin ...... Esas sayılı dosyasında davalının kötüniyetli olarak yeniden takibe itiraz ettiği, müvekkilinin davalı ile ilk olarak 14/06/2024 tarihinde çalışmaya başladığını, 23/07/2024 tarihinde cari ekstrede biriken alacakların bir kısmının ....... TL'lik çek (....... seri nolu ...... bankası çeki) verilmek suretiyle ödendiğini, daha sonra davalı şirkete ürün verilemeye devam edildiğini, ürünlerin/malların davalı şirket adına ve onun istemi üzerine ....... belediyesine teslim edildiğini bu şekilde müvekkilinin üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, zaten faturaların teslimine ilişkin herhangi bir ihtilaf ve itirazın da bulunmadığını, davalı şirketin belediyen olan alacaklarını alamadığını savunma olarak ileri sürerek müvekkiline ödeme yapmaktan kaçındığını, davalı şirkete taraflatınca mutabakat formu gönderildiğini ve 30/06/2024 tarihinde 692.000 TL yönünden mutabık olduklarının tasdik edildiğini, borçlu her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, mezkur icra takibine dayanak teşkil eden ve işbu dava dilekçesi ekindeki evraktan da anlaşılacağı üzere davalının cari hesaptan kaynaklı bakiye 2.454.094,13 TL borçlu olduğunun sabit olduğunu, tarafları ticari defter, faturalar, irsaliyeler ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile de alacağın sabit olduğunun görüleceğini, arabuluculuk başvurularının da anlaşamama ile sonuçlandığını (..... (.......) Arabuluculuk Bürosunun ....... nolu dosyası ), davalı şirketin bu açık alacağa rağmen mal kaçırmak ve 2.454.094,13 TL ödemekten kaçınmak amacıyla
matbu ifadelerle borca itiraz ettiğini, daha önce mutabakat talebinde bulunarak, buna bağlı ticari ilişkiyi kabul etmek suretiyle ....... seri nolu ...... bankasına ait çek ile ödeme yaptığını ileri sürerek, davalının mal kaçırma ihtimalinin önlenmesi adına, alacağın tahsil kabiliyetinin ortadan kalkmasının müvekkilinin ticari mahvıne neden olacağı da göz önünde bulundurularak, teminatlı yahut uygun görülecek teminat karşılığında davalının taşınmazları ve araçları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, vergi kimlik sorgulamasında herhangi bir taşınmaz ve aracına rastlanmaması hâlinde ise ....... Belediyesi nezdindeki alacağının ihtiyati haczine karar verilmesini, yargılama sonunda da davalının ...... (......) İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı dosyasında yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.
B) İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE DAİR İNCELEME KONUSU İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
....... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/12/2024 tarih ve ........ Esas sayılı kararı ile;
"Dava konusu uyuşmazlığın fatura alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı tarafça ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; İİK'nun 257. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1)Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2)Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi
kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa" ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin ihtiyati haciz talep ettiği, ancak MUTABAKAT MEKTUBU başlıklı belgede davalı şirkete ilişkin herhangi bir imza yer almadığı, davalı şirket isminin yer almasının yaklaşık ispat için yeterli olamayacağı ve mezkur belgenin kimden kime ne şekilde gönderildiğinin anlaşılamadığından, bu kapsamda Whatsap ekran çıktısının kanaate oluşturmaya yeterli olmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebi bakımından bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, talep edilen alacağın yargılamayı gerektirdiği, İİK'nın 257/2. maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiğine ilişkin herhangi başkaca bir delilin de mevcut olmadığı, bu aşamada mevcut hali ile ihtiyati hacze konu alacağın varlığı konusunda mahkememizce kanaatin oluşmadığından talep edenin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile; "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
C) İSTİNAF NEDENLERİ:
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinafında; dava dilekçesindeki iddialarını yineledikten sonra, mahkemeden celbi talep edilen Faturalara ilişkin ........ formlarının dosyaya girdiğini, alacaklarının vergi kayıtlarında tam da iddia edildiği miktar kadar yer almakta olduğunu, vergi kayıtlarının yaklaşık ispat yönünden yeterli görülmesi gerektiğini, tüm E-Faturalar ve E-irsaliyeleri ile cari hesap ekstrelerinin CD'ye aktarılarak muhabere yoluyla Mahkemeye gönderildiğini, malın teslim edildiğine ilişkin karşı taraftan sadır olmuş bir kayıt hususunda, karşı taraftan ödemeye istinaden çek verilmesi ve ......... Müdürlüğünden gelen 20/12/2024 tarihli cevabi müzekkerede davalı ......... hakkında 2024 yılına ilişkin ....... formlarına ilişkin Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi sistem dökümlerinde ve mal ve hizmet tutarı olarak daha önce ödenen çek dahil 3.114.944,28 TL karşıt alış altında mal ve hizmet tutarı göründüğünü, buna rağmen mahkemenin karar gerekçesinde bu hususa değinilmeyerek ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin davadan beklenen sonucu tehlikeye attığını, Taraflardan sadece birinin kendi başına e-fatura kesmesinin
mümkün olmadığını, davalı yanın söz konusu E-fatura içeriğini elektronik ortamda onayladığını, ihtiyati haczin, yaklaşık ispatın sağlandığı durumlarda alacaklıyı korumak amacı ile teminat karşılığında verilebilirken ticari ilişkinin somut olarak kanıtlandığı, her iki tarafın onayı sonucu oluşan e-fatura belgesinin dahi bulunduğu bu durumda ihtiyati haciz kararının verilmemesinin taraflarınca kesin ispat talep edilmesinin müvekkil şirketi açık bir şekilde zarara uğratmakta olduğunu, dosyada mevcut e- fatura ve e-irsaliyelere herhangi bir itiraz bulunmadığını, E-Faturalar ve E-İrsaliyeler çok fazla ve büyük olduğundan CD ekinde muhabere yoluyla dosyaya sunulduğunu, E-İrsaliye çıktısı üzerinde kaşe veya imza bulunmasının zorunlu olmadığını, bilindiği üzere e faturanın asil hâlinin ancak ......... üzerinden başarıyla geçmiş ...... versiyonu olduğunu, alacağa konu pdf hali dosyaya
sunulan faturaların ...... üzerinden alacaklıya iletilmiş ve faturalara itiraz edilmemiş olduğunun sabit olduğunu belirterek, E -faturalar gerekse E-irsaliyelerin dosyaya CD içinde sunulması, gerekse ticari ilişki devam ederken çek ile ödeme yapılması ve E fatura ile E irsaliyelerin hukuki niteliği ile itiraz edilmememiş olması nedenleri ile inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve teminatsız olarak borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki alacak ve istihkakları ile bankalardaki mevduatları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
D) DELİLLER
........ Asliye Ticaret Mahkemesinin ........ Esas sayılı dosyası kapsamı
E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, uyuşmazlık, somut olayda sözü edilen geçici hukuki koruma tedbirinin verilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemenin 26/12/2024 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu ara karar başlığında; davacının vergi numarasının, davacı vekilinin adresinin, davalının vergi numarasının yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebileceğini değerlendiren Dairemiz anılan hususu eleştirilmekle yetinmiştir.
İhtiyati haciz, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nin 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
HMK'nin 406/2. maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nin 257. Maddesinde;
"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” hükmüne yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.
Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.
Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyati haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El kitabı)
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, ihtiyati haciz için gerekli "yaklaşık ispat" şartının da gerçekleşmesi durumunda başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK’nin 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
İİK'nin "ihtiyati haciz kararı" kenar başlıklı 258. maddenin birinci fıkrasının 2. cümlesinde “Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.” denilmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hâkime kanaat verecek dellilerin sunulmasıdır. Hâkim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa, ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; her ne kadar davacı ihtiyati haciz şartlarının somut olayda oluştuğunu ileri süremekte ise de; davacı tarafça sunulan deliller bu aşamada alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispata yeterli görülmediğinden, İİK'nin 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı sonucuna varan Dairemiz, mahkemece verilen 'ihtiyati haciz talebinin reddine' dair inceleme konusu ara kararın usûl ve yasaya uygun olduğu sonucuna varmış, davacı yanın bu yöne ilişkin istinaf itirazlarını yerinde görmemiştir.
Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-) Davacı vekilinin "ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair inceleme konusu 26/12/2024 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-) İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-) Dairemizce verilen temyizi kabil olmayan işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*