TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/93
KARAR NO : 2024/85
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2024
NUMARASI :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA KONUSU : İİK m.72 Menfi Tespit Davası
DAVA TARİHİ : 03/06/2021
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif tarafından davalı aleyhine üye aidatlarının tahsili için .... İcra Dairesi'nin ....... Esas sayılı takibe başladıklarını, kooperatif yöneticisinin silahla yaralandığı dönemde davalı tarafından davacı müvekkili aleyhine ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı (eski :....... Esas sayılı) ilamsız takip yolu ile takibe başlandığını, yaralanma nedeni ile yasal sürelerin kaçırılarak takibin kesinleştiğini ancak alacak sebebinin bile bildirilmediği takip nedeni ile borçlu olarak sorumlu tutulmalarının mümkün bulunmadığını beyanla ....... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı (eski : ...... Esas sayılı) takip nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve davalıdan alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takipten haberdar olduğunu, başka yöneticilerin de bulunduğunu, ...... 2. Noterliği'nin 30.05.2018 tarih ve ....... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile takibe konu alacağın kaynağını davacıya ilettiklerini,........ plakalı araçlarının ilgili kooperatif hattında kullandırılmamasından dolayı uğranılan zararın ve gelir kaybının davacıdan takip ile talep edildiğini beyanla iddia olunan vakıaları inkar kapsamında davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava dosyasında, ...... 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN...... ESAS- ......KARAR - 28.12.2021 TARİHLİ GÖREVSİZLİK KARARI, ...... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ...... ESAS - ....... KARAR - 25.10.2022 TARİHLİ YETKİSİZLİK KARARI mevcut olup; dosyanın, ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi olduğu belirlenmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ : ''... davacı taraf davalıya borçlu olmadığını belirtmekle, davalı yani alacaklı olduğunu iddia edenin alacağın ispat yükü altında olduğu anlaşılmakla mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de dosyadaki mevcut deliller ile davalının alacaklı olduğu ispat edemediği, tanık beyanlarının da ispata yeter olmadığı anlaşılmakla ...'' gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının ...... İcra Dairesi'nin ....... Esas sayılı (eski : ....... Esas sayılı) takip nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilinin 03.11.2024 havale tarihli süresinde bulunan istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ve yargılama safhalarındaki beyanları aynen tekrar ile; takipteki alacağın konusu ve sebebinin davalı .......'ın maliki olduğu ........ plakalı araç ile hattın davacı ........ tarafından kullandırılmaması nedeniyle uğradığı zararlar ve gelir kaybının ödenmesine ilişkin olduğunu, müvekkilinin kooperatiften ihraç edildiği gerekçesiyle çalıştırılmadığını, üye kabul edildiği dönemde de kooperatifin varlık gayesine aykırı davranarak, müvekkiline yolcu taşımacılığı yapması ve gelir elde etmesi için olanak sağlanmadığını, aksine engellendiğini, kooperatiflerin üyelerinin ihtiyaçlarını karşılıklı yardımlaşma yoluyla giderilmesini sağlamak ve ortakların çıkarlarını korumak amacıyla oluşturulan ekonomik kuruluşlar olduklarını, ana sözleşmenin de bu yönde olduğunu, tanık anlatımları ile bilirkişi incelemesine göre zarara uğratıldıkları ve gelir kayıplarının bulunduğunun sabit olduğunu, araçların çalıştırılmadığının açıkça ifade edildiğini, ibralaşılarak aidat borcunun da mevcut olmadığını, aidatların ödendiğine dair makbuzlar sunduklarını, üye sayılmadıklarının ispatlandığını, bilirkişi incelemesinin yetersiz ve eksik olduğunu, işleyişi bilen uzman bilirkişi taleplerine rağmen uzman bilirkişi seçilmediğini, uygulamada öncelikle kooperatiflerin yolcu taşımacılığı yapılacak güzergahı ve ihtiyaçlarını belirleyerek .... nezdinde girişimde bulunduğunu, bu girişim sonucu .......'nin kooperatiflerin talebi konusunda araştırma yaptığını ve güzergahta kaç araç olacağı, sefer ve durak sayıları ile ilgili kooperatifin teklifinin değerlendirilerek hat ihdas edildiğini, kooperatifin ise bu hatlarda çalışacak üyelerine duruma göre ..... plaka verilmesi işlerini organize edip böylece ya üyeleri tarafından bedeli ödenmek suretiyle kooperatife ......aldığını ya da hat ve plakalar kooperatif adına değil de üyeler adına çıkacaksa üyelerini bu plakaları almak için organize edip yönlendirdiğini, özetle şehir içi yolcu taşımacılığı için ihdas edilen ...... plakaların genelde ....... sahibi kooperatifler adına, kimi zaman da davada olduğu gibi şahıslar adına çıkmakta olduğunu, bu girişimlerin hepsini yapanın ve zemini hazırlayanın ise esasında kooperatifler olduğunu, yine süreç içerisinde yolcu ve güzergahın ihtiyaçlarına göre üyeler adına ....... ile muhatap olan kooperatifin olduğunu, durak yeri ve sayısı, güzergah ücreti, ücret tarifeleri v.s. gibi tüm hususların kooperatif ve....... eş güdümünde gerçekleştiğini, buna ilişkin sektör uzmanı bilirkişinin heyete alınmasının şart olduğunu, haklarının ihlal edildiğini, fiili duruma zıt karar verildiğini, davalının kooperatiften üye ihracının söz konusu olmadığını bu durumda raporla çelişen hükme varıldığını, ortada üyelikten ihraca dair bir karar yokken davalının kooperatif üyesi sıfatıyla çalıştırılmamasının açık bir haksız fiil olduğunu ve bu fiil nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığının da tartışmasız olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 05.11.2024 havale tarihli süresinde bulunan istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu, ceza mahkemesi kararı, ...... cevapları, icra dosyası göz önüne alındığında davacının davalıya borçlu olmadığının açık olduğunu, kurumlardan gelen cevapların davalının iddialarının gerçek olmadığını gösterdiğini, mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, davalının delil olarak ..... ayrılmış, .... husumet sabibi, .....yönetimini temsil eden kişiyi vuran şahsı tanık olarak dinlettiğini, dava konusu değer dikkate alındığında tanık dinletilmesinin yasak olduğunu, husumet sahibi kimselerin beyanlarının hükme esas teşkil edemeyeceğini, davalının bir alacağı, bir zararı varsa yetkili ve görevli mahkemede dava açarak, delillerini sunarak hakkını tespit ettirmesi gerektiğini, .......temsilcisi hastanede iken genel haciz yoluyla takip yoluna giderek hak etmediği bir bedeli tahsil yoluna gittiğini, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu beyanla davalının istinaf başvurusunun reddini savunmuştur.
DELİLLER : ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.09.2024 tarihli ....... Esas - .........Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/ olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir :
Dava; İİK m.72'den kaynaklanan; davalı- alacaklının davacı- borçlu aleyhine 150.000-TL asıl alacak ve fer'ilerini tahsil amacıyla başlattığı ..... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı (eski : .... Esas sayılı) dosyasına konu alacak nedeniyle, davacı- borçlunun davalı- alacaklıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin ''menfi tespit davası''dır.
İlk derece Mahkemesi tarafından dava kabul edilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Uyuşmazlık, davanın ispatı yükünün kimde olduğu ile neticesine göre davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olup olmadığı noktasındadır.
İİK m.72 '' ... Menfi tesbit ve istirdat davaları: Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. ... İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. ... İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. ... Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. ... Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. ... Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. ... Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. ... Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur. ...'' hükmünü;
TMK m. 6 '' ... İspat yükü: Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. ...'' hükmünü;
HMK m.189 '' ... İspat hakkı: (1) Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. (2) Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. (3) Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz. (4) Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir. ...'' hükmünü;
HMK m.190 ''... İspat yükü: (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. ...'' hükmünü;
HMK m.191 '' ... Karşı ispat : (1) Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz. ...'' hükmünü;
HMK m.200 ''... Senetle ispat zorunluluğu : (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. ...'' hükmünü haizdir.
Bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşıyacaktır. İspat yükünün belirlenebilmesi için önce ilgili maddi hukuk kuralındaki koşul vakıaların doğru bir şekilde tespit edilmiş olması ve buna uygun somut vakıaların ortaya konulmuş olması gerekir. Her bir vakıa bakımından lehine hak çıkarma çerçevesinde ispat yükü kuralları belirlenir. Ancak kanunda özel olarak ispat yükünün belirlendiği hâllerde, genel kurala göre değil, kanunda belirtilen şekilde ispat yükü belirlenecektir.
Karine belli bir olaydan, belli olmayan diğer bir olay için çıkarılan sonuçtur. Karineler ispat yükünün bir istisnasını oluşturur. Lehine karine olan taraf ispat yükünden kısmen veya tamamen kurtulur. Karine söz konusu olduğunda, karine temeli ile karine sonucunu birbirinden ayırt etmek gerekir. Karineye dayanan taraf, sadece karine sonucunu ispat yükünden kurtulmuş olur ancak karine temelini ispat etmek yükü altındadır. Bu durumu vurgulamak için, kanunda açık düzenleme yapılmıştır. Kesin kanuni karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Kanunda özellikle aksini ispat kavramına yer verilmiştir. Zira aksini ispat ve karşı ispat farklı kavramlardır. Karine söz konusu olduğunda, karşı ispat faaliyeti yerine karine ile kabul edilen durumun aksinin ispat edilmesi söz konusu olur. Nitekim, aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.05.2019 tarihli ve 2017/19-1656 E., 2019/548 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Eldeki menfi tespit davasına konu ...... İcra Dairesi'nin ....... Esas sayılı (eski : ....... Esas sayılı) dosyası incelendiğinde ödeme emrinde alacak sebebi ''asıl alacak 150.000-TL'' olarak belirlenmiştir. Takip sonrası açılan ve takip nedeni ile borçlu olunmadığı iddia olunan menfi tespit davaları takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı, davalıya hiç bir borcu bulunmadığını; davalının takipte alacağının kaynağını açıklamadığını ve borcun hangi sebepten kaynaklandığının izaha muhtaç olduğunu ileri sürmüş; davalı ise cevap dilekçesinde ve yargılama aşamalarındaki yazılı ve sözlü beyanlarında, alacağının kaynağını, davacıya gönderdikleri noter ihtarındaki içerik kapsamında ....... plakalı araçlarının ilgili davacı kooperatif hattında kullandırılmamasından dolayı uğranılan zarar ve gelir kaybı olarak açıklamıştır. Davacı da davalının ileri sürdüğü maddi vakıaları inkar etmiştir. Bu durumda yukarıda izah olunan mevzuat çerçevesinde davalının iddia ettiği zararı ile gelir kaybının varlığını ve varsa bu miktarın toplam 150.000-TL olduğunu (miktarlarını) ispatlaması gerekmektedir.
Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosyaya sunulu bilgi - belge - delil ve teknik rapor içeriklerine göre karar verilmesinin yerinde olduğu, eldeki davada olduğu gibi mevcut iddia ve savunmalar karşısında hukuki değerlendirme gereken konularda ayrıca farklı bir bilirkişiye başvurulmasının yasa gereği mümkün bulunmadığı, mahkemenin gerekçeli kararında tarafların beyanlarını ve istinaf nedenlerini tümü ile karşıladığı belirlenmekle davacının davalıya borçlu olmadığına, davalının ileri sürdüğü zararının ve gelir kaybının varlığını ispatlayamadığı gibi bunun neticesinde de 150.000-TL alacağının varlığını da ispatlayamadığına kanaat getirilmekle ilk derece mahkemesinin kararı isabetli bulunmuştur.
İstinaf incelemesine konu karar başlığında; mahkemenin adının altına "2 NOLU KALEM" ibaresinin yazılacağına ilişkin HMK'da hüküm bulunmaması karşısında anılan ibarenin yer alması ve ayrıca; davacının, davacı vekilinin ve davalı vekilinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; dosya kapsamına göre kararın dayandığı bilgi- belge ve delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlerde isabetsizlik bulunmaması, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmaması, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı 10.246,50 TL olup, istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılan 2.562,00 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye kalan 7.684,50 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,
4-)Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece Mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)İstinaf edenin istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesince istinaf edene iadesine,
İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*