T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/86
KARAR NO : 2024/83
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
ESAS NO :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ : 16/09/2024
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA;
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacı firma yetkilisi ile davalı firma yetkilisi ....arasında asansör yapım sözleşmesi kurulduğunu, işçilik ve KDV dahil ..... TL'nin ödemesinin ise; .... TL peşin, geri kalan ... TL'nin sıralı evrak şeklinde anlaşma sağlandığını, davacı tarafından 19/02/2024'de davalıya ..... TL'nin bankadan havale edilip akabinde 6 adet çek verildiğini, çeklerin hepsi ....Bankası'na ait olmak üzere; 30/06/2024 tarihli ..... TL bedelli, 30/07/2024 tarihli ...TL bedelli, 30/08/2024 tarihli .....TL bedelli, 30/09/2024 tarihli .....TL bedelli, 30/10/2024 tarihli ....TL bedelli ve 30/11/2024 tarihli ...TL bedelli çekler olduğunu, ancak davalı ....firmasının herhangi bir işlem yapmadan ortadan kaybolduğunu, hiçbir iş yapılmadığından davacının ödeme olarak verdiği çeklerin iadesini istediğinde olumlu yanıt alamadığını, harici araştırmalar neticesinde davalı firma ve yetkilisinin başta .... ve ... olmak üzere, yakın çevredeki birçok işletmeyi sözleşme imzalayarak çekler alıp piyasayı 150 milyon TL dolandırdığını öğrendiklerini, davalı firmanın haksız kazanç elde etmesini engellemek ve davacı firmanın çekleri ödemek zorunda kalıp telafisi imkansız zararlarla karşı karşıya kalmaması için 30/09/2024 tarihli ...TL bedelli, 30/10/2024 tarihli ....TL bedelli, 30/11/2024 tarihli ..... TL bedelli çeklerin, günümüz ekonomik şartları, ifanın mümkün olmaması, davalının ifadan kaçınması, davacının daha fazla zarara uğramaması, davacının yeni asansör yaptırmak zorunda kalması ve maddi zararının olması nedeniyle teminatsız yada teminatlı olarak ödeme yasağının konulmasını, çeklerin bedelsizliğinin tespiti ile iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemenin 14/10/2024 tarihli (istinaf edilen) ara kararında; davada iddia olunun hususların yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat için gereken yasal şartlar gerçekleşmediğinden, çeklere tedbiren ödeme yasağı konulması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin 14/11/2024 tarihli (istinaf edilen) ara kararında; davacının 04/11/2024 tarihli dilekçesi ile davalı şirket yetkilisinin sözleşme imzalayarak çekler aldığını, bu şekilde dolandırıcılık yaptığını, dava konusu çeklerin de sözleşme karşılığı aldığını, ancak sözleşmede kararlaştırılan işlerin yapılmadığını, çeklerin bedelsiz kaldığını beyanla ödeme yasağı konulmasını talep ettiği, dosya arasına alınan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... sor. sayılı dosyasından davacı şirket yetkilisinin davalı şirket yetkilisi aleyhine şikayette bulunduğu, ancak .... CBS'nin ... k. sayılı 30/10/2024 tarihli kararı ile KYOK verildiği anlaşılmakla; davanın bedelsizlik iddiası ile açıldığı ve iddia olunan hususların yargılamayı gerektirdiği, mevcut delil durumu itibariyle yaklaşık ispat için gereken yasal şartlar gerçekleşmediğinden çeklere tedbiren ödeme yasağı konulması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 31/10/2024 tarihli istinaf dilekçesinde; dava tarihinden istinaf kanun yoluna başvurma tarihine kadar geçen süre içerisinde 30/09/2024 tarihli ...TL bedelli çek, bankadan gelen müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere takastan tahsil edildiğinden sadece 30/10/2024 tarihli .....TL bedelli çek, 30/11/2024 tarihli .... TL bedelli çeklerle ile ilgili ödeme yasağı talep edildiğini, kambiyo senedinin bedelsizliğinin tespitinde incelenecek olanın temel alacağın varlığı olduğunu, temel alacak ortadan kalkmış, geçerli olarak doğmamış veya hiç mevcut olmamış ise kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu, somut olayda davacı yetkilisi tarafından ilgili çeklerin davalı firma yetkilisi ....'a teslim edilip çek karşılığı sözleşmede yapılması kararlaştırılan iş ve işlemlerin yerine getirilmediğini, davalı firma yetkilisince temel alacak ifa edilmediğinden mezkur çeklerin bedelsiz olduğunu, dosyaya dava konusu çek fotoğraflarını, banka dekontunu ve taraflar arasındaki asansör yapım sözleşmesi sunulduğundan yaklaşık ispat kuralının tamamlandığını, davalı hakkında ....CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu, yerel mahkemece ne sebeple ödeme yasağı talebinin reddine karar verildiğinin anlaşılamadığını, davacı firmanın yargılama süreci devam ederken vadesi gelen çekleri ödemek zorunda kalmaması için, mezkur çekler bakımından ödeme yasağı konulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili 26/11/2024 tarihli istinaf dilekçesinde; yukarıda belirtilen aynı hususların belirtildiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :... Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesi'nin.... E. - 14/10/2024-14/11/2024 Tarihli 2 Ara Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ;
Öncelikle belirtmek gerekir ki, ilk derece mahkemesinin inceleme konusu 14/11/2024 tarihli ara karar başlığında hükmü veren Mahkemenin (....Asliye Ticaret Mahkemesi) adının yazıldığı kısma "1 nolu kalem" ifadesinin yazılması, incelemeye konu 14/10/2024 tarihli ara karar başlığında; davacı şirketin vergi /mersis nosu ve adresi, davalının TC nosu ve yine davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, belirtilen eksikliklerin her zaman mahal mahkemesince düzeltilmesi mümkün olduğundan eleştirmekle yetinilmiştir.
Davanın niteliği, mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 818.maddesinin 1.fıkrasının s bendinin yollamasıyla aynı kanunun 757 ve devamı maddelerindeki kıymetli evrakın ziyaı nedeniyle iptali davası (hasımlı) olarak belirtilmiştir. Kıymetli evrakın ziyaı durumları; senedin kaybolması, hamilin rızası dışında elinden çıkması, senet vasfını yitirmesi gibi durumlarda söz konusu olabilmektedir. Ancak dava dilekçesinde çeklerin bu şekilde bir ziyaından bahsedilmemektedir. Davacı vekilinin ileri sürülen hukuki ve maddi olgular dikkate alındığında, davanın kıymetli evrakın bedelsizliğine dayalı menfi tespit davası olabileceği ihtimal dahilindedir. 04/06/1958 gün 15/6 sayılı YİBK'da açıklandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlamak da hakimin görevidir. Diğer bir deyişle bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir. (HMK 33. Md.)
Kıymetli evrak hukukunda senedin zayi olması halinde hamile, senetten doğan haklarını kaybetmemesi için senedin iptali adı altında dava açma hakkı tanınmıştır. Uygulamada ise menfi tespit davaları yanlış adlandırılarak senedin iptali talebiyle açılmaktadır. Kambiyo senedinin bedelsizliğine dayalı menfi tespit davası ile senedin zayi olması nedeniyle iptal davası farklı hukuki koruma sağlamaktadır. İptal davası HMK uyarınca çekişmesiz yargı işlerindendir. (HMK 382/2-e/6). İptal davası ancak, senet zayi olduğunda yada ziyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi tarafından ve hasımsız olarak açılabilir. İptal davasında senet zayi olsa dahi senedin içerdiği haklar senedin geçerliliğini devam ettirir. Menfi tespit davası ise, borçlu olmadığını iddia eden kişi tarafından açılır. Senet maddi olarak varlığını devam ettirse bile senetteki hakkın doğmadığı veya sona erdiği mahkemece tespit edilir.
Geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan "ihtiyati tedbir 6100 sayılı HMK'nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nın 391/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nın 394/5 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.
2004 sayılı İİK'nın "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesine göre; "(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
(3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. ..." hükmü mevcut olup, bu hususta, anılan hüküm gereği meydana gelebilecek zarar için %15'den aşağı olmamak üzere teminat alınarak takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilebilecektir.
Açıklanan tüm bu hususlara göre; davacı vekilince ihtiyati tedbir kararı verilip, teminatlı yada teminatsız olarak ödeme yasağı konulması talep edilmiş olup, mahkemenin değerlendirmesinin kıymetli evrakın ziyaı nedeniyle çek iptali olduğu, bedelsizlik iddiasının da ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.
HMK'nın 31.maddesi gereğince hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırıp; HMK'nın 119.maddesi kapsamında talep sonucunu açıklatabileceği, davacı vekilinin dilekçesinden talebinin çek iptali mi yoksa menfi tespit mi, bu duruma göre de tedbir talebinin sonucunun kapsamı ve hükümlerinin de değişeceği, mahkemenin davayı nitelendirmesininde de sorunlu olduğu anlaşıldığından, mahkemece açıklanan hükümler gereğince davacı vekiline talep sonucunu tam olarak açıklamak üzere süre verilmesi, sunulacak beyana göre de mahkemece davanın hukuki nitelemesinin yeniden değerlendirerek ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; davacı vekilinin, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmuş, istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353.maddesinin 1.fıkrasının a-6 bendi gereğince kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyasındaki 14/10/2024 ve 14/11/2024 tarihli iki ara kararın ayrı ayrı KALDIRILMASINA,
a) Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE
2-İstinaf karar harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.11.12.2024
Başkan
E-imza
Üye
E-imza
Üye
E-imza
Katip
E-imza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*