AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 32081/06
Bedri TEKİN / Türkiye
Başkan,
Ledi Bianku,
Hâkimler,
Valeriu Griţco,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 5 Eylül 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
7 Ağustos 2006 tarihinde yapılan yukarıdaki başvuruyu göz önüne alarak,
Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere karşılık olarak başvuran tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak,
gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Bedri Tekin 1955 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, Ankara’da ikamet etmektedir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi yetkilisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Dava konusu olaylar, taraflarca ibraz edildiği şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
4. Belirtilmemiş bir tarihte, başvuran Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında müfettiş yardımcılığına hak kazanabilmek için girdiği bir sınavın iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemesinde bir dava açmıştır.
5. Mahkeme, 2 Şubat 1990 tarihinde, söz konusu sınavın tüm sonuçlarıyla birlikte geçersiz olduğuna hükmetmiştir.
6. Danıştay, 20 Ağustos 1993 tarihinde kararı onamıştır.
7. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, mahkeme kararına uyarak, 30 Kasım 1993 tarihinde, başvurana Bakanlıkta müfettiş yardımcılığı görevini teklif etmiştir. Başvuran bu teklifi reddetmiştir.
8. Başvuran, on yıl sonra, 20 Mayıs 2003 tarihinde, müfettiş yardımcısı olarak atanması talebiyle Bakanlığa başvurmuştur.
9. Başvuran, 19 Ağustos 2003 tarihinde, Ankara İdare Mahkemesinde Bakanlık aleyhine ikinci bir dava açarak, yetkililerin 20 Ağustos 1993 tarihli kararı icra etmedikleri dönem için hak kazandığını iddia ettiği maaş farkının ödenmesini talep etmiştir.
10. Mahkeme, 24 Haziran 2004 tarihinde, başvuranın talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
11. Danıştay, 13 Mayıs 2005 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Danıştay Cumhuriyet Başsavcısı, temyiz yargılamalarında, yeni bir husus ortaya koymadan davaya ilişkin yazılı mütalaasını sunmuştur. Başsavcı sadece mahkemeyi söz konusu kararı onamaya davet etmiştir. Söz konusu mütalaa başvurana tebliğ edilmemiştir.
12. Başvuranın karar düzeltme talebi 18 Ocak 2006 tarihinde reddedilmiştir.
B. İlgili iç hukuk
13. İlgili iç hukuka ilişkin açıklamalar Kılıç ve Diğerleri/Türkiye, ((k.k), (no. 33162/10, §§ 10-13, 3 Aralık 2013) kararında bulunabilir.
ŞİKÂYETLER
14. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca, Danıştay nezdinde yürütülen temyiz yargılamaları sırasında Başsavcının yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesi nedeniyle, çekişmeli yargılama ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuştur.
15. Başvuran ayrıca, aynı hüküm uyarınca, tetkik hakimin Danıştaya sunduğu yazılı mütalaaya cevap verme olanağının kendisine verilmemesi nedeniyle, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
16. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine ve 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, iddia ettiği maddi kaybı nedeniyle kendisine tazminat verilmediği hususunda şikayette bulunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Cumhuriyet Başsavcısının mütalaasının tebliğ edilmemesi
17. Başvuran, Danıştay nezdinde yürütülen temyiz yargılamaları sırasında Cumhuriyet Başsavcısının yazılı mütalaasının kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle çekişmeli yargılama ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuştur. Başvuran bu bağlamda, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanmıştır.
18. Mahkeme aynı hususu Kılıç ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.) no. 33162/10, §§ 19‑23, 3 Aralık 2013) davasında dava önce incelemiş olduğunu ve başvuranların önemli bir zarara uğramadığına kanaat getirdiğini kaydetmektedir. Buna göre, Mahkeme, Sözleşme’nin 35 § 3 (b) maddesi uyarınca söz konusu şikâyetin kabul edilemez olduğunu beyan etmiştir.
19. Danıştay nezdindeki yargılamalarda Cumhuriyet Başsavcısı tarafından sunulan mütalaanın içeriği dikkate alındığında (bk. yukarıda paragraf 11), Mahkeme, somut davada yukarıda anılan davadaki tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir durum görmemektedir.
20. Yukarıda belirtilenler ışığında, bu şikâyet kabul edilemez olup, Sözleşme’nin 35 §§ 3 (b) ve 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
D. Diğer Şikayetler
21. Başvuran ayrıca, Sözleşme’nin 6. maddesi ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında başka şikayetler de ileri sürmüştür.
22. Mahkeme, mevcut bilgi ve belgeleri göz önünde bulundurarak ve şikâyet konusu hususları görev alanına girdiği ölçüde dikkate alarak, Sözleşme veya Ek Protokollerde belirtilen hak ve özgürlükler açısından herhangi bir ihlalin söz konusu olmadığı kanaatine varmıştır.
23. Dolayısıyla, başvurunun bu kısmı açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle, Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 28 Eylül 2017 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy