AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 13319/09
Lütfi TEKİN / Türkiye
Başkan
NebojšaVučinić,
Yargıçlar
ValeriuGriţco,
StéphanieMourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 14 Mart 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 18 Şubat 2009 tarihinde gerçekleştirdiği müzakerenin ardından yukarıda belirtilen başvuru hakkında , davalı Hükümet tarafından iletilen görüşleri ve başvuran tarafından buna yanıt olarak iletilen görüşleri dikkate alarak aşağıdaki kararını vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Lütfi Tekin 1960 doğumlu olup Mersin’de ikamet etmekte olan bir Türk vatandaşıdır. Mahkeme önünde Anamur’da görev yapmakta olan avukat T. Yılmaz tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın koşulları
3. Taraflarca bildirildiği şekliyle davaya konu olaylar aşağıdaki gibi özetlenebilir.
4. Çarıklar Belediyesi 26 Ocak 1999 tarihinde başvuranın şirketiyle bir sözleşme imzalamış ve şirkete beş yıllığına kendi kontrolündeçakıl ocağı işletme yetkisi vermiştir.
5. Belediye 15 Haziran 1999 tarihinde tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmiştir.
6. Şirketin faaliyeti 18 Haziran 1999 tarihinde sonlandırılmıştır.
7. Başvuran 12 Temmuz 1999 tarihinde, Belediye hakkında dava açarak; sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmesinden kaynaklanan maddi zararının karşılanması talebinde bulunmuştur.
8. Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi 17 Ocak 2007 tarihinde başvuranın davasını kabul etmiş ve Belediyenin başvurana faizi ile birlikte 12.055 Türk lirası (TL) ödemesine hükmetmiştir.
9. Başvuran yerel mahkeme tarafından hükmedilen miktarın ödenmesi için Belediye hakkında icra işlemleri başlatmıştır.
10. Anamur İcra Dairesi 23 Ekim 2008 tarihinde Belediye hakkında borç senedi hazırlamış ve söz konusu tarihe kadar başvuranın hesabındaki teminatsız alacağın 60.620 TL olduğunu belirtmiştir.
11. Başvurununyapıldığı tarihte, belediye yerel mahkeme tarafından belirlenen miktarı halen ödememişti.
B. İlgili iç hukuk kuralları
12. İç hukuk kurallarına ilişkin açıklamalar Turgut ve Diğerleri / Türkiye (k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013 veDemiroğlu ve Diğerleri / Türkiye (k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013 kararlarında görülebilir.
ŞİKÂYETLER
13. Başvuran Sözleşme’nin 6. maddesi ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesi uyarınca, yerel makamların çok uzun bir süre boyunca yerel mahkeme kararına uymadıkları konusunda şikâyette bulunmuştur. Başvuran Sözleşme’nin 13. maddesine dayanarak, iç hukuk kapsamında idareyi borcunu ödemeye zorlayabileceği etkin bir hukuk yolu bulunmadığını iddia etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Sözleşme’nin 6. maddesi ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi
14. Başvuran Sözleşme’nin 6. maddesi ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararlarının icra edilmemesi hakkında şikâyette bulunmuştur.
15. Hükümet 6384 sayılı Kanun uyarınca, yargılamaların uzunluğu ve kararların icra edilmemesine ilişkin başvuruların değerlendirilmesi için yeni bir Tazminat Komisyonu kurulduğunu kaydetmiştir. Bu nedenle Hükümet başvuranın Tazminat Komisyonuna başvurmaması nedeniyle iç hukuk yollarını tüketmediğini ileri sürmüştür.
16. Mahkeme, Hükümet tarafından belirtildiği üzere, Ümmühan Kaplan / Türkiye(no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından Türkiye’de yeni bir hukuk yolu oluşturulduğunu gözlemlemektedir.Sonrasında Mahkeme Demiroğlu ve Diğerleri / Türkiye ((k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013), kararında başvuranların iç hukuk yollarını diğer deyişle yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Mahkeme bu şekilde özellikle bu yeni hukuk yolunun, kararların icra edilmemesine ilişkin şikayetler bakımından öncelikle erişilebilir olduğu ve makul bir başarı olanağı sunduğu kanısına varmıştır.
17. Mahkeme Ümmühan Kaplan davasındaki kararında (yukarıda anılan, § 77), normal usul kapsamında, Hükümete hâlihazırda tebliğ edilmiş olan başvuruları inceleyebileceğini vurgulamıştır.
18. Hükümet’in başvuranın 6384 sayılı kanunla kurulan yeni hukuk yolundan faydalanmadığı konusundaki itirazı dikkate alındığında, Mahkeme Demiroğlu (yukarıda anılan, §§ 24-36) ve Turgut ve Diğerleri (k.k.), no. 4860/09, §§ 47‑59, 26 Mart 2013 davalarında vardığı sonucu yineler.
19. Mahkeme yukarıdakiler ışığında, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle başvurunun bu kısmının Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4. maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
B. Sözleşme’nin 13. maddesi hakkında
20. Başvuran Sözleşme’nin 13. maddesine dayanarak aynı zamanda, Türk hukuku kapsamında idareyi borcunu ödemeye zorlayabilmesi için etkin bir hukuk yolu olmadığı konusunda şikâyette bulunmuştur.
21. Mahkeme 6384 sayılı Kanunla kurulan Tazminat Komisyonu’nun Madde 6 § 1 ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki yerel mahkeme kararlarının icra edilmemesi konusunda başvurana Sözleşme’nin 13. maddesi anlamında bir hukuk yolu sunduğunu hatırlatmaktadır (bk. yukarıda anılanTurgut ve Diğerleri, §§ 59-60).
22. Başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4. maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği görülmektedir.
İşbu gerekçelerle Mahkeme oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 6 Nisan 2017 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıNebojšaVučinić
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy