Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Karar Sayısı : 02-38/419-177 (Devralma)
Karar Tarihi : 13.6.2002
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
II. Başkan : Dr. Kemal EROL
Üyeler : İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM,
A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY,
Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER,
Mustafa PARLAK, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL
B- RAPORTÖRLER : M. Haluk ARI, Uygar GAZİOĞLU
C- BİLDİRİMDE
BULUNAN : GSD Holding A.Ş.
D- TARAFLAR : - GSD Holding A.Ş.
Aydınevler Mh. İnönü Cd. Gökçe Sk. GSD Binası No:14
81570 Küçükyalı Maltepe/İstanbul
- Akın Holding A.Ş.
Abide-i Hürriyet Cd. Geçit Sk. No:10/5
80270 Şişli/İSTANBUL
E- DOSYA KONUSU: Tekstil Bank A.Ş. (Tekstil Bank)'nin %35.45 oranındaki
hissesinin GSD Holding A.Ş. (GSD Holding) tarafından devralınması işlemine izin
verilmesi talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 7.5.2002 tarih, 2099 sayı ile giren bildirim
üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 7. maddesi ile 1997/1
sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında
Tebliğ’in ilgili hükümleri uyarınca düzenlenen 7.5.2002 ve 30.5.2002 tarihli Bilgi Notları
REK.0.08.00.00/40 ve REK.0.08.00.00/61 sayılı Başkanlık önergeleri ile 02-38 sayılı
Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notlarında; bildirim konusu işlemin 4389
sayılı Bankalar Kanunu'nun 8. ve 18. maddeleri kapsamında yer aldığı ve söz konusu
18. maddede düzenlenen eşiğin aşılmaması nedeniyle, işlemin 4054 sayılı Kanun'un
7.,10. ve 11. maddeleri hükümlerinin kapsamı dışında olduğu görüşüne yer verilmiştir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
Ürün Pazarı: Bildirim konusu dikkate alınarak ilgili ürün pazarı, "ticari bankacılık pazarı"
olarak belirlenmiştir.
Coğrafi Pazar: Tarafların faaliyet alanı dikkate alınarak ilgili coğrafi pazar "Türkiye
Cumhuriyeti sınırları" olarak tespit edilmiştir.
02-38/419-177
2
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Bildirimin konusu, Tekstil Bank'ın, Akın Holding'e ait %35.45 oranındaki hissesinin GSD
Holding A.Ş. tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebinden ibarettir.
Devralma sonucunda GSD Holding'in anılan şirketteki hisselerinin oranı %68.52
olacaktır.
Bildirime ilişkin raportör görüşü, "bildirim konusu işlemin 4389 sayılı Bankalar
Kanunu'nun 8. ve 18. maddeleri kapsamında yer aldığı ve söz konusu 18. maddede
düzenlenen eşiğin aşılmaması nedeniyle, işlemin 4054 sayılı Kanun'un 7.,10. ve 11.
maddeleri hükümlerinin kapsamı dışında olduğu" şeklinde olmakla birlikte, esasen 4389
sayılı Kanun’un “Bankaların Devir, Birleşme ve Tasfiyesi” kenar başlıklı 18. maddesi
hükmü sadece, “Türkiye’de faaliyette bulunan bankalardan birinin diğer bir veya birkaç
banka ile birleşmesi veya bütün borç, alacak ve mevduatını Türkiye’de faaliyette
bulunan diğer bir bankaya devretmesi” şeklinde gerçekleşen ve birleşme ve devir
işleminin kesinleşmesini müteakip devredilen bankanın bütün hak ve borçları ile
devralan bankaya geçmesi ve devredilen bankanın tüzel kişiliğinin sona ermesi
neticesini doğuran yoğunlaşmaları kapsamaktadır. Dolayısıyla, anılan Kanun hükmünün
4. cümlesine 4672 sayılı Kanun ile dercedilen, “Bankaların bu Kanun hükümlerine göre
birleşme ve devirlerinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile devir veya birleşmeye konu
bankaların toplam aktiflerinin sektör içindeki paylarının yüzde yirmiyi geçmemesi
kaydıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci
maddeleri hükümleri uygulanmaz” şeklindeki kuralın, hisse devri yoluyla bankaların
kontrolünün el değiştirmesi şeklinde gerçekleşen devralma işlemlerine uygulanması
mümkün değildir.
Yapılan değerlendirme sonucunda, Kanunkoyucu'nun söz konusu değişikliği 4672 sayılı
Kanun ile yaparken güttüğü amacın bankaların birleşmesini veya bir bankanın diğer bir
banka tarafından tüzel kişiliği ortadan kalkacak şekilde devralınmasını kolaylaştırmak
suretiyle bankacılık sektörünün güçlü ve sağlıklı bir yapıya kavuşturulması olduğu;
dolayısıyla, bir istisna hükmü teşkil ettiği için geniş yorumlanması zaten mümkün
olmayan anılan madde hükmünün bildirim konusu devralma işlemine
uygulanamayacağı kanaatine varılmıştır.
Bu çerçevede, bildirime konu olan işlemin 4054 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan
1997/1 sayılı Tebliğ'in hangi hallerin birleşme ve devralma sayılacağının belirlendiği 2.
maddesinin (b) bendinde yer alan, “Herhangi bir teşebbüsün…diğer bir
teşebbüsün…ortaklık paylarının tümünü…devralması veya kontrol etmesi” hükmü
kapsamında bir devralma olduğu kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, 1997/1 sayılı Tebliğ’in 1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 4. maddesinde yer
alan, “Ülkenin tamamında veya bir bölümünde ilgili ürün piyasasında, toplam pazar
paylarının, piyasanın % 25’ini aşması halinde veya bu oranı aşmasa bile toplam
cirolarının yirmibeş trilyon Türk Lirası’nı aşması halinde Rekabet Kurulu’ndan izin
almaları zorunludur.” hükmü ile birleşme ve devralmalara pazar payı ve ciro eşiği
getirilmiştir.
Devralma işlemini gerçekleştiren teşebbüslerin 2001 yılının ilk dokuz ayında toplam
ciroları, 2.520.095.000.000.000 TL olup, bu miktarın 1997/1 sayılı Tebliğ’de belirtilen
eşiği aşması nedeniyle anılan devralma işlemi Kurul'un iznine tabidir.
02-38/419-177
3
Bununla birlikte, söz konusu devralma işlemini gerçekleştiren teşebbüslerin ilgili pazarın
alt pazarlarında sahip olduğu toplam pazar payları %…... ile %…… arasında
değişmektedir. Bu nedenle, işlem sonucunda devralanın piyasada hakim duruma
gelmesi mümkün değildir, dolayısıyla bu devralma işleminin kontrolün el
değiştirmesinden ibaret, pazarın yapısını önemli ölçüde etkilemeyen bir devralma işlemi
olduğu anlaşılmaktadır.
I- SONUÇ
Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin doğrultusunda;
1) Akın Holding A.Ş.’nin Tekstil Bankası A.Ş.’de bulunan % 35.45 oranındaki hissesinin
aynı bankada % 33.07 oranında hisse sahibi bulunan GSD Holding A.Ş.’ye devredilmesi
neticesinde söz konusu bankanın kontrolünün el değiştirecek olması karşısında, anılan
işlemin, 4054 sayılı Kanun 7. maddesi hükmüne dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı
Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında
Tebliğ'in 2. maddesi hükmü anlamında bir devralma teşkil ettiğine; 4389 sayılı Bankalar
Kanunu’nun “Bankaların Devir, Birleşme ve Tasfiyesi” kenar başlıklı 18. maddesi
hükmüne göre sadece, “Türkiye’de faaliyette bulunan bankalardan birinin diğer bir veya
birkaç banka ile birleşmesi veya bütün borç, alacak ve mevduatını Türkiye’de
faaliyette bulunan diğer bir bankaya devretmesi” şeklinde gerçekleşen ve birleşme
ve devir işleminin kesinleşmesini müteakip devredilen bankanın bütün hak ve borçları ile
devralan bankaya geçmesi ve devredilen bankanın tüzelkişiliğinin sona ermesi
neticesini doğuran yoğunlaşmaları kapsadığına; dolayısıyla anılan kanun maddesinin
birinci fıkrasının 4. cümlesine 4672 sayılı Kanun ile dercedilen “Bankaların bu Kanun
hükümlerine göre birleşme ve devirlerinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile devir
veya birleşmeye konu bankaların toplam aktiflerinin sektör içindeki paylarının yüzde
yirmiyi geçmemesi kaydıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 7, 10
ve 11 inci maddeleri hükümleri uygulanmaz” şeklindeki kuralın, hisse devri yoluyla
bankaların kontrolünün el değiştirmesi şeklinde gerçekleşen devralma işlemlerine
uygulanmasının mümkün bulunmadığına; esasen, kanunkoyucunun sözkonusu
değişikliği 4672 sayılı Kanun ile yaparken güttüğü amacın da, bankaların birleşmesini
veya bir bankanın diğer bir banka tarafından tüzelkişiliği ortadan kalkacak şekilde
devralınmasını kolaylaştırmak suretiyle bankacılık sektörünün güçlü ve sağlıklı bir
yapıya kavuşturulması olduğuna; dolayısıyla, bir istisna hükmü teşkil ettiği için geniş
yorumlanması zaten mümkün olmayan anılan hükmün bildirim konusu devralma
işlemine uygulanamayacağına; tüm bu nedenlerle bildirim konusu işlemin 1997/1 sayılı
Rekabet Kurulu Tebliği çerçevesinde değerlendirilerek, ciro eşiğini aşması bakımından
izne tabi olduğuna OYÇOKLUĞU ile;
2) Hakim durum yaratmak veya mevcut hakim durumu güçlendirmek suretiyle ilgili
piyasadaki rekabeti önemli ölçüde azaltabilecek bir etkiye sahip olmaması nedeniyle bu
işleme izin verilmesine OYBİRLİĞİ ile;
3) 2.1.2002 tarihinde gerçekleşen ancak 7.5.2002 tarihinde Kurum'a bildirilmiş olan
devralma işleminin süresi içinde bildirilmemiş olmasından dolayı idari para cezası
uygulanmasına yer olmadığına OYÇOKLUĞU ile;
4) Rant Finansal Kiralama A.Ş.’nin Tekstil Finansal Kiralama A.Ş.’ni devralmasına ilişkin
27.2.2002 tarihli bildirim üzerine bu başvuruya 3.4.2002 tarih, REK.0.08.00.00/IV-102
02-38/419-177
4
sayılı yazı ile Rekabet Kurulu gündemine alınmaksızın Başkanlıkça yanıt verilmiş
olması ile ilgili olarak Kurulumuza bilgi verilmesine OYBİRLİĞİ ile;
karar verilmiştir.
02-38/419-177
5
(Rekabet Kurulu’nun 13.06.2002 tarih ve 02-38/419-177 sayılı Kararına)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Bankalar Kanunu’nun 18.maddesi, bankaların birleşme ve devirlerinde, devir ve
birleşmeye konu bankaların toplam aktiflerinin sektör içindeki paylarının %20’ yi
geçmemesi kaydıyle (Bu tür birleşme veya devralmalara izin vermekle Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurulu - BDDK - yetkili kılınmıştır.) 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’ un 7, 10 ve 11. Maddeleri hükümlerinin uygulanmamasını
amirdir.
Kanun’un 8. Maddesi ile de, bir kişinin banka sermayesinin %10’unu ve daha
fazlasını temsil eden payları edinmesi ile bir ortağın banka sermayesinin %10 , %20 ,
%33 veya %50’ sini aşması sonucunu veren pay edinmeleri Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulu’nun iznine tabi kılınmıştır.
Birleşme ve Devralmalar, rekabet hukuku bakımından yoğunlaşma doğurucu yönleri
itibariyle önem taşırlar. Bu nedenle Rekabet Kanunu m.7’de hakim durum yaratan veya
hakim durumlarını daha da güçlendiren birleşme ve devralmalar yasaklanmıştır.Bu
anlamda tarafların bağlı işletmeleri (1997/1 sayılı Tebliğin 4.maddesinde belirtilen) de
önem taşımaktadır.
Bir bankanın hisselerinin kontrolü el değiştirecek şekilde (RK bu şekildeki bir
devralmayı izne tabi devralma kabul etmektedir), banka olmayan bir teşebbüs
tarafından devralınması halinde, şayet devralan teşebbüsün kontrolünü elinde
bulundurduğu bir başka bankası varsa bu takdirde her iki banka bir teşebbüste
birleşmektedir. Bir bankanın diğer bir banka ile birleşmesiyle, bir banka sahibinin diğer
bir bankayı devralması arasında fark bulunmadığından her iki durum da Bankalar
Kanunu’nun 18. Maddesi hükmüne tabi olacaktır. Bir bankayı devralan teşebbüsün
bankacılık sektöründe faaliyet gösteren başka bir teşebüsü yok ise (aktif büyüklüğü
%20’nin altında olduğu da dikkate alınacak olursa) yoğunlaşma ve bunun sonucunda
hakim duruma geçme veya hakim durumu daha da güçlendirme söz konusu
olmayacaktır. Bu nedenle, Bankalar Kanunu m.8 uyarınca Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulu’nun iznine tabi bulunan bu tür pay devirleri için ayrıca Rekabet
Kurulu’nun izin vermesine de bir gerek bulunmamaktadır.
Bu bakımdan ve sonuç olarak ; iki bankanın birleşmesi ile bir bankanın veya banka
olmayan bir teşebbüsün bir bankayı devralması halinde tarafların toplam aktiflerinin
sektör içindeki paylarının %20’ yi geçmemesi halinde birleşme ve devralma işlemine
BDDK’ nın izin vermesi gerektiği görüşünde olduğumuz için, bildirim konusu hisse devir
işlemine izin verme konusunda Rekabet Kurulu’nun yetkili olduğu şeklindeki çoğunluk
görüşüne katılmamız mümkün olamamıştır.
Nejdet KARACEHENNEM Kubilay ATASAYAR Mustafa PARLAK
Kurul Üyesi Kurul Üyesi Kurul Üyesi
02-38/419-177
6
KARŞI OY
(13.6.2002 tarihli ve 02-38 / 419-177 sayılı Kurul Kararı)
4054 sayılı Kanun'un 10. ve 11. Maddeleri uyarınca,
bildirilmesi zorunlu olan birleşme ve devralma işlemlerinin Kurul'a
bildirilmemiş olduğu hallerde, Kurul'un bildirimde
bulunulmamasından dolayı ceza vermeme yetkisine sahip
olmadığı görüşü ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Prof.Dr.Zühtü AYTAÇ
Kurul Üyesi
02-38/419-177
7
(Rekabet Kurulu’nun 13.06.2002 tarih ve 02-38/419-177 sayılı Kararı)
KARŞI OY GEREKÇESİ
GSD Holding A.Ş. tarafından Tekstil Bankası A.Ş.’ndeki Akın Holding hisselerinin
devralınması işlemini, Kurul 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği çerçevesinde
değerlendirilmiş ve ciro eşiği bakımından izne tabi bir bildirim olduğuna karar vermiştir.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 10 ve 11'inci maddeleri,
anlaşma, uyumlu eylem ve kararların yapıldıkları tarihten itibaren bir ay içinde Rekabet
Kurulu’na bildirilmesi mecburiyetini ve bildirilmeyen anlaşmalara muafiyet
uygulanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Tebliğ kapsamında olan, bildirilmesi zorunlu
söz konusu devralma işleminin Kurula bildirimde bulunmaması durumunda Kanun’un
11-a) maddesi; birleşme ve devralmanın 7. maddenin birinci fıkrası kapsamına
girmediğine karar verilmiş olsa dahi, ilgililere bildirimde bulunmadıkları için para cezası
uygulanmasını hükme bağlamış olduğundan, Kurul’un bahse konu devralma işleminde
ceza vermeme yetkisi olmadığı kanaatindeyim.
Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi
Rekabet Kurulu’nun 13.6.2002 Gün ve 02-38/419-177 Sayılı Karar’ına
02-38/419-177
8
KARŞI OY GEREKÇESİ
Bilindiği gibi, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 11.maddesi
“Bildirilmesi zorunlu olan birleşme ve devralma işleminin Kurul’a bildirilmemiş olduğu
hallerde, Kurul, herhangi bir şekilde işlemden haberdar olduğu zaman kendiliğinden
birleşme veya devralmayı incelemeye alır. İnceleme sonucunda (a) birleşme ve
devralmanın 7’inci maddenin birinci fıkrası kapsamına girmediğine karar vermesi
durumunda birleşme veya devralmaya izin verir, ancak ilgililere bildirimde
bulunmadıkları için para cezası uygular” (uygulayabilir değil) demektedir. Maddenin
bildirimin ne zaman yapılmasının gerektiğine ilişkin bir hüküm içermemesi de Rekabet
Kurulu’nun 1997/6 Sayılı Tebliğ’inin 7.maddesinde “işlemin yapılmasından uygun bir
süre (tercihen 20 gün) önce Kurulumuza bildirilmesi ve Kurul’dan izin alınması
zorunludur” hükmü ile telafi edilmiş ve mevzuat tamamlanmıştır. (Esasen 4054 sayılı
Yasa da 7.maddesinin ikinci fıkrasında “hangi tür birleşme ve devralmaların hukuki
geçerlik kazanabilmesi için Kurul’a bildirilerek izin alınması gerektiğini Kurul, çıkaracağı
tebliğlerle ilan eder” ifadesiyle bir izin keyfiyetini ortaya koymuştur ve bir işlem için izin
alınması da işlemin yapılmasından önce yerine getirilecek bir zorunluluktur.) Bu durum
karşısında, Kurul’un Yasa’nın bildirim süresini saptamamış olmasına sığınarak ya da
başka bir gerekçe ile bildirmeme cezası vermemek gibi bir hakkı ve yetkisi yoktur.
Yukarıda açıklamaya çalıştığım nedenlerle, başlıkta anılan Kurul Karar’ının
3.maddesine katılamadım.
Murat GENCER
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy