© Çeviren, Okan TAŞDELEN, İnsan Hakları Hukukçusu ve AİHM Eski B Hukukçusu, @O_TSDLN, 2021. [Daha önce Patreon sayfamda “https://www.patreon.com/posts/51658147” yayımlanmıştır] Bu özet çeviriyi yayımlama izni, yalnızca HUDOC’a konulması için verilmiştir. Çevirmene atıfta bulunmak kaydıyla alıntılanabilir.
© Translated by Okan TAŞDELEN, Human Rights Legal Expert and Former B Lawyer of the ECHR, @O_TSDLN, 2021. [Already published on my Patreon page “https://www.patreon.com/posts/51658147”] Permission to re-publish this summary translation has been granted for the sole purpose of its inclusion in HUDOC. It may be reproduced with a reference to the translator.
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
TERHEŞ/ROMANYA
(Başvuru No. 49933/20, 13/04/2021)
13 Nisan 2021 tarihinde Daire olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 11 Kasım 2020 tarihli başvuruya ilişkin olarak aşağıdaki kararı vermiştir.
OLAYLAR VE OLGULAR
Başvuran Cristian-Vasile Terheş, 1978 doğumlu ve Zalău’da yaşayan bir Romanya vatandaşıdır.
Bay Terheş, 2019’da Romanya Sosyal Demokrat parti listesinden Avrupa Parlamentosuna üye olarak seçilmiştir. Olaylar zamanında Romanya’da bulunmaktaydı.
Dünya Sağlık Örgütü, 11 Mart 2020 tarihinde, Kovid_19 olarak bilinen bir hastalıktan sorumlu olan SARS-CoV-2 Koronavirüs’ün yol açtığı bir salgınla dünyanın karşı karşıya bulunduğunu açıklamıştır.
Romanya Cumhurbaşkanı, 16 Mart 2020 tarihinde, derhal uygulanmak üzere Romanya’da 30 günlük olağanüstü hâl getiren 195/2020 Nolu Kararname’yi kabul etmiştir. Kararname, seyahat özgürlüğü de dâhil olmak üzere bazı temel hakların kullanımına kısıtlamalar öngörmekteydi.
İçişleri Bakanı, 21 Mart 2020 tarihinde, insanlara saat 06:00 ilâ 22:00 arasında evlerinden ayrılmamalarını tavsiye eden ve saat 22:00 ilâ 06:00 arasında bunu yapmalarını yasaklayan bir genelge yayımlamıştır. 24 Mart 2020 tarihinde, ek bir genelge, derhal geçerli olmak üzere sınırlı şekilde belirtilen belirli sayıda durumlar dışında ev dışındaki bütün dolaşımları yasaklamıştır. Evinden ayrılan herkes, böyle yapmak için haklı gerekçeleri teyit eden bir belge taşımak zorundaydı. Kuralın ihlali, para cezasıyla cezalandırılmaktaydı.
Romanya Cumhurbaşkanı, 14 Nisan 2020 tarihinde, ülkedeki genel sağlık durumunu değerlendirdikten sonra; olağanüstü hali otuz gün daha - 14 Mayıs 2020’ye kadar - uzatan ve 195/2020 Nolu Kararname uyarınca alınan tedbirleri devam ettiren 240/2020 Nolu Kararnameyi çıkartmıştır. Olağanüstü hâl, 14 Mayıs 2020 gece yarısında sona ermiştir.
Bay Terheş, yetkililerce 24 Mart 2020’den 14 Mayıs 2020’ye kadar uygulanan tedbirden şahsen etkilendiğini ileri sürmüştür.
Bay Terheş, 07 Mayıs 2020 tarihinde, Sözleşme’nin 5/4 maddesine (tutuklamanın hukukiliğine dair hızlıca karar alınması hakkı) dayanarak Bükreş İl Mahkemesinde dava açmıştır. “İdari tutmaya” maruz bırakılıyor olduğunu iddia ederek İl Mahkemesinin derhal salıverilmesine hükmetmesini ve haklı gerekçeleri kanıtlayan bir belge ibraz etmek zorunda olmaksızın ve ceza tehlikesi bulunmaksızın evinden herhangi bir gerekçeyle çıkma hakkının olduğuna karar vermesini istemiştir. Mahkemeden davasını acil şekilde incelemesini ve uygulanabilir bir karar vermesini talep etmiştir. 10 Haziran 2020 tarihinde İl Mahkemesinden, sokağa çıkma yasağının kaldırılmasından dolayı davasının konusuz kaldığına karar vermesini talep etmiştir.
Başvuran, 08 ve 25 Mayıs 2020 tarihlerinde, kararnamelerinin ve onları onaylayan meclis kararlarının ve İçişleri Bakanınca yayımlanan ikinci genelgenin yeniden gözden geçirilmesi için başvurularda bulunmuştur. Başvuruları, bahse konu yasanın idari incelemeye tabi bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Avrupa Konseyi Nezdinde Romanya Daimi Temsilciliği, 17 Mart 2020 tarihinde, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine Sözleşme’nin 15. maddesinde öngörülen askıya almayı uygulama niyetine bildirmiştir. Romanya makamları daha sonrasında, olağanüstü hâlin 14 Mayıs 2020 gece yarısında bitimine kadar alınan çeşitli tedbirler hususunda düzenli aralıklarla Genel Sekreteri bilgilendirmiştir.
ŞİKÂYETLER
31. Başvuran, 5/1 maddesine (özgürlük ve güvenlik hakkı) dayanarak Romanya’da 24 Mart’tan 14 Mayıs 2020 tarihine kadar uygulanan, uyması gerekli kılınan sokağa çıkma yasağının özgürlükten yoksun kılma derecesine ulaştığını ileri sürmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
SÖZLEŞME’NİN 5/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASIGenel İlkeler
36. Özgürlükten yoksun kılma ve seyahat özgürlüğü arasındaki ayrıma ilişkin olarak somut olaya uygulanabilecek ilkeler, Austin ve Diğerleri/Birleşik Krallık ([BD], B. No. 39692/09 ve Diğer 2 Başvuru, §§ 57 ve 59, AİHM 2012) ve De Tommaso/İtalya ([BD], B. No. 43395/09, §§ 80 ve 81, 23 Şubat 2017) davalarında ortaya konulmuştur. Bir kişinin Sözleşme’nin 5. maddesi anlamında “özgürlüğünden yoksun kılınıp kılınmadığına” karar vermek için, somut durumundan hareket edilmeli ve ilgili tedbirin türü, süresi, etkileri ve uygulama şekli gibi etkileri “topluca ve birlikte” incelenmesi gereken ölçüt dizisi dikkate alınmalıdır (bkz. De Tommaso/İtalya [BD], yukarıda anılan, § 80). Dahası modern toplumlarda, kamunun seyahat özgürlüğüne veya kişilerin özgürlüğüne yönelik kısıtlamalara amme yararı için katlanmaya davet edildiği durumların ortaya çıkması yaygın olduğundan dolayı; tedbirin gerçekleştiği bağlam, önemli bir (bkz. De Tommaso/İtalya [BD], yukarıda anılan, § 81).
37. AİHM, Sözleşme yaşayan bir belge olmakla birlikte; yine de mevcut ihtiyaçları, şartları, görüşleri ve normları karşılamak için aslında içeriğinde olmayan hakları türetemeyeceğini ya da içeriğinde açıkça tanınmayan “istisnalar” veya “gerekçeler” oluşturamayacağını hatırlatmaktadır (bkz., gerekli uyarlamalarla, Austin ve Diğerleri/Birleşik Krallık [BD], yukarıda anılan, § 53).İlkelerin Somut Olaya Uygulanması
38. AİHM en başta, başvuranın Sözleşme’ye Ek 4 Nolu Protokol’ün 2. maddesine (seyahat özgürlüğü) dayanmamış olduğunu kaydetmiştir. Başvuran, uygulanan genel sokağa çıkma yasağının yalnızca seyahat özgürlüğü hakkının bir kısıtlanmasını değil, özgürlükten yoksun kılma oluşturduğunu ortaya koymaya çalışmıştır.
41. Başvuran tarafından şikâyet edilen tedbirin özgürlükten yoksun kılma derecesine ulaşıp ulaşmadığını anlamak için AİHM, bireysel başvurusunu içtihatlarında belirtilen ölçütlerin ışığında inceleyecektir. Şikâyet konusu tedbir, 24 Mart’tan 14 Mayıs 2020’ye kadar elli iki gün sürmüştür. Bununla birlikte, uygulandığı bağlamın ışığında, bu tedbirin türü, etkileri ve uygulanma şeklinin de dikkate alınması gerekmektedir.
42. AİHM, tedbirin uygulanma şekli bakımından, başvuran hakkında hiçbir bireysel önleyici tedbirin alınmamış olduğunu gözlemlemiştir. Tedbir, Romanya’daki çeşitli makamlarca kabul edilen mevzuat yoluyla herkese uygulanan genel bir şeydi. Tedbirin uygulanması neticesinde; başvuran, sadece mevzuatta açıkça öngörülen gerekçelerle ve ilgili muafiyet formuyla çıkmasına izin verilerek evde kalmak zorunda bırakılmıştır.
43. AİHM, başvuranın çeşitli gerekçelerle evinden çıkmakta özgür olduğunu ve durumun gerekli kıldığı günün herhangi bir zamanında farklı yerlere gidebileceğini kaydetmiştir. Yetkililerce bireysel gözetime tabi tutulmamıştır ve sınırlı bir alanda yaşamak ya da bütün sosyal temastan yoksun kılındığını ileri sürmemiştir (bkz., gerekli uyarlamalarla, De Tommaso/İtalya [BD], yukarıda anılan, §§ 85 ve 89; karşılaştırma için bkz., gerekli uyarlamalarla, Guzzardi/İtalya, 06 Kasım 1980, § 95, A Serisi No. 39). Dolayısıyla söz konusu tedbir, yoğunluk derecesi itibariyle ev hapsiyle eş tutulamaz (özgürlükten yoksun kılma olarak nitelendirilen ev hapsine ilişkin olarak bkz. Buzadji/Moldova Cumhuriyeti [BD], B. No. 23755/07, § 104, 05 Temmuz 2016).
44. AİHM, tedbirin onun kişisel durumunda hangi özel etkileri olduğunu başvuranın açıklamamış olmasına da önem atfetmiştir. Başvuran, bütün olağanüstü hal süresince eve kapatılmış olduğunu iddia etmemiştir. AİHM daha genelde, gerçek sokağa çıkma yaşamını tanımlayan herhangi bir özel bilgi sunmadığını kaydetmiştir.
45. AİHM’in görüşüne göre, başvuranın seyahat özgürlüğü üzerindeki kısıtlamaların yoğunluk düzeyi, yetkililerce getirilen genel sokağa çıkma yasağının özgürlükten yoksun kılma oluşturduğunun değerlendirilebileceği şekilde değildi. Bu itibarla, başvuranın Sözleşme’nin 5/1 maddesi anlamında özgürlüğünden yoksun kılınmış olduğu söylenemez.
46. AİHM son olarak, Romanya’nın başvuranın AİHM önünde ileri sürmediği bir hak olan seyahat özgürlüğünü teminat altına alan Sözleşme’ye Ek 4 Nolu Protokol’ün 2. maddesinden kaynaklanan yükümlüklerini Sözleşme’nin 15. maddesi uyarınca askıya alma niyetini ilan ettiğini kaydetmiştir. Sözleşme’nin 5/1 maddesi mevcut olaya uygulanabilir olmadığından; Romanya tarafından Avrupa Konseyine bildirilen askıya almanın geçerliliğini incelemek gerekli değildir (bkz., gerekli uyarlamalarla, A. ve Diğerleri/Birleşik Krallık [BD], B. No. 3455/05, § 161, AİHM 2009).
47. AİHM, başvurunun Sözleşme hükümleriyle konu yönünden (ratione materiae) bağdaşmaz olduğuna ve bu nedenle reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy