AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞME KARARI
ve KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No: 52114/11
Barış TERKOĞLU / TÜRKİYE
Başkan
Ivana Jelić,
Hâkimler
Arnfinn Bårdsen,
Darian Pavli
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Liv Tigerstedt’in katılımıyla, 19 Mart 2020 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Yukarıda belirtilen 20 Temmuz 2011 tarihli başvuruyu ve
Davalı Hükümet tarafından Mahkemenin, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet edildiği deklarasyonu dikkate alarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE USUL
Başvuran hakkında detaylı bilgiler, karar ekindeki tabloda yer almaktadır.
Başvuran, Mahkeme önünde İstanbul Barosuna bağlı Avukat H. Ersöz tarafından temsil edilmiştir.
Başvuranın Sözleşme’nin 5. maddesinin 3 ve 4. fıkraları bağlamında tutukluluğun süresine ve tutukluluğa itiraz edebilmesi için etkin başvuru yolunun bulunmadığı iddiasına ilişkin şikâyetleri, Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Hükümet, davanın dostane çözümle sonuçlanması için yapılan müzakerelerin başarısız olmasının ardından, bu şikâyetlerle ileri sürülen sorunların giderilmesi amacıyla tek taraflı bir deklarasyon sunmak istediğini belirtmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeyi, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
Hükümet, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası açısından ileri sürülen tutukluluğa etkin şekilde itiraz etmek için başvuru yolunun bulunmadığına dair şikâyeti kabul etmektedir. Hükümet, başvurana, ekli tabloda belirtilen miktarı ödemeyi önermekte ve Mahkemeyi, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi uyarınca, başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermeye davet etmektedir. Bu meblağ, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve Mahkeme tarafından kabul edilen kararın tebliğini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet, sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağını taahhüt etmektedir.
Bu ödeme, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
Tek taraflı deklarasyon metni, 27 Kasım 2019 tarihinde başvurana iletilmiştir. Mahkeme, 7 Ocak 2020 tarihinde başvurandan, deklarasyon metninde yer alan önerileri kabul etmediğine dair bir cevap almıştır.
Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendinin, davanın kayıttan düşürülmesine aşağıda belirtilen durumda imkân verdiğini hatırlatmaktadır:
“ (...) Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka nedenden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse. ”
Mahkeme dolayısıyla, bu hüküm uyarınca, başvuranlar davanın incelenmesine devam edilmesini istese bile, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayanarak başvuruların kayıttan düşürülmesine karar verebilmektedir (özellikle bk. Tahsin Acar/Türkiye(öncelikli sorun) [BD], no. 26307/95, §§ 75‑77, AİHM 2003‑VI).
Tutukluluğa itiraz etmek için etkin başvuru yolunun bulunmaması konusunda, Mahkeme içtihatları açık ve oldukça fazla sayıdadır (örneğin bk. Cahit Demirel/Türkiye, no. 18623/03, §§ 29-34, 7 Temmuz 2009 ve Altınok/Türkiye, no. 31610/08, §§ 34-61, 29 Kasım 2011).
Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda yer alan imtiyazların niteliğini ve tazminat olarak önerilen meblağı - ki bu meblağ benzer davalarda ödenen meblağlara uygundur - göz önünde bulundurarak, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi).
Ayrıca yukarıda belirtilen değerlendirmeler ışığında, Mahkeme, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun bu kısmının incelenmesini gerekli kılmadığı kanaatindedir (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrası son cümlesi (in fine)).
Mahkeme son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmemesi halinde Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvurunun yeniden kayda alınabileceğinin altını çizmektedir (Josipović/Sırbistan, (kabul edilebilirlik hakkında karar) no.18369/07, 4 Mart 2008).
Yukarıda belirtilenler bakımından, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasına ilişkin şikâyetlerle ilgili olarak bu başvurunun kayıttan düşürülmesi uygundur.
Ayrıca Hükümet, başvuran tarafından Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrası açısından ileri sürülen, maruz kalınan tutukluluk süresine ilişkin olarak, başvuran bakımından, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (“CMK”) 141. maddesi tarafından öngörülen tazminat yolunun erişilebilir olduğunu belirtmektedir. Hükümet, başvuranın yukarıda belirtilen hükme dayanarak, tazminat davası açabileceği ve açmış olması gerektiği kanaatindedir. Bu bağlamda, Mahkeme, başvuranın tutukluluk halinin serbest bırakılmasıyla son bulduğunu kaydetmektedir. Mahkeme, somut olayda iç hukuk sisteminin, başvurana, tutukluluk süresiyle ilgili olarak, CMK’nın 141. maddesi açısından, Devlet’e karşı tazminat davası açma hakkı sunduğunu gözlemlemektedir (Demir/Türkiye(k.k.), no. 51770/07, §§ 17-35, 16 Ekim 2012). Hâlbuki Mahkeme, ilgilinin, bu türden bir dava açmama sebeplerini ikna edici bir şekilde açıklamaksızın, bu imkânı kullanmadığını kaydetmektedir. Dolayısıyla, Mahkeme, başvuranın CMK’nın 141. maddesinin 1. fıkrasına dayanarak ulusal mahkemelere başvuruda bulunmuş olması gerektiği; ancak başvurmadığı kanaatine varmaktadır.
Mahkeme bu sebeple, Hükümetin itirazını kabul etmekte ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle, başvuranın Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrasına ilişkin şikâyetini reddetmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin deklarasyonunda, Sözleşme’nin 5 § 4 maddesi ile ilgili açıklamaların ve verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulların dikkate alınmasına;
Başvurunun bu kısmının, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, kayıttan düşürülmesine;
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna
karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 9 Nisan 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
LivTigerstedtIvanaJelić
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı VekiliBaşkan
EK
Sözleşme’nin 5. maddesinin 3 ve 4. fıkralarına ilişkin şikâyetlerle ilgili başvuru
(tutukluluk süresi ve tutukluluğa itiraz için etkin başvuru yolu bulunmaması)
Başvuru Numarası ve Tarihi
Başvuranın Soyadı ve Doğum Tarihi
Temsilcinin Soyadı ve İkamet Yeri
Hükümet Deklarasyonunun Sunulduğu Tarih
Başvuranın Yazısının Mahkemeye Ulaştığı Tarih
Maddi ve Manevi Tazminat ile Masraf ve Giderler için Hükmedilen Tutar
Her başvuran için
(avro olarak(EUR))[1]
52114/11
20.07.2011
Barış TERKOĞLU
13.10.1980
Ersöz Hüseyin
İstanbul
04.11.2019
07.01.2020
450
[1]. Başvuran tarafından ödenmesi gereken her türlü vergiden hariç olmak üzere.
Full & Egal Universal Law Academy