Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-1-85 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 06-62/848-241
Karar Tarihi : 11.9.2006
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : M. Ömür PAŞAOĞLU, Cengiz SOYSAL, Harun ULU,
Cumhur Atalay HATİPOĞLU
C. ŞİKAYET EDEN : - Re’sen
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR: 20
- Glencore International AG
Baarermattstrasse 3 CH-6340 Baar İSVİÇRE
E. DOSYA KONUSU : İthal kömür pazarında rekabetin kısıtlanıp
kısıtlanmadığının tespiti.
F. İDDİALARIN ÖZETİ : İthal parça kömür pazarında yapılan tespitler sonucu
söz konusu pazarda Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği iddiası.
G. DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 2003 yılında giren şikayetlerde, ithal 30
kömür piyasasında rekabetin bozulduğu iddia edilmiş ve bunun üzerine konuyla
ilgili olarak hazırlanan Bilgi Notu Rekabet Kurulu’nun 24.7.2003 tarihli toplantısında
görüşülmüş ve başta Erzurum, Van, İzmir illeri ithal kömür piyasasındaki satıcılar
olmak üzere, ithal kömür pazarında yer alan tüm teşebbüslere yönelik olarak
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Yapılan Önaraştırma sonucu hazırlanan 4.9.2003 tarih ve 2003-1-85/ÖA-03-HU
sayılı Rapor, Rekabet Kurulu’nun 11.9.2003 tarihli toplantısında görüşülmüş; İthal
kömür piyasasının yakından izlenmesi ve aralarında rekabeti kısıtlayıcı anlaşma
bulunup bulunmadığının daha iyi anlaşılması amacıyla aralarında Krutrade AG, Mir 40
Trade AG ve Glencore AG’nin de bulunduğu, Türkiye’ye kömür ihraç eden şirketler
hakkında önaraştırma açılmasına karar verilmiştir.
Yapılan önaraştırma sonucu hazırlanan 21.5.2004 tarih, 2003-1-85/ÖA-04-MÖP
sayılı Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulu’nun 3.06.2004 tarihli toplantısında
görüşülerek; Krutrade AG (Krutrade), Mir Trade AG (Mir Trade) ile Glencore
International AG (Glencore International)’nin bağlı şirketleri Glencore İstanbul
Madencilik Ticaret A.Ş. (Glencore İstanbul) ve Minerkom Mineral ve Katı Yakıtlar
Tic. A.Ş. (Minerkom) hakkında, 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip etmediklerinin
belirlenmesi amacı ile soruşturma açılmasına karar verilmiştir. 50
06-62/848-241
2
Yürütülmekte olan soruşturma esnasında elde edilen bilgiler ve T.C. Başbakanlık
Gümrük Müsteşarlığı’ndan gelen veriler dikkate alınarak, Glencore International
AG’nin Türkiye’deki satışlarını yalnızca bağlı şirketleri vasıtasıyla
gerçekleştirmediği, aynı zamanda doğrudan satışları olduğu tespit edilmiş, olası
hukuki belirsizlikleri önleyebilmek bakımından Glencore International AG’nin de
soruşturmaya dahil edilmesinin yerinde olacağı yönündeki Soruşturma Heyeti’nin
görüşü üzerine, Rekabet Kurulu’nun 25.4.2005 tarih ve 05-28/361 sayılı Kararı ile
Glencore International AG hakkında ayrı bir soruşturma açılmasına karar
verilmiştir.
60
Konuya ilişkin tebligat Glencore International AG’nin İstanbul’daki bağlı şirketi
Minerkom’a yapılmış, ancak Minerkom’un Kurum kayıtlarına 10.6.2005 tarihinde
giren yazısı ile usulüne uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle tebligat iade
edilmiştir. Tebligat Kanunu’nun incelenmesinden, yurt dışındaki bir teşebbüse
yapılacak tebligatın ancak doğrudan kendisine ya da ticari mümessiline
yapılabileceği anlaşıldığından, T.C. Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen 5.7.2005 tarih
ve 2542 sayılı yazı ile tebligatın ilgili ülke makamı vasıtasıyla yapılması talep
edilmiştir.
T.C. Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen 11.6.2004 ve 2149 sayılı diğer bir yazı ile ilk 70
açılan soruşturma hakkında bilgi verilmiş ve özetle;
- Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerden Krutrade’in merkezinin Avusturya’da,
Glencore International AG ve Mir Trade’in merkezlerinin ise İsviçre’de bulunduğu,
söz konusu ülkelerin sırasıyla AB ve EFTA üyesi ülkeler oldukları,
- Türkiye ile Avrupa Toplulukları arasındaki 1/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın
“Rekabet” başlıklı II. Bölümü Gümrük Birliği’nin rekabet kurallarını düzenlediği; bu
bölümde özetle Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki ticareti etkileyen rekabeti
sınırlandırıcı teşebbüs eylemlerinin yasaklanmasına yönelik düzenlemelere yer 80
verildiği; Kararın 37. maddesinde Gümrük Birliği’nin rekabet kurallarının nasıl
uygulanacağını belirlemek üzere Ortaklık Konseyi tarafından uygulama
kurallarının kabul edilmesinin öngörüldüğü; ancak bugüne kadar AT-Türkiye
Ortaklık Konseyi tarafından bu yönde bir düzenleme yapılamadığı; diğer yandan,
Gümrük Birliği Kararı’nın 43. maddesi Kararın tarafı olan Türkiye ve Avrupa
Topluluğu için uygulamada işbirliği yapmayı öngören önemli bir düzenleme
getirdiği; bu maddeye göre, taraflardan herhangi biri diğerinin egemenlik sınırları
dahilinde gerçekleşen ve kendi pazarındaki rekabeti sınırlandıran eylemler
olduğunu tespit etmesi halinde, ilgili tarafa bu eylemlere yönelik olarak diğer
taraftan gerekli tedbirleri almasını ve uygun şekilde yardımcı olmasını talep etme 90
hakkı verildiği,
- Aynı şekilde, Türkiye ile EFTA arasında yapılan Serbest Ticaret Anlaşması’nın
17. maddesinde rekabet kurallarının düzenlendiği; bu maddede EFTA ülkeleri ve
Türkiye arasındaki ticareti etkileyici nitelikte olan rekabeti sınırlandırıcı eylemlerin
yasaklanmasının öngörüldüğü; ilgili maddenin son fıkrasına göre, anlaşmanın
tarafı olan herhangi bir devlet bu maddede yasaklanan eylemlerin diğer tarafın
egemenlik sınırları dahilinde gerçekleştiğini tespit ederse, Anlaşmanın 23.
maddesinde belirlenen koruma tedbirlerine başvurma imkanına sahip olduğu; 23.
maddenin ilk fıkrasında, bu maddede belirlenen koruma tedbirlerinin 100
06-62/848-241
3
uygulanmasından önce, ilgili tarafların sorun çözümü için işbirliği yapmalarının
öngörüldüğü,
- Öte yandan, Türkiye’de yapılan incelemelerde, soruşturma kapsamındaki
teşebbüslerin eylemlerinin AB ve EFTA üyesi ülkeleri de etkilediğine ilişkin bazı
belgeler elde edildiği,
- Bu çerçevede, AT Komisyonu’nun 4 No.lu Rekabet Genel Müdürlüğü, Avusturya
Rekabet Otoritesi ve İsviçre Rekabet Otoritesi’nden, söz konusu teşebbüslerin
genel merkezlerinde inceleme yapmalarına, bu incelemeler sonucu elde edilen 110
bilgi ve belgelerden Türkiye pazarlarını ilgilendirenlerin Türk Rekabet Kurumu’na
iletilmesine, adı geçen teşebbüslerin rekabeti kısıtlayıcı eylemleri ile ilgili olarak
uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasına yönelik bir işbirliği talebinde
bulunulmasının yerinde olacağı
ifade edilmiştir.
T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın Kurum kayıtlarına 30.7.2004 tarih ve 4231 sayı ile giren
yazısında özetle,
120
- Kurumumuzun talepleri doğrultusunda Dış Temsilcilikler kanalıyla gerekli
girişimlerin başlatıldığı,
- Bu girişimlerin sonucunda, Avrupa Komisyonu yetkililerinin Komisyon’un kendi
yargısal yetki alanının dışında kalan herhangi bir üçüncü ülkeyle, şirketler ve
bunların faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgileri paylaşmalarının mümkün
olmadığını; bu yaklaşımın mesleki gizliliğin korunması ilkesine dayandığını; öte
yandan esasen talebimizin haklı olduğunu, ancak firmaları ve genellikle önemli
meblağları ilgilendiren bu tür konuların çok büyük hassasiyet ve tartışma
yarattığını; firmaların hukuken donanımlı ve saldırgan olduklarını, bu açıdan 130
Komisyon olarak attıkları her adımı hukuken sağlam temellere dayandırmaları
gerektiğini, kendilerinin de zaman zaman benzer durumlar yaşadıklarını ve
üçüncü ülkelerden bilgi ve belge temin edemediklerini ifade ettikleri,
- Avusturya Federal Rekabet Otoritesi’nin, konunun AB’ye üye ülkelerle değil,
Topluluk düzeyinde ele alınması gerektiği yönünde yanıt verdiğini,
- İsviçre Rekabet Otoritesi yetkililerinin, merkezi İsviçre’de bulunan firmalar
hakkında yerinde inceleme yapılabilmesi için, bunların İsviçre’deki anti tekel
yasalarını ihlal ettiğine dair emarelerin olması gerektiğini; bu nedenle 140
Türkiye’deki anti tekel yasalarını ihlal etse dahi, hukuken bu firmalar hakkında
süreç başlatmalarının mümkün olamayacağını; keza, İsviçre firmalarına ait bilgi
ve belgelerin iletilmesi için de, ilgili tarafların izninin gerektiğini, bu gibi vak’alarda
ifade ettikleri EFTA sürecinin pratikte hiçbir etkisinin olmadığını, OECD kanalının
kullanılmasının daha fazla sonuç verebildiğini ifade ettikleri
belirtilmektedir.
06-62/848-241
4
Kurumumuzdan T.C. Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen 7.9.2005 ve 24.10.2005
tarihli yazılarda, merkezleri yurt dışında bulunan ve soruşturma kapsamındaki 150
teşebbüslere yapılacak tebligatların akıbeti konusunda tekiden bilgi talep edilmiştir.
Kurumumuzdan T.C. Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen 16.12.2005 tarihli yazıda,
- Bugüne kadar uluslararası tebligatlar ile ilgili somut bir gelişme kaydedilemediği,
- Öte yandan Kurumumuzca yürütülen diğer bir soruşturma kapsamındaki
teşebbüslerden birinin yine bir AB üyesi ülkesi Yunanistan’da yerleşik olduğu,
ticari ilişkilerimizin büyük bir bölümünün AB üyesi ülkeler ile gerçekleştirildiği ve
mevcut durumda olduğu gibi önümüzdeki dönemde de uluslararası nitelikte kartel 160
soruşturmaları ile karşılaşılabileceği,
- Bugüne kadar Türkiye ile AB arasında rekabet alanında, 1/95 sayılı Ortaklık
Konseyi Kararı’nın 37. maddesinde de öngörülen uygulama kuralları
oluşturulamadığı,
- Bu nedenlerle, Türkiye ile AB arasında rekabet alanında bir “uygulama
anlaşmasına” ihtiyaç duyulduğu
belirtilmiştir. 170
T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın Kurum kayıtlarına 21.12.2005 tarihinde giren yazısında;
- Bakanlık Hukuk Müşavirliği’nin uluslararası tebligatlar ile ilgili görüşünün
tamamlandığı, buna göre “Türkiye Cumhuriyeti ve Avusturya Cumhuriyeti’nin
taraf bulundukları 1.3.1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’ne
İlişkin Olarak Yapılan 16.9.1988 tarihli Ek Anlaşma”nın Kurumumuzca izlenmesi
gereken yönteme esas olacağı, bu çerçevede Kurumumuzca yapılması
düşünülen tebligata ilişkin evrakın Lahey Sözleşmesinin uygulanmasında aynı
zamanda Merkezi Makam olarak tayin edilen T.C. Adalet Bakanlığı – Uluslararası 180
Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü kanalı ile yapılmasının uygun olacağı,
- Öte yandan, 1/95 sayılı AB-Türkiye Ortaklık Konseyi Kararı’ndaki sürecin,
ülkemizle AB açısından karşılıklı hak ve yükümlülükler doğurması nedeniyle
Türkiye’nin AB Daimi Temsilciliği tarafından yürütülebileceği
ifade edilmiştir.
T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın son yazısı dikkate alınarak, Rekabet Kurulu’nun
6.10.2005 tarih ve 05-65/927-M sayılı kararı ile Anadolu Cam ve Yioula SA’nın 190
pazar paylaşımı konusunda uluslararası bir kartel anlaşması içinde olup
olmadıklarının tespiti amacıyla açılan soruşturma kapsamında, Yunanistan’da
mukim Yioula SA’ya tebligatın bu kez T.C. Adalet Bakanlığı kanalıyla
gerçekleştirilmesi amacıyla söz konusu Bakanlığa başvurulmuştur.
T.C. Adalet Bakanlığı’nın 16.12.2005 ve 28.12.2005 tarihinde Kurumumuza ulaşan
yazılarında özetle;
06-62/848-241
5
- İki taraflı ve çok taraflı sözleşmeler ile karşılıklı nezaket kuralları çerçevesinde,
hukuki konularda adli makamlarca ve noterliklerce yurt dışında bulunanlara 200
tebliği talep edilen evrakın Bakanlık aracılığıyla tebliğin yapılacağı ülkedeki yetkili
makamlara ulaştırılacağı, ancak adli makamlar dışındaki merciiler tarafından
gönderilecek tebliğ evrakının T.C. Dışişleri Bakanlığı’na iletilmesi gerektiği,
- Her iki sözleşmenin uygulama alanının hukuki, ticari adli ve gayri adli belgelerle
sınırlı oluşu nedeniyle, idari, sosyal ve mali alanlarına ilişkin belgelerin sözleşme
kapsamına girmediği,
- Diğer taraftan devletlerin cebri icra yetkilerinin coğrafi sınırları ile kısıtlı olduğu ve
idari para cezalarının yurt dışında tenfizini öngören bir anlaşma olmadığı için, 210
Rekabet Kurumunca verilecek idari para cezalarının Yunanistan’da tenfizinin
mümkün olamayacağı, ancak söz konusu gerçek veya tüzel kişinin Türkiye
temsilcisinin cezalandırılabileceği veya tahsilatın Türkiye’deki malları üzerinden
yapılabileceği
ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, Glencore International AG hakkında yürütülen soruşturmada ilgili
teşebbüse, hakkında soruşturma açıldığına ilişkin Rekabet Kurulu kararı ve
Soruşturma Heyeti’nce hazırlanan soruşturma raporu tebliğ edilememiş, buna bağlı 220
olarak teşebbüsün savunmaları alınamamış, dolayısıyla, bu soruşturma
kapsamında 4054 sayılı Kanun’da öngörülen usul tamamlanamamıştır.
Bunun üzerine, konuya ilişkin düzenlenen 8.9.2006 tarih, 2003-1-85/BN-06-MÖP
sayılı Bilgi Notu, 27.7.2006 tarih ve REK.0.05.00.00-110/147 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 06-62 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
13.7.2005 tarih, 25874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5388 sayılı “Rekabetin
Korunması Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun”un
5. maddesinde yer alan “…Soruşturma yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul 230
ilgili daire başkanının gözetiminde soruşturmayı yürütecek raportör veya
raportörleri belirler.” hükmü uyarınca alınan 13.7.2005 tarih, 05-46/667 sayılı Kurul
kararı doğrultusunda, mevcut soruşturmanın Heyet Başkanlığı’nı yürüten Kurul
Üyesi Rıfkı Ünal nihai karar toplantısına katılmamıştır.
J. SONUÇ
Glencore AG’ye uluslar arası düzenlemelerin yetersizliği nedeniyle soruşturma
açılmasına ilişkin Rekabet Kurulu kararının ve soruşturma raporunun tebliğ
edilemediğinden ve dolayısıyla savunmasının alınamadığından bu teşebbüs
hakkında herhangi bir işlem tesis edilmesine yer olmadığına Kurul Üyeleri Tuncay 240
SONGÖR ve Süreyya ÇAKIN’ın farklı gerekçeleri ve OYÇOKLUĞU ile karar
verilmiştir.
06-62/848-241
6
(11.09.2006 tarihli ve 06–62/848-241 sayılı Kurul Kararı’na)
FARKLI GEREKÇE
Hakkında soruşturma açılan Glencore International AG ile
ilgili olarak “işlem tesisine gerek olmadığına” dair alınan kararın
sonuç kısmına katılmakla birlikte, kararın gerekçesine aşağıda yer
verdiğim nedenlerden dolayı katılmıyorum.
25.7.2006 tarih 06-55/712-202 sayılı kararda Krutrade AG
hakkında, soruşturma raporunun tebliğ edilememesi ve dolayısıyla
savunmalarının alınamaması nedeniyle nihai karar verilmesine yer
olmadığına karar verilmiştir. Dosyadaki bütün bilgi ve belgeler ile
delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde Krutrade hakkında
yasaya aykırı davrandığına ve ceza tesisine dair karar
verilemediğine göre Krutrade ile işbirliği içinde olduğu iddia olunan
Glencore ile Minerkom hakkında da ihlalin varlığına dair yeterli delil
elde edilemediği kanısındayım. Kaldı ki, Mir Trade AG hakkında da
diğer teşebbüslerle rekabeti sınırlayıcı işbirliği içinde bulunduğuna
dair yeterli delil bulunmadığına karar verilmiştir.
Sonuç olarak, tüm dosya kapsamında yer alan bütün bilgi ve
belgelerin değerlendirilmesi neticesinde, Glencore AG’nin diğer
teşebbüslerle birlikte Kanun’un 4.maddesi kapsamında rekabeti
sınırlayıcı işbirliği içinde olduğuna dair yeterli delil
bulunmadığından, işlem tesisine gerek olmadığını düşünüyorum.
Tuncay SONGÖR
İkinci Başkan
06-62/848-241
7
Rekabet Kurulu’nun 11.09.2006 tarih ve 06-62/848-241 sayılı Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Glencore AG’ye soruşturma açılmasına ilişkin Rekabet Kurulu kararı
ve soruşturma raporunun tebliğ edilememesi ve dolayısıyla savunmalarının
alınamaması nedeniyle bu teşebbüs hakkında bu aşamada nihai karar
verilmesine yer olmadığı, bununla birlikte anılan teşebbüse soruşturma
raporunun tebliğ edilmesi ve savunmalarının alınması hususlarının
Başkanlıkça takip edilmesi, savunmasının alınmasını müteakip bu teşebbüs
ile ilgili dosyanın ele alınarak nihai kararın tesis edilmesi gerektiği görüşünde
olduğumdan dolayı çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
M.Sıraç ASLAN
Kurul Üyesi
06-62/848-241
8
Rekabet Kurulu’nun 11.9.2006 günlü 06-62/848-241 sayılı Kararına
KARŞI OY
Soruşturma, Glencore AG’ye; Krutrade AG ve Mir Trade AG ile birlikte
ithal kömür piyasasında aralarında anlaşarak rekabeti kısıtladıkları iddiasıyla
söz konusu iki şirket ve kendisine bağlı Glencore İstanbul AŞ ve Minerkom
AŞ’lerine yönelik olarak yürütülen soruşturmadan sonra açılmıştır.
Asıl soruşturma 25.7.2006 tarihinde karara bağlanarak sonuçlanmış
olup Rekabet Kurulunun Krutrade AG ile Glencore İstanbul AŞ ve Minerkom
AŞ’nin rekabeti kısıtlayıcı nitelikte işbirliği içinde bulundukları yolundaki karar
hükmüne Krutrade AG ile Glencore AG arasında dikey anlaşma bulunduğu
Glencore AG’nin kömür üreticisi değil satıcısı olduğu ve faaliyetinin grup
muafiyeti kapsamında bulunduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştım.
Rekabet ihlali içinde bulunmadığı kanaatinde olduğum Glencore AG’nin
Soruşturma raporunun tebliğ edilmemesi ve savunma alınamamış olması
nedeniyle işlem tesis edilmesine yer olmadığı yolundaki Rekabet Kurulu
Kararına Glencore AG’nin rekabet ihlali içinde bulunmadığı yönündeki karşı
oyum nedeniyle gerekçe yönünden karşıyım.
Süreyya ÇAKIN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy