1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D4/1/A.I-00/8 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 01-08/73-21
Karar Tarihi : 13.2.2001
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
İkinci Başkan : Dr. Kemal EROL
Üyeler : Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU, İsmet CANTÜRK,
Necdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER
B- RAPORTÖRLER: Ali ILICAK, Serpil ÇINAROĞLU, Metin HASSU
C- BAŞVURUDA BULUNAN: Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı (THY A.O.)
Vekilleri: Prof. Dr. Arif ESİN
Vali Konağı Cad. No: 161/20
Nişantaşı 80220 İstanbul
Av. Berrak AŞCI
THY. A.O. Hukuk Müşavirliği
Genel Yönetim Binası, Atatürk Havalimanı
Yeşilköy 34830 İstanbul
D- TARAFLAR: - THY A.O.
Atatürk Havalimanı Yeşilköy 34830 İstanbul
- İsrail Hava Yolları
P. O. Box 41 Bengurioen 70100 İSRAİL
- Ürdün Krallığı Hava Yolları
P. O. Box 302 Amman ÜRDÜN
- Mısır Hava Yolları
Cairo International Airlines Kahire MISIR
E- DOSYA KONUSU: THY A.O.'nun, İsrail Hava Yolları, Ürdün Krallığı Hava
Yolları ve Mısır Hava Yolları ile imzaladığı havuz anlaşmalarına bireysel
muafiyet verilmesi talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 5.5.1998 tarih ve 1096 sayı ile giren
bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 5.
maddeleri uyarınca düzenlenen 7.11.2000 tarih ve D4/1/A.I.-00/8 sayılı Muafiyet Ön
İnceleme Raporu 22.11.2000 tarih, REK.0.08.00.00/58 sayılı Başkanlık önergesi ile
23.11.2000 tarih ve 00-46 sayılı Kurul toplantı gündemine alınarak görüşülmüş,
alınan karar uyarınca düzenlenen 30.1.2001 tarihli "Ek Çalışma" metni 8.2.2001
tarih, REK.0.08.00.00/8 sayılı Başkanlık önergesi ile 13.2.2001 tarih ve 01-08 sayılı
Kurul toplantı gündemine alınarak karara bağlanmıştır.
2 REKABET KURUMU
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: -THY’nin Mısır Hava Yolları ile yaptığı havuz
anlaşmasının, Türkiye ile Mısır arasında 12.1.1993 tarihinde imzalanan milletlerarası
hava ulaştırma anlaşmasında yer alan rekabet sınırlamalarını aşmaması nedeniyle
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi kapsamında
değerlendirilemeyeceği,
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İsrail Devleti arasında 5.2.1951 tarihinde
imzalanan uluslararası havacılık anlaşmasının izin verdiği düzenlemeleri aşan ve
dolayısıyla 4054 sayılı Kanun kapsamında kabul edilen THY ile İsrail Hava Yolları
arasındaki havuz anlaşmasında Kanun’un 4. maddesini ihlal edebilecek nitelikte
bulunan; kapasiteyi beraber belirleme, geliri eşit paylaşma, hava trafiğini beraber
planlama gibi hükümler bulunmakla birlikte, anılan havuz anlaşmasının Kanun’un 5.
maddesinde sayılan koşulları taşıması nedeniyle, Kanun’un aynı maddesi uyarınca
bildirim tarihinden itibaren 5 yıl süreyle bireysel olarak muafiyetten yararlanmasında
bir sakınca olmadığı,
THY ile Ürdün Krallığı Hava Yolları arasında 13.4.1982 tarihinde imzalanan,
ancak dayanak teşkil eden uluslararası anlaşmanın TBMM tarafından bir Kanun ile
kabul edildiğine dair bir bilgiye hem THY yetkilileri ile yapılan görüşmeler, hem de
yapılan mevzuat taraması sonucunda ulaşılamayan ve taşıdığı hükümler sebebiyle
4054 sayılı Kanun kapsamında kabul edilen havuz anlaşmasında, Kanun'un 4.
maddesini ihlal edebilecek nitelikte görülen arzın beraber belirlenmesi gibi rekabeti
sınırlayabilecek nitelikte hükümler bulunmakla birlikte, anılan anlaşmanın Kanun’un
5. maddesinde sayılan koşulları taşıması nedeniyle, aynı Kanun maddesi uyarınca
bildirim tarihinden itibaren 5 yıl süreyle bireysel olarak muafiyet verilebileceği
düşünülmektedir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
1. İlgili Pazar
Ürün Pazarı: Hava taşımacılığı hizmeti, tarifeli sefer ve tarifesiz sefer olmak üzere iki
şekilde sunulmaktadır. İş amaçlı seyahat eden yolcular için zaman önemlidir. Bu
yolcular için charter (tarifesiz) ya da one-stop service olarak adlandırılan hava
taşımacılığı hizmetinin tarifeli ya da nonstop service olarak adlandırılan hava
taşımacılığı hizmetini ikame etmesi zordur. Bu nedenle, sözkonusu iki hizmet
Rekabet Hukuku anlamında ayrı ayrı pazarlar oluşturmaktadır. Başvuru konusu olan
havuz anlaşmalarının da sadece tarifeli sefer yapan milli hava yollarının faaliyetlerini
düzenlediği gözönüne alınarak, ilgili ürün pazarı tarifeli hava taşımacılığı pazarı
olarak tespit edilmiştir.
Coğrafi Pazar: Herbir havuz anlaşması, farklı parkurlardaki tarifeli seferleri
düzenlediği için ilgili coğrafi pazar da herbir havuz anlaşması için ayrı ayrı uçuş
parkurları olacaktır.
Buna göre başvuru konusu anlaşmalarla ilgili 3 ayrı coğrafi pazar söz
konusudur:
-İstanbul/Kahire arasındaki karşılıklı ana uçuş parkuru
-İstanbul/Telaviv arasındaki karşılıklı ana uçuş parkuru
-İstanbul/Amman arasındaki karşılıklı ana uçuş parkuru
3 REKABET KURUMU
2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
2.1. Anlaşmaların İncelenmesi
Bildirime konu olan havuz anlaşmalarının rekabet mevzuatı çerçevesindeki
incelemesi, Bildirim Formu’nda bu anlaşmaların kaynağı olduğu belirtilen ikili hava
ulaştırma anlaşmaları ile birlikte yapılmıştır.
2.1.1. THY ile İsrail Hava Yolları (EL-AL) Arasında Akdedilen Havuz Anlaşması
Türkiye ve İsrail arasında tüm tarifeli hava servisleri ile yolcu taşınmasından
elde edilen gelirlerin bir havuzda toplanması konusunda 25.3.1990 tarihinde yapılan
anlaşmaya göre toplam havuz kapasitesi söz konusu parkurdaki trafik beklentilerine
ilişkin olarak seyahat edenlerin taleplerini karşılayacak şekilde ve makul seviyede bir
doluluk oranı elde edilmesine ve akit tarafların operasyonel şartlarına dikkat edilerek
planlanacaktır.
Anlaşmanın 1. maddesine göre hava servisleri azami düzenlilik ve verimlilikle
yapılacak, her bir akit taraf kendi operasyon masraflarına kendisi katlanacak, her iki
taraf da havuz seferlerine yönelik olarak yaptıkları reklamlarda birlikte gayret
gösterecek, havuz hizmetlerini tarifelerinde yayınlayacak ve ayrıca diğer akit tarafın
havuz seferlerini karşılıklılık esasına göre kendi otomatik rezervasyon sistemine
dahil edecektir.
Anlaşmanın 3. maddesine göre her bir akit tarafın yolcu taşınmasından doğan
toplam geliri, her bir IATA (Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği) periyodu için ABD
doları cinsinden karşılıklı anlaşma ile tespit edilecek bir birim fiyatla
değerlendirilecek, bir önceki IATA periyodu ve beklenen farklılıklar dikkate alınarak
mümkün olan en yakın doğrulukta ortalama yolcu geliri tespit edilecek ve taraflar
elde ettikleri ortalama fiyatın %25’ini satış masrafları, komisyon, yolcu hizmetleri gibi
masraflar için düşecektir. Yeni ücretler kabul edilmesi halinde anlaşılmış birim fiyat
tekrar gözden geçirilecektir.
Anlaşmanın 4. maddesine göre her iki tarafın mevsimlik yolcularından
anlaşılmış birim gelir uygulanarak elde edilen gelir öncelikle %50-50 olarak
paylaşılacak, eşit paylaşma sisteminin sonucu olarak daha yüksek üretim payı elde
eden taraf “ödeme yapacak taraf” olacaksa her iki tarafın sezonluk geliri herbirinin
elde ettiği üretim payı orantısına göre paylaşılacaktır. Havuz dağıtımı sonucunda
ortaya çıkacak havuz ödemeleri ödeyen tarafın havuza katkısının %2'sini
aşamayacaktır.
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle İsrail Devleti Hükümeti Arasında Hava
Ulaştırmasına Dair Anlaşma
15.12.1951 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5848 sayılı Kanun ile
yürürlüğe giren 5.2.1951 tarihli anlaşma ile taraflardan Türkiye Hükümeti İsrail
Hükümeti’ne, milletlerarası havayolları ve seferleri kurulması için Lydda’dan veya
Hayfa’dan Ankara’ya veya İstanbul’a ve daha ilerideki memleketlere her iki
istikamette, İsrail Hükümeti de Türkiye Hükümeti’ne İstanbul’dan Lydda ve veya
Hayfa’ya ve daha ilerideki memleketlere her iki istikamette hava nakliyat servisi
işletme haklarını vermektedirler.
4 REKABET KURUMU
Anlaşmanın 13. maddesi (a) bendi uyarınca ücret tarifeleri sonraki bentlerde
tarif edilen usule uygun olarak, “bütün alakalı unsurlar ve diğer teşebbüsler
tarafından tatbik olunan tarifeler bilhassa işletme masrafları, normal kar, sürat ve
konfor gibi her servisin arz ettiği hususiyetler nazarı itibara alınarak” tespit
olunacaktır. Anlaşmanın (b) bendine göre “Tayin edilmiş teşebbüslerce tatbik
edilecek tarifeler Sözleşen Taraflardan her birinin havacılık makamlarının tasvibine
arz edilecek ve bu makamlar kanuni yetki hudutları dahilinde işbu Anlaşmanın
ekinden mütevellit mükellefiyetlere göre hareket edeceklerdir.” Yine (d) bendine göre
de, “Sözleşen Taraflardan birinin havacılık makamları, yukarıda (b) paragrafında
derpiş edilen ihbarın alınmasından sonra, diğer Sözleşen tarafın bir teşebbüsü
tarafından teklif edilen tarifeyi tasvip etmezse derpiş edilen otuz günlük müddetin
hitama ermesinden önce, keyfiyetten, bu sonuncu tarafı haberdar edecek ve
Sözleşen Taraflar uygun bir tarife üzerinde bir anlaşmaya varmaya çalışacaklardır.
Son merci olarak Anlaşmanın 12. maddesinde derpiş edilen hakeme müracaat
edilecektir.”
Ayrıca, Anlaşmanın Ek 3. maddesi (a) bendinde “İmkan nispetinde ucuz ve
salim ekonomik prensiplerle bağdaşan tarifeler uygulanması suretiyle hava
yolculuğunun, insanlığın genel refahı bakımından arz ettiği faydaların yayılmasının
en geniş şekilde teşci ve teşviki ve aynı zamanda bu yeni ulaştırma vasıtasından iki
memleketin müşterek refahı bakımından çok sayıda bilvasıta faydaların sağlanması
şayanı arzudur” denilmektedir.
Anılan iki metin değerlendirildiğinde; THY ile İsrail Hava Yolları arasındaki
havuz anlaşmasında, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İsrail Devleti arasında
imzalanan uluslararası havacılık anlaşmasının izin verdiği sınırlamaları aşan,
kapasiteyi beraber belirleme, geliri eşit paylaşma, hava trafiğini beraber planlama
gibi hükümlerin yer aldığı belirlenmiştir.
2.1.2. THY ile Ürdün Krallığı Hava Yolları (ALIA) Arasında Akdedilen Havuz
Anlaşması
Ürdün ve Türkiye’de başlayan ve biten havuz kapsamındaki yolcu
taşımalarından doğacak tüm gelirlerin havuzda toplanması konusunda 13.4.1982
tarihinde yapılan ve 1.5.1982 tarihinde yürürlüğe giren anlaşmanın 8. maddesine
göre her iki taraf da “IATA ücretlerinde belirtilen seviyelere ve şartlara veya ilgili
devletlerin hükümet otoritelerinin müştereken kararlaştırdıkları ücret seviyelerine ve
şartlarına uymayı” kabul etmektedir.
Anlaşmanın 1. maddesinde, anlaşmanın ekinde hizmetlerin günlerinin,
haftada kaç kez uçuş yapılacağının, her bir havayolunun hizmet verecek uçağının
tipi ve özellikleri ile bu gelir havuzunu hesaplamada kullanılacak birim fiyatların
açıklanacağı belirtilmektedir. Yine anlaşmanın 4. maddesine göre havuz
hizmetlerinden doğan gelirler %50-50 esasına göre paylaşılacaktır.
Ayrıca, Anlaşmanın Kurumumuza gönderilen Türkçe çevirisinde yer
almamakla birlikte, İngilizce olarak gönderilen anlaşma metni ekinde Ürdün Krallığı
Hava Yolları ve THY arasında 13.4.1982 tarihinde imzalanan söz konusu havuz
anlaşmasına ilişkin olarak, 27.3.1999 tarihinden sonraki hava taşımacılığında iki
5 REKABET KURUMU
havayolu arasında havuz gelir paylaşımı ve transferi yapılmayacağına dair bir
anlaşma yer almaktadır.
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Haşimi Ürdün Krallığı Hükümeti Arasında
Hava Ulaştırmasına Dair Anlaşma
7.5.1948 tarihinde imzalanan söz konusu anlaşmanın 1. maddesine göre
sözleşen taraflardan Ürdün Haşimi Krallığı Hükümeti, Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti’ne anlaşmanın ekinde belirtilen Ankara’dan Amman ve Akabe’ye ve daha
ilerdeki memleketlere, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ise Ürdün Haşimi Krallığı
Hükümeti hava ulaştırma teşebbüslerine Amman’dan Ankara-İstanbul’a ve daha
ilerdeki memleketlere milletlerarası yolcu, yük, posta almak ve boşaltmak haklarını
vermektedirler.
Diğer taraftan, söz konusu İngilizce orjinal metinli Anlaşmanın 8. maddesi
seferler başlatılmadan önce kapasite ve uygulanacak sefer sıklığının tarafların
havacılık makamları arasında mutabakatla kararlaştırılacağını ve bunların zaman
zaman söz konusu otoritelerin isteği üzerine yenileneceğini öngörmektedir. 9.
maddesi uyarınca ise, ücret tarifeleri bütün maliyet faktörleri ve makul bir kar haddi
göz önünde bulundurularak taraflar arasında mutabakatla belirlenecek ve yürürlüğe
girmeden en az 90 gün önce her iki tarafın havacılık makamlarının onayına
sunulacaktır.
Anlaşmanın Sefer Tarifelerinin Onayı başlıklı EK II. bölümünün 1.
maddesinde, taraflardan her birinin tayin ettiği havayolu veya havayollarının yaz ve
kış dönemine ait uçuş tarifelerini yürürlüğe girmeden en az 30 gün önce onay almak
üzere karşı tarafın havacılık makamlarına sunacakları, ikinci maddesinde ise,
havacılık makamlarına sunmadan önce mutabakata varmak için kendi aralarında
görüşecekleri, ilgili havacılık makamlarının bu tarifeleri onaylayabileceği veya
onaylayamayabileceği veyahut da değişiklik yapmalarını isteyebileceği, her
halukarda tarifelerin onaylanmadan önce yürülüğe girmeyeceği veya
değiştirilemeyeceği belirtilmektedir.
Söz konusu uluslararası anlaşmanın TBMM tarafından bir Kanun ile kabul
edildiğine dair bir bilgiye hem THY yetkilileri ile yapılan görüşmeler, hem de yapılan
mevzuat taraması sonucunda ulaşılamamıştır. Öte yandan, THY ile Ürdün Krallığı
Hava Yolları arasında imzalanan söz konusu havuz anlaşmasında arzın beraber
belirlenmesi gibi rekabeti sınırlayabilecek nitelikte hükümler yer almaktadır.
2.1.3. THY ile Mısır Hava Yolları (Egypt Air) Arasında İmzalanan Havuz
Anlaşması
Mısır Hava Yolları ve THY arasında akdedilen anlaşmanın 1. maddesinde,
anlaşmanın 25.10.1992 tarihinden itibaren geçerli olduğu, mevcut trafikten ve
gelecekteki trafik potansiyelinden mümkün olan en yüksek payı alabilmek için
tarafların servislerinin programlarını beraber koordine etmek amacıyla yapıldığı ve
anlaşmaya göre her iki tarafın da bu anlaşmanın eklenmiş maddelerine ve şartlarına
uygun olarak İstanbul ve Kahire arasındaki yolcu servislerini havuz şeklinde
yapacağı, trafikteki talebe makul seviyedeki yükleme faktörleri ile cevap verebilmek
ve tarafların İstanbul ve Kahire servislerinde mümkün olan en yüksek trafik payını
taşıyabilmeleri amaçlarıyla, uçulacak kapasite ve programların beraberce
6 REKABET KURUMU
planlanacağı belirtilmektedir. Herbir taraf kendi operasyonlarının maliyet ve
masraflarına kendisi katlanacaktır. Havuz servislerinin pazarlanması ve reklamı için
yakın işbirliği yapılacaktır.
Anlaşmanın 6. maddesine göre, yolcu taşımacılığından elde edilen tüm gelir
ABD doları olarak ve gerçekten elde edilen gelire mümkün olan en yakın şekilde
hesaplanarak birim gelir esasına göre havuza getirilecek, herbir havuz periyodunun
sonunda tarafların gerçekte arzettiği frekans ve koltuk kapasitesi dikkate
alınmaksızın taraflar arasında %50-50 olarak bölüşülecektir.
Ancak 24.2.1998 tarihinde taraflar arasında akdedilen bir anlaşmayla,
25.10.1998 tarihinden sonra her iki taşıyıcının da taşıdığı trafiğe ilişkin olarak havuz
geliri dağılımı ve dolayısıyla böyle bir gelirin transferinin de yapılmayacağı hükme
bağlanmıştır.
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Mısır Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında
Hava Taşımacılığı Anlaşması
18 Ekim 1995 tarih ve 22437 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 4091
sayılı Kanun ile kabul edilen 12.1.1993 tarihli, T.C.Hükümeti ile Mısır Arap
Cumhuriyeti Hükümeti Arasındaki Hava Taşımacılığı Anlaşması’nın rekabet mevzuatı
açısından incelenmesi gerektiği düşünülen maddeleri aşağıda sunulmuştur:
Anlaşmanın 6. maddesi:
“1. Her akid tarafın tayin edilmiş havayolu işletmesi, teçhizat cinsi de dahil olmak
üzere, her tarife dönemine (yaz ve kış) ait uçuş tarifelerini, en geç tarifenin yürürlük
tarihinden otuz gün önce onaylanmak üzere diğer akid tarafın havacılık makamlarına
sunacaktır.
…
2. Her akid tarafın tayin edilmiş havayolu işletmesince uçuş tarifelerinin diğer akid
tarafın havacılık makamlarına sunulmadan önce, bunların onaylanmasını
kolaylaştırmak amacıyla her iki akid tarafın havayolu işletmeleri birbirleriyle tarifeler
konusunda istişare edeceklerdir.
3. Bu uçuş tarifelerini alan havacılık makamları ya bunları onaylayacaklar veya
bunlarda değişiklik yapılmasını önereceklerdir.” şeklindedir.
Anlaşmanın 10. maddesi:
“1. Her Akid Taraf diğer Akid Tarafın tayin edilmiş havayolu işletmesine kendi
toprağında o tayin edilmiş havayolu işletmesi tarafından yolcu, bagaj, kargo ve posta
işletmesinden elde ettiği gelirin gider üzerindeki fazlasını Akid taraflarca ortaklaşa
kabul edilen konvertibl döviz üzerinden ilgili Akid Devletin yetkili makamlarınca
belirlenen parite kuruna göre serbestçe transfer etme hakkını vermektedir…
2. Akid Taraflar arasındaki ödemeler özel bir anlaşma ile düzenlenmesi halinde, bu
anlaşma uygulanacaktır.” şeklindedir.
7 REKABET KURUMU
“Kapasite Hükümleri” başlıklı 11. madde:
“1. Kendi ülkeleri arasında belirtilen yollar üzerinde mutabık kalınan seferleri işletme
hususunda her iki akid tarafın tayin edilmiş havayolu işletmeleri için adil ve eşit
fırsatlar olacaktır.
2. Mutabık kalınan seferleri işletirken, her Akid Tarafın tayin edilmiş havayolu
işletmesi, öbür Akid Tarafın tayin edilmiş havayolu işletmesinin aynı yolun tamamı
veya bir kısmı üzerinde sağlamakta olduğu seferleri olumsuz etkilememek için, o
işletmenin menfaatlerini dikkate alacaktır.
3. Akid Tarafların tayin edilmiş havayolu şirketlerinin sağladıkları mutabık kalınan
seferler belirtilen hatlar üzerinde halkın taşıma ihtiyaçları ile yakından ilgili olacak ve
asıl amaçları havayolu şirketlerini tayin etmiş Akid Devlet ülkesinde başlayan ve
oraya yönelik trafiğin mevcut ve makul olarak beklenen taşıma ihtiyaçlarını makul bir
yük faktörü ile karşılayacak bir kapasiteyi sağlamak olacaktır.
4. Her Akid Tarafın tayin edilen havayolu işletmesinin öbür Akid Tarafın toprağındaki
noktalar ve belirtilen yollar üzerinde üçüncü ülkelerin toprağındaki noktalar arasında
trafik taşıma hakkı kapasitenin aşağıdaki hususlarla ilgili olduğu genel ilkeye göre
kullanılacaktır.
havayolu işletmesini tayin etmiş olan Akid Tarafın toprağına yönelik ve oradan dışa
yönelik trafik ihtiyaçları; ve
havayolunun geçmekte olduğu bölgenin trafik ihtiyaçları: bu ihtiyaçlar, bölgeyi
kapsayan Devletlerin havayolu işletmelerinin kurmuş oldukları diğer taşıma seferleri
dikkate alındıktan sonra belirlenir; ve
hat boyunca havayolu işletme faaliyetlerine olan ihtiyaç
Bu paragrafa göre verilecek olan imtiyazlar nihai olarak Akid Devletlerin havacılık
makamları tarafından kararlaştırılacaktır.
5. Sağlanacak kapasite ve işletilecek olan seferlerin sıklığı konusunda başlangıçta
seferlere başlanmadan önce Akid Devletlerin havacılık makamları arasında
anlaşmaya varılacaktır…” şeklindedir.
“Tarifelerin Belirlenmesi” başlıklı 12. maddesi:
“1. Akid Taraflardan birinin havayolu işletmesi tarafından öbür Akid Tarafın toprağına
ve oradan yapacağı taşımalar için uygulayacağı tarifeler işletme maliyeti, makul bir
kar ve diğer havayolu işletmelerinin tarifeleri de dahil ilgili faktörler dikkate alınarak
makul seviyelerde tespit edilecektir.
2. İşbu Maddenin (1) paragrafında anılan tarifeler, mümkünse, hattın tamamı veya
bir kısmı üzerinde işletmecilik yapan diğer havayolu şirketlerine danışıldıktan sonra,
her iki Akid Tarafın tayin edilmiş havayolu şirketleri arasında anlaşmaya varılacak ve
böyle bir anlaşmaya varılması için, mümkün olduğunda, Uluslararası Hava Ulaştırma
Birliğinin (IATA) tarifelerin yapılmasına ilişkin usulleri kullanılacaktır.
3. Bu suretle üzerinde mutabık kalınan ücret tarifeleri, yürürlüğe girmesi tekif edilen
tarihten en az doksan gün önce her iki Akid Tarafın havacılık makamlarının onayına
sunulacaktır…
8 REKABET KURUMU
…
5. Eğer bir ücret tarifesi üzerinde İşbu Maddenin (2) paragrafına göre bir anlaşma
olmazsa, veya … bir havacılık makamı diğer havacılık makamına … üzerinde
anlaşılmış bulunan herhangi bir ücret tarifesi hakkında itirazını beyan etmiş olması
halinde Akid Tarafların havacılık makamları fikrini yararlı buldukları herhangi bir
başka Devletin havacılık makamları ile istişare ettikten sonra, ücret tarifesini karşılıklı
anlaşma ile tespit etmeye çalışacaklardır…” şeklindedir.
Söz konusu tespitler çerçevesinde, THY’nin Mısır Hava Yolları ile yaptığı
havuz anlaşmasının, Türkiye ile Mısır arasında 12.1.1993 tarihinde imzalanan
milletlerarası hava ulaştırma anlaşmasında yer alan rekabet sınırlamalarını aşmadığı
anlaşılmıştır.
2.2. Değerlendirme
2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu’nun 6. maddesinde Türk hava sahasında
uçuş yapabilecek araçlar, Türk Devlet hava araçları, Türk uçak siciline kayıtlı Türk
sivil hava araçları ve Türkiye’nin taraf olduğu anlaşmalar uyarınca Türk hava
sahasında uçmalarına müsaade edilen hava araçları olarak sıralanmıştır. Kanun’un
33. maddesinde “yabancı ülkeler ile Türkiye arasında hava ulaştırma hizmeti görecek
yabancı uyruklu işletmelere uygulanacak hükümler, Türkiye’nin taraf olduğu ikili ve
çok taraflı anlaşmalar uyarınca ve karşılıklılık ilkesi gözönünde tutularak Ulaştırma
Bakanlığı’nca saptanır” denilerek Türk hava sahasında sefer yapan yabancı
havayollarının tabi olacağı kuralların ikili hava ulaştırma anlaşmaları gözetilerek
belirleneceği öngörülmektedir.
Anılan Kanun’un 90. maddesi ise “Türk hava sahasında uçuş yapacak
yabancı devlet hava araçları; Türk kanunlarına ve bunlara bağlı kurallara uymak
zorundadırlar. Türk devlet hava araçlarının, Türk devlet hava sahasında ve
uluslararası hava sahasında yapacakları uçuşlarla ilgili kurallar koyma yetkisi Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti’ne aittir.” şeklindedir. Ancak bu maddede geçen tabi olunması
gereken kuralların yabancı hava araçlarının, iniş-kalkışlarda veya uçuş esnasında
uymaları gereken kurallar ya da yasaklar olduğu, başka bir deyişle tarife ve kapasite
gibi ekonomik düzenlemeleri içeren havuz ve benzeri anlaşmaların tarafların
karşılıklı mütabakatı sonucunda yürürlüğe sokulmasının bu Kanun açısından bir
engel teşkil etmediği değerlendirilmiştir.
Bildirim formunda verilen bilgilere göre bildirim konusu üç hatta da, ilgili
anlaşmanın tarafları olan havayolları teşebbüsleri dışında tarifeli sefer yapan bir
teşebbüs bulunmamaktadır. Ancak İstanbul-Telaviv parkurunda Air Alfa, KTHY, Arkia
ve Onur Air firmaları, İstanbul-Kahire parkurunda ise Sharouk Air tarifesiz seferlerini
gerçekleştirmektedir.
Türkiye’nin 5.6.1945 tarih ve 4749 sayılı Kanunla onaylamış bulunduğu
7.12.1944 tarihli Şikago Sözleşmesi, uluslararası sivil havacılığın esaslarını evrensel
düzeyde düzenleyen ve uluslararası hava hukukunun güncel kurallarını belirleyen
temel bir metindir. Anılan sözleşmenin 6. maddesinde; “Tarifeli uluslararası hava
servisleri ancak özel izin veya o devletten başka suretle salahiyet almış olmak ve
ancak bu madde veya salahiyet hükümlerine riayet şartıyla Akit Devletlerden birinin
ülkesi üzerinden veya ülkesi dahilinde işleyebilirler.” hükmü yer almaktadır. Şikago
9 REKABET KURUMU
sözleşmesinde ticari hakların düzenlenmesi hususunda bir mutabakata varılamamış,
bu nedenle ticari hakların ikili anlaşmalar yoluyla düzenlenmesi gereği doğmuştur.
Ülkemizin coğrafi durumunu ve uluslararası hava servislerinin ülkemizden
geçmesinin sağlayacağı imkanları gözönünde tutarak, aynı zamanda milli sivil
havacılığımızı teşvik ve kalkındırmak amacıyla bugüne kadar 81 ülke ile İkili Hava
Ulaştırma Anlaşması yapılmıştır. Yapılan söz konusu anlaşmalar ile THY yurtdışında
100 noktaya tarifeli seferler yapmaktadır.
THY’nın dışında kurulmuş bulunan 8 adet özel havayolu şirketi yurt dışına
tarifesiz seferler düzenlemektedir. Bunlardan İstanbul Havayolları ve Onur Air’in
1996 yılından itibaren bazı noktalara içhat sefer düzenlemelerine müsaade
edilmektedir. Ayrıca yurt dışından ülkemize özellikle yaz tarife döneminde yaklaşık
121 hava yolu şirketi tarifesiz seferler düzenlemektedir.
Tarifeli dış hat taşımacılığı, karşı ülkenin sivil havacılık makamlarından izin
alınmasını çabuklaştırmak bakımından, Türkiye’nin ikili anlaşma yaptığı ülkeler ile
yapılmaktadır. Bu uçuşların tarife ücretleri Ulaştırma Bakanlığı tarafından önceden
onaylanamktadır. Bildirime konu havuz anlaşmalarına kaynak teşkil eden ilgili ikili
hava ulaştırma anlaşmalarının fiyat ve sefer tarifeleri düzenlenirken ilgili
havayollarının istişarelerde bulunabileceklerine yönelik düzenlemelerin rekabeti
kısıtlayıcı nitelikte olduğu değerlendirilmekle birlikte, talebin az olduğu ve halihazırda
zaten başka rakip havayolu teşebbüslerinin olmadığı söz konusu hatlar için bu tür
görüşme ve anlaşmaların ilgili güzergahlardaki hava trafiğinin düzenlenmesi, her iki
havayolu şirketine yönelik taleplerin birleştirilerek mevcut kapasitenin iktisadi açıdan
en etkin biçimde kullanılabilmesi ve yolcuların düzenli ve güvenli hizmet almalarının
sağlanması bakımından rekabeti sınırlama etkisinin yarattığı olumsuzlukları aştığı
sonucuna varılmıştır.
Muafiyet koşulları açısından yapılan değerlendirmeler çerçevesinde;
hükümetler arasında akdedilen ikili hava ulaştırma anlaşmalarından İsrail Hava Yolu
ile THY arasında yapılan havuz anlaşmasında, ikili hava ulaştırma anlaşmasında yer
almayan rekabet kısıtlaması olarak, gelirlerin bir havuzda toplanması ve eşit olarak
paylaşılması, hava trafiğinin birlikte planlanması gibi unsurlara yer verildiği
görülmektedir. Ürdün Krallığı Hava Yolları ve Mısır Hava Yolları ile THY arasında
ayrı ayrı yapılan ikili hava ulaştırma anlaşmalarında ise, sefer tarifelerinin
havayollarının karşılıklı görüşmeleri ile tespit edileceği öngörülmektedir. THY ile
Ürdün Krallığı Hava Yolları arasındaki anlaşmada fiyata ilişkin “IATA ücretlerinde
belirtilen seviyelere ve şartlara veya ilgili devletlerin hükümet otoritelerinin
müştereken kararlaştırdıkları ücret seviyelerine ve şartlarına uymayı” taahhüt
ettiklerine dair bir madde yer almakla birlikte; bu maddenin amacının ve doğurduğu
etkinin pazardaki rekabeti sınırlamaya yönelik olmadığı değerlendirilmiştir.
Söz konusu havuz anlaşmalarında bu rekabet sınırlamalarına ek olarak başka
bir rekabet sınırlaması getirilmediği anlaşılmaktadır. Ancak ikili hava ulaştırma
anlaşmalarında düzenlendiği üzere, tarafların tayin ettiği havayollarınca mutabakata
varılan sefer tarifelerinin yürürlüğe girmeden önce her iki ülke havacılık
makamlarından onay alması gerekmektedir. Yine bu anlaşmalar uyarınca, söz
konusu sivil havacılık makamları, bu tarifeleri onaylamayabilir ya da üzerinde
10 REKABET KURUMU
değişiklik yapılmasını isteyebilir. Her halukarda sivil havacılık makamlarının onayı
alınmadan önce ilgili havayolu işletmeleri seferlerine başlayamamaktadır.
Bildirim formunda, bu anlaşmalarla hava trafiğinin düzenlenmesinin
sağlandığı, daha verimli bir tarife oluşumuyla tüketicinin aynı gün ve sezona
yığılması önlenerek yaygın, düzenli ve güvenli bir hizmetten yararlanma imkanına
kavuştuğu, çok karlı olmayan bazı hatlarda dahi yolcuya düzenli sefer imkanının
sunulduğu ve ortaya çıkan uyumlu sistem sonucunda yolcuların ihtiyaçlarının
karşılandığı belirtilmektedir.
Yine, karşılıklı sefer yapan taşıyıcıların kendi seferlerinin dolu olduğu veya
seferlerinin olmadığı günlerde karşı tarafın seferlerine rezervasyon yapıp yolcu
devrettiği ve böylece yolcuların kesintisiz ve güvenli hizmet almalarının sağlandığı
da belirtilmektedir. Bu çerçevede, bildirime konu havuz anlaşmaları ile uluslararası
hava taşımacılığında hava trafiğinin düzenlenerek hava taşımacılık hizmetlerinin
sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin sağlandığı ve tüketici açısından da yarar
ortaya çıkardığı değerlendirilmektedir.
Ayrıca bildirim formunda; mevcut durumda, bildirime konu havuz
anlaşmalarına taraf havayolları dışında ilgili parkurlarda tarifeli sefer düzenleyen
rakip havayollarının bulunmadığı, ancak bu anlaşmalar sonucunda pazara girişin
engellenmediği, ilgili parkurda sefer yapmak isteyen teşebbüslerin mevcut yasal
düzenlemelere göre, Sivil Havacılık Kanunu ve Sivil Havacılık Yönetmeliklerinde
belirtilen teknik ve mali şartları yerine getirerek sivil havacılık otoritelerinden izin
almaları gerektiği hususlarına yer verilmektedir. Nitekim, THY’nın dış hat seferlerine
ilişkin uçuş izin müracaatları ile yabancı havayolu şirketlerinin bütün Türkiye
seferlerine ilişkin uçuş izin müracaatları ikili Hava Ulaştırma Anlaşmaları
çerçevesinde değerlendirilmektedir. Mısır ve Ürdün Hükümetleri ile yapılan ikili hava
ulaştırma anlaşmalarının trafik haklarını düzenleyen maddelerinde, her akid tarafın
diğer akid tarafa anlaşmaların ekinde belirtilen yollar üzerinde tarifeli uluslararası
seferler düzenleme amacıyla diğer akid tarafın toprağı üzerinden iniş yapmadan
boydan boya uçma, anılan toprakta trafik amaçları dışında duraklamalar (teknik
inişler) yapma, uluslararası trafiği boşaltma ve alma amacıyla o yol için anılan
toprakta duraklama yapma hakkı verdiği, işletme müsaadesi başlıklı maddesinde ise
belirtilen yollar üzerinde mutabık kalınan seferleri işletme amacıyla her akid tarafın
yazılı olarak diğer akid tarafa bir veya daha fazla havayolu işletmesi tayin etme hakkı
olacağı, bu tayini alması üzerine diğer akid tarafın gereksiz gecikmeye yer vermeden
tayin edilen havayolu işletmesine gerekli müsaadeyi vereceği, bir havayolu
işletmesinin böylece tayin edilip müsaade alması üzerine, anılan anlaşmanın
yukarıda da belirttiğimiz “kapasite hükümleri” ve “tarifelerin belirlenmesi” başlıklı
maddelerine göre üzerinde anlaşmaya varılan bir kapasite ve tespit edilen bir ücret
tarifesinin mutabık kalınan seferler bakımından yürürlükte olması şartıyla herhangi
bir zaman bu seferleri işletmeye başlayabileceği ifade edilmektedir. Dolayısıyla,
pazara girişe ilişkin olarak; söz konusu havuz anlaşmalarında, ikili hava ulaştırma
anlaşmalarında ve ilgili mevzuatta belirtilen şartlar dışında bir kısıtlama
getirilmediğinden ilgili pazarda rekabetin ortadan kalkmadığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak, ikili hava ulaştırma anlaşmalarının kural ve ilkeleri
çerçevesinde ve T.C.’nin uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülükleri
11 REKABET KURUMU
doğrultusunda imzalanan havuz anlaşmalarının ilgili pazarda rekabeti zorunlu
olandan fazla sınırlamadığı kanaatine varılmıştır. Anılan havuz anlaşmalarının
yapıldığı hatların yoğun bir rekabete sahne olup da havayolu teşebbüslerinin
karşılıklı anlaşmalar yaparak bu alanı rekabete kapatmaları ya da bu teşebbüslerin
rakip yokluğundan birlikte hakimiyetlerini kötüye kullanmaları gibi bir durumun söz
konusu olmadığı, anlaşmalarla yapılmak istenenin müşteri sayısının kısıtlı olduğu bu
hatların maliyetlerini olabildiğince düşürerek hizmetin devamlılığının sağlanması
olduğu, konu değerlendirilirken gözden kaçırılmaması gereken bir husus olarak
mütaala edilmiştir.
İ- SONUÇ
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında;
1. THY’nin Mısır Hava Yolları ile yaptığı havuz anlaşmasının, Türkiye ile
Mısır arasında 12.1.1993 tarihinde imzalanan milletlerarası hava ulaştırma
anlaşmasında yer alan rekabet sınırlamalarını aşmadığı kanısı ile, 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi kapsamında
değerlendirilemeyeceğine,
2. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İsrail Devleti arasında 5.2.1951 tarihinde
imzalanan uluslararası havacılık anlaşmasının izin verdiğinin ötesine geçen ve
dolayısıyla 4054 sayılı Kanun kapsamında kabul edilen THY ile İsrail Hava Yolu
arasındaki havuz anlaşmasında, Kanun’un 4. maddesini ihlal edebilecek nitelikte
bulunan, kapasiteyi beraber belirleme, geliri eşit paylaşma, hava trafiğini beraber
planlama gibi olan hükümler bulunmakla birlikte, anılan havuz anlaşmasının
yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, bildirim tarihinden itibaren 5 yıl süreyle
bireysel olarak Kanun’un 5. maddesi uyarınca muafiyetten yararlanmasına,
3. THY ile Ürdün Krallığı Hava Yolları arasında 13.4.1982 tarihinde
imzalanan, ancak dayanak teşkil eden uluslararası anlaşmanın TBMM tarafından bir
Kanun ile kabul edildiğine dair bir bilgiye ulaşılamayan ve bu durumda 4054 sayılı
Kanun kapsamında kabul edilen havuz anlaşmasında, arzın beraber belirlenmesi
gibi, Kanun'un 4. maddesini ihlal edebilecek nitelikte olan hükümler bulunmakla
birlikte, anılan anlaşmanın Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulları taşıması
nedeniyle bildirim tarihinden itibaren 5 yıl süreyle bireysel olarak Kanun’un aynı
maddesi uyarınca muafiyet tanınmasına,
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy