Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2004-1-156 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 05-12/137-50
Karar Tarihi : 3.3.2005
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan :Mustafa PARLAK
Üyeler :Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY,
Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof.Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M.Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B. RAPORTÖR : Harun ULU
C. ŞİKAYET EDEN : - Uşak S.S. Kömürcüler Temin ve Tevzi Kooperatifi
Temsilcisi: Av. Vedat ATAK 20
Minareci İşhanı Kat:4 Uşak
D. HAKKINDA İLK İNCELEME YAPILAN:
- Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu
Hipodrom Cad. No:12 Yenimahalle 06330 Ankara
- TKİ Ege Linyit İşletmesi Müessese Müdürlüğü (ELİ)
Atatürk Cad. No:89 45500 Soma- Manisa
30
E. DOSYA KONUSU: TKİ ELİ Müdürlüğü’nün bayileri arasında miktar
ayrımcılığı yaparak hakim durumunu kötüye kullandığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: TKİ ELİ Müdürlüğü’nün Uşak’ta bayilik sistemine
geçeceğini duyurduğu ve bayilik şartlarını ilan ettiği, Uşak Belediyesi’nin ortak
olduğu UTAŞ’a bayilik şartlarını taşımamasına rağmen bayilik verdiği, öte
yandan UTAŞ’a 40.000 ton kömür tahsis ederken şikayetçi kooperatife 1007
ton kömür tahsis ettiği ifade edilerek, piyasadaki rekabeti bozucu etkiler
taşıyan bu uygulamalarla ilgili gereğinin yapılması talep edilmiştir.
40
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 28.12.2004 tarih ve 7361 sayı ile
giren başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un
6. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 25.2.2005
tarih, 2004-1-156/İİ-05-HU sayılı İlk İnceleme Raporu, 25.2.2005 tarih,
REK.0.05.00.00/37 sayılı Başkanlık önergesi ile 05-12 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRÜN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Şikayete konu olan “B Grubu Bayilik Anlaşmaları”nın 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında grup muafiyetinden yararlandığı, 50
05-12/137-50
2
- Bayilik şartlarını taşımayan teşebbüslere bayilik vermesinin 4054 sayılı
Kanun’un kapsamı dışında kaldığı,
- UTAŞ Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirkete daha fazla kömür tahsisi
yapmasının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediği, bu nedenle
şikayetçinin taleplerinin reddedilmesi gerektiği
ifade edilmektedir.
60
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
1.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Kömürün kullanım alanları genel olarak ısınma amaçlı ve sanayi amaçlı olmak
üzere iki kısma ayrılmaktadır. Kömür ticaretinde, kullanım amaçlarına göre
istenen kalite için limitler düzenlenmektedir. Bunlar;
70
a-Toz Kömür : Boyutu 18 mm.'in altında kalan kömürler olup demir-çelik
fabrikaları ve termik santrallerde kullanılmaktadır.
b-Parça Kömür : Boyutu 18 mm. ile 150 mm. arasındaki kömürler olup ısınma
amacıyla soba ve kaloriferlerde kullanılmaktadır.
İncelemeye konu olan pazar parça kömür pazarıdır. Ülkemizde ısınma amaçlı
olarak tüketilen parça kömür yerli ve yabancı kaynaklardan temin
edilmektedir.
İncelemenin konusu bakımından ilgili ürün pazarı ısınma amaçlı yerli parça 80
kömür pazarı olarak tanımlanmıştır. Yerli parça kömürler kükürt ve uçucu
oranının yüksek, kalori değerinin düşük olması nedeniyle ithal kömürlerden
ayrılmaktadır. Fiyat açısından ise yerli kömür ithal kömürün yarı fiyatına
satılmaktadır. Dolayısıyla, bu iki kömürün farklı pazarlarda değerlendirilmesi
gerekmektedir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Ülkemizde üretilen parça kömürler linyit ve taşkömüründen oluşmaktadır.
Taşkömürü sahaları sadece Zonguldak çevresinde yer alırken, linyit sahaları 90
ülkenin geneline yayılmış durumdadır. Üretilen kömürlerin diğer bölgelere
sevkiyatı olanaklı ise tercihan demiryolu ile ya da karayolu ile yapılmaktadır.
Üretim sahalarının ülke geneline yayılması ve bölgeler arası taşıma
olanaklarının varlığı dikkate alınarak ilgili coğrafi pazar Türkiye Cumhuriyeti
Sınırları olarak tanımlanmıştır.
05-12/137-50
3
I.2. TKİ ELİ Müessesesi’nin Bayilik Sözleşmesi’nin 4. Madde Kapsamında 100
Değerlendirilmesi
TKİ ELİ Müessesi’nin Uşak’taki teşebbüslerle yaptığı B Grubu bayilik
sözleşmesi 20 maddeden oluşmakta olup, rekabet kuralları bakımından önem
taşıyan maddeleri ile bunların 4054 sayılı Kanun ve 2002/2 sayılı Tebliğ
karşısındaki değerlendirmelerine aşağıda yer verilmiştir.
- Sözleşmenin konusu ve münhasırlık:
Sözleşme’nin 3. maddesinde konusu, TKİ tarafından üretilen, trampa yoluyla 110
satın alınan kömürlerin belirlenen illerin hudutları içinde ısınma amaçlı olarak
bayilik sistemi ile satılması işi olarak belirlenmiştir.
Sözleşme’nin 11.g maddesinde, bayinin sözleşme konusu işi kendisi ve/veya
alt bayileri kanalıyla gerçekleştirebileceği, 11.h maddesinde ise TKİ’den
alacağı kömürleri kendi nam ve hesabına satışa çıkaracağı belirtilmiştir.
TKİ karayoluyla torbalanmış kömür satışına yönelik bayilik sistemi kurulması
düşünülen illerde birden fazla bayiyle anlaşma yapmaktadır. Bu nedenle ilgili
bayilik sözleşmesinin münhasırlık taşımadığı görülmektedir. 120
2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde “…sağlayıcı tarafından kendisine veya
bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri
grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması”na yönelik hükümlerin ilgili
sözleşmeyi Tebliğ kapsamı dışına çıkarmayacağına yer verilmiştir. Bu
doğrultuda münhasırlık taşımayan sözleşmelerde bayiye yönelik bölge
sınırlaması getirilemeyeceği açıktır.
Sözleşme’de bayiye bölge dışına aktif veya pasif satış yasağı getirilmediği
dikkate alındığında, ilgili Sözleşme’nin bu bakımdan 2002/2 sayılı Tebliğ ile 130
uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
- Satış Fiyatı
Sözleşme’nin 5. maddesinde, kömürlerin satış fiyatları ve şartlarının TKİ
tarafından tespit edileceği, bayinin TKİ tarafından tespit edilen bu fiyatların
üzerinde bir fiyattan satış yapamayacağı, ancak piyasa şartları çerçevesinde
bu fiyatların altında satış yapabileceği belirtilmiştir. Sözleşme’nin 6.
maddesinde ise, bayi komisyonu kömürün CİF satış fiyatının belirli bir oranı
olarak belirlenmiştir. 140
2003/3 sayılı Tebliğ ile değişik 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde
“tarafların herhangi birinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari
satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla sağlayıcının azami satış fiyatını
belirlemesi veya satış fiyatını tavsiye etmesi”nin mümkün olduğu belirtilmiştir.
Sözleşmede yer alan hükmün kömürün azami satış fiyatlarını tespit etmeye
yönelik olduğu dikkate alındığında, bu yönüyle 2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırılık
taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
05-12/137-50
4
- Rekabet Etme Yasağı ve Sözleşmenin Süresi 150
Sözleşme’nin 11/a maddesinde bayinin Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen
haksız rekabette bulunmayacağı, 11/b maddesinde ise bayinin belirlenen iller
içerisinde sadece TKİ logolu torbalardaki ısınma amaçlı kömürü satacağı
ifade edilmiştir. Söz konusu hüküm bayiye rekabet etme yasağı getirdiği için,
2002/2 sayılı Tebliğ bakımından bu yasağın süresi önem kazanmaktadır.
Sözleşme’nin 4. maddesinde, sözleşmenin geçerlilik süresinin Eylül 2004
ayından 30.6.2005 tarihine kadar olduğu belirtilmiştir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesine göre, dikey anlaşmalarda bayiye 5 yıla 160
kadar rekabet etme yasağı getirilebilmektedir. Bu açıdan bakıldığında, 1 yıl
süre ile geçerli olacak TKİ Sözleşmesinde bayiye rekabet etme yasağı
getirilmiş olsa dahi bu durum rekabet kuralları ile çelişmeyecektir.
Bu doğrultuda, 4054 sayılı Kanun bakımından önem taşıyan maddelerine
yukarıda yer verilen TKİ Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine
ve bu Kanun’a dayanarak çıkarılan 2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı hükümler
taşımadığı kanaatine ulaşılmıştır.
I.3. 6. Madde Kapsamındaki Değerlendirme 170
Şikayet dilekçesinde, TKİ’nin ELİ Müessesinin; Uşak Belediyesi’nin ortak
olduğu UTAŞ isimli şirkete, bayilik için gerekli şartları taşımamasına rağmen,
bayilik verdiği, UTAŞ ile diğer bayiler arasında ayrımcılık yaptığına ilişkin
iddialar bulunmaktadır. 19.10.2004 tarih, 04-66/949-227 sayılı Kurul
Kararı’nda TKİ’nin yerli kömürün üretim seviyesinde hakim durumda olduğu
belirtilmiştir. Bu nedenle, söz konusu iddialar, 4054 sayılı Kanun’un “hakim
durumun kötüye kullanılması” başlıklı 6. maddesi kapsamında inceleme
yapmayı gerektirmektedir.
180
I.3.1. TKİ’nin ELİ Müessesi’nin Bayilerde Aranan Şartları Taşımayan
UTAŞ’a Bayilik Vermesi
2002/2 sayılı Tebliğ’de hakim durumdaki teşebbüsün bayilik sistemi
kuramayacağına yönelik bir hüküm olmadığı gibi, bayilerini de ne surette
belirleyeceğine ilişkin düzenleme bulunmamaktadır. Başka bir ifade ile,
teşebbüsler bayilerini özgürce belirleme haklarına sahiptiler ve bunu kısıtlayıcı
bir rekabet kuralı bulunmamaktadır. Bu nedenle, her ne kadar TKİ’nin ELİ
Müessesesi bayilik şartlarını belirleyen bir duyuru yayınlamış olsa da, buna
uygun hareket edip etmediğinin kontrol merci Rekabet Kurumu değildir. 190
I.3.2. Bayiler Arasında Ayrımcılık Yapılması
Şikayet konusu olay, TKİ’nin bayilerine tahsis ettiği kömür miktarındaki
farklılıklara dayanmaktadır. TKİ’nin konuyla ilgili ayrıntılı açıklamalarını içeren
yazısının ekleri incelendiğinde;
-TKİ’nin Uşak’ta 32 teşebbüsle bayilik sözleşmesi imzaladığı ve toplam
52.641 ton kömür tahsis edildiği,
05-12/137-50
5
-Uşak Belediyesi UTAŞ Gıda San. Tic. Ltd. Şti’ye 25.000 ton, SS Kömürcüler
Temin Tevzi Kooperatifi’ne 1.006 ton kömür tahsisi yapıldığı, 200
-17.2.2004 tarihi itibarıyla 52.641 ton kömür tahsis edilen Uşak’ta gerçekleşen
satışın 18.234 ton olduğu, aynı dönemde şikayetçi kooperatifin 352 ton,
UTAŞ’ın 6.726 ton kömür sattığı anlaşılmaktadır.
Şikayet dilekçesinde UTAŞ’a 40.000 ton kömür tahsis edilirken, 27 üyesi
bulunan Kooperatife toplam 1007 ton kömür verilmesinin ayrımcılık
oluşturduğu iddia edilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde hakim durumdaki teşebbüslerin “Eşit 210
durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar
ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık” yaparak hakim
durumunu kötüye kullanması yasaklanmıştır.
Hakim durumdaki teşebbüsün 6. madde kapsamında sayılan durumlardan
birine uygunluk gösteren bir eyleminin aynı maddeyi ihlal edip etmediğini
değerlendirirken, teşebbüsün söz konusu eylemiyle hangi amaca ulaşmaya
çalıştığı ve eylemin pazardaki rekabet üzerindeki etkilerinin belirlenmesi
gerekmektedir. Kanun’un 6. maddesi incelendiğinde hakim durumdaki
teşebbüsleri pazar güçlerini kullanarak; 220
-hakim durumlarının devamını sağlamaya veya hakim durumunu
güçlendirmeye yönelik eylemlerinin,
-başka pazarlarda hakim duruma gelmeye çalışmalarının,
-müşterileri veya tüketicileri ekonomik bakımdan sömürmelerinin yasaklandığı
görülmektedir.
Rekabet hukuku uygulamalarında ayrımcılık büyük oranda fiyat ayrımcılığı 230
şeklinde ortaya çıkmaktadır. Hakim durumdaki teşebbüs fiyat ayrımcılığı
yoluyla gerek yer aldığı pazar seviyesindeki gerekse alt ve üst pazar
seviyelerindeki rekabeti kısıtlayabilir. Bu bakımdan, hakim durumdaki
teşebbüsün fiyat ayrımcılığı yoluyla hakim durumunu güçlendirmek (rakiplerin
pazar dışına itilmesi) veya müşterilerini ekonomik bakımdan sömürme amacı
taşıyan eylemleri rekabet kuralları ile yasaklanmıştır.
TKİ’nin söz konusu eyleminin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusuna, yukarıda yapılan
açıklamalar doğrultusunda, aşağıda yer verilmiştir. 240
- TKİ’nin Miktar Ayrımcılığı Yoluyla Hakim Durumunu Güçlendirip
Güçlendirmediği
6. madde kapsamında ihlal sayılan eylemlerde, hakim durumdaki teşebbüsün
rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırma veya rakiplerini pazar dışına çıkarma
amacının veya etkisinin bulunması gerekmektedir. Buna yönelik eylemlerden
birisi de rakiplerinin bulunduğu coğrafi alanda farklı fiyatlar (yıkıcı fiyat)
05-12/137-50
6
uygulanmasıdır. Bu farklı fiyatların doğrudan teşebbüs tarafından veya bayileri
aracılığıyla dolaylı olarak uygulanması olanaklıdır. Ancak şikayete konu 250
olayda bu doğrultuda bir değerlendirme yapılması olanaklı değildir. Şöyle ki;
ısınma amaçlı yerli kömür pazarında TKİ’nin pazar payı %90, Türkiye Taş
Kömürü Kurumu’nun pazar payı %10’dur. İlgili coğrafi pazar Uşak ve civarı
olarak ele alındığında ise TKİ’nin tekel olduğu ve mevcut yahut potansiyel bir
rakibin bulunmadığı görülmektedir. Bu bakımdan TKİ’nin miktar ayrımcılığı
yoluyla ilgili bölgede rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak veya rakiplerini
pazar dışına atmak gibi bir amacının olmadığı görülmektedir.
- TKİ’nin Miktar Ayrımcılığının Alt Pazarlarda Rekabeti Kısıtlayıp Kısıtlamadığı
260
Genelde, ayrımcılık yoluyla alt pazarlardaki rekabetin kısıtlanması hakim
durumdaki teşebbüsün ürettiği ürünün, alt pazarlardaki teşebbüsler tarafından
ara ürün olarak kullanılması halinde söz konusu olmaktadır.
TKİ’nin şikayete konu olan eylemlerinden etkilenen pazar, kömürün toptan ve
perakende satışı seviyesidir. Bu pazar seviyelerindeki teşebbüsler TKİ
kömürünün niteliğinde hiç bir değişiklik yapılmadan tüketiciye ulaştırılmasında
aracı olmaktadırlar. TKİ Türkiye genelinde yerli kömürün üretiminde hakim
durumda (çoğu bölgede tekel) olduğu için yerli kömürün dağıtım ve hatta
perakende satış seviyesindeki rekabeti etkileyebilme gücüne sahiptir. 270
Örneğin, bayilik sistemine geçmesinden sonra demiryolu ile taşıma imkanı
olan illerin bazılarına tek bayilik vermek yoluyla söz konusu illerdeki kömür
dağıtım pazarının yapısını değiştirebilmiştir. Öte yandan, TKİ’nin bayilik
vermek yerine tüketiciye doğrudan kendisinin kömür satması da olanaklı olup
bu durumda alt pazardaki rekabetten söz etmek mümkün olmayacaktır.
TKİ’nin bayilik sistemine geçerek bazı bölgelerde tek bir bayi atamasının
rekabet kurallarını ihlal etmediği ve hatta bayilikler vermek yerine kendisinin
doğrudan tüketiciye satış yapmasının olanaklı olduğu dikkate alındığında,
bayilerine tahsis ettiği kömür miktarının farklı olmasının, bayilerin ticari 280
çıkarlarını etkilemesine rağmen, alt pazardaki rekabetin kısıtlanması olarak
değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.
- TKİ’nin Miktar Ayrımcılığının Ekonomik Sömürü Amacı Taşıyıp Taşımadığı
TKİ hakkında daha önce Kurum’a intikal eden şikayet dilekçelerine ilişkin,
19.10.2004 tarih, 04-66/949-227 sayılı Rekabet Kurulu Kararı’nda da
belirtildiği üzere, TKİ’nin bayilik sistemine geçmesinin altında, ithal kömür
fiyatlarındaki artış nedeniyle yerli kömür fiyatlarında meydana gelen fiyat
yükselişlerinin kontrol altına alınması yatmaktadır. Nitekim, bayilik 290
sözleşmeleri incelendiğinde, bayinin TKİ’nin belirlediği fiyatların üstünde satış
yapmasının yasaklandığı görülmektedir. Bu bakımdan TKİ’nin şikayete konu
eyleminin miktar ayrımcılığı yoluyla karını artırmak amacı taşımadığı
görülmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, TKİ’nin ELİ Müessesi’nin bayilik şartlarını
taşımayan UTAŞ’a bayilik vermesinin ve bu bayiye daha fazla kömür tahsisi
05-12/137-50
7
yapmasının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediği kanaatine
ulaşılmıştır.
300
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına göre;
TKİ ELİ Müessesesi’nin;
- Şikayete konu olan “B Grubu Bayilik Anlaşmaları”nın 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına,
- Bayilik şartlarını taşımayan teşebbüslere bayilik vermesinin 4054 sayılı
Kanun’un kapsamı dışında kaldığına,
- UTAŞ Gıda San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirkete daha fazla kömür tahsisi 310
yapmasının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediğine, bu nedenle
şikayetçinin taleplerinin reddine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy