1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya No : D4/2/A.I.-99/4
Toplantı No : 99-24
Toplantı Tarihi : 20.05.1999
Karar Sıra No : 99-24/217-130
Toplantıya Katılan
II.Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU,
Üyeler : Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU, Dr. Kemal EROL,
İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER.
- Menfi Tespit Talebi ile Bildirimde Bulunan:
Türkiye Ticaret Sanayi Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları
Birliği (TOBB) adına Genel Sekreter Şefik TOKAT
Taraflar:
- Başvuruda Bulunan: Uluslararası Karayolu ile Yük Taşımacıları ve Acente
Sahipleri Derneği (UKAT) vekilleri Av. Mustafa ARKAYIN ve Av. Nursal SUNAY
SSK İş Merkezi, C4 Blok, Kat:2, No:216-217, Konak/İZMİR
(Uluslararası Karayolu ile Yük Taşımacıları ve Acente Sahipleri Derneği (UKAT)
1472 Sk., No:44, Kat:1, 35220 Alsancak/İZMİR.)
- Muhatap: - Türkiye Ticaret Sanayii Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret
Borsaları Birliği (TOBB)
Atatürk Blv., No:149, ANKARA.
Dosya Konusu: TOBB’nin, TIR karnesi karşılığı aldığı teminatda ayrımcılık
yaptığına ilişkin şikayet ile TOBB’nin bu konudaki menfi tespit talebi.
Raportörlerin Görüşü:
- Dosya konusu şikayete ilişkin olarak TOBB hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41’inci
maddesi uyarınca bir soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
- Dolayısıyla bildirim konusu TOBB kararına talep edilen menfi tespit belgesinin
verilebileceği.
2 REKABET KURUMU
DEĞERLENDİRME
Uluslararası Karayolu ile Yük Taşımacıları ve Acente Sahipleri Derneği
(UKAT)‘nin Kurum kayıtlarına 11.08.1998 tarih, 2636 sayı ile intikal etmiş olan ve
Türkiye Ticaret Sanayii Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği (TOBB)’nin,
TIR karnesi karşılığı aldığı teminatda ayrımcılık yaparak 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun (RKHK)’un ihlal ettiğine ilişkin başvurusu; Kurul’un
16.02.1999 tarih, 99-7 sayılı toplantısında görüşülmüş ve 99-7/64-21 sayılı karar ile
4054 sayılı yasanın 40/1’inci maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olup
olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Ayrıca, kiralık araçlarla taşımacılık yapan firmalara TIR karnesi verilebilmesi
için 25,000 ABD Doları tutarında ek teminat mektubu istenmesine ilişkin TOBB
yönetim kurulu kararına menfi tespit belgesi verilmesi talebi ile TOBB Genel
Sekreteri Şefik TOKAT imzalı bildirim, Kurumumuz kayıtlarına 19.04.1999 tarih, 1188
sayı ile intikal etmiştir.
İlgili karar ve menfi tespit talebine yönelik incelemeler, raportörler Ali ILICAK
ve Murat AYBER tarafından yapılarak Kurul’un 02.07.1998 tarih, 72/559 sayılı ilke
kararı çerçevesinde düzenlenen 30.04.1999 tarih, D4/2/A.I.-99/4 sayılı Önaraştırma
ve Menfi Tespit Raporu, 99-22 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş olup
04.05.1999 tarih, 99-22/200-115 sayılı Kurul kararı uyarınca TOBB’nin teşebbüs
birliği niteliğinin yasalardan kaynaklanan yönleri ile tekrar irdelenmesi ve şikayet
konusu hizmetin kamu hizmeti olup olmadığı yönü ile ek bilgi hazırlanması için;
dosya konusunun incelemede tutulmasına karar verilmiştir.
İlgili karar ve menfi tespit talebi çerçevesinde aynı raportörler tarafından
düzenlenen 13.05.1999 tarihli ek görüş yazısını içeren 18.05.1999 tarih,
REK.0.08.00.00/31 sayılı Başkanlık önergesi, konuya ilişkin olarak 4054 sayılı
Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla yapılan Önaraştırma ve Menfi
Tespit Raporu ile beraber 20.05.1999 tarih, 99-24 sayılı Kurul toplantı gündeminin
10’uncu sırasında ele alınmıştır.
Şikayetçi Uluslararası Karayolu İle Yük Taşıyıcıları ve Acenta Sahipleri
Derneği (UKAT) vekilleri Av. Mustafa Arkayın ve Av.Nursal Sunay 11.8.1998 tarihli
müşterek şikayet dilekçelerinde özetle, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB)’nin, “TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Nakliyatına Dair Gümrük
Sözleşmesi” (TIR Sözleşmesi) gereğince ülkemizde kefil teşekkül olmak ve TIR
Karneleri vermekle görevli olduğunu; daha önce müvekkilleri derneğe üye firmaların
20.000 ABD Doları tutarında teminat mektubu karşılığında TIR sisteminden
yararlandıklarını, sözkonusu teminat miktarının 50.000 ABD Doları’na
yükseltildiğini, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND)’ne üye firmalar için 30.000
ABD Doları ek teminat mektubu yerine, 10.000 ABD Doları tutarında teminat
mektubu ve 20.000 ABD Doları tutarında senet verilmesinin öngörüldüğünü, aynı
uygulamayı kendileri için de talep etmiş olmalarına rağmen taleplerinin
reddedildiğini; UKAT üyeleri için farklı uygulamanın devam ettirildiğini ileri sürerek,
3 REKABET KURUMU
TOBB’nin eşitlik ve rekabet ilkesine aykırı işlemi sebebiyle UND yararına ortaya
çıkan haksız rekabetin giderilmesi için harekete geçilmesini talep etmişlerdir.
1.UKAT’IN ŞİKAYETİ:
Şikayetçi Uluslararası Karayolu İle Yük Taşımacıları ve Acente Sahipleri
Derneği (kısa adıyla UKAT) Dernekler Kanunu’na göre belirli bir gayeye hizmet
etmek üzere kurulmuş bir dernektir. Dernek tüzel kişiliği adına yetkili organlarınca
Kurulumuza 11.8.1999 tarihinde verilen dilekçe ve eklerinde TOBB’nin kendileri ile
“aynı gaye ve paralelde” hizmet veren başka bir dernek olan Uluslararası
Nakliyeciler Derneği (UND)’ne üye olan taşıyıcılar için onların lehine bir uygulama
yapması ve aynı uygulamayı kendilerine yapmaması nedeniyle, eşitlik ilkesine aykırı
bu işlem sebebiyle ortaya çıkan haksız rekabetin giderilmesi için Kurulumuzun
harekete geçmesi talep edilmiştir.
Şikayetçi UKAT tarafından verilen dilekçeye ekli belgelerin incelenmesinden,
TOBB Yönetim Kurulu ve TIR Komitesi’nin, 25.2.1998 tarihli toplantısında, “…TIR
sisteminden istifade eden firmalardan 50.000 ABD Doları teminat alınmasına, bu
tarihten önce tezkiye olup, halen sistemde çalışan firmaların teminatlarını 50.000
ABD Doları’na çevirmelerine…” karar verdiği ve bu kararın icrası cümlesinden
olarak, bağlı bulunan odalardaki üyelerin teminatların 50.000 Dolara çevirmelerinin
temini, aksi halde teminat vermeyen firmalara TIR Karnesi verme işleminin
durdurulacağı bildirilmiştir.
TOBB, 26.2.1998 ve 27.2.1998 tarihli yazılarında firmalara teminatlarını
50.000 ABD Doları’na çıkartmaları için 1.6.1998 tarihine kadar süre vermiş olmasına
karşın, Yönetim Kurulu, 26.3.1998 tarihli bir toplantısında;
“…Birliğimiz ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği arasında yapılan protokol ve
anılan Dernekten alınan taahhütnameye istinaden TIR sisteminde çalışan firmaların
teminatlarının 50.000 ABD Doları’na yükseltilmesi ile ilgili olarak;
a) Halen sistemde çalışan UND üyesi firmalardan mevcut 20.000 ABD Doları
teminat mektuplarına ilaveten 10.000 ABD Doları tutarında kati ve süresiz teminat
mektubu, bakiye 20.000 ABD Doları tutarında senet alınmasına,
b) Halen sistemde çalışan ve UND üyesi olmayan firmalardan mevcut 20.000
ABD Doları tutarında teminat mektubuna ilaveten 30.000 ABD Dolarlık kati ve
süresiz teminat mektubu alınmasına ve bu hususların yerine getirilmesi için
firmalara 30.6.1998 tarihine kadar süre verilmesine,
karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu karar üzerine, şikayetçi UKAT, doğrudan TOBB’ne 27.4.1998 tarihli bir dilekçe
ile başvurarak;
4 REKABET KURUMU
“… Yönetim Kurulu’nun 26.3.1998 tarihli kararında UND ile TOBB
arasında yapılan protokol ve uygulamanın , aynı gaye ve paralelde hizmet veren
Dernekleri için de uygulanmasını …” talep etmiştir.
Bu talebe karşılık, TOBB, 25.6.1998 tarihli ve 15297 sayılı yazısı ile,
UKAT’ın talebinin, “Birliğin TIR Komitesi ve Yönetim Kurulu toplantılarında
görüşüldüğünü belirterek, derneğin (UKAT) mali durumu, üye yapısı ve sayısının
Birliğin (TOBB) risklerini karşılayacak düzeyde görülmediğinden kabul edilmediğini”
bildirmiştir. Aynı yazıda UKAT’a kayıtlı TOBB’nin kefaleti altında çalışan en az 200
firmayı temsil edecek üye olması ve Birliğin risklerini karşılayacak teminat şartları
oluşması halinde taleplerinin yeniden gözden geçirileceği hususu da bilgi olarak
UKAT’a tebliğ edilmiştir.
Şikayetçi UKAT, bu karar üzerine, Ankara 10. İdare Mahkemesi’nde,
TOBB’nin eşitlik ilkesine aykırı, dernek ve teşebbüs kurma özgürlüklerine aykırı
olan bu işleminin iptalini 1998/774 E sayılı dosyada dava etmiştir.
Bir yandan da, Kurulumuza vermiş olduğu 11.8.1998 tarihli dilekçe ile aynı
olaydan bahisle, “TOBB’un eşitlik ve serbest rekabet ilişkisine aykırı işlemi sebebiyle
UND yararına ortaya çıkan haksız rekabetin giderilmesi için, Rekabet Kurumu
Başkanlığı’nın harekete geçmesini…” istemiştir.
Kurulumuzca, UKAT’ın bu dilekçesi 4054 sayılı Kanun’un 9/2, 40 ve 42/1
maddeleri anlamında şikayet dilekçesi olarak kabul edilmiştir. UKAT’ın iddiasına
göre, 4054 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin ihlal edildiğinden ötürü, meşru bir
menfaati olması nedeniyle,dilekçede Kanun’un hangi maddesinin ihlal edildiği ileri
sürülmüş değilse de, kanunumuzda, şikayetin belli bir usul ve şekle tabi kılındığına
ilişkin bir hüküm bulunmaması ve bu doğrultuda Kurulumuzun 13.11.1997 tarihinde
almış olduğu 36/231 sayılı ilke kararına uygun olarak, UKAT’ın Kanun’un 9/2
maddesine dayanarak, şikayette bulunmaya hakkı olduğu ve “UND yararına ortaya
çıkan haksız rekabetin giderilmesi için harekete geçilmesi” ifadesinin 4054 sayılı
Kanun’un ihlaline ilişkin bir şikayet dilekçesi olduğu kabul edilmiştir.
2. TIR KARNESİ SİSTEMİ:
Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nca üye ülkeler arasındaki karayolu ile
uluslararası eşya taşımacılığını kolaylaştırmak ve formaliteleri en aza indirgemek
amacıyla kısa adı “TIR Sözleşmesi” olan “TIR Karnesi Himayesinde Milletlerarası
Eşya Nakliyatına Dair Gümrük Sözleşmesi” hazırlanarak 15 Ocak 1959 tarihinde
üye ülkelerin imzalarına açılmıştır. Türkiye’nin de taraf olduğu adı geçen sözleşme,
1975 yılında değişen ve gelişen koşullara göre yeniden gözden geçirilmiş, yeni
oluşturulan 14 Kasım 1975 tarihli sözleşme üye ülkelerin imzasına açılmıştır.
Türkiye’nin, 27.08.1984 tarih ve 8457 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile katılmış
olduğu sözleşme 12.05.1985 tarihinden itibaren ülkemizde geçerlidir.
Adı geçen sözleşmenin 6’ncı maddesinde;
5 REKABET KURUMU
“1.Tespit edeceği şartlar ve taahhütlere uymak şartı ile, her akit taraf,
kuruluşlara ya doğrudan doğruya veya (benzer kuruluşlar aracılığı) ile TIR karnesi
verme ve kefil olma yetkisi verilebilir.
2.Bir ülkede kuruluşun kefaleti, ancak kendisinin de bağlı bulunduğu
uluslararası kuruluşa bağlı yabancı kuruluşlar tarafından verilmiş TIR karneleri
himayesindeki faaliyetlerle ilgili sorumlulukları kapsadığı takdirde, geçerli sayılır.”
hükümleri yeralmaktadır.
Bu sözleşmenin ilgili 6’ncı maddesi gereğince TOBB, Bakanlar Kurulu’nun
03.05.1985 tarih ve 85/9449 sayılı kararı ile ülkemizde kefil teşekkül olmak ve TIR
karneleri vermek görev ve yetkisini haiz olmuştur.
Uluslararası taşımacılıkta TIR Karnesi almış araçlar gümrük noktalarından
sadece kapaklarındaki mührün açılmamış olduğu kontrol edilerek geçebilir iken bu
karneyi bulundurmayan araçlar, gümrüğe tabi herhangi bir yükleri olup olmadığının
araştırılması için aranmaktadır. Dolayısıyla TIR Karnesi gümrük kontrollerinde
kolaylık ve zaman tasarrufu sağlamaktadır. Zaman tasarrufunun TIR işletmeciliği
yapan teşebbüslerin rekabet güçlerini ne ölçüde etkileyeceği ise büyük ölçüde
taşınan yükün cinsine bağlı olarak değişmektedir.
Şikayetçi UKAT ve şikayet konusu işleme muhatap olan UND’ne üye olan
teşebbüslerin faaliyet gösterdiği karayolu ile uluslararası yük taşımacılığı hizmet
sektöründe piyasaya giriş için sözü edilmesi gereken diğer bir mevzuat da,
20.08.1994 tarihli ve 22027 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Karayoluyla
Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımaları Hakkında Yönetmelik” tir.
Genel olarak uluslararası taşımacılığın düzenlendiği adı geçen yönetmeliğin
4’üncü maddesi karayoluyla uluslararası taşımacılık ve bu taşımalar ile ilgili acentelik
ve komisyonculuk yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunlu
tutulmuştur. Sözkonusu yönetmeliğin 5’inci maddesinin 7’nci bendine göre
karayoluyla uluslararası eşya taşımacılığı yapacaklara (C) yetki belgesi
verilmektedir. Aynı maddenin 8 ve 9’uncu bentlerinde ise (C1) yetki belgesinin belirli
bir zaman tarifesine göre eşya taşıyacaklara, (C2)’nin ise belirli bir zaman tarifesine
uymaksızın eşya durumuna göre sefer düzenleyerek taşıma yapacaklara verileceği
belirtilmiştir. Aynı yönetmeliğin, taşımacının yetki belgesi alabilmesi için gereken
koşulların sayıldığı 7’nci maddenin 1’inci fıkrasının (d) bendinin 4 numaralı alt
bendine göre (C1) ve (C2) yetki belgelerini veya bu belgelerden herhangi birini
almak için başvuranların, kendi adına kayıt ve tescil edilmiş ve en az on adet taşıta
ve 300 ton istiap haddinde taşıt filosuna sahip olmaları gerekmektedir.
3.T.O.B.B’nin NİTELİĞİ:
8.3.1950 tarih ve 5590 sayılı Kanun ile kurulmuş bulunan “Türkiye Ticaret,
Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği” (kısa adıyla TOBB), aynı
Kanun’un 61’inci maddesi uyarınca, kamu kurumu niteliğinde tüzel kişiliğe sahip bir
mesleki üst kuruluştur. Bu kuruluşun amacı, aynı kanuna göre oluşturulan
6 REKABET KURUMU
“…Odalar ve borsalar arasındaki birlik ve dayanışmayı temin etmek, mesleğin genel
menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, oda ve borsa mensuplarının
mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, bunların birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde
dürüstlük ve güveni hakim kılmak üzere, meslek disiplinini ve ahlakını korumak” ve
“bu kanunda yazılı hizmetleri görmek”tir.
Her nekadar Birliğin görevlerine ilişkin 62’nci madde Anayasa
Mahkemesi’nce iptal edilmiş ise de, kanunun amacına ilişkin 61’inci maddesinden ve
özellikle Yönetim Kurulu’nun görevlerine ilişkin 67’nci maddesinden, Birliğin kamusal
nitelikte bir görev yapmak üzere oluşturulmuş bir yasal kuruluş olduğu
anlaşılmaktadır. Birliği oluşturan odalara ve borsalara mensup kişi ve kuruluşların
piyasalarda ticari ve sınai mal ve hizmet üreten, pazarlayan, satan teşebbüsler
olduğu bir gerçektir.Teşebbüslerin üye olduğu odalar ve borsalardan oluşan Birliğin,
bir “teşebbüs birliği” olarak değerlendirilebileceği hallerin olması mümkündür.
Nitekim Kanun Koyucu da, 4054 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinde yeralan
“teşebbüs birliği” tanımında, “Teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için
oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikler…”
denilmek suretiyle en geniş haliyle teşebbüslerden oluşan her türlü birliklerin, tüzel
kişiliği olsun olmasın, kanun bakımından teşebbüs birliği olarak kabul edilmesini
amaçlamıştır. Dolayısı ile TOBB’nin bazı işlem ve kararlarının 4054 sayılı Kanun
kapsamında değerlendirilebileceği Kurulumuzca da kabul edilmiştir.
Bununla birlikte, TOBB’nin şikayet konusu karar ve işleminin 4054 sayılı
Kanun kapsamına girip girmeyeceği hususunun tartışılması gerekmiştir.
Öncelikle, TOBB’nin şikayet konusu kararı, 5590 sayılı Kanun’un kendisine
verdiği asli görevlerinin ifası, başka bir deyişle teşebbüs birliği olarak kuruluşunun
asıl fonksiyonunun icrası cümlesinden değildir. TIR karnelerinin düzenlenmesi
görevi aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne uluslararası bir sözleşme ile verilmiş
bir görevdir. Bu sözleşmeye taraf olan tüm devletler gibi, Türkiye Cumhuriyeti de
imzalamış olduğu “TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Nakliyatına Dair
Gümrük Sözleşmesi” (TIR Sözleşmesi) ile kendi ülkelerine mensup uluslararası
karayolu taşımacılığı yapan firmaların, transit geçilen ülkelerden gümrük ödemeden
geçilmesi nedeniyle vuku bulması muhtemel gümrük vergisi ve resimleri ile gecikme
cezalarını ödeme yükümlülüğü altına girmiştir. Dolayısıyla bu sözleşmeden doğan
borç, kamu tüzel kişisi olan devlete ait olan bir borçtur.
Ancak sözleşmenin 6’ncı maddesi, asıl borçlu akit devlet olmakla birlikte,
devlete ait bu yükümlülüğü devletin uygun göreceği bir kuruluşa devredilebileceğini
hükme bağladığı için, T.C Devleti de, kefil teşekkül olma ve TIR karneleri verme
görev ve yetkisini TOBB’ne devretmiştir. Dolayısı ile TOBB’nin bu görevinin kaynağı
ve dayanağı Bakanlar Kurulu’nun 3.5.1985 tarihli kararnamesidir. Bu yetkinin asıl
sahibi olan devletçe sona erdirilmesi, kaldırılması ya da değiştirilmesi mümkündür.
Delegasyon yolu ile kullanılan bir yetkinin aslına uygun nitelikte kullanılması esas
olduğu gibi, kamusal nitelikte olduğunda kuşku bulunmayan “TIR karnesi
düzenlemek” ve “kefil olma” hizmetlerinin, 4054 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinde
tanımlanan “mal” ve “hizmet” kavramlarına uymadığı açıktır. TIR Karnesi, devletçe
7 REKABET KURUMU
verilen bir resmi belge olduğu için serbestçe alım satıma yani ticarete konu olan bir
mal olmadığı gibi, gerek bu TIR karnesini düzenlemek, gerekse karnenin
düzenlenmesi yoluyla “kefil olma” hizmeti de, karşılığında bir bedel veya menfaat
alınmadığı için 4054 sayılı Kanun kapsamında ticarete konu bir hizmet sayılamaz.
Her nekadar “kefil olma” hizmetini yürütürken, TOBB’nin bu TIR belgesini talep
edenlerden belli bir miktar teminat aldığı gözönüne alınarak, bu teminatın bir “bedel”
gibi değerlendirilebileceği akla gelebilirse de aslında bu teminatın, sözleşmeye taraf
olan devletçe diğer devletlere verilecek kefalete karşılık TIR karnesini düzenleyen
devletçe veya bu yetkiyi devrettiği kuruluşca, hizmetten yararlananlardan
istenilebilecek bir kontrgaranti olarak hükme bağlandığı anlaşılmaktadır. Gerçekten
de sözleşmenin 8.3 maddesi üye devletin (veya devletin yetkiyi devredeceği kefil
kuruluşun) TIR işlemleri ile ilgili olarak bir yolsuzluğun tesbit edildiği ülkedeki
gümrük kanunlarına ve yönetmeliklerine göre ödenmesi gereken vergi ve
resimlerden dolayı ilgili şahıslarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu
tutulmakla beraber, her üye devletin, kefil kuruluştan talep edilecek azami para
tutarını belirleyeceğini hükme bağlamıştır.Bu hükümden yola çıkılarak, TIR belgesi
düzenlenirken devletin veya kefil kuruluşun, kontrgaranti almasını zorunlu tutan bir
hüküm bulunmadığı gibi bu hizmetin bir bedelle yapılmamasını da öngördüğü
anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 8.3 maddesinde ifade edilen bir devletin kefil
kuruluştan talep edebileceği azami para tutarı ile ilgili olarak da, sözleşmenin
43’üncü maddesi uyarınca açıkça tavsiye niteliğinde olan 6 sayılı Ek’te bu meblağın
50.000 ABD Doları’na eşit bir miktar ile sınırlandırılmasının “Gümrük Makamlarına”
tavsiye edildiği görülmektedir. Dolayısı ile TOBB Yönetim Kurulu’nun ve TIR
Komisyonu’nun şikayet konusu işlemi de bu tavsiyeye uymak üzere, karne başına
istenecek teminatın belirlenmesinden ve kendisinin Bakanlar Kurulu kararına göre
yabancı ülkelere vermek zorunda kalacağı teminatı garanti etmek istemesinden
ibarettir.
İşte diğer bazı karar ve işlemleri nedeniyle “teşebbüs birliği” sayılabilecek
TOBB’nin bu olay bakımından 4054 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığının
belirlenmesindeki ince ayrım bu noktada başlamaktadır. Acaba TOBB bu işlemi
teşebbüslerin oluşturduğu bir birlik olma sıfatı nedeniyle mi yoksa uluslararası bir
sözleşmenin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yüklediği bir yükümlülüğün devir
yoluyla kendisine verilmiş olması nedeniyle mi yapmaktadır? Kurulumuzun çoğunluk
görüşüne göre, TOBB’nin bu işleminin kaynağı uluslararası sözleşme ve bu
sözleşmenin devlete yüklediği sorumluluğun devrini öngören Bakanlar Kurulu
Kararnamesi olduğu için, bu hizmeti bir kamu hizmeti niteliğindedir. Eğer TOBB,
kendisine devredilmiş olan kefil olma hizmetini, aktüerya hesaplarına ve ticari
teamüllere göre, rizikonun gerçekleşme oranlarını da dikkate alarak bir bedel
karşılığında yapmış olsaydı, o zaman 4054 sayılı Kanun anlamında bir “hizmet”
üreten teşebbüs durumuna geçebilirdi. Ancak TOBB’nin buradaki konumu, devletin
kendisinden, gümrük idaresinden ya da herhangi bir kamu kuruluşundan
farksızdır.Taşıyıcı firmaların başka devletlere verebilecekleri zararlardan doğan
sorumluluğun, Bakanlar Kurulu’nca TOBB’ne değil de başka bir kuruluşa, örneğin
Maliye Bakanlığı’na ya da Hazine Müsteşarlığı’na devredilmiş olması da mümkündü.
TOBB’nin üyeleri arasında, TIR karnesi hizmetinden yararlanan şikayetçiye ve
UND’ye mensup olan ya da olmayan teşebbüslerin de varolması bu gerçeği
8 REKABET KURUMU
değiştirmemektedir. TOBB’nin kendisine delege edilen bu yetkinin kullanımı
sırasında eşitlik kurallarına aykırı ve ayrımcılık yaparak davranıp davranmadığının
Kurulumuzca incelenebilmesi için, bu davranışının 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
olduğunun kesin olarak tesbit edilmiş olması gerekir. Kurul çoğunlukla verdiği
kararda, aslında devlete ait ve kamusal nitelikte gördüğü bu yetkinin kullanımı
sırasında ayrımcılık yapıldığı, eşitlik kurallarına aykırı davranıldığı şeklindeki hak ve
iddiaların incelenme yerinin TOBB’nin bu işlem nedeniyle olan konumundan ötürü
idari yargılama mercileri olduğu sonucuna varmıştır. Nitekim şikayetçi aynı mealde
bir dilekçe ile İdare Mahkemesi’nde TOBB’nin işleminin iptalini dava etmiş ve Ankara
10 Nolu İdare Mahkemesi’nce 12.4.1999 tarihinde verilen 1998/774 E ve 1999/416 K
sayılı kararla dava esastan reddedilmiştir. Şikayetçinin aynı iddiaları ileri sürerek
İdare Mahkemesinde açtığı bir dava ve verilmiş bir red kararı varken, Kurulumuzun
4054 sayılı Kanun kapsamına girmeyen idari yargı yerlerinin denetimine tabi olan
bir konuda soruşturma açmasının doğru olmayacağı da çoğunlukla kabul edilmiştir.
Öte yandan TOBB tarafından, 18.3.1999 tarihli ve 307 sayılı Yönetim Kurulu
Kararı’na menfi tesbit belgesi verilmesi için başvuruda bulunulmuşsa da,
Kurulumuzun çoğunlukla vardığı bu sonuç nedeniyle, 4054 sayılı Kanun
kapsamında olmadığı belirlenen bu karara menfi tesbit verilmesi hususundaki
talebin de incelenmesine gerek olmadığı değerlendirmesi yapılmıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1- Türkiye Ticaret Sanayii Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği
(TOBB)’nin bir teşebbüs birliği olma niteliğinin yanısıra, dosya konusu uygulamanın,
Bakanlar Kurulu Kararı ile Devletin bir görevi için yetki devri sonucunda TOBB
tarafından yerine getirilen bir “kamu hizmeti“ olması nedeniyle, TIR karnesi
uygulamasının 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığına;şikayetçi UKAT’ın
şikayetinin reddi ile TOBB hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
2-TOBB’nin Yönetim Kurulu kararına menfi tesbit verilmesi hususundaki
talebinin de aynı gerekçelerle incelenmemesine,
3-Kararın taraflara tebliğine,
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy