REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-4-89 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 05-44/628-161
Karar Tarihi : 8.7.2005
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B- RAPORTÖRLER : Uygar GAZİOĞLU, Bekir KOCABAŞ, Esin ÇERÇİOĞLU
C- BAŞVURUDA
BULUNAN : Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.
20
D- TARAFLAR : - Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.
Büyükdere Cd. No:145 Zincirlikuyu/İstanbul
- Fiat Auto S.p.A.
C.so Giovanni Agnelli, 200, Torino/İTALYA
- Peugeot Citroen Automobiles S.A
Route de Gisy, 78140 Velizy Villacoublay/FRANSA
E- DOSYA KONUSU: Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (Tofaş), Fiat Auto
S.p.A. (Fiat) ve Peugeot Citroen Automobiles S.A. (PCA), arasında imzalanan
"Ürün Geliştirme ve İmalat Anlaşması"na muafiyet tanınması talebi. 30
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 17.6.2005 tarih ve 4137 sayı ile
giren başvuru üzerine düzenlenen 5.7.2005 tarih, 2005-4-89/MM-05-UG sayılı
Muafiyet Ön İnceleme Raporu 6.7.2005 tarih, REK.0.08.00.00/197 sayılı Başkanlık
önergesi ile 05-44 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda,
- Fiat, PCA ve Tofaş arasında 31.3.2005 tarihinde akdedilen “Ürün Geliştirme ve
İmalat Anlaşması”nın; birbirine rakip konumda bulunan teşebbüsler arasında 40
araştırma geliştirme faaliyetleri ve bunun sonuçlarının ortak kullanımı konularında
yatay işbirliğini içerdiği ve işbirliğinin niteliği ve tarafların pazardaki konumları
dikkate alındığında 4054 sayılı "Rekabetin Korunması hakkında Kanun"un 4.
maddesi kapsamında ihlal teşkil ettiği,
- Anlaşmanın, 2003/2 sayılı "Araştırma ve Geliştirme Anlaşmalarına İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği" kapsamında bulunduğu,
05-44/628-161
2
- Anlaşmanın, imza tarihinden başlayarak, anlaşma konusu ürünlerin Türkiye
Cumhuriyeti sınırları dahilinde pazara ilk olarak sunulduğu tarihi takip eden beş 50
yıllık sürenin sonuna kadar devam eden dönemde, 2003/2 sayılı Tebliğ’in
sağladığı muafiyetten yararlanabileceği, takip eden yaklaşık 3 yıllık dönemde
muafiyetten yararlanamayacağı, söz konusu döneme ilişkin olarak anlaşmaya
bugünden bireysel muafiyet tanınmasının hukuken mümkün bulunmadığı,
- Sözü edilen beş yıllık sürenin sona ermesinden sonraki dönemde anlaşmanın
taraflarca uygulanmaya devam edilmesi durumunda, Rekabet Kurumu’na bireysel
muafiyet talebiyle başvuruda bulunulmasının gerekeceği,
- Anılan sürenin sonunda 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden ve 60
herhangi bir grup muafiyetinden yararlanamayan anlaşmanın Kuruma bildirim
yapılmaksızın uygulanmasına devam edilmesi halinde, haklarında soruşturma
açılacağının ve aynı Kanun’un 16 ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının
taraflara bildirilmesi gerektiği,
görüşlerine yer verilmiştir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar 70
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Anlaşmanın konusu dikkate alınarak ilgili ürün pazarı, “hafif ticari araçlar pazarı"
olarak tespit edilmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar:
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde iigili coğrafi pazar, "Türkiye Cumhuriyeti
Sınırları" olarak belirlenmiştir. 80
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.2.1. Bildirime Konu Anlaşma
Bildirim formunda, Fiat, PCA ve TOFAŞ arasında imzalanan Ürün Geliştirme ve
İmalat Anlaşması’nın, tarafların Tofaş’ın Bursa’da kurulu fabrikasında bu tesisin
mevcut atıl kapasitesinden ve Türkiye’nin otomotiv sektöründe bulunduğu uygun
ortamdan da faydalanarak bir hafif ticari aracın Avrupa ve Dünya hafif ticari araç
pazarı için geliştirilmesi ve Tofaş’ta üretilmesi amacıyla imzalandığı ifade 90
edilmektedir.
Anlaşmanın amacı, PCA, Fiat ve Tofaş’ın, “mini kargo araçları” kod adı altında
tanımlanan küçük boyuttaki bir hafif ticari aracın cargo, combi ve binek versiyonları
05-44/628-161
3
ile Tofaş tarafından Türkiye’de üretilmesi ve geliştirilmesi için işbirliği yapması
olarak tanımlanmaktadır.
Anlaşmanın hükümleri incelendiğinde, taraflar arasındaki işbirliğinin 2007 yılının
sonuna kadar bir hafif ticari aracın geliştirilmesi ve bunu takip eden yaklaşık 7 yıl
boyunca aracın Tofaş tesislerinde üretilmesi olmak üzere iki temel aşamadan 100
oluştuğu, hem aracın geliştirilmesine ilişkin AR-GE faaliyetlerinin hem de üretim
faaliyetlerinin anlaşmada ayrıntılı olarak düzenlendiği görülmektedir. Anlaşma
uyarınca Tofaş’ta üretilen araçlar, belirlenen transfer fiyatlarıyla PCA ve Fiat’a
satılacak, teşebbüsler araçların dağıtımını birbirlerinden bağımsız olarak
gerçekleştireceklerdir.
Bildirim formunun 6.2. maddesinde, yapılan anlaşmanın Türkiye’ye 350.000.000
Euro’luk yatırımı beraberinde getireceği, dünya otomotiv sanayinin bu günkü
yapısı doğrultusunda 2000’li yıllarda herhangi bir işbirliği içerisine girmeksizin
bağımsız üretim faaliyetlerine devam eden ufak boyuttaki otomobil üreticilerinin 110
yok denecek kadar azaldığı, bu ortamda otomotiv üreticileri arasındaki
işbirliklerinin öneminin giderek arttığı ifade edilmektedir.
Anlaşmanın Türkiye’de hayata geçirilmesinin nedeni, Bildirim Formu’nun 6.4.
maddesinde TOFAŞ’ın kurulu kapasitesinin halihazırda kullanılmayan kısmının bu
yatırımla birlikte kullanılmasının sağlanması, bu sayede ulaşılacak ekonomik ölçek
neticesinde şirketin verimliliğinin artması, birim maliyetlerinin düşmesi ve bu yolla
rekabetçi bir fiyat ortamının yaratılması olarak ifade edilmektedir. Bildirim
formunda, gerçekleştirilen üretimin %(…..)’lik bölümünün ihracata yönelik olacağı
ve üretimin nispeten küçük kısmının iç pazara sunulacağı ifade edilmektedir. 120
Bildirim formunda, üretim miktarları binek otomobillere göre daha düşük düzeyde
olan, ancak yatırım gerektiren hafif ticari araç pazarında benzer işbirliklerinin
optimum üretim ölçeğini yakalamak ve müşteri taleplerine cevap verebilmek
amacıyla yapıldığına dikkat çekilerek, Renault ve Opel’in (Master-Movano) yine
Fiat ve PCA’nın (Ducato-Boxer-Jumper) işbirliği bu duruma örnek olarak
gösterilmektedir.
Bildirime konu anlaşmanın taraflarını oluşturan Fiat, PCA ve TOFAŞ bir çok ürün
pazarı bakımından birbirine rakip konumunda bulunan teşebbüslerdir. Bu nedenle 130
anlaşma en genel tanımıyla bir “yatay işbirliği anlaşması” olarak tanımlanabilr.
Anlaşmanın amacı ve kapsamı da göz önünde bulundurulduğunda, teşebbüsler
arası bir yatay işbirliği türünü ifade eden “Stratejik İttifak” kavramı ön plana
çıkmaktadır:
İki veya daha fazla bağımsız şirketin kendi otonomilerini koruyarak, birbirlerine
göre rekabet avantajına sahip oldukları teknoloji, uzmanlık vb. belli spesifik
faaliyetleri birlikte gerçekleştirmek veya ortak hedeflere ulaşmak amacıyla
yaptıkları, basit ticari sözleşmelerle birleşme işlemleri arasında yer alan, esnek
yapılı, yeni bir hukuki varlığın kurulmasını gerektirmeyen sözleşme bazlı 140
anlaşmalar “Stratejik İttifaklar” olarak tanımlanır.
05-44/628-161
4
Stratejik ittifaklar, basit ticari ilişkilerden veya sözleşmelerden daha ileri ancak bir
birleşme işleminden daha önceki bir safha olarak ifade edilebilir. Bazı yönleriyle
basit ticari ilişkilere benzetilebilecek stratejik ittifaklar daha yoğun işbirliği,
koordinasyon ve bilgi paylaşımı gerektirmektedir.
Stratejik ittifaklar, taraf şirketlerin elemanlarının sahip oldukları uzmanlık, yetenek
ve kişisel ilişkilerin kendi aralarında transfer edilmesi için bir araç olarak
kullanılabilmektedir. Stratejik ittifakları basit anlaşmalardan ayıran temel özellikler 150
bunların uzun vadeli bir bakış açısına sahip olması ve gündelik işlemlerden ziyade
bir yatırımı içermesi ve bazı durumlarda mevcut pazarlarda faaliyet göstermek
yerine yenilerinin geliştirilmesi olarak ifade edilebilir.
Stratejik ittifakların temel özelliklerinden biri, üçüncü taraflarla rekabet edebilmek
için işbirliğine giderlerken ortakların ittifakın kapsamı dışındaki alanlarda
birbirleriyle rekabet etmeleridir. Bu bakımdan stratejik işbirlikleri taraflar arasında
hem işbirliği hem de rekabetin aynı anda bulunduğu ilişkiler olarak tanımlanabilir.
Bu tür ittifaklarda firmaların kendi kimliklerini korumalarına ve kendi çıkarlarını
gözetmelerine imkan verilmektedir. Üretimde etkinliği artırmak, risk ve maliyetleri 160
azaltmak, yeni bir ürün geliştirmek stratejik ittifakların tipik amaçları arasında yer
almaktadır.
Anlatılan kriterler çerçevesinde değerlendirildiğinde, bildirime konu anlaşma
vasıtasıyla anlaşmanın tarafını oluşturan teşebbüsler arasında AR-GE ve üretim
amaçlı bir Stratejik İttifak gerçekleştirildiğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Gerçekleştirilen anlaşmada, bir aracın ortaklaşa geliştirilmesi ve üretilmesi ve bu
amaçla önemli miktarda ortak yatırım yapılması söz konusudur. Anlaşma ile basit
bir ticari ilişkiden ziyade, uzun vadeli bir işbirliğinin hedeflendiği görülmektedir.
170
Rakipler arasında gerçekleştirilen Ar-Ge ve/veya Ar-Ge sonuçlarının ortak üretim
şeklinde rakiplerce ortak kullanımını içeren yatay işbirliği anlaşmaları Rekabet
Hukuku bakımından hassasiyetle yaklaşılması gereken anlaşmalardır. Bu tür
anlaşmalar amaçları veya etkileri itibarıyla rekabeti kısıtlayabilmektedir. Rekabeti
kısıtlayıp kısıtlamadıkları konusunda yapılacak değerlendirme bakımından
anlaşmaların amacı, kapsamı ve içerdikleri hükümler önem taşımaktadır.
H.2.2. 4054 Sayılı Kanun ve İlgili Mevzuat Çerçevesinde Değerlendirme
Ar-Ge ve ortak üretime ilişkin işbirliği anlaşmalarının, öncelikle 4054 sayılı 180
Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bildirime konu anlaşma, ilgili ürün pazarı olan hafif ticari araçlar pazarında birbirine
rakip konumda bulunan motorlu taşıt üreticilerinin bir araya gelerek Ar-Ge
faaliyetlerinde bulunması ve bunun sonucunda geliştirecekleri aracın ortak
üretimini gerçekleştirmeleri amacıyla imzalanmaktadır. Anlaşma uyarınca
üretimden sonraki aşamalarda (dağıtım-pazarlama) taraflar bağımsız hareket
edeceklerdir.
05-44/628-161
5
Bildirime konu anlaşmaya, yalnızca ortak Ar-Ge çalışmaları boyutuyla 190
bakıldığında, anlaşmada Ar-Ge sonuçlarının kullanımına ilişkin bir münhasırlık,
fiyat ya da arz kısıtı getiren bir hüküm bulunmadığından 4. maddenin ihlalinden
söz etmek mümkün olmayacaktır.
Diğer taraftan anlaşmanın ikinci bölümünü oluşturan Ar-Ge sonucu ortak üretim, 4.
madde kapsamında yapılacak değerlendirmenin niteliğini değiştirmektedir. Ar-Ge
sonucunda geliştirilecek aracın ortak üretilmesi sonucunda anlaşmanın taraflar
arası rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığını belirlemek için önemli görülen iki kriter
tarafların pazar gücü ve maliyetlerin ortaklığıdır.
200
Rakipler arası ortak üretimi içeren anlaşmalarda en önemli değerlendirme
kriterlerinden birisi ortak üretim sonucunda tarafların pazara bağımsız olarak
sunacakları ürünlerin maliyetlerinin ne derece ortaklık taşıdığıdır. Anlaşma
hükümlerinden, üretilecek aracın, bazı modellerindeki şanzıman ve motor
farklılıkları dışında tamamının ortak olarak üretileceği anlaşılmaktadır.
Taraflara uygulanan transfer fiyatlarına bakıldığında, fabrika çıkış bedeli itibarıyla
tarafların maliyetlerinde önemli düzeyde ortaklık olduğu görülmektedir. Her bir
teşebbüs Tofaş fabrikasından çıkan araçların üzerine pazarlama ve dağıtım
maliyetlerini koyarak araçların nihai maliyetini belirleyecek ve bu doğrultuda nihai 210
satış fiyatlarını oluşturacaktır. Buradan, tarafların yalnızca bağımsız
gerçekleştirecekleri dağıtım ve pazarlama maliyetlerinde ve uygulayacakları kar
paylarında ortaklık bulunmayacağı, aralarındaki rekabetin ise, büyük ölçüde bu
alanla sınırlı kalacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Tarafların pazar paylarına bakıldığında, 2004 Ocak-Kasım dönemi için, Türkiye
hafif ticari araçlar pazarında Tofaş-Fiat’ın toplam pazar payının %(….), PCA grubu
markalarından Peugeot’nun pazar payının %(….), Citroen’in pazar payının ise
%(….) olarak gerçekleştiği görülmektedir. Bir başka deyişle tarafların pazar payları
toplamı %25’in üzerine çıkmaktadır. Ayrıca anlaşmanın taraflarından Tofaş’ın 220
ortaklarından Koç Grubu, Türkiye’de hafif ticari araç pazarında hem üretim hem de
dağıtım ve satış aşamalarında faaliyet gösteren, pazarının önemli oyuncularından
biridir. Koç Grubu’nun Ford Motor Co. ile ortak olduğu bir diğer ortak girişim şirketi
Ford Otosan, hem Türkiye’nin en büyük hafif ticari araç üreticisi hem de ilgili
pazarda yaklaşık %(….) düzeylerindeki pazar payıyla pazar lideri konumundadır.
Her ne kadar anlaşmanın taraflarından Tofaş’ın, Fiat Grubu ile Koç Grubu
tarafından ortak kontrolle yönetilen bir ortak girişim şirketi olması nedeniyle Koç
Grubu ile aynı ekonomik bütünlük içinde yer aldığı kabul edilemeyecek olsa da,
teşebbüsün ana ortaklarından biri olan Koç Grubu’nun sektördeki konumunun da,
tarafların pazar gücüne katkıda bulunduğu söylenebilir. 230
Yukarıda aktarılanlar ışığında, anlaşmanın taraflarının Türkiye hafif ticari araçlar
pazarının önemli oyuncuları arasında yer aldıkları ve tarafların pazar gücünün,
ortak üretim sonucunda pazardaki rekabeti etkilemeye yetecek düzeyde olduğu
söylenebilir.
05-44/628-161
6
Hem ortak maliyetlerin yüksekliği hem de tarafların pazardaki gücü birlikte
değerlendirildiğinde anlaşmanın rakip konumundaki taraflar arasındaki rekabeti ve
potansiyel rekabeti belirli ölçüde de olsa kısıtlayacağı, bu çerçevede anlaşmanın
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına girdiği sonucuna ulaşılmaktadır. 240
Bu bağlamda, söz konusu anlaşma, teşebbüsler arası yatay nitelikli anlaşmalara
uygulanabilen tek grup muafiyeti tebliği olan 2003/2 sayılı "Araştırma ve Geliştirme
Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği" çerçevesinde incelenmiştir. 2003/2
sayılı Tebliğ, Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki Ar-Ge anlaşmalarını belirli
şartları sağlaması halinde Kanun’un 4. maddesinin uygulamasından grup olarak
muaf tutmaktadır.
2003/2 sayılı Tebliği’nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesi’ne göre;
250
“a) yeni ürünlerin veya üretim tekniklerinin ortak bir şekilde araştırılması ve
geliştirilmesi ile sonuçların ortak kullanımı … amacıyla teşebbüsler arasında
yapılan rekabeti sınırlayıcı nitelikteki anlaşmalar, bu Tebliğ kapsamındadır.”
“Ortak üretim, yeniden satış, fikri hakların devri gibi başkaca bir temel amacı
bulunan ve ortak AR-GE’ye ilişkin yalnızca tali hükümler içeren anlaşmalar, bu
Tebliğ ile düzenlenen muafiyet kapsamı dışındadır.”
"Tanımlar" başlıklı 3. maddeye göre,
260
“b) Araştırma ve geliştirme (AR-GE), teknik bilgilerin elde edilmesine, ürün veya
üretim süreçlerinin tesislere tabi tutulmasına, teorik analizlerin ve gözlemlerin
yapılmasına, deneysel üretimler de dahil olmak üzere deneylerin
gerçekleştirilmesine, bu hususlar için gerekli tesislerin kurulmasına ve sonuçlarla
ilgili fikri hakların elde edilmesine yönelik süreci;
…
(h) Sonuçların kullanımı, anlaşma konusu ürünlerin üretimini veya üretimi ve
dağıtımını ve/veya anlaşma konusu üretim tekniklerinin uygulamasını ya da bu tür
üretim veya uygulamanın üçüncü kişilerce gerçekleştirilebilmesini sağlamak
amacıyla fikri hakların söz konusu üçüncü kişilere devredilmesini ve/veya yine aynı 270
amaçla know-how’ın aktarılmasını …
ifade eder."
Mezkur maddenin son fıkrasında ise,
“Aşağıdaki hallerde AR-GE’nin taraflarca birlikte yürütüldüğü ya da sonuçlarının
ortaklaşa kullanıldığı kabul edilir:
(a) AR-GE çalışmalarının birlikte oluşturulan bir ekip, organizasyon veya teşebbüs 280
tarafından, ya da birlikte tayin edilen üçüncü bir teşebbüs aracılığıyla yürütülmesi
ya da taraflar arasında araştırma, geliştirme, üretim veya dağıtım alanlarında
uzmanlaşma yoluyla işbölümüne gidilmesi”
05-44/628-161
7
hükmü yer almaktadır.
Yukarıda aktarılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, bildirime konu
anlaşmanın 2003/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilebileceği sonucuna
ulaşılmaktadır.
290
Bildirime konu anlaşmanın hükümlerine bakıldığında, Tebliğ’de öngörülen şartların
sağlandığı görülmektedir. Tebliğ hükümleriyle çelişkili görülen tek düzenleme,
anlaşmanın süresiyle ilgilidir.
Tebliğ’in 4. maddesinde; “Yalnızca Ar-Ge içeren anlaşmalara bu Tebliğ ile tanınan
muafiyet, anlaşma süresince geçerlidir. AR-GE sonuçlarının ortak kullanımının da
söz konusu olması halinde, muafiyet, anlaşma konusu ürünlerin Türkiye
Cumhuriyeti sınırları dahilinde pazara ilk olarak sunulduğu tarihten başlamak
üzere beş yıl için daha geçerli olur.” hükmü yer almaktadır.
300
Bildirime konu anlaşmada ise, anlaşmanın yürürlüğe girmesi ve süresini
düzenleyen 7.1. maddesinde; “7.1.2. Buradaki hükümler doğrultusunda süresi
uzatılmadıkça veya fesih edilmedikçe, bu anlaşma son geçerlilik tarihine kadar
tamamen yürürlükte kalacaktır, bu son geçerlilik tarihi aşağıdaki şekilde
belirlenecektir:
İlk S.O.P’nin (üretimin) Kasım 2007’de (veya daha önce) gerçekleşmesi
durumunda son Geçerlilik Tarihi 31 Aralık 2015 olacaktır:” hükmü yer almaktadır.
Maddenin devamında ise, ilk üretime geçiş tarihinde gecikme olması durumunda 310
bunun anlaşmanın geçerlilik süresine yansıtılacağı ifade edilmektedir. Anlaşma
hükümleri incelendiğinde, Ar-Ge aşamasının tamamlanmasını takiben, yaklaşık 8
yıllık bir süre ortak üretim gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Tebliğ’de Ar-Ge sonuçlarının ortak kullanımı durumunda ürünlerin piyasaya
sürülmesinden itibaren gerçekleştirilecek ortak üretime 5 yıl süre ile muafiyet
tanınırken, bildirime konu anlaşmada, ilk üretime geçişle, ilk aracın piyasaya
sunuluşu arasındaki zaman farklılığı da göz önüne alınarak, ürünlerin piyasaya
çıkışını takiben 7 ila 8 yıl süre ile bir ortak üretimin planlandığı anlaşılmaktadır. Bu
durum, anlaşmada ortak üretim gerçekleştirilmesi planlanan dönemin takribi son 320
iki-üç yıllık bölümünün grup muafiyetinden yararlanamaması anlamına
gelmektedir.
Esasen bildirime konu anlaşmanın kapsamı açısından değerlendirme yapıldığında
ortak üretim için öngörülen süre makul karşılanabilecektir. Anlaşmanın konusunu
bir motorlu aracın geliştirilmesi ve üretimi oluşturmaktadır. Motorlu taşıt üretimi
önemli düzeyde sabit yatırım gerektirmektedir ve tarafların etkin üretim ölçeğine
ulaşabilmesi ve gerçekleştirdikleri sabit yatırım karşılığını alabilmeleri için
geliştirdikleri araçları çoğunlukla 7-10 yıl gibi sürelerle üretmeleri
gerekebilmektedir. Esasen, 2003/1 sayılı Tebliğ’e mehaz teşkil eden 2659/2000 330
sayılı AB Komisyonu Tüzüğü’ne bakıldığında da, Ar-Ge sonuçlarının kullanıldığı
05-44/628-161
8
ürünün piyasaya sürülmesinden itibaren gerçekleştirilecek rakipler arası ortak
üretime 7 yıl süreyle muafiyet tanındığı görülmektedir. Bu doğrultuda, bildirime
konu anlaşmada, geliştirilecek hafif ticari aracın üretimi için öngörülen sürenin
makul karşılanabileceği düşünülmektedir.
Esasen, anlaşmalarda yer alan ve grup muafiyetinde öngörülen şartları aşan
sınırlamalara ilişkin olarak Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet
incelemesi yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan, anlaşmanın grup
muafiyetinden yararlanamayan ve bireysel muafiyet incelemesine tabi tutulması 340
gereken dönemi takriben 2013-2016 yılları arasındaki yaklaşık 3 yıllık bir döneme
tekabül etmektedir. Kanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrası, bireysel muafiyetin
ancak 5 yıl süre ile verilebileceğini hükme bağlamaktadır. Bu nedenle, bildirime
konu anlaşma bakımından yapılacak bir incelemede, 5. maddede öngörülen
şartların sağlandığı sonucuna ulaşılsa bile, anlaşmanın grup muafiyetinden
yararlandığı dönemden sonraya sarkan zaman dilimine yönelik olarak bugünden
bireysel muafiyet tanınması hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Daha önce de ifade edildiği üzere, gerek anlaşmanın niteliği gerekse, mehaz AB
Tüzüğü’nde Ar-Ge sonuçlarının kullanılmasına ilişkin olarak tanınan 7 yıllık 350
muafiyet, olası bir bireysel muafiyet incelemesinde bildirime konu anlaşmada
öngörülen ortak üretim için öngörülen sürenin makul kabul edilmesi ve anlaşmanın
grup muafiyeti sonrasına sarkan dönemi için bireysel muafiyet şartlarını sağlaması
olasılığını artırmaktadır. Ancak söz konusu incelemenin şu anda yapılması imkanı
bulunmamaktadır.
Bu durumda, bildirime konu anlaşma imza tarihinden, anlaşma konusu ürünlerin
pazara ilk sunulduğu tarihi takip eden 5 yıl süre boyunca grup muafiyetinden
yararlanabilecek, 5 yıllık sürenin bitimi itibariyle anlaşmanın taraflarca
feshedilmemesi durumunda anlaşmanın yürürlükte kalacağı ve ortak üretimin 360
devam edeceği döneme ilişkin olarak, taraflarca ayrıca bireysel muafiyet
başvurusunda bulunulması gerekecektir.
I- SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Fiat Auto S.p.A, Peugeot-Citroen Automobiles SA ve Tofaş Türk Otomobil
Fabrikası A.Ş. arasında 31.3.2005 tarihinde akdedilen “Ürün Geliştirme ve İmalat
Anlaşması”nın; birbirine rakip konumda bulunan teşebbüsler arasında araştırma 370
geliştirme faaliyetleri ve bunun sonuçlarının ortak kullanımı konularında yatay
işbirliğini içerdiği ve işbirliğinin niteliğiyle tarafların pazardaki konumları dikkate
alınarak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil ettiğine,
2- Anlaşmanın, 2003/2 sayılı “Araştırma ve Geliştirme Anlaşmalarına İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği” kapsamında bulunduğuna,
3- Anlaşmanın, imza tarihinden başlayarak, anlaşma konusu ürünlerin Türkiye
Cumhuriyeti sınırları dahilinde pazara ilk olarak sunulduğu tarihi takip eden beş
05-44/628-161
9
yıllık sürenin sonuna kadar devam eden dönemde, 2003/2 sayılı Tebliğ’in 380
sağladığı muafiyetten yararlanabileceğine,
4- Sözü edilen beş yıllık sürenin sona ermesinden sonraki dönemde anlaşmanın
taraflarca uygulanmaya devam edilmesi durumunda tekrar muafiyet
değerlendirmesi yapılmak üzere Rekabet Kurumu’na başvuruda bulunulmasına,
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy