İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 56782/17
Memduh TOPRAK / Türkiye
Başkan
Egidijus Kūris,
Hâkimler,
Pauliine Koskelo,
Frédéric Krenc
ve Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla 6 Haziran 2023 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
1963 yılında doğan Aydın’da ikamet eden bir Türk vatandaşı olan Memduh Toprak’ın (“başvuran”) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (“AİHM” veya “Mahkeme”), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, 16 Haziran 2017 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine yapmış olduğu (56782/17 no’lu) başvuruyu;
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) başvurunun tebliğ edilmesine dair kararı;
Tarafların beyanlarını dikkate alarak;
Gerçekleştirilen müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVA KONUSU
1. Dava, bir sendika temsilcisi olan başvuranın başka bir iş yerine tayin edilmesine ilişkindir.
2. Başvuran Aydın Tarım Müdürlüğünde bir mühendisti ve Türkiye Tarım-Orman ve Gıda Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (“Sendika”) iş yeri temsilcisiydi. Başvuran 4 Nisan 2015 tarihinde Aydın ilinde bulunan Efeler Tarım Müdürlüğüne tayin edilmiştir.
3. Başvuran iş yeri sendika temsilcisi olması gerekçesiyle tayin edilmesinin iptali için İdare Mahkemesine başvurmuştur. Başvuran, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca idarenin sendika temsilcilerini açık ve kesin bir gerekçe olmadan başka iş yerlerine tayin etme hakkının bulunmadığını belirtmiştir.
4. İdare Mahkemesi, Hükümet tarafından Aydın ilinde Efeler adında yeni bir ilçe oluşturulduğu ve bu yeni ilçede bulunan müdürlüklerin yeni personele ihtiyaç duyduğu gerekçesiyle başvuranın talebini reddetmiştir. Mahkeme, idarenin bu ihtiyacın karşılanması amacıyla başvuranın vasıfları dikkate alarak başvuranı Efeler Tarım Müdürlüğüne tayin ettiğini belirtmiştir. Söz konusu tayinin kamu hizmeti ve kamu yararı açısından duyulan ihtiyaçları karşıladığını belirtmiştir. Ayrıca, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 18. maddesi iş yeri sendika temsilcilerinin tayinini imkânsız kılmamaktadır. Açık ve kesin gerekçe sunulduğu takdirde tayin mümkündür.
5. Başvuran söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur ancak bu talebi Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiştir.
6. Anayasa Mahkemesi 20 Şubat 2017 tarihinde başvuranın bireysel başvurusunu kabul edilemez bulmuştur. Başvuruyu örgütlenme özgürlüğü ışığında değerlendiren Anayasa Mahkemesi, başvuranın başka iş yerine tayin edilmesinin sebebinin kamu hizmeti ihtiyaçlarına yönelik olduğunu ve yeni iş yerinde başvuranın sendikal faaliyetlerini yerine getirmeye devam edebileceğini tespit etmiştir. Ayrıca başvuranın parasal ve özlük hakları açısından bir kaybı olmamıştır. İdarenin bu konudaki takdir yetkisi değerlendirildiğinde başvuranın hak ve özgürlüklerine yönelik bir müdahale bulunmamaktadır.
7. Başvuran 24 Şubat 2021 tarihinde tekrar Aydın Tarım Müdürlüğüne tayin edilmiştir.
8. Başvuran Sözleşmenin herhangi bir maddesine spesifik olarak dayanmadan örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğinden ve yargılamaların adil olmadığından şikâyet etmiştir. Başvuran, tayin işleminin sendika görevlilerinin tayin edilmesine ilişkin şartları öngören 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 18. maddesine uygun olarak tesis edilmediğini ileri sürmektedir.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
9. Başvuran, Aydın Tarım Müdürlüğünden yeni kurulan Efeler Tarım Müdürlüğüne tayin edilirken kendisinin iş yeri sendika temsilcisi olmasının dikkate alınmamasından şikâyet etmektedir. Ayrıca başvuran tayin işleminin iptali için açtığı davanın yerel mahkeme tarafından reddedildiğinden şikâyet etmektedir. Mahkeme başvurunun sadece Sözleşmenin 11. maddesi yönünden incelenmesinin uygun olacağı görüşündedir.
10. Hükümet, mevcut davanın başvuranın başka bir iş yerine yasalara uygun bir şekilde tayin edilmesine ilişkin olduğunu ileri sürmüştür. Hükümet, başvuranın sendika üyesi ya da temsilcisi olmasının engellendiği ya da başka bir iş yerine sendika üyesi olduğu için tayin edildiği gibi örgütlenme özgürlüğüne ilişkin iddialarda bulunmadığını belirtmiştir.
11. Mahkeme Sözleşme’nin 11 § 1 maddesinin sendika özgürlüğünü örgütlenme özgürlüğünün özel bir şekli veya görünümü olarak ortaya koyduğunu ve söz konusu maddenin sendika üyelerine Devlet tarafından gösterilecek özel bir muameleyi ve özellikle sendika üyelerinin yerlerinin değiştirilmemesi hakkını garanti altına almadığını hatırlatmaktadır (bk. Metin Turan / Türkiye, no. 20868/02, § 27, 14 Kasım 2006; Akat / Türkiye, no. 45050/98, § 38, 20 Eylül 2005, ve Belçika Ulusal Polis Sendikası / Belçika, 27 Ekim 1975, § 38, Seri A no. 19).
12. Sözleşme sendika üyelerinin mesleki çıkarlarının taraf devletlerin hem izin vermek hem de kolaylaştırmakla yükümlü olduğu sendikal faaliyetler aracılığıyla korunması özgürlüğünü güvenceye bağlar (bk. Tüm Haber Sen ve Çınar / Türkiye, no. 28602/95, § 28, AİHM 2006‑II).
13. Mevcut davada Mahkeme, başvuranın iş yeri sendika temsilcisi olmasına rağmen başka bir iş yerine tayin edildiğini gözlemlemektedir. Mahkeme başvuranın tayin edilmesinin sendika eylemleri yüzünden gerçekleştiğini iddia etmediğini not etmiştir. Başvuran, sadece, tayin edilmesinin sendika görevlilerinin tayin edilmesine ilişkin şartları öngören 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 18. maddesine uygun olmadığını ileri sürmüştür. Söz konusu hükme göre “... Kamu işvereni, işyeri sendika temsilcisinin (...) işyerini sebebini açık ve kesin şekilde belirtmedikçe değiştiremez.”
14. Başvuran hakkındaki söz konusu tayin işlemine ilişkin yargılamaları inceleyen Mahkeme başvuranın yeni kurulan bir iş yerine tayin edildiğini not etmiştir. Başvuranın İşyerinde çalıştığı esnada sendika üyesi/işyeri temsilcisi olması nedeniyle herhangi bir baskıya maruz kaldığına ya da aynı nedenle Efeler Tarım Müdürlüğüne tayin edildiğine ilişkin bir iddiasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ek olarak, başvuranın yeni iş yerinde sendikal faaliyetlerini gerçekleştiremeyeceğine dair bir emare bulunmamaktadır. Ayrıca, yerel mahkemeler başvuranın 4688 sayılı Kanun’a ilişkin iddialarını yaptıkları incelemede dikkate almış ve söz konusu hükme aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Başvuranın yeni iş yerinde sendikal faaliyetlerini gerçekleştirebileceğini tespit etmiştir. İlaveten başvuranın finansal ve özlük hakları açısından bir kaybı olmamıştır. Başvuranın tayini, yeni kurulan Efeler Tarım Müdürlüğünün personel ihtiyacı nedeniyle başvuranın tayin edilmesine karar veren idarenin takdir yetkisi kapsamındadır. Bu yüzden başvuranın tayini kamu yararını ve kamu hizmeti ihtiyaçlarını gözetmektedir.
15. Mahkeme, ulusal makamların vardığı sonucun keyfi olduğu ya da başvuranın dayanak gösterdiği 4688 Sayılı Kanun’un ilgili hükümleri dikkate alınmadan gerçekleştirilmiş yargılamaların sonunda verildiği yönünde tespitte bulunmak için herhangi bir unsurun mevcut olmadığını not etmiştir. Başvuran ulusal makamlar önünde hiçbir zaman sendika üyeliği, sendika içerisinde seçimle geldiği pozisyonu ya da sendikal faaliyetleri nedeniyle tayin edildiğini ileri sürmemiştir. Ayrıca, dosyada ulusal mahkemelerin delillerin incelenmesinde keyfi davrandığına işaret edecek bir unsur bulunmamaktadır (ayrıca karşılaştırın Ersöz ve Diğerleri / Türkiye (k.k.), no. 12570/02, 1 Nisan 2008).
16. Ek olarak Mahkeme, kamu hizmeti ihtiyaçları doğrultusunda başvuranın statüsünün ilke olarak başka bir hizmete ya da şehre tayin edilmesine olanak sağladığını belirtir. Bu kapsamda tayin kararı başvuranın bir sendikaya üye olma ya da örgütlenme özgürlüğünü icra etmesine sınır koymamakta ve engel oluşturmamaktadır (ayrıca bk. Akat, yukarıda anılan, §§ 41 ve 43).
17. Yukarıdakiler ve mevcut davanın bütün koşulları ışığında Mahkeme, başvuranın söz konusu kararın sendikal faaliyetlerde bulunma hakkına müdahale teşkil ettiğini kanıtlayamadığını tespit etmiştir (bk., bu davaya uygulanabildiği ölçüde, Ersöz ve Diğerleri, yukarıda anılan; Bulğa ve Diğerleri, no. 43974/98, §§ 73 ve 75, 20 Eylül 2005; Akat, yukarıda anılan, §§ 42 ve 44; ve, aksi yönde, Metin Turan, yukarıda anılan, §§ 30-32).
18. Dolayısıyla, Mahkeme başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 3 (a) ve 4. fıkraları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup; 29 Haziran 2023 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
{signat22ure_p_1}
Dorothee von Arnim Egidijus Kūris
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy