Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-27 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-40/691-229
Karar Tarihi : 03.06.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, 10
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : İsmail Atalay YOLCU, Tuğçe KOYUNCU
C. ŞİKAYET EDEN : Durmuş Ali ÇIKLA
Fener Konakları No:12 Antalya
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : Total Oil Türkiye A.Ş.
Onur Ofis Park İş Merkezi, İnkılap Mah. Üntel Sok. No:10 B1 Blok
34768 Ümraniye/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Total Oil Türkiye A.Ş. lehine tesis edilen intifa hakkının ve
buna dayanarak gerçekleştirilen eylemlerin 4054 sayılı Kanun’a aykırılığının 20
tespiti ve gerekli tedbirlerin alınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 13.05.2010 tarih ve 3874 sayı ile
giren başvuru üzerine hazırlanan 13.04.2010 tarih ve 2010-1-27/İİ-10-İAY sayılı İlk
İnceleme Raporu, 22.04.2010 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1.
maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine
düzenlenen 21.05.2010 tarih ve 2010-1-27/ÖA-10-139.İAY sayılı Önaraştırma Raporu
26.05.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-110/171 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-40 sayılı
Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 30
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet başvurusunda özetle;
- Mülkiyeti başvuru sahibi Durmuş Ali Çıkla ve Cenk Çıkla’ya (1/2 hisse oranında) ait
olan başvuruya konu taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu işletmeciliği yapılmak
amacıyla Total Oil Türkiye A.Ş. (Total) lehine intifa hakkı tesis edildiği,
- Söz konusu taşınmaz üzerinde bir süre Total bayisi olarak faaliyet gösterildikten
sonra kiracı Şeneller Ltd. Şti. tarafından istasyonun işletildiği, daha sonra kiracılık
ilişkisinin sona erdiği ve istasyonun başvuru sahibine teslim edildiği,
- Bunu takiben Total’in teminat amacıyla tesis edilen intifa hakkını öne sürerek
başvuru sahibini sözleşme yapmaya zorladığı,
- Başvuru sahibinin intifa hakkının tesisindeki hukuki sakatlıklar, 5015 sayılı Petrol 40
Piyasası Kanununa ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırı
olduğu iddiası ile Asliye Hukuk Mahkemesinde intifanın fekki talebiyle dava açtığı,
davanın halen derdest olduğu,
- Total’in diğer dağıtım şirketleri ile birlikte ve ayrıca tek başına olmak üzere 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında hâkim durumda olduğu ve intifa
sözleşmesinden kaynaklanan uzun süreli haklarını yeni kurulan ve piyasaya girmek
isteyen dağıtım şirketlerinin piyasaya girmesini engellemek için kullandığı
10-40/691-229
2
belirtilerek, Total’in rekabet hukukuna aykırı davranışlarının tespiti ile bunların
sonlandırılması, 2 yıllık geçiş süresi içerisinde tapuda intifa sözleşmesinin 5 yıl olarak
yenilenmemesi nedeniyle muafiyet şartlarının oluşmadığının ve bu hakkı kaybettiğinin 50
tespiti ile intifa hakkının iptaline karar verilmesi, 4054 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri
kapsamında ceza hükümlerinin uygulanması ve işlemlerin tedbiren durdurulması talep
edilmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Total ile Durmuş Ali Çıkla arasında imzalanmış olan 14.03.1997 tarihli Protokol,
akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bununla bağlantılı 07.03.1997 tarihli intifa
sözleşmesinden oluşan rekabet yasağına dayalı dikey ilişkinin, 18.09.2010 tarihine
kadar 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile tanınan grup
muafiyeti kapsamında olduğu; bu nedenle, Total hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı, 60
- İntifa hakkının tapudan terkinine karar verme yetkisinin Hukuk Mahkemelerinde
olduğu,
- İlgili pazarda tek başına hâkim durumda olan bir teşebbüsten söz edilemeyeceği,
gerek Mahkeme gerekse Rekabet Kurulu kararlarıyla akaryakıt sektöründeki rekabet
yasağına dayalı dikey anlaşmaların 5 yılla sınırlandırıldığı, konunun Kanun’un 6.
maddesi ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı,
- 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi çerçevesinde geçici tedbir kararı alınmasını gerekli
kılan bir durumun mevcut olmadığı,
görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 70
I.1. Taraflar
Dosyadaki bilgilere göre; EPDK’dan alınan ve Dağıtıcı Lisansına sahip olan Total,
petrol ürünlerinin depolaması ile toptan ve perakende satış konularında faaliyet
göstermektedir. Şirketin mevcut durumda, Total markası altında faaliyet gösteren
toplam istasyonlu bayi sayısı 509’dur. Diğer taraftan başvuru sahibi Durmuş Ali Çıkla
ise, şikâyet konusu akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmazın Cenk Çıkla ile
birlikte maliki olup söz konusu istasyonda bayilik faaliyeti yürütmüştür.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Taraflar arasındaki “Bayilik Sözleşmesi”nin kapsamı göz önüne alındığında, bildirime 80
konu işlem çerçevesinde ilgili ürün pazarı, “oto lpg dışında kalan otomotiv yakıtları”
“oto-LPG” ve “madeni yağ” pazarları olarak belirlenmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Gerek beyaz akaryakıt ürünleri, gerekse oto-LPG ve madeni yağ dağıtım faaliyetlerinin
yurt çapında gerçekleştirilmesi ve ilgili hizmetler bakımından rekabet şartlarının
farklılaşmasına neden olacak bir unsur bulunmaması nedeniyle coğrafi pazar,
“Türkiye” olarak kabul edilmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.3.1. Önaraştırma Kapsamında Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
Dosyadaki bilgilere göre konuyu inceleyen raportörlerce, iddia edilen hususlarla ilgili 90
olarak başvuru sahibine anılan taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu işletilebilmesi
amacıyla Total ile imzalanmış olan ilk akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmenin
eki niteliğindeki protokoller, taşınmaza ilişkin tapu kaydı, intifa hakkı tesisine ilişkin
10-40/691-229
3
sözleşme ve/veya Tapu Sicil Müdürlüğünce düzenlenen resmi senet talep edilmiştir.
Başvuru sahibi tarafından Total ile Şeneller Akaryakıt ve Gıda Ürünleri Turizm Sanayi
ve Ticaret Ltd. Şti. (Şeneller Ltd. Şti.) arasında imzalanmış olan işletme sözleşmeleri
ve protokol ile intifa tesisine ilişkin resmi senet ve çeşitli ihtarnameler gönderilmiş,
ancak Total ile malik Durmuş Ali Çıkla arasında imzalanan ilk akaryakıt bayilik
sözleşmesi gönderilmemiştir.
Diğer taraftan, raportörlerce Total’e gönderilen bilgi isteme yazısı ile taşınmaz üzerinde 100
akaryakıt istasyonu işletilebilmesi amacıyla Total ile Durmuş Ali Çıkla veya Cenk Çıkla
arasında imzalanmış olan ilk akaryakıt bayilik sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki
niteliğindeki protokoller talep edilmiş ve istasyonun devredilmesinden sonra
işletmeciliğinin hâlihazırda hangi gerçek veya tüzel kişi tarafından yerine getirildiğine
ilişkin bilgi talep edilmiştir. Kurum kayıtlarına intikal eden cevap yazısında; Total ile
Durmuş Ali Çıkla arasında akdedilmiş olan ve taraflar arasında bayilik ilişkisinin
kurulması ile intifa hakkının tesisine esas teşkil eden 14.03.1997 tarihli Protokol
gönderilmiş ancak akaryakıt bayilik sözleşmesinin şirket kayıtlarında bulunmadığı
belirtilmiştir. Ayrıca, Durmuş Ali Çıkla’nın Total ile imzalamış olduğu tüm sözleşmelerin
Ümran Turizm A.Ş.’ye temlik edildiğine ilişkin 07.09.1998 tarihli bir “Temlikname” 110
gönderilmiştir. Söz konusu cevap yazısında anılan taşınmaz üzerinde bulunan
istasyonun işletmeciliğinin, aşağıda tarih ve sıra ile yer alan gerçek ve tüzel kişilere
verildiği bildirilmiştir;
- 14.03.1997 tarihinde Durmuş Ali Çıkla,
- 07.09.1998 tarihinde Ümran İnşaat Turizm Özel Hastanecilik Özel Eğitim
Hizmetleri Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi (Ümran Turizm A.Ş.),
- 01.01.2002 tarihinde Adnan Böyüközer
- 30.10.2003 tarihinde Şeneller Ltd. Şti.
İstasyonun son işletmecisi Şeneller Ltd. Şti. olmakla birlikte, söz konusu şirketin de
12.05.2009 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile bayilik sözleşmesini feshederek 120
taşınmazı tahliye ettiği, bu tarihten sonra Total’in söz konusu istasyonda herhangi bir
şekilde faaliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir. Buna ilave olarak, raportörlerce şirket
yetkilileriyle yapılan telefon görüşmesinde, intifa hakkının tapudan terkin edilmediği ve
mahkemede buna ilişkin davaların sürmekte olduğu belirtilmiştir.
I.3.2. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesinin İhlaline Yönelik Değerlendirme
Dosyada yer alan belgeler incelendiğinde, başvuruya konu taşınmaz üzerinde
akaryakıt istasyonu işletmeciliği yapılmak amacıyla Total lehine 07.03.1997 tarihinden
itibaren 20 yıl süreyle geçerli olmak üzere intifa hakkı tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Akaryakıt bayilik sözleşmesinin bayi ve dağıtım firması kayıtlarında bulunmadığı
bildirildiğinden, taraflar arasındaki 14.03.1997 tarihli Protokol de dikkate alındığında, 130
Protokol tarihine yakın tarihlerde imzalandığı varsayılabilecek Akaryakıt Bayilik
Sözleşmesi ile birlikte intifa hakkından oluşan dikey ilişkinin başlangıç tarihi olarak
07.03.1997 tarihinin esas alınması gerekmektedir.
Akaryakıt Bayilik Anlaşmaları münhasır nitelikte düzenlenen anlaşmalar olup, taraflar
arasındaki 14.03.1997 tarihli Protokolde de bayinin Total dışındaki şirket ve
şahıslardan akaryakıt alıp satmasının tespiti halinde cezai şart öngörülmüştür. Bu
çerçevede dağıtım firmasınca bayiye rekabet etmeme yükümlülüğü getirildiği
anlaşılmaktadır.
10-40/691-229
4
Danıştay’ın 13.05.2008 tarihli ve E.2006/1604, K.2008/4196 sayılı kararı ve bu karar 140
üzerine Rekabet Kurulunun konuyla ilgili olarak daha önce almış olduğu kararlar ile
sabit olduğu üzere; bayilik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerde yer alan rekabet etmeme
yükümlülüğü süresine etki eden intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer etkiye
sahip sözleşmelerin tamamı tek bir dikey anlaşma olarak kabul edilmektedir. Bu dikey
anlaşmalar ile bayiye 5 yıldan uzun süreli rekabet yasağı getirilmesi, bayi üzerindeki
rekabet etmeme yükümlülüğü süresinin, 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen 5 yıllık üst
sınırın fiili olarak aşılmasına neden olmakta ve söz konusu dikey ilişkiyi anılan Tebliğ
ile tanınan grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır.
Bu çerçevede, Total ile Durmuş Ali Çıkla arasında imzalanan 14.03.1997 tarihli
Protokol, akaryakıt bayilik sözleşmesi ile bununla bağlantılı olarak 07.03.1997 tarihinde 150
Total lehine tanınan intifa hakkı tesisine ilişkin resmi senet, bütün olarak Tebliğ’in 2.
maddesi anlamında bir dikey anlaşmadır. Söz konusu dikey anlaşmanın özellikle intifa
hakkının süresi dikkate alındığında, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde öngörülen
beş yıllık süreyi aşar nitelikte rekabet etmeme yükümlülüğü içerdiği sonucu ortaya
çıkmaktadır.
Önaraştırma kapsamında elde edilen bilgilerden, Durmuş Ali Çıkla’nın istasyon
bakımından Total ile imzalamış olduğu tüm sözleşmeleri Ümran Turizm A.Ş.’ye
devrettiği, daha sonra Total ile Şeneller Ltd. Şti. arasında imzalanan 01.12.2005 tarihli
Akaryakıt İstasyonu İşletme Sözleşmesi uyarınca istasyonun Şeneller Ltd. Şti.
tarafından işletildiği ve akaryakıt istasyonunun tekrar başvuru sahibi Durmuş Ali 160
Çıkla’ya teslim edildiği anlaşılmaktadır.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 36. paragrafında da belirtildiği
üzere muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan; faaliyetlerin sona erdirilmesi,
devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya çıkması halinde
muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz konusu değildir. Bu hükmün bir
diğer anlamı da yukarıda sayılan yollarla bayi üzerine getirilen rekabet yasağının
kalkmayacağı, dolayısıyla rekabet yasağına dayalı dikey ilişkinin sonlanmış
sayılamayacağıdır. Bu çerçevede, başvuru dilekçesinde yer verilen bilgi ve belgelerin
incelenmesi sonucunda 1997 yılında düzenlenen 20 yıllık intifa hakkı tesisine ilişkin
resmi senet ile bayilik sözleşmesinden oluşan dikey ilişkinin, istasyonun işletmeciliği bir 170
dönem el değiştirmiş olsa da, kesintisiz olarak sürdüğü sonucu ortaya çıkmaktadır.
Öte yandan, Kurulun konuya ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca
18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan
anlaşmaların 18.09.2010 tarihinde kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. Bu çerçevede, taraflar arasındaki
dikey ilişkinin 18.09.2005 tarihi itibarıyla kalan süresi beş yılı aştığından, 18.09.2010
tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanacağı
değerlendirilmektedir. Bununla birlikte intifa hakkının terkinine karar verme konusunda
hukuk mahkemeleri yetkili olup, bu husus Rekabet Kurumunun görev alanı içerisinde
değildir. 180
I.3.3. 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi Kapsamında Değerlendirme
Başvuru dilekçesinde Total’in, BP, Shell, Opet, POAŞ gibi şirketlerle birlikte ve ayrıca
tek başına hâkim durumda olduğu ve uzun süreli intifa sözleşmeleri aracılığıyla yeni
kurulan dağıtım şirketlerinin piyasaya girmesini engelleyerek 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesini ihlal ettiği iddia edilmektedir.
Total’in, başvuru dilekçesinde belirtilen yollarla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
anlamında hâkim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığına ilişkin yapılacak
değerlendirmede, öncelikle Total’in ilgili pazarda hâkim durumda olup olmadığının
10-40/691-229
5
tespit edilmesi, hâkim durumun varlığı halinde şikâyete konu eylemin bir kötüye
kullanma eylemi olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Hâkim durumun 190
belirlenmesinde pazar payı bilgisinin öncelikli olarak dikkate alınması gereken bir unsur
olduğu, çok yüksek oranlardaki pazar paylarının, önemli bir pazar gücüne işaret ettiği
rekabet hukukunda genel kabul gören bir husustur. Bununla birlikte yalnızca pazar
payına bakılarak sonuca ulaşılmaması ve diğer değişkenlerin de dikkate alınması
gerektiğine ilişkin mahkeme kararları mevcuttur.
Dosyada yer alan EPDK verilerine göre, Total’in ilgili ürün pazarının önemli bir
bölümünü teşkil eden benzin ve motorin toplamına göre pazar payı yaklaşık %6’dır.
Söz konusu pazarda en yüksek pazar payına sahip şirket %26,24 oranındaki pazar
payıyla POAŞ olup, POAŞ’ı sırasıyla %18,73 oranındaki pazar payıyla Shell & Turcas
ve %16,50 oranındaki pazar payıyla Opet takip etmektedir. Diğer taraftan, ilgili 200
pazarda küçük dağıtım şirketleriyle birlikte toplam 52 adet dağıtım şirketi faaliyet
göstermekte olup böyle bir yapı içerisinde Total’in hakim durumda olduğundan söz
etmek mümkün değildir. Rekabet Kurulunun, akaryakıt sektörünün geneline ilişkin
tespit ve değerlendirmelerin yer aldığı 24.07.2008 tarih ve 08-47/653-250 ve
05.08.2009 tarih ve 09-34/796-199 sayılı kararları da ilgili ürün pazarında çok sayıda
dağıtım şirketinin faaliyet göstermekte olduğu ve hâkim durumda olan herhangi bir
teşebbüsten söz edilemeyeceği yönündedir.
Total’in, başvuru sahibinin maliki olduğu istasyon bakımından hâkim durumda olduğu
da başvuruda yer verilen iddialar arasında yer almaktadır. Böyle bir iddianın kabulü ise
her akaryakıt istasyonunun ayrı bir ilgili coğrafi pazar olarak kabul edilmesini gerektirir 210
ki böyle bir ön kabul hukuki ve iktisadi bakımdan dayanaksız olup; ne sektöre yönelik
tesis edilen geçmiş tarihli Kurul kararları ne de konuya ilişkin mehaz mevzuat
uygulamaları, bu tür bir değerlendirmeye imkân tanımaktadır.
Pazarda Total ile birlikte bazı firmalarca birlikte hâkim durumun kötüye kullanıldığı
yönündeki iddialara gelince;
1. Haziran 2008 tarihli Akaryakıt Sektör Raporunda dağıtım şirketlerinin sahip oldukları
uzun süreli intifa sözleşmelerinin diğer dağıtıcıların pazara girmelerine engel olduğu;
bu nedenle, rekabet yasağına dayalı dikey anlaşmaların, aynen diğer sektörlerde
olduğu gibi akaryakıt sektöründe de “kaynağını özel hukuktan alan kira, intifa gibi
sözleşmelere dayansa da” 5 yıl ile sınırlanması gerektiği belirtilmiştir. 220
2. Danıştay’ın, aynı yönde değerlendirmeler içeren Total-Akdağ kararının ardından bu
sözleşmeleri 5 yıllık bir süreyle sınırlayan Kurul kararlarının amacı da söz konusu
teşebbüslerin sahip oldukları pazar güçlerine bağlı olarak dikey anlaşmalar yoluyla
diğer şirketlerin pazara girişlerini engellemelerinin önüne geçmektir.
3. Uzun süreli tapusal hak içeren sözleşmelerin bayilik sözleşmelerine etkisi nedeniyle
pazarın bütününde oluşturabileceği rekabeti sınırlandırma etkisinin ise yukarıda
açıklandığı üzere Danıştay kararının ardından Kurul tarafından söz konusu
sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilmesi sonucu bertaraf
edileceği değerlendirilmektedir.
Bu nedenle 4054 sayılı Kanuna dayanılarak ve mevcut piyasa koşulları dikkate 230
alınarak hazırlanan ve yürürlüğe giren dikey anlaşmalara ilişkin mevzuat kapsamında,
bunun ötesinde bir müdahalede bulunulması gerekli görülmemekle birlikte, yukarıda
açıklanan nedenlerle konunun Kanun’un 6. maddesi ile ilişkilendirilemeyeceği
kanaatine varılmıştır.
10-40/691-229
6
I.3.4. Muafiyetin Geri Alınması Kapsamında Değerlendirme
Başvuru sahibi tarafından belirtilen işlemle ilgili olarak muafiyetin geri alınmasına karar
verilmesi talep edilmiştir. Bunun gerekçesi olarak da Total’in 2002/2 sayılı Tebliğ’de 240
geçici madde ile öngörülen geçiş süreci içinde sözleşme süresini beş yıl kuralına göre
tadil etmediği belirtilmiştir.
Rekabet Kurulunun 05.03.2009 tarih ve 09-09/187-57 sayılı kararında, “Dikey
anlaşmalarda yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5.
maddesiyle uyumlu hale getirilmesine ilişkin geçiş sürecinin 18.9.2005 tarihinde sona
erdiği; bu çerçevede 18.9.2005 tarihinden önce yapılmış olan ve süresi beş yılı aşan
sözleşmelerin, Rekabet Kurulu tarafından uygulanan “azami hadde indirme” ilkesi
gereğince 18.9.2010 tarihine kadar Tebliğ’de yer alan muafiyetten yararlanabileceği ve
bu tarihten sonra muafiyet koşullarının ortadan kalkacağı” sonucuna varılmıştır.
Dolayısıyla geçiş süresi içinde uyumlaştırma yapılmamış olmasının, muafiyetin geri 250
alınmasını gerektiren bir husus olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Zira konuyla
ilgili olarak daha önce alınmış Kurul kararlarında, geçiş süreci sonu itibarıyla gerekli
değişiklikler yapılmamış olan tüm dikey anlaşmaların intifa senetleri de dahil olmak
üzere 18.09.2010 tarihine kadar uygulama olanağının bulunduğu belirtilmiştir.
Öte yandan, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 6. maddesine göre muafiyetin geri alınabilmesi için
bu Tebliğ ile muafiyet tanınmış olan bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde düzenlenen koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip olduğunun tespit
edilmesi gerekmektedir. Petrol piyasası faaliyetlerine ilişkin yasal düzenlemeler, Kurum
tarafından yürütülen incelemeler ve bunun sonucunda düzenlenen Akaryakıt Sektör
Raporu, Danıştay kararları ve Rekabet Kurulunun sektöre yönelik olarak almış olduğu 260
kararlar kapsamında, başvuru sahibi tarafından iddia edilen hususların muafiyetin geri
alınmasını gerektirecek hususlar olmadığı kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan, başvuru sahibi tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 14.5.2010
tarih ve 3891 sayı ile intikal eden ek dilekçe ile başvuru dilekçesinde yer verilen
hususlar tekrarlanarak, ilgili bayilik sözleşmesinin 5 yıl süreyle akdedilmemiş olması
sebebiyle baştan itibaren geçersiz olduğuna ve intifa sözleşmesine ilişkin kaydın
tapudan terkin edilmemesi sebebi ile Total hakkında soruşturma açılmasına, intifa
hakkının 18.09.2010 tarihi beklenmeksizin geçersizliğine ve gerekli tedbirlerin
alınmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Rekabet Kurulunun idari yaptırım uygulama
yetkisi bulunmakla birlikte yukarıda açıklandığı üzere, söz konusu dikey anlaşmanın 270
halen grup muafiyeti kapsamında olması nedeniyle, Total hakkında soruşturma
açılmasına yer olmadığı gibi muafiyet süresinin sonunda da sözleşmenin geçerli olup
olmadığına karar verecek olan makam adli mahkemelerdir. Öte yandan, söz konusu
sözleşme 18.09.2010 tarihine kadar muafiyet kapsamında olduğundan, bu
sözleşmeden doğabilecek nedenlerle 4054 sayılı Kanun kapsamında geçici tedbir
kararı alınabilmesinin de mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre;
1- Total Oil Türkiye A.Ş. ile Durmuş Ali ÇIKLA arasında imzalanmış olan 14.03.1997
tarihli Protokol, akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bununla bağlantılı 07.03.1997 tarihli 280
intifa sözleşmesinden oluşan rekabet yasağına dayalı dikey ilişkinin, 18.09.2010
tarihine kadar 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına; bu nedenle, Total Oil Türkiye A.Ş.
hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına, şikayetin reddine,
10-40/691-229
7
2- İntifa hakkının tapudan terkinine karar verme yetkisinin hukuk mahkemelerinde
olduğu hususunda başvuru sahibinin bilgilendirilmesine,
3- İlgili pazarda tek başına hâkim durumda olan bir teşebbüsten söz edilemeyeceğine,
gerek mahkeme gerekse Rekabet Kurulu kararlarıyla akaryakıt sektöründeki rekabet
yasağına dayalı dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında 5 290
yılla sınırlandırıldığına; konunun Kanun’un 6. maddesi ile herhangi bir ilişkisinin
olmadığına,
4- 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi çerçevesinde geçici tedbir kararı alınması
yönündeki talebinin reddine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy