Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-1-150 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-44/966-318
Karar Tarihi : 03.08.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER : İsmail Atalay YOLCU, Tuğçe KOYUNCU, Selen Yersu ŞAHİN, 10
Emine TOKGÖZ
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Başak Petrol Tic. Ltd. Şti. ve
Atasan Genel Gıda San. ve Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Cafer CANBAZ
Necatibey Cad. No:51 Kat:7 Kızılay/Ankara
- Demirşah Petrol Day. Tük. Mal. Elektronik Gıda Zir. İlaç Mad.
Tur. Tek. İnş. Oto Nak. San. Tic. Ltd. Şti.
Temsilcisi: Av. Abdullah ÇABUK
Adnan Menderes Bul. Barbaros Mah. 2182 Sok. 20
Sevin Apt. No:2/a-1 Mersin
- Şencanlar Petrol Ürünleri Nak. Taah. Turizm Tic. Ltd. Şti.
Bucak Antalya Karayolu Üzeri Bucak/Burdur
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : Total Oil Türkiye A.Ş.
Onur Ofis Park İş Merkezi Saray Mah. Üntel Sok. No:10
B1 Blok 34768 Ümraniye/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Total Oil Türkiye A.Ş. tarafından yapılan dikey anlaşmalar
ve çeşitli uygulamalar yoluyla 4054 sayılı Kanun’un ve 2002/2 sayılı Tebliğ’in ihlal
edildiği iddiası. 30
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına intikal eden ve aşağıda yer verilen şikayetler
ile ilgili olarak hazırlanan 16.06.2011 tarih ve 2011-1-38/İİ-11-139.İAY sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun 23.06.2011 tarihli toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde bir soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun’un 40/1. maddesi
uyarınca ilgili şirket hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun
üzerine, 4054 sayılı Kanun ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen
24.07.2011 tarih ve 2011-1-150/ÖA-11-139.İAY sayılı Önaraştırma Raporu 29.07.2011
tarih ve REK.0.05.00.00-110/222 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-44 sayılı Kurul 40
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvurularda özetle; Total’in şikayetçiler ile yaptığı
dikey anlaşmaların ve çeşitli uygulamaların 4054 sayılı Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliğ’e
aykırı olduğu iddia edilmektedir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
1- Başak Petrol Tic. Ltd. Şti. ve Atasan Genel Gıda San. ve Tic. A.Ş. bakımından;
- Total Oil Türkiye A.Ş. ile Başak Petrol Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan akaryakıt
bayilik sözleşmesinin sona erdirilmiş olduğu ve Total Oil Türkiye A.Ş. lehine tanınan
11-44/966-318
2
intifa hakkının tapudan terkini için ilgilisine vekaletname gönderilmiş olduğu tespit
edildiğinden, ayrıca ipotek hakkının terkinine ilişkin hususların 2002/2 sayılı Tebliğ 50
ile düzenlenen rekabet yasağı süresi ile bağlantısı bulunmadığından, şikayet ile ilgili
olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına ve soruşturma
açılmasına gerek olmadığı,
- Söz konusu anlaşmaya 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 5.
maddesi kapsamında bireysel muafiyet tanınamayacağı,
2- Demirşah Petrol Day. Tük. Mal. Elektronik Gıda Zir. İlaç Mad. Tur. Tek. İnş. Oto.
Nak. San. Tic. Ltd. Şti. bakımından;
- Başvuru ile ilgili olarak aynı konuda Rekabet Kurulunun, 09.02.2011 tarih ve 11-
08/160-52 sayılı kararı bulunduğu, söz konusu kararda, taraflar arasında 01.10.2007
tarihinde beş yıl süre ile geçerli olmak üzere imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesi 60
ve onunla bağlantılı olarak 13.07.2007 tarihinde tesis edilen intifa hakkından oluşan
dikey ilişkinin, 13.07.2007 tarihinden itibaren beş yıl süreyle Tebliğ’in sağladığı grup
muafiyetinden yararlanabildiğine karar verildiğinden, konuya ilişkin yeni bir
değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı,
- Total Oil Türkiye A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği yönündeki
şikayetlerin reddi,
3- Şencanlar Petrol Ürünleri Nak. Taah. Turizm Tic. Ltd. Şti. bakımından;
- Total Oil Türkiye A.Ş. ile Şencanlar Petrol Ürünleri Nak. Taah. Turizm Tic. Ltd. Şti.
arasındaki dikey ilişkinin sona erdirilmiş olduğu ve Total Oil Türkiye A.Ş. lehine tesis
edilmiş olan intifa hakkının tapudan terkin edilmiş olduğu tespit edildiğinden, ayrıca 70
ipotek hakkının terkinine ilişkin hususların 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen rekabet
yasağı süresi ile bağlantısı bulunmadığından başvuru ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun
kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına ve soruşturma açılmasına gerek olmadığı
görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Total Oil Türkiye A.Ş. (Total)
Dosyadaki bilgilere göre; Total, petrol ürünlerinin depolaması ile toptan ve perakende
satış konularında faaliyet göstermektedir. EPDK’dan alınan 06.04.2005 tarihli ve
DAĞ/471-8/10209 sayılı Dağıtıcı Lisansına sahip olup rapor tarihi itibarıyla şirkete ait
Total markası altında faaliyet gösteren toplam istasyonlu bayi sayısı 509’dur. 80
I.2. Genel Değerlendirme
Akaryakıt sektöründeki dağıtım şirketlerinin bayileriyle yaptıkları dikey anlaşmalar ve
bunlara ilişkin uygulamalar hakkında, Kurum kayıtlarına muhtelif tarihlerde intikal eden
başvurular işbu dosya kapsamında değerlendirmeye alınmış olup, aşağıda
açıklanacağı üzere, şikâyetler genel olarak, ilgili dağıtım şirketi ile bayisi arasındaki
dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu iddialarını
içermekte ve bu konuda gerekli işlemlerin yapılması talep edilmektedir.
Bilindiği üzere Total-Akdağ kararının Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal edilmesi
üzerine, 30.10.2008 tarihinde kararın Rekabet Kurulu tarafından yeniden tesis
edilmesiyle bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı ve onlarla birlikte değerlendirilen intifa, 90
tapuya şerh edilmiş kira ve benzeri uzun süreli sözleşmelerin sürelerinin beş yıllık üst
sınıra uygun hale getirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte,
05.03.2009 tarihli Barbaros-Altınbaş Petrol ve Polpet-Bölünmez Petrolcülük
kararlarında uygulamaların esasları belirlenmiş, izleyen süreçte gerek bireysel
muafiyet başvuruları gerekse şikayet başvuruları kapsamında birçok başvuru karara
11-44/966-318
3
bağlanmıştır. Önaraştırmaya konu iddialar akaryakıt sektöründe çeşitli şekillerde
kurulan dikey anlaşmaların farklı türlerine ilişkin olmakla birlikte, tamamı benzer
şekillerde daha önce gerek şikayet gerekse bireysel muafiyet başvuruları şeklinde
Rekabet Kurulunun önüne gelerek değerlendirilmiş ve benzer nitelikteki dikey ilişki
çeşitleri bakımından içtihat birliği sağlanmıştır. 100
Söz konusu kararlar ve sektörle yapılan görüş alışverişi neticesinde Kuruma yapılan
başvurular çerçevesinde, akaryakıt sektöründe çok çeşitli şekillerde kurulan dikey
anlaşmalarla karşılaşılmıştır. Bunlardan en yaygın olarak görülen anlaşma türünde,
akaryakıt istasyonu ya da istasyon inşasına elverişli arsa/arazi maliki bayi adayı ile
dağıtıcı arasında bayilik ilişkisinin kurulmasına esas teşkil eden bir protokol
yapılmakta, söz konusu protokolde yüklenilen taahhüde istinaden, malik tarafından
dağıtıcı lehine ilgili taşınmaz üzerinde uzun süreli kira ya da intifa hakkı tanınmasını
müteakiben taraflar arasında ayrıca bayilik sözleşmesi yapılmaktadır.
Bir başka anlaşma türünde ise bayilik faaliyeti yürütmek isteyen ancak akaryakıt
istasyonu sahibi olmayan kişiler, malik ile anlaşarak taşınmaz üzerinde kira hakkı elde 110
etmekte, söz konusu kira hakkına istinaden herhangi bir dağıtıcı ile bayilik ilişkisi
kurulmaktadır. Bu süreçte, dağıtıcı ile prensipte anlaşılmasının ardından; dağıtıcı, bayi
adayı ve malik arasında üçlü bir protokol yapılmakta veya protokol yapılmaksızın;
malik tarafından ilgili taşınmaz üzerinde dağıtıcı lehine intifa hakkı tanınmakta;
nihayetinde dağıtıcı ile taşınmaz üzerinde kira hakkını elinde bulunduran bayi arasında
da bayilik sözleşmesi imzalanmaktadır.
Yine sektörde yaygın olarak görülen bir başka anlaşma türünde ise daha önce dağıtıcı
lehine ilgili taşınmaz üzerinde kira ya da intifa hakkı tanıyan malik ile dağıtıcı arasında
bayilik sözleşmesi yapılmakta ve istasyon bir müddet malik tarafından bayi sıfatıyla
işletilmektedir. Daha sonra malik ile dağıtıcı arasındaki sözleşme herhangi bir sebeple 120
sona erdiğinde, malik tarafından bulunan ve dağıtıcı tarafından onaylanan üçüncü bir
kişi bayilik faaliyetini devralmakta ya da işletme hakkı doğrudan dağıtıcı tarafından
üçüncü bir kişiye kullandırılmaktadır.
Kuşkusuz, sektörde yukarıda sayılanlar dışında da çeşitli şekillerde kurulan ve
sürdürülen dikey ilişkiler bulunmakla birlikte, işbu karar kapsamında gerek yukarıda
sayılan anlaşma türlerine uyan gerekse de daha farklı nitelikteki anlaşmaların 4054
sayılı Kanun’a ve ilgili mevzuata uygunlukları değerlendirilmiştir.
I.2.1. Konu ile İlgili Mevzuat Hükümleri, Danıştay ve Rekabet Kurulu Kararları
2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, 130
satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak
tanımlanmaktadır. Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini,
satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı
her türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5(a) maddesinde ise, Tebliğ ile
tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı
aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Rekabet Kurulunun konuya ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca,
18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan
dikey anlaşmaların, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup 140
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan
dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile
düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır.
Bunun yanında 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmeme
yükümlülüklerine veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hallerde
11-44/966-318
4
anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin
olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, “Alıcının anlaşmaya
dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı
ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde
sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan 150
üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir
tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu
tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme
yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu
tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 36. paragrafında ise, Tebliğ’in
5. maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak
düzenlenen istisna konusunda, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna,
“öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya
da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının 160
alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da
kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik
ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan;
faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında
değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz
konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
Söz konusu hüküm ve açıklamalar dikkatle irdelendiğinde, bahse konu istisnadan
yararlanmanın, öncelikle iki koşuldan birinin varlığına bağlı olduğu görülmektedir. Buna
göre alıcı (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini:
- ya doğrudan veya alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir 170
üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtıcıya) ait tesis (akaryakıt istasyonu)
üzerinde,
- ya da bizzat sağlayıcı tarafından alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde edilen bir ayni veya şahsi kullanım hakkına konu bir tesiste
sürdürmelidir.
Bunun yanı sıra Kılavuzda açıkça belirtildiği gibi, taraflar arasındaki dikey ilişkinin
istisna hükmünden yararlanabilmesi için, söz konusu ilişkinin en baştan itibaren
yukarıda belirtilen koşullara uygun olarak kurulması gerekmektedir. Nitekim
Danıştay’ın TOTAL/Akdağ dosyasında, Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 13.
Dairesi’nin E.2006/1604 esas numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen 180
13.05.2008 tarih ve K.2008/4196 sayılı kararın gerekçesi, bu değerlendirmeyi haklı
kılmaktadır. Söz konusu kararda özetle; dağıtıcının bayiyle kurmuş olduğu hukuki
ilişkinin yani taraflar arasındaki dikey anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira
sözleşmesi olmak üzere iki sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra, Yüksek
Mahkeme’nin, bayilik sözleşmesi de dahil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında
sonradan oluşacak değişikliklerin değil, anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı
Tebliğ’e uygun olarak kurulup kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu
çerçevede yapılması gerektiğine işaret ettiği görülmektedir.
Bunun yanında konunun akaryakıt sektörü özelinde ayrı bir önemi de bulunmaktadır.
Şöyle ki; akaryakıt sektöründe akaryakıt istasyonu olmaksızın istasyonlu bayilik 190
faaliyeti yürütülememesi nedeniyle, dağıtım firmalarının ve bayilerin yürüttükleri ticari
faaliyet ile istasyon arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesinde sayılan özel durum bir yana bırakılırsa, beş yıllık rekabet
yasağı süresinin esasen; “bir dağıtıcının bir istasyonu tek seferde yapacağı
11-44/966-318
5
sözleşmeler yoluyla diğer dağıtıcıların faaliyetine kapatabileceği üst sınır” olarak
yorumlanması gerekmektedir.
Diğer taraftan, Rekabet Kurulunun ve Danıştayın konuyla ilgili olarak daha önce almış
olduğu kararlar ile de sabit olduğu üzere, intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer
etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin
2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık üst sınırı fiili olarak aşmasına neden 200
olmaktadır. Bu bakımdan, işbu dosya kapsamında yer alan ve rekabet yasağı içeren
bayilik sözleşmeleri ve bunlarla bağlantılı intifa, kira gibi sözleşmelerin, aralarındaki
hukuki ve iktisadi ilişki nedeniyle tek bir anlaşma olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’e
uygunluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
I.2.2. Önaraştırmaya Konu Dikey Anlaşmalar Bakımından Bireysel Muafiyet
Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un “Muafiyet” başlıklı 5. maddesine göre, Rekabet Kurulu, bu
maddede belirtilen koşulların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma,
uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin
uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilir: Bu koşullar 5. maddenin birinci 210
fıkrasında aşağıdaki şekilde sayılmıştır:
a. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b. Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması
Dikey anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerine Tebliğ ile getirilen beş
yıllık sürenin üzerinde bir süre için muafiyet tanınması ancak ve ancak çok istisnai
hallerde makul görülebilir. Rekabet Kurulu tarafından akaryakıt sektöründeki dikey 220
anlaşmalara bireysel muafiyet verilebilmesinin şartları 25.02.2010 tarih ve 10-19/229-
87 sayılı Delta ve 18.03.2010 tarih ve 10-24/338-122 sayılı Total kararlarıyla
belirlenmiş, söz konusu kararlardan sonraki tarihli muhtelif kararlarda da benzer
nitelikteki anlaşmalara bireysel muafiyet tanınmıştır. Anılan kararlarda; dikey
anlaşmaların, daha önce üzerinde hiçbir gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt
bayilik faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler üzerinde kurulmuş yeni akaryakıt
istasyonlarına ilişkin olmaları ve akaryakıt istasyonlarına özgü yatırımların dağıtıcı
tarafından üstleniliyor olması dikkate alınarak, bayilerin beşinci yılın sonunda, dağıtım
firması tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden
bedelini ödeyerek anlaşmaları sona erdirebilmeleri konusunda tarafların anlaşmaları 230
koşuluyla, 10 yıla kadar muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgilere göre; raportörlerce Total’e gönderilen bilgi isteme yazılarında,
Başak Petrol’ün ve Şencanlar’ın üzerinde bayilik faaliyeti yürüttükleri istasyonların,
daha önce akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış arsa/arazi üzerinde kurulmuş ve
yatırımları Total tarafından karşılanmış yeni istasyon olup olmadıklarına ilişkin bilgi
talep edilmiş ve Total tarafından gönderilen cevabi yazılarda söz konusu istasyonların
yeni istasyonlar olmadığı belirtilmiştir. Bu çerçevede yukarıda anılan Rekabet Kurulu
kararlarındaki koşulları sağlamadığı anlaşılan dosya konusu dikey anlaşmalar
bakımından, 2002/2 sayılı Tebliğ ile öngörülen sınırı aşan süreler için bireysel muafiyet
tanınmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Demirşah ile ilgili olarak 240
Rekabet Kurulu’nun, 09.02.2011 tarih ve 11-08/160-52 sayılı kararında değerlendirme
yapılmış olduğundan, bu istasyon bakımından ilave bir bireysel muafiyet
değerlendirmesine gerek bulunmamaktadır.
11-44/966-318
6
I.3. Total Hakkındaki Şikayetlere İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler
I.3.1. Başak Petrol Tic. Ltd. Şti. (Başak Petrol) - Atasan Genel Gıda San. ve Tic.
A.Ş. (Atasan)
Başak Petrol ve Atasan vekili tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 23.03.2011
tarih ve 2246 sayı ile giren şikayet dilekçesinde;
- Başak Petrol ve Total arasında, 09.10.1996 tarihinde akaryakıt istasyonu işletmek
üzere sözleşme imzalandığı; 01.12.2000 tarihinde de LPG bayilik sözleşmesi 250
imzalandığı,
- Bu sözleşmeler çerçevesinde, Atasan tarafından Total lehine 04.07.1997 ve
17.01.2002 tarihlerinde iki ayrı ipotek tesis edildiği ve teminat amaçlı senet verildiği,
- Total ile Başak Petrol arasındaki sözleşmelerin sona erdiği; bu çerçevede
26.08.2010 tarihinde, taraflar arasında bir borç ve alacağın kalmadığı hususunda
mutabık kalındığı ve 12.02.2011 tarihinde de Total’e ait malzemelerin iade edildiği,
- Ancak, gönderilen ihtarnamelere rağmen, Total’in ipotekleri kaldırmadığı ve teminat
senedini iade etmediği
belirtilerek, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde gerekli işlemlerin yapılması talep
edilmiştir. 260
Total’den 18.07.2011 tarihinde elde edilen bilgilerde; Atasan’ın malik, Başak Petrol’ün
bayi olduğu istasyona ilişkin olarak, 09.10.1996 tarihinde 20 yıllığına akaryakıt bayilik
sözleşmesi imzalandığı ve 10.10.1996 tarihinde de Total lehine 20 yıl süreli intifa hakkı
tesis edildiği; akaryakıt bayilik sözleşmesinin 01.09.2010 tarihine kadar geçerli olacak
şekilde tadil edildiği daha sonra da aynı tarihte sona erdirildiği; LPG bayilik
sözleşmesinin 01.12.2000 tarihinde 10 yıl için imzalandığı, daha sonra 05.09.2010
tarihine kadar geçerli olacak şekilde tadil edildiği ve aynı tarihte de sonlandırıldığı ifade
edilmiştir. Bununla birlikte intifa hakkının kaldırılması için hem malik hem de bayi şirket
yetkilisi olan Ahmet ÇÖĞEN’e vekaletname gönderildiği belirtilmiş ve vekaletname
örneği gönderilen yazı ekinde sunulmuştur. 270
Şikayete konu ipotek hakkının terkini talebine ilişkin olarak ise Rekabet Kurulunun
09.02.2011 tarih ve 11-08/160-52 sayılı kararına değinmek gerekmektedir. Söz konusu
kararda dağıtım firması lehine tanınan ipotek hakkının 2002/2 sayılı Tebliğ ile
düzenlenen rekabet yasağı süresi ile bağlantısının bulunmadığı tespiti yapılarak
aşağıda tekrarlanan açıklamalara yer verilmiştir.
Bilindiği üzere, ipotek bir kişisel alacağın teminat altına alınması amacını güder. Türk
Medeni Kanunu’nun 881. maddesinde; halen mevcut olan veya henüz doğmamış
olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacağın ipotekle
güvence altına alınabileceği düzenlenmiştir. Rekabet Kurulunun intifa, kira vb. haklara
müdahale etmesinin temel nedeni, bu sözleşmelerin sürelerinin akaryakıt bayilik 280
sözleşmelerindeki rekabet etmeme yükümlülüklerinin süresine etki etmesidir. İpotek
hakkı ise akaryakıt bayilik sözleşmelerinin dolayısıyla rekabet etmeme
yükümlülüğünün süresine etki eden bir hak olmayıp sadece alacağı teminat altına
almaktadır. Dolayısıyla 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen rekabet yasağı süresi ile
bağlantısı bulunmamaktadır. Bu nedenle, teminat altına alınan alacağa bağlı bir hak
olan ipotek hakkının terkinine ancak mahkemeler karar verebilecektir.
Bununla birlikte, bir alacağı teminat altına almak için ipotek kurulduğunda, borçlunun
kişisel sorumluluğu devam eder; bu sorumluluğun yanında, ipotek dolayısıyla
gayrimenkul ile sorumluluk doğmuş olur. Gayrimenkulün paraya çevrilmesinden elde
edilen meblağ, alacağı karşılamazsa, rehinli alacaklı, borçlunun diğer malvarlığı 290
değerlerine de başvurabilir1. Dolayısıyla borçlu, aynı zamanda ipotekli gayrimenkulün
1 Prof. Dr. M. Kemal Oğuzman Prof. Dr. Özer Seliçi, Eşya Hukuku, 2001, s:673
11-44/966-318
7
maliki olduğunda, kişisel sorumluluk ile gayrimenkul ile sorumluluk bir arada bulunur.
Böylece ipotek sadece üzerinde akaryakıt istasyonu kurulu bulunan gayrimenkulü
ilgilendirmemekte, borçlunun şahsi sorumluluğunu da gerektirmektedir. Ayrıca bir
taşınmaz üzerindeki ipotek hakkının varlığının, bayinin o taşınmaz üzerinde kurulu
bulunan/kurulacak istasyonda yeni bir dağıtım firmasıyla anlaşmasına engel
olmayacağı değerlendirilmektedir. Zira ipotek, alacağın teminatı mahiyetinde bir sınırlı
ayni hak olup, borcun ifa edilmemesi halinde alacaklıya, ipotek hakkına konu taşınmazı
icra yoluyla sattırmak suretiyle, alacağını öncelikle tahsil etme yetkisi verir. Buna
mukabil, ipotek hakkı sahibinin intifa ve kira hakkı sahibi gibi, ipotek konusu taşınmazı 300
kullanma yetkisi yoktur. Bundan dolayı, ipotek konusu taşınmazın malik tarafından
gerek mülkiyeti gerekse kullanım hakkı diğer bir kişiye devredilebilir. Bunun için rehin
hakkı (ipotek hakkı) sahibinin muvafakatinin alınmasına da ihtiyaç yoktur.
Bu açıklamalar çerçevesinde, sona eren dikey anlaşmalar nedeniyle ipotek haklarının
da sona erdiğine veya tarafların karşılıklı alacağının bulunup bulunmadığına ve
senetlerin iadesine ilişkin hususlar ancak taraflar arasındaki özel hukuk ilişkisine göre
mahkemelerde çözümlenebileceğinden, bu hususun Rekabet Kurulunun görev
alanında olmadığı değerlendirilmektedir.
Açıklanan nedenlerle, ipoteğin terkini ve teminat senetlerinin iadesi konularının hukuk
mahkemelerinin görev alanı içinde olduğu ve 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında 310
değerlendirilemeyeceği; netice itibarıyla, şikayete ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
I.3.2. Demirşah Petrol Day. Tük. Mal. Elektronik Gıda Zir. İlaç Mad. Tur. Tek. İnş.
Oto. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. (Demirşah)
Demirşah vekili tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 07.04.2011 tarih ve 2644
sayı ile giren şikayet dilekçesinde, 13.07.2007 tarihli intifa sözleşmesinin, ilgili Rekabet
Kurulu kararları gereği, 18.09.2010 tarihi itibarıyla geçersiz olduğu ve intifanın terkin
edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Demirşah’ın başvuru dilekçesinde belirtilen aynı nitelikte hususların yer aldığı,
Demirşah tarafından Total’e gönderilen ve intifa hakkının terkin edilmesi gerektiğini 320
belirten ihtarname, Kurum kayıtlarına 14.10.2010 tarih ve 7886 sayı ile intikal etmiş;
hakkında önaraştırma başlatılan söz konusu başvuru Rekabet Kurulu’nun, 09.02.2011
tarih ve 11-08/160-52 sayılı kararı ile değerlendirilmiştir. Anılan Kurul kararında,
taraflar arasında 01.10.2007 tarihinde beş yıl süre ile geçerli olmak üzere imzalanan
Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve onunla bağlantılı olarak 13.07.2007 tarihinde tesis
edilen intifa hakkından oluşan dikey ilişkinin, 13.07.2007 tarihinden itibaren beş yıl
süreyle Tebliğ’in sağladığı grup muafiyetinden yararlanabildiğine karar verilmiştir. Söz
konusu karar hakkında Demirşah vekili tarafından Danıştay’da iptal davası açılmış olup
dava halen derdesttir.
Demirşah’ın dosya konusu başvurusu, yukarıda açıklanan Kurul kararına konu 330
başvurudan herhangi bir farklılık arz etmediğinden, konuya ilişkin yeni bir
değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Bununla birlikte şikayet dilekçesinde ayrıca Total’in intifa hakkını kullanarak hakim
durumunu kötüye kullandığı ve 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine aykırı davrandığı
iddia edilmektedir. Rekabet Kurulunun 05.08.2009 tarih ve 09-34/796-199 sayılı kararı,
yine sonrasında almış olduğu 09.12.2009 tarih ve 09-58/1399-365 sayılı kararında ve
yine Kurulun 4.2.2010 tarih ve 10-13/139-59, 10-13/138-58, 10-13/137-57 sayılı
kararlarında da benzer şekilde “siyah ve beyaz ürünlerden oluşan (jet yakıtı hariç)
akaryakıt ürünleri dağıtımı pazarında” çok sayıda dağıtım şirketinin faaliyet
göstermekte olduğu ve hakim durumda olan herhangi bir teşebbüsten söz 340
edilemeyeceği belirtilmiştir. EPDK tarafından yayınlanan 2011 yılı Petrol Piyasası
11-44/966-318
8
Sektör Raporu (ilk üç ay)’na göre de ilk beş dağıtım şirketinin benzin türleri satışından
elde ettikleri pazar payları şu şekildedir: Shell&Turcas Petrol A.Ş. %27,41; POAŞ
%21,42; Opet Petrolcülük A.Ş. %19,09; BP Petrolleri A.Ş. %13,10; Total Oil Türkiye
A.Ş. %5,09. Dolayısıyla firmaların pazar paylarına bakıldığında herhangi bir firmanın
hakim durumda olduğunu söylemek mümkün değildir. Ayrıca Total’in başvuru konusu
istasyon bakımından hakim durumda olduğu yönündeki bir iddianın kabulü ise, her
akaryakıt istasyonunun ayrı bir ilgili coğrafi pazar olarak kabul edilmesini gerektirir ki,
böyle bir ön kabul hukuki ve iktisadi bakımdan dayanaksız olup; ne sektöre yönelik
tesis edilen geçmiş tarihli Kurul kararları, ne de konuya ilişkin mehaz mevzuat 350
uygulamaları, bu tür bir değerlendirmeye imkan tanımaktadır. Uzun süreli tapuya konu
hak içeren sözleşmelerin bayilik sözleşmelerine etkisi nedeniyle pazarın bütününde
oluşturabileceği rekabeti sınırlandırma etkisi ise Danıştay kararının ardından Kurul
tarafından söz konusu sözleşmelerin, 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında
değerlendirilmesi neticesinde bertaraf edilecektir. Bu nedenlerle mevcut şartlarda
konunun ayrıca Kanun’un 6. maddesi ile ilişkilendirilmesi mümkün olmadığı
değerlendirilmektedir.
I.3.3. Şencanlar Petrol Ürünleri Nak. Taah. Turizm Tic. Ltd. Şti.
Şencanlar tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 29.04.2011 tarih ve 3292 sayı ile
giren ihtarnamede; 360
- Total ile mevcut bayilik ilişkisinin yanında, bayilik ilişkisinin devamını sağlamak
üzere Total lehine tesis edilmiş ipotek hakkı bulunduğu ve bu hakkın fekkinin
gerektiği,
- (……….TİCARİ SIR……….)
belirtilmektedir.
Total tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 14.07.2011 tarih ve 5199 sayı ile
giren yazıda; malik Arsal Şencan’ın, 29.04.2005 tarihinde 16 yıl süreli olarak Total
lehine intifa hakkı tesis ettiği; akaryakıt bayilik sözleşmesinin 14.01.2005 tarihinde
imzalandığı; 06.04.2009 tarihinde bayinin taşınmazı satın alarak malik sıfatını
kazandığı ve 26.05.2009 tarihinde yeni bir bayilik sözleşmesi imzalandığı; 370
malik/bayinin ekonomik sıkıntı içinde olması nedeniyle taşınmazın Opadco Petrol
Ürünleri Dağıtım ve Pazarlama Ltd. Şti.’ye kiralandığı ve daha sonra Total ile söz
konusu şirket arasında imzalanan 17.06.2010 tarihli sözleşme ile istasyonun
işleticiliğinin bu şirkete devredildiği ve malik/bayi ile işleticilik devam etmeyeceğinden
söz konusu intifa hakkının 06.09.2010 tarihinde Total tarafından terkin edildiği ifade
edilmiştir.
Bu çerçevede taraflar arasındaki dikey ilişkinin sona erdirilmiş olduğu ve tapudaki intifa
hakkının terkin edilmiş olduğu görülmektedir. İpotek hakkının terkini talebine ilişkin
olarak ise yukarıda Başak Petrol bakımından yapılan açıklamaların burada da geçerli
olduğu, dolayısıyla bu hususun 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen rekabet yasağı 380
süresi ile bağlantısının bulunmadığı ve hukuk mahkemelerinin görev alanı içinde
olduğu, bu nedenle 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine
varılmaktadır. Bu açıklamalar çerçevesinde başvuru hakkında 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmektedir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Başak Petrol Tic. Ltd. Şti. ve Atasan Genel Gıda San. ve Tic. A.Ş. başvurusu
bakımından;
11-44/966-318
9
- Total Oil Türkiye A.Ş. ile Başak Petrol Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan akaryakıt
bayilik sözleşmesinin sona erdirilmiş olduğu ve Total Oil Türkiye A.Ş. lehine tanınan 390
intifa hakkının tapudan terkini için ilgilisine vekaletname gönderilmiş olduğu tespit
edildiğinden, ayrıca ipotek hakkının terkinine ilişkin hususların 2002/2 sayılı Tebliğ
ile düzenlenen rekabet yasağı süresi ile bağlantısı bulunmadığından şikayet ile ilgili
olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek
olmadığına,
- Söz konusu anlaşmaya 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel
muafiyet tanınamayacağına
2- Demirşah Petrol Day. Tük. Mal. Elektronik Gıda Zir. İlaç Mad. Tur. Tek. İnş. Oto.
Nak. San. Tic. Ltd. Şti. başvurusu bakımından;
- Başvuru ile ilgili olarak aynı konuda Rekabet Kurulu’nun, 09.02.2011 tarih ve 11-400
08/160-52 sayılı kararı bulunduğu, söz konusu kararda, taraflar arasında 01.10.2007
tarihinde beş yıl süre ile geçerli olmak üzere imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesi
ve onunla bağlantılı olarak 13.07.2007 tarihinde tesis edilen intifa hakkından oluşan
dikey ilişkinin, 13.07.2007 tarihinden itibaren beş yıl süreyle Tebliğ’in sağladığı grup
muafiyetinden yararlanabildiğine karar verildiğinden konuya ilişkin yeni bir
değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığına,
- Total Oil Türkiye A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği yönündeki
şikayetin reddine,
3- Şencanlar Petrol Ürünleri Nak. Taah. Turizm Tic. Ltd. Şti. başvurusu bakımından;
- Total Oil Türkiye A.Ş. ile Şencanlar Petrol Ürünleri Nak. Taah. Turizm Tic. Ltd. Şti. 410
arasındaki dikey ilişkinin sona erdirilmiş olduğu ve Total Oil Türkiye A.Ş. lehine tesis
edilmiş olan intifa hakkının tapudan terkin edilmiş olduğu tespit edildiğinden, ayrıca
ipotek hakkının terkinine ilişkin hususların 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen
rekabet yasağı süresi ile bağlantısı bulunmadığından başvuru ile ilgili olarak 4054
sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy