Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-126 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-56/1080-409
Karar Tarihi : 26.08.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, 10
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : İsmail Atalay YOLCU, Şamil PİŞMAF, Tuğçe KOYUNCU
C. ŞİKAYET EDEN : - Reel Petrol Ürünleri Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Halim USLU
Temsilcileri: Cemal KÖKSAL
Halaskargazi Cad. 290/B Şişli/İstanbul
20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILANLAR : - Total Oil Türkiye A.Ş.
İnkılap Mah. Üntel Sok. No:10 B1 Blok Ümraniye/İstanbul
- Doco Petrol ve Danışmanlık A.Ş.
İnkılap Mah. Üntel Sok. No:10 B1 Blok Ümraniye/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Total Oil Türkiye A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun ve 2002/2
sayılı Tebliğ’e aykırı davranışları hakkında gerekli yaptırımların uygulanması
talebi.
30
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 07.05.2010 tarih ve 3682 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 21.06.2010 tarih ve 2010-1-126/İİ-10-139.İAY sayılı İlk
İnceleme Raporu, 01.07.2010 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1.
maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine
düzenlenen 13.08.2010 tarih ve 2010-1-126/ÖA-10-139.İAY sayılı Önaraştırma
Raporu 20.08.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-110/317 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-
56 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
40
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet başvurusunda özetle;
- Başvuru sahibi Halim Uslu’nun tapuda Beyoğlu, Hacı Hüsrev Mah. Zincirlikuyu
Cad., 228 pafta, 1615 ada, 68 parselde kayıtlı taşınmazın ve Reel Petrol Ürünleri Oto
San. ve Tic. Ltd. Şti. (Reel Petrol)’nin sahibi olduğu ve şikayet konusu taşınmazda
akaryakıt/otogaz satış istasyonu kurduğu, (başvuru dilekçesi ve eklerinden Reel
Petrol ile Selyak Petrol Ürünleri Üretim ve Pazarlama A.Ş. (Selyak) arasında 1999
yılında 5 yıl süreli işleticilik anlaşması imzalandığı ve Selyak lehine 15 yıl süreyle kira
hakkı tanındığı, Selyak’ın Total tarafından devralınmasından sonra Reel’in işleticilik
hakkını 2004 yılında Total’e devrettiği anlaşılmaktadır),
10-56/1080-409
2
- Başvuru sahibinin akaryakıt istasyonu işletebilmek için 1999 yılında mevcut 50
dağıtıcı firmalarla görüşmeler yaptığı, o dönemde faaliyet gösteren dağıtım
firmalarının POAŞ, Shell, Türkpetrol, TOTAL, Elf, BP gibi ekonomik güçleri yüksek
şirketler olduğu,
- Bu dağıtım şirketlerinin bayileri kendilerine tamamen bağlamak amacıyla uzun
süreli intifa hakkı veya kira hakkı elde ederek uyumlu eylemde bulundukları,
- Türkiye’de kurulu 10.000’in üzerindeki akaryakıt istasyonunun tamamı üzerinde
uzun süreli kira şerhi veya intifa hakkı bulunduğu; bunların bir kısmı için hiç kira veya
intifa bedeli ödenmediği, bazen de sembolik rakamlar ödendiği,
- Başvuru sahibinin maliki olduğu taşınmaz bakımından 1999 yılında 15 yıl süreyle
aylığı (……….) gibi sembolik bir rakam üzerinden taşınmazın kiralandığı, bu kira 60
sözleşmesinin Selyak lehine tapuya şerh ettirildiği ve bu sembolik bedelin de hiçbir
zaman ödenmediği,
- Sembolik kira ve intifa bedellerinin amacının bayilerin başka dağıtıcı firmalarla
anlaşmasını önlemek olduğu, Danıştay’ın kararları ile bayiler lehine bir durum
oluştuğu, Rekabet Kurulu kararları çerçevesinde de intifa ve kira sözleşmelerinin
muafiyetten yararlanma süresinin 5 yıl ile sınırlandırıldığı,
- Somut olay hakkında hukukçulardan alınan mütalaalarda yer alan ve başvuru
dilekçesinde de alıntı yapılan tespitler doğrultusunda; 27.7.2009 tarihinde 3944
yevmiye numarası ile tapuya şerh ettirilen kira sözleşmesinin 15 yıl süreli olduğu ve 5
yılı aştığından rekabeti ihlal edici nitelikte olduğu, 70
- Ancak Total’in kira şerhini terkin etmediği gibi akaryakıt istasyonunu işgale devam
ettiği,
- Reel Petrol ile Total arasında 24.9.2004 tarihli İşletme Hakkı Devri Mukavelesi
imzalandığı, bu sözleşme ile istasyonun işletmecilik hakkının 5 yıl süreyle Total’e
devredildiği,
- Yine hukuki mütalaalarda yer alan görüşlere değinilerek, Selyak ile Reel Petrol
arasındaki 15.7.1999 tarihli kira sözleşmesinin, 24.9.2004 tarihinde imzalanan devir
anlaşması ile hükümsüz kaldığı, tarafların da bunu zımnen kabul etmiş olduğu,
- Reel’in söz konusu devir sözleşmesini ikinci 5 yıllık süre için uzatmama ve işletme
hakkına tekrar sahip olma kararını Total’e gönderdiği ihtarname ile bildirdiği, ancak 80
şikayet olunanın istasyonu devretmemekte direndiği,
- Şikayet olunanın Doco Petrol ve Danışmanlık A.Ş. (Doco) ünvanlı bağlı şirketi ile
akaryakıt istasyonlarında sözleşme ve yasal hükümlere aykırı olarak haksız işgalini
sürdürdüğü ve rekabeti önlediği,
iddia edilerek Total ve Doco hakkında soruşturma açılarak rekabetin korunması talep
edilmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Şikayet konusu akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak imzalanan bayilik sözleşmesi
ile kira hakkından oluşan ve rekabet yasağı içeren dikey ilişkinin, 18.09.2010 tarihine
kadar 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanma olanağının 90
bulunduğu,
- Uyumlu eylem iddiasına ilişkin olarak, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığı,
- Bu nedenlerle, dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve şikâyetin
reddedilmesinin uygun olacağı
görüşü ifade edilmiştir.
10-56/1080-409
3
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
Dosyadaki bilgilere göre; Total Oil Türkiye A.Ş. (Total), petrol ürünlerinin depolaması 100
ile toptan ve perakende satış konularında faaliyet göstermektedir. Total, EPDK’dan
alınan 06.04.2005 tarihli Dağıtıcı Lisansına sahip olup mevcut durumda şirkete ait
Total markası altında faaliyet gösteren toplam istasyonlu bayi sayısı 509’dur. Doco
Petrol ve Danışmanlık A.Ş. (Doco) ise, hisselerinin %99’u Total’a ait olan ve Total’in
kontrolünde bulunan bir şirkettir. Diğer taraftan Halim Uslu, başvuru konusu akaryakıt
istasyonunun taşınmazın maliki ve istasyonun işletmecisi konumunda olan Reel
Petrol’ün sahibidir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Taraflar arasındaki “Bayilik Sözleşmesi”nin kapsamı göz önüne alındığında, bildirime 110
konu işlem çerçevesinde ilgili ürün pazarı, “oto lpg dışında kalan otomotiv yakıtları”
“oto-LPG” ve “madeni yağ” pazarları olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, emsal
Kurul kararları ve başvurunun içeriği ve etki alanı da dikkate alınarak,
değerlendirmede öncelikle oto-LPG dışında kalan otomotiv yakıtları pazarı göz
önünde bulundurulmuştur.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Gerek beyaz akaryakıt ürünleri, gerekse oto-LPG ve madeni yağ dağıtım
faaliyetlerinin yurt çapında gerçekleştirilmesi ve ilgili hizmetler bakımından rekabet
şartlarının farklılaşmasına neden olacak bir unsur bulunmaması nedeniyle coğrafi
pazar, “Türkiye” olarak kabul edilmiştir. 120
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Dosyada yer alan bilgilere göre, konuyu inceleyen raportörlerce Total’den, iddia
edilen hususlarla ilgili olarak elde edilen bilgilerde;
- Selyak’ın Total tarafından devralınmasından önce Selyak ile Reel Petrol arasında
27.07.1999 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmeden
sonra Reel Petrol ile ayrıca bir bayilik sözleşmesi imzalanmadığı,
- İstasyonun 2004 yılına kadar Reel Petrol tarafından işletildiği, Reel Petrol’den sonra
24.09.2004 tarihinden bu yana Reel Petrol ile yapılan bir sözleşme ile Total’in
kontrolünde bulunan Doco şirketi tarafından işletilmekte olduğu,
- İşleticiliğin Doco’ya devredildiği 24.09.2004 tarihli sözleşmenin süresinin imza 130
tarihinden itibaren 5+5 (on yıl) olduğu ve halen devam etmekte olduğu, sözleşmenin
4. maddesinde; “….ikinci beş yıllık süre içinde herhangi bir yılda işletme hakkını
devreden ikinci beş yıllık sürenin hitam tarihine kadar işleticinin markası altında
(Total Oil Türkiye A.Ş.) ve bayilik sözleşmesi çerçevesinde istasyonu işletmek
kaydıyla bu sözleşmeden rücu edebilecektir” şeklinde hüküm bulunduğu, ancak bu
kaydın Reel Petrol tarafından yerine getirilmediği ve bu konuda devam eden bir özel
hukuk davasının mevcut olduğu,
- İstasyonun 2009 yılında Total ve Doco arasında imzalanan bayilik sözleşmesi
uyarınca hâlihazırda Doco tarafından işletilmekte olduğu,
- Bununla birlikte, tapuya şerh edilmiş olan 15.07.1999 tarihli kira sözleşmesinin 15 140
yıl süreli olduğu ve kiracılık hakkının devam ettiği, bu nedenle yenilenmesinin söz
konusu olmadığı, bu hususta da derdest bir davanın bulunduğu,
belirtilmiştir.
10-56/1080-409
4
Bu noktada taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliğinin irdelenmesi gerekmektedir.
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesinde
üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla
teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı
amacıyla yapılan anlaşmalar dikey anlaşma olarak tanımlanmaktadır. Bu açıdan,
Selyak ile Reel Petrol arasında Halim Uslu’ya ait taşınmaz üzerinde akaryakıt
istasyonu işletilmesine ilişkin imzalanan bayilik sözleşmesi ve bununla bağlantılı 150
olarak Halim Uslu tarafından Selyak lehine tanınan kira hakkı, dikey anlaşma
niteliğinde olup 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamındadır. Total’in, ELF markasıyla faaliyet
gösteren Selyak’ı külli halefiyet esasları çerçevesinde tüm aktif ve pasifleriyle
devralmasının sonucu olarak Total’in yine külli halef sıfatıyla 15 yıl süreli kira
hakkının da sahibi haline geldiği değerlendirilmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini,
satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı
her türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Yine aynı Tebliğ’in 5(a) maddesinde ise,
Tebliğ ile tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi 160
beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, Rekabet Kurulunun ve Danıştay’ın konuyla ilgili olarak daha önce
almış olduğu kararlar ile de sabit olduğu üzere, bayilik sözleşmeleri ile bu
sözleşmelerde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğü süresine etki eden intifa,
tapuya şerh edilmiş kira veya benzer etkiye sahip sözleşmelerin tamamı tek bir dikey
anlaşma olarak kabul edilmektedir. Bu dikey anlaşmalar ile bayiye 5 yıldan uzun
süreli rekabet yasağı getirilmesi, söz konusu dikey ilişkiyi grup muafiyeti kapsamı
dışına çıkarmaktadır.
Selyak ile Halim Uslu’ya ait taşınmaz üzerinde faaliyet göstermek üzere sözleşme
imzalayan Reel Petrol arasında düzenlenen İşleticilik Sözleşmesi’nin 4.1. maddesi ile 170
bayi üzerine Selyak ürünleri ile rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmektedir. Söz
konusu yükümlülüğün süresinin tespitinde ise, gerek bayilik sözleşmesi, gerekse
Selyak lehine tesis edilen kira hakkı süresinin dikkate alınması gerekmektedir. Bu
çerçevede, taraflar arasında imzalanan Selyak lehine 15 yıl süre ile kira hakkı tesis
edilmesine ilişkin 15.07.1999 tarihli kira sözleşmesi ve aynı yıl imzalanan İşleticilik
Sözleşmesi dikkate alındığında, taraflar arasındaki dikey anlaşmanın 15 yıl süreli
olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Reel Petrol, 2004 yılına kadar söz konusu istasyonda bayilik faaliyeti yürüttükten
sonra işletmeciliği Total’e devretmiş olduğundan, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5.
maddesinin (a) bendinde düzenlenen istisna hükmünün, somut olaya uygulanıp 180
uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu hüküm, “Alıcının
anlaşmaya dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile
birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı
çerçevesinde sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile
bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının
konusu olan bir tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü,
söz konusu tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki,
rekabet etmeme yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece
alıcının söz konusu tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.
Diğer yandan, 2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 36. 190
paragrafında, Tebliğ’in 5. maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme
yükümlülüklerine yönelik olarak düzenlenen istisna hükmünde, “Tebliğ’in 5 inci
maddesi ile getirilen bu istisna, “öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren
10-56/1080-409
5
üçüncü şahıslardan ayni ya da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma
ve/veya yararlanma hakkının alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı
tarafından işletilmesi ya da kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı
olmayan şahıslarla bayilik ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki
beş yıllık süre dolmadan; faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey
anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten
yararlanılabilecek sürenin uzaması söz konusu değildir.” şeklinde açıklama yer 200
almaktadır.
Bu çerçevede Tebliğ’in 5 (a) maddesinde yer alan istisna hükmü esas itibarıyla
istasyon sahibinin dağıtıcıya en baştan itibaren yalnızca kira veya intifa hakkı tanıdığı
ve fakat taraflar arasında herhangi bir bayilik ilişkisinin bulunmadığı durumları
düzenlemektedir. Başka bir deyişle tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi
koşulu ilişkinin başlangıcından itibaren sağlanmalıdır.
Ancak bildirim konusu dikey anlaşmada, ilişkinin başlangıcında malikten alınan kira
hakkı bulunmakla birlikte tesis bizzat sağlayıcı tarafından ilişkinin başlangıcından
itibaren işletilmemiş; malik, Reel Petrol aracılığıyla söz konusu istasyonda, işleticilik
hakkını devredene kadar bayilik faaliyetini yürütmüştür. Bu nedenle sonradan 210
işleticilik hakkının dağıtım firmasına devredilmiş olması nedeniyle dikey anlaşmanın
taraflarında değişiklik ortaya çıkmış olması, dikey ilişkiyi kesintiye uğratmayacak ve
muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzamasına yol açmayacaktır. Dolayısıyla
başvuru konusu dikey anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinde yer alan
istisna hükmü kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Öte yandan, Rekabet Kurulunun konuya ilişkin olarak daha önce almış olduğu
kararlar uyarınca, 18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan
süresi beş yılı aşan dikey anlaşmaların, 18.09.2010 tarihinde kadar 2002/2 sayılı
Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. Bu
bakımdan, Selyak (halef sıfatıyla Total) lehine 1999 yılında 15 yıl süreyle tanınan kira 220
hakkı ve aynı yıl imzalanan bayilik sözleşmesinden oluşan ve hâlihazırda kesintisiz
olarak sürmekte olan dikey anlaşmanın 18.09.2005 tarihi itibarıyla kalan süresi beş
yılı aştığından, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanacağı kanaatine varılmıştır.
Bununla birlikte 24.09.2004 tarihli sözleşme ile işleticilik hakkının devredilmiş olması
ve kira bedellerinin ödenmemiş olması nedeniyle taraflar arasında hukuken geçerli
bir kira sözleşmesinin bulunmadığı yönündeki iddialar, taraflar arasındaki özel hukuk
davaları kapsamında çözüme kavuşturulacak hususlardır. Bu nedenle, dikey
anlaşmanın süresinin tespitinde mevcut durumda tapuda yer alan kayıtlar dikkate
alınmaktadır. 230
Son olarak başvuru dilekçesinde yer alan ve başvuru sahibinin akaryakıt istasyonu
işletebilmek için 1999 yılında mevcut dağıtıcı firmalarla görüşmeler yaptığı, o
dönemde faaliyet gösteren dağıtım firmalarının POAŞ, Shell, Türkpetrol, Total, Elf,
BP gibi ekonomik güçleri yüksek şirketler olduğu, dağıtım şirketlerinin bayileri
kendilerine tamamen bağlamak amacıyla uzun süreli intifa hakkı veya kira hakkı elde
ederek uyumlu eylemde bulunduklarına ilişkin iddialar hakkında değerlendirme
yapmak gerekmektedir. Başvuru dilekçesinde her ne kadar ekonomik olarak güçlü
firmaların varlığından söz edilse de, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında
hâkim durum iddiası bulunmamakta, dağıtım firmalarının uyumlu eylemde
bulundukları yönünde 4054 sayılı Kanun’un 4. kapsamında değerlendirilmesi gereken 240
iddialar yer almaktadır.
10-56/1080-409
6
Şikâyetçinin dağıtım firmalarının uyumlu eylem içerisinde hareket ettikleri yönündeki
iddiasına tek temel teşkil eden veri, dağıtım firmalarının uzun dönemli intifa veya kira
haklarını ellerinde bulunduruyor olmaları, bir anlamda paralel hareketleridir. 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya
bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaların,
uyumlu eylemlerin ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı
ve yasak olduğu hükme bağlanmıştır. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin üç ve
dördüncü fıkraları, “Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki 250
fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet
bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine
benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil
eder.
Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu
eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.” şeklindedir.
Rekabet Hukuku literatüründe uyumlu eylem “iki veya daha fazla teşebbüsün
ekonomik ve rasyonel gerekçelerle açıklanamayan ve bir anlaşmaya dayanmayan,
fakat bilinçli olarak birbirlerine paralel hale getirilmiş rekabeti sınırlayıcı pazar
davranışları” olarak kabul edilmektedir. Bir pazarda uyumlu eylemden 260
bahsedilebilmesi için iki veya daha fazla işletmenin var olması, teşebbüsler arası
bilinçli bir paralellik olması, bu paralel davranışların ekonomik ve rasyonel
gerekçelerle açıklanamaması ve rekabeti engelleme amacına yönelmesi
gerekmektedir.
Dağıtım firmalarının, bayileri ile imzalamış oldukları akaryakıt bayilik sözleşmelerinin
teminatı olarak uzun süreli intifa veya kira haklarını elde etmeleri uygulamasının ise
uyumlu eyleme karine teşkil edecek nitelikte bir bilinçli paralellik olmadığı; aksine
genel olarak oligopol piyasalarındaki klasik pazar davranışlarına uyduğu ve özellikle
de POAŞ tarafından özelleştirilme öncesinde pazar lideri olarak yaygın bir şekilde
uzun süreli tapusal haklar tesis edilmesi ve bu uygulamanın özel sektör kuruluşları 270
tarafından da zamanla benimsenmesinden kaynaklandığı; özetle ifade etmek
gerekirse, sektörün uzun süreli pazarlama stratejisine dayanan tarihsel bir olgu
olduğu bilinmektedir. Öte yandan, dağıtım firmalarının bayileriyle imzalamış oldukları
akaryakıt bayilik sözleşmeleri ve intifa veya kira sözleşmeleri incelendiğinde,
sözleşmelerin sürelerinin ve niteliklerinin ve bu çerçevede bayilere sağlanan yatırım,
teçhizat yardımı ve benzeri menfaatlerin ve sözleşmelerle belirlenen ödeme koşulları,
ıskonto oranı gibi unsurların son derece farklılık arz edebildiği; hatta kimi dağıtım
firmalarının ise intifa veya kira hakkı elde etmeksizin bayileriyle çalıştığı da
görülmektedir.
Ancak, yukarıda yapılan açıklamaların ötesinde bu konuda yapılacak 280
değerlendirmede belirleyici olan unsur, dikey anlaşmalara ilişkin mevcut mevzuattır;
bilindiği üzere bu mevzuat ve Danıştay kararlarının ardından Kurul tarafından söz
konusu sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilmesi sonucu,
akaryakıt sektörü de dahil olmak üzere bütün sektörlerdeki dikey anlaşmalara süre
bakımından gerekli müdahaleler yapılmaktadır. Bunun ötesinde mevcut mevzuat
kapsamında ilave bir müdahalede bulunulması olanağı bulunmamaktadır. Bu
nedenlerle, şikâyet dilekçesindeki uyumlu eylem iddiasına ilişkin olarak 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek
bulunmamaktadır.
290
10-56/1080-409
7
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Şikayet konusu akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak imzalanan bayilik sözleşmesi ile
kira hakkından oluşan ve rekabet yasağı içeren dikey ilişkinin, 18.09.2010 tarihine
kadar 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında
grup muafiyetinden yararlandığına,
2- Uyumlu eylem iddiasına ilişkin olarak, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi
kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığına
3- Bu nedenlerle, dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun'un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine 300
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy