Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-102 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 10-49/931-329
Karar Tarihi : 08.07.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, Şamil PİŞMAF, Tuğçe KOYUNCU
C. BİLDİRİMDE : Total Oil Türkiye A.Ş.
BULUNAN Temsilcisi: Dr. Metin KANMAZ
Barbaros Mah. Dereboyu Cad. Fesleğen Sok. Uphill Court Sitesi
A1-B Blok Kat:6 Daire 36 Ataşehir/İstanbul
D. TARAFLAR : - Total Oil Türkiye A.Ş.
Onur Ofis Park İş Merkezi İnkılap Mah. Üntel Sok. No:10 20
B1 Blok Ümraniye/İstanbul
- Shell&Turcas Petrol A.Ş.
Karamancılar İş Merkezi Gülbahar Mah. Salih Tozan Sok.
No:18 B Blok Esentepe-Şişli/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Total Oil Türkiye A.Ş.’ye ait Kocaeli ili Gebze ilçesinde
kurulu bulunan akaryakıt depolama tesisinin Samsun Akaryakıt ve Depolama
A.Ş.’ye devri işlemine izin verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 16.04.2010 tarih ve 3193 sayı ile giren ve
eksiklikleri 23.06.2010 tarihinde tamamlanan bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun'un 4, 5, 7 ve 8. maddeleri ile 1997/1 sayılı “Rekabet 30
Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ”in ilgili
hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 02.07.2010 tarih ve
2010-1-102/MM-10-139.İAY sayılı Ön İnceleme Raporu, 05.07.2010 tarih,
REK.0.05.00.00-130/257 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-49 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; bildirim konusu işlemin ve bu işleme
esas teşkil eden sözleşmelerin, tarafların Türkiye akaryakıt dağıtımı pazarında
birbirleriyle rakip teşebbüsler olmaları nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi
anlamında rekabetin kısıtlanması sonucunu doğurabilecek nitelikte bir işbirliği
anlaşması olduğu, bu nedenle söz konusu anlaşmaya menfi tespit belgesi verilmesinin 40
mümkün olmadığı; bununla birlikte anlaşmaya Kanun'un 5. maddesi kapsamında
muafiyet verilmesinin uygun olacağı görüşü ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Bildirim Konusu İşlem
Bildirime konu işlem, mülkiyeti tamamen Total’e ait olan Kocaeli ili Gebze ilçesinde
yerleşik akaryakıt depolama tesisinin, Total ve Shell&Turcas A.Ş. (Shell&Turcas) ortak
kontrolünde bulunan Samsun Akaryakıt Depolama A.Ş. (Sadaş)’ye 10 yıl süre ile
10-49/931-329
2
kiralanması işlemine yönelik olarak birleşme/devralma bildirimidir. Ancak, Rekabet
Kurulunun 16.10.2008 tarihli ve 08-58/923-370 sayılı kararıyla sabit olduğu üzere
Sadaş’ın rakipler arasında işbirliği doğurucu bir ortak girişim niteliğinde olması, 50
bildirime konu işlem neticesinde de söz konusu ortak girişim anlaşmasına yeni bir
unsur ilave edilecek olması ve bildirim formu ile Total temsilcisince gönderilen
04.05.2010 tarihli yazıda yer verilen talep nedeniyle, bahse konu bildirim menfi
tespit/muafiyet başvurusu olarak kabul edilmiştir.
H.2. İlgili Pazar
Bildirime konu işlemin niteliği, lisanslı depoculuğun 5015 sayılı Kanun’da ayrı bir
piyasa faaliyeti olarak belirlendiği ve konuyla ilgili geçmiş tarihli Kurul kararları dikkate
alındığında, bu dosya çerçevesinde ilgili ürün pazarı, “akaryakıt depolama hizmetleri
pazarı” olarak belirlenmiştir.
Diğer taraftan, mevcut başvurunun Total’in maliki bulunduğu Kocaeli ili Gebze 60
ilçesinde yerleşik bir depolama tesisine ilişkin bulunması; söz konusu bölgenin coğrafi
konum ve lojistik imkânlar açısından diğer bölgelere göre farklılık arz etmesi; bölgeye
en yakın konumda olan İstanbul Avrupa yakasında yerleşik depolama tesislerinin,
akaryakıtın boğazlardan karayoluyla nakline yönelik yasal kısıtlar ve Kocaeli’de
yerleşik tesisler bakımından bir alternatif olmaması gibi hususlar dikkate alındığında,
hizmet verilebilecek iller konusunda ayrıntılı bir analize girmeksizin mevcut dosya
bakımından ilgili coğrafi pazar, “Kocaeli ili ve çevresi” olarak tanımlanmıştır.
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.3.1. Ortak Girişim Değerlendirmesi ve İşlemin Niteliği
1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinin (c) bendine göre; “Amaçlarını gerçekleştirmek 70
üzere işgücü ve mal varlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak
ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti
sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler (joint venture)” birleşme ve
devralma sayılan hallerden kabul edilmektedir. Bu tanım çerçevesinde bir ortak
girişimin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında birleşme ve devralma sayılabilmesi için
aşağıda sayılan üç unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
a) Ortak kontrol altında bir teşebbüsün bulunması,
b) Ortak girişimin, taraflar arasında veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti
sınırlayıcı amaç veya etkisinin olmaması,
c) Ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkması. 80
Yukarıdaki tanıma ve sıralanan şartlara uyan ortak girişimler, 4054 sayılı Kanun’un 7.
maddesi çerçevesinde teşebbüsler arasındaki özel bir birleşme veya devralma hali
kabul edilerek, anılan Tebliğ kapsamında izne tabi tutulmaktadır. Ancak ortak girişimler
çoğu zaman yoğunlaşma doğurucu işlemler olarak kabul edilmekle birlikte, bazı ortak
girişimlerin yapısal bir birliktelik yerine, rakip teşebbüslerin belli alanlarda işbirliğine
gitmelerini sağlamaya yönelik olarak kurulduğu görülmektedir. Böyle durumlarda
yukarıda “b” bendinde yer alan şartın sağlanmadığı açıktır. Bu nedenle bu tür işbirliği
doğurucu ortak girişimler, işbirliği doğuran anlaşmalar olarak Kanun'un 4. maddesi
kapsamında değerlendirilmektedir.
Zira yatay işbirliği anlaşmaları olarak isimlendirilen bu tür yapılar; fiyat tespiti, arz 90
miktarının belirlenmesi, pazar veya müşteri paylaşımı gibi rekabeti kısıtlayıcı nitelikte
unsurlar içerebilmektedir. Ancak bu tür sakıncalarının yanı sıra yatay işbirliği
anlaşmalarının riskin paylaşılması, maliyetlerin azalması, know-how paylaşımı,
teknolojik gelişimin hızlanması gibi bazı ekonomik faydalar sağladığı da söylenebilir.
10-49/931-329
3
Akaryakıt sektöründe lojistik bakımdan önemli bir yeri olan depoculuk faaliyetlerinde,
geçmişten beri çeşitli ortaklıklar söz konusu olmaktadır. 5015 sayılı Petrol Piyasası
Kanununun yürürlüğe girmesiyle lisanslı depoculuk faaliyetlerinin başlamasının
ardından bu tür ortaklıklar daha da yaygınlaşmıştır. Her ne kadar lisanslı depoculuk
faaliyeti kapsamında depolama hizmetleri dağıtım faaliyetinin bir unsuru olmanın
ötesinde ayrı bir pazar olma özelliğini kazanmaya başladıysa da bu alanda ortaya çıkan 100
ortaklıklarda, ortakların dağıtım faaliyetlerinde birbirinin rakibi olması halinde rekabetçi
davranışların koordinasyonu riskinin dikkate alındığı ve bu ortaklıkların Kanun’un 4.
maddesi kapsamında kabul edildiği görülmektedir. Nitekim lisanslı depoculuk
faaliyetleri göstermekte olan Ambarlı1 ve Çekisan2 ortak girişimlerine ilişkin kararlarında
da Kurul, rakip teşebbüsler arasında akaryakıt depolama faaliyeti alanında kurulan
ortak girişimleri Kanunun 4. maddesi kapsamına almış ve 5. madde kapsamında
muafiyet vermiştir. Benzer şekilde işbu dosya konusu Sadaş’a ilişkin yukarıda anılan
karar da Ambarlı ve Çekisan kararlarına paralel değerlendirmeler ve sonuçlar
içermektedir.
Bildirime konu işlem neticesinde, Total’in mülkiyetinde bulunan Kocaeli ili Gebze 110
ilçesinde kurulu bulunan akaryakıt depolama tesisi taraflar arasında yapılan Kira
Sözleşmesi çerçevesinde 10 yıl süre ile Sadaş’a devredilecektir. Söz konusu Kira
Sözleşmesinin süreye ilişkin 3. maddesinde ise bahse konu 10 yıllık sürenin hitamında
sözleşmenin Sadaş tarafından her seferinde 5’er yıllık süreler için yenilenmesi imkânı
getirilmiştir. Bununla birlikte Taraflar arasında imzalanan SADAŞ Gebze Terminali
İşletme Prosedürü’nün 4.2 maddesi uyarınca, sözleşme süresine ilişkin yenileme
imkanının Shell&Turcas’ın tek taraflı talebine bağlı olarak da mevcut olduğu
görülmektedir.
Bu bakımdan bildirim konusu işlem, ilgili akaryakıt depolama tesisinin kontrolünde
azami 20 yıllık bir süre için kalıcı bir değişiklik içermekle birlikte, esas itibarıyla 120
akaryakıt dağıtımı alanında faaliyet göstermekte olan iki rakip teşebbüsün
(Shell&Turcas ve Total) akaryakıt depolama hizmetleri pazarında işbirliği yapmasına
yönelik olarak kurulan ortak girişim şirketi ile daha önceden şekillenen anlaşmanın
kapsamının genişletilmesinden ibarettir. Aşağıda söz konusu işlem hakkında menfi
tespit ve muafiyete ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir.
H.3.2. Menfi Tespit Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme,
bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek
nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaların hukuka aykırı ve yasak olduğu
belirtilmektedir. 130
Belirli bir bölgede de olsa, birbirine rakip olan firmaların mallarının depolanacağı tesisin
işletimini birlikte yapmaları, bu firmalar arasında rekabetin kısıtlanmasına yol
açabilecek koordinasyon riskleri taşımaktadır. Dosya konusu işlemde, işbirliği
anlaşmasının tarafı olan teşebbüslerin depolama konusundaki lojistiğe yönelik
işbirliklerinin sektörde başka ortaklıklar (Ambarlı, Çekisan ve ATAŞ depoları) şeklinde
mevcut olmasının ağ etkisi yönüyle koordinasyon riskini ortaya çıkardığı gibi hususlar
da dikkate alındığında; Shell&Turcas ve Total arasındaki bildirime konu olan işbirliğinin
Kanun'un 4. maddesinde belirtilen rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisini
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar tanımına uyduğu
görülmektedir. Bu nedenle de söz konusu oluşuma Kanun'un 8. maddesi kapsamında 140
menfi tespit belgesi verilmesi mümkün görünmemektedir.
1 25.07.2007 tarih ve 07-61/730-260 sayılı karar.
2 22.08.2007 tarih ve 07-66/812-307 sayılı karar.
10-49/931-329
4
H.3.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
Başvuru konusu anlaşma ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında
yapılan bireysel muafiyet değerlendirmesine aşağıda yer verilmiştir:
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
Dosyadaki bildirim formu, cevap yazıları ve ekli belgeler ile raportörlerce anlaşma
taraflarıyla yapılan iki ayrı görüşmeden, başvuru konusu anlaşma çerçevesinde Total’e
ait Gebze’de bulunan akaryakıt depolama tesisine çevre ve güvenlik standartları gereği
yapılması zorunlu önemli miktarlardaki yatırımın taraflarca ortaklaşa gerçekleştirileceği 150
anlaşılmıştır. Bu sayede Total’in petrol piyasasındaki mevcut pazar payıyla
kıyaslandığında oldukça yüksek sayılabilecek depolama kapasitesinin etkin olarak
kullanımının da sağlanacağı ve şirketin daha düşük maliyetler ile faaliyet göstereceği
belirtilmiştir.
Öte yandan, Shell&Turcas’ın otomotiv yakıtları pazarında mevcut pazar payının %(….)
seviyesinde olduğu, 2010 yılı için Shell&Turcas’ın (……….) m3 zorunlu ulusal stok
mecburiyetinin bulunmasına rağmen benzin ve motorin bakımından mevcut tank
kapasitesinin (……….) m3 olduğu; dolayısıyla bu kapasitenin önemli bir bölümünün
ulusal stok yükümlülüğüne ayrıldığı bildirilmiştir. Bu bakımdan artan pazar payı ve stok
tutma yükümlülüğü dikkate alındığında, kalan stok kapasitesinin şirketin ithalatına ve 160
operasyonlarına yeterli rahatlığı sağlamadığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla söz konusu
işlem neticesinde Shell&Turcas’ın ilgili pazarda daha etkin faaliyet göstereceği, bu
işbirliği sonrasında diğer dağıtıcıların da söz konusu depolama hizmetinden daha fazla
istifade edebilecekleri bildirilmiştir. Bu durumun taraflara ve diğer dağıtım şirketlerine
nakliye maliyetlerinde tasarruf sağlanması olarak yansıyacağı da ifade edilmektedir.
Bu çerçevede, özellikle bir teşebbüs tarafından ihtiyaç duyulan fazla kapasitenin, yeni
bir tesis kurmak yoluyla çeşitli çevresel sakıncaları da bünyesinde barındıran büyük bir
yatırım gerçekleştirmek suretiyle karşılanması yerine, bir başka teşebbüs tarafından
sahip olunan atıl kapasitenin değerlendirilecek olması da dikkate alındığında, işlemin
gerçekleşmesiyle elde edilecek sonuçların “bir malın ya da hizmetin dağıtımında 170
iyileşme ve gelişme” koşulunu sağladığı sonucuna varılmıştır.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir
anlaşmanın muafiyet alabilmesi için gerekli olan bir diğer koşul, tüketicinin ekonomik
gelişmeden yarar sağlaması ve ortaya çıkacak faydadan tüketicinin adil bir pay
almasıdır. Tüketiciye yansıyacak yararlar kapsamında; fiyatlarda sağlanacak düşüş,
kalitenin ve ürün çeşitliliğinin arttırılması, mal veya hizmet arzında devamlılığın
sağlanması gibi hususlar sayılabilir.
Petrol piyasasında satışa sunulan ürünlerin -özellikle ulusal marker uygulamasından
sonra- büyük ölçüde homojen nitelikte olmaları, rafinaj ve dağıtım kademelerinde 180
yeterince rekabetçi bir yapının bulunmaması, pompa satış fiyatları içerisinde dolaylı
vergilerin payının çok yüksek olması gibi nedenlerle, farklı dağıtıcılarca ülke genelinde
uygulanan akaryakıt fiyatlarının birbirine çok yakın düzeylerde seyrettiği dikkate
alındığında, mevcut anlaşma sonucunda fiyatlarda tüketiciye doğrudan yansıyacak
önemli bir düşüş beklentisinin gerçekçi olmayacağı açıktır. Buna karşın depolama
hizmetlerinin ithalat için olmazsa olmaz bir nitelik taşıdığı, ithalatın ise tek teşebbüsün
faaliyet gösterdiği rafinaj pazarı yapısında, mevcut rafineri çıkış fiyatları üzerinde
yegâne rekabetçi baskı unsuru olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
10-49/931-329
5
Anlaşma taraflarınca, bildirim konusu akaryakıt depolama tesisinin yüksek kapasitesi
ve doğrudan denize çıkışı olması nedeniyle ithalat bakımından özel bir öneme sahip 190
olduğu belirtilmektedir. Yine bu çerçevede, Shell&Turcas’a ait aynı bölgede yer alan
Derince Terminalinde beyaz ürünler bakımından depolama kapasitesinin (……….) m3
seviyesinde olduğu, bu kapasitenin tek bir gemi ile optimum hacimde bir ithalat
operasyonu için yeterli olmadığı ifade edilmiştir. Yukarıda sayılan açıklamalar dikkate
alındığında, bildirime konu işlem neticesinde benzin türleri bakımından pazar lideri
Shell&Turcas’ın ithalat kapasitesinin artacağı, bunun da rafineri fiyatları üzerindeki
rekabetçi baskıyı güçlendirebileceği değerlendirilmektedir.
Bunun yanında başvuru konusu akaryakıt depolama tesisinin daha çok sayıda
akaryakıt dağıtıcısına sağlayacağı nakliye maliyet avantajı ve lojistik kolaylığın da
tüketicilerin daha nitelikli hizmet ve daha yüksek kalite elde etmelerine imkân 200
sağlayacağı ifade edilmektedir.
Bu çerçevede başvuru konusu anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin (b)
bendinde sayılan koşulu sağladığı anlaşılmaktadır.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
Esas itibarıyla bu koşulun, hâkim durum ve pazar gücü kavramları ile daha yakından
ilişkili olduğu söylenebilir. Hâkim durumun ya da yüksek pazar gücünün söz konusu
olduğu durumlarda anti-rekabetçi etkiler yaratan bir yatay anlaşmaya muafiyet verilmesi
zorlaşmaktadır. Bu nedenledir ki, bu koşulun değerlendirmesi yapılırken ön plana çıkan
nokta, pazarın yapısal özellikleri olmalıdır. Çünkü anlaşmaya taraf olan teşebbüslerin
piyasa payı ile piyasadaki rekabetin etkilenmesi arasında, doğrudan bir ilişki 210
bulunmaktadır. Teşebbüslerin piyasa payı ne kadar yüksekse, ilgili piyasanın
anlaşmadan etkilenme olasılığı da o nispette artmaktadır.
Dosyada yer alan Bildirim Formu ve EPDK verilerinden elde edilen bilgilere göre, üçü
bildirim taraflarına ait olmak üzere ilgili coğrafi pazarda bulunan 16 ayrı depolama
tesisinin toplam kapasiteleri 721.707 m3 iken, işleme konu olan Total’e ait Gebze
akaryakıt depolama tesisinin kapasitesi (……….) m3 ve Shell&Turcas’a ait aynı
bölgede yer alan iki ayrı tesisin toplam kapasitesi ise (……….) m3’dir. Belirtilen kapasite
rakamlarına dayanılarak yapılacak bir pazar payı hesabına göre, ilgili coğrafi pazarda
Total’in pazar payı %(….) iken, Shell&Turcas’ın pazar payı %(….). Aynı coğrafi
pazarda Petrol Ofisi A.Ş.’nin pazar payı ise %(….). İlgili pazarda yer alan depolama 220
tesislerine ve kapasitelerine ilişkin bilgi aşağıda tablo halinde sunulmuştur:
Tablo 1: Kocaeli ilinde yer alan depolama tesisleri ve kapasiteleri
Depolama Lisansı Sahibi Toplam Kapasite (m3) Kapasite Payı (%)
Petrol Ofisi (……….) (….)
Total (……….) (….)
Shell&Turcas (2 ayrı tesis) (……….) (….)
Solventaş (……….) (….)
Altınel (……….) (….)
Opet (……….) (….)
Akpet (……….) (….)
Turkuaz (……….) (….)
Petline (……….) (….)
Poliport (……….) (….)
Alpet (……….) (….)
Gören (……….) (….)
Yılport (……….) (….)
Lukoil (……….) (….)
İzgin (……….) (….)
Toplam (……….) (….)
10-49/931-329
6
Bunun yanında değerlendirme sürecinde yapılan araştırma ve görüşmelerde elde
edilen bilgilere göre, dünyanın en büyük sıvı ürünler depolama şirketi olan Hollanda
menşeli Vopak Yalova’da satın aldığı 26 hektarlık bir arazi üzerinde yüksek kapasiteli
bir depolama tesisi kurmayı planlamaktadır. Bu çerçevede, bildirime konu akaryakıt
depolama tesisinin Total ve Shell&Turcas tarafından oluşturulan ortak girişim eliyle
işletilmesi halinde, akaryakıt depolama hizmetleri açısından ilgili coğrafi pazarda
rekabetin ortadan kalkmasına yol açacak bir durum oluşturmayacağı
değerlendirilmektedir. 230
d) Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca, muafiyetin diğer üç koşulunu sağlayan bir
anlaşmanın doğuracağı gelişme veya iyileşmelerin rekabeti daha az sınırlayıcı bir yol
izlenerek elde edilmesi mümkünse, söz konusu anlaşmaya muafiyet tanınması
mümkün değildir. Buna göre, sınırlama, anlaşmanın ardında yatan temel amaca uygun
ve bunun gerçekleştirilmesi için gerekli olmalıdır.
Bildirim konusu işlem bakımından bu başlık çerçevesinde ele alınabilecek en önemli
hususun, Gebze tesisinin Sadaş’a devrine ilişkin kira sözleşmesinin süresidir. Taraflar
ilk etapta sözleşme ile düzenlenen 10 yıllık sürenin özellikle belirlendiğini, bu sürenin 240
tesisin pek çok periyodik bakımı için azami süre niteliğinde olduğunu ve anlaşma
taraflarından Shell&Turcas’ın tesisin bakımı ve yenilenmesi için gerekli yatırımlara
katılması için anlaşmanın devamına yönelik olarak belirli bir güvenceye ihtiyaç
duyduğunu belirtmişlerdir.
Bu noktada Sadaş’a ilişkin olarak Rekabet Kurulunun 16.10.2008 tarihli ve 08-58/923-
370 sayılı kararında yer verilen hususlar yol gösterici niteliktedir. Kararın ilgili bölümü
şu şekildedir:
“Başvuru konusu işleme bakıldığında; kurulan ortak girişimin tamamen tarafların
depolama ihtiyaçlarına çözüm getirmeye yönelik bir işbirliği amacıyla kurulduğu
görülmektedir. Bununla birlikte artan kapasitenin söz konusu olması halinde üçüncü 250
taraflara ayrımcılık gözetmeksizin hizmet verileceği gerek taraflarla yapılan
görüşmelerde gerekse yine taraflardan gelen bilgilerden anlaşılmaktadır.
Depoculuk faaliyetine ilişkin değerlendirmede değişken olarak ortaya çıkan bir başka
husus da, yine lisanslı depoculuk faaliyetleriyle bağlantılı olarak piyasa yapısıdır. Daha
önce de belirtildiği üzere, Kanun’un 4. maddesi kapsamına giren bir durumun 5.
maddesi kapsamında muafiyet alabilmesi için, anlaşma ile beklenen faydalara
ulaşırken rekabetin gereğinden fazla kısıtlanmaması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle,
birbirine rakip olan teşebbüslerce yapılan işbirliğinin ulaşılmak istenen amaç için gerekli
olduğunun ortaya konması önemlidir. İşlemin amacına bakıldığında, akaryakıt dağıtımı
faaliyetleri için belirli alanlarda depolama kapasitesine ihtiyaç duyan teşebbüslerin hem 260
maliyet avantajı sağlamak, hem de kısıtlı depolama alanlarını en etkin şekilde
kullanmak amacı taşıdıkları söylenebilir. Ancak bunun yanında, 5015 sayılı Petrol
Piyasası Kanunu’nun 16. maddesi, dağıtım firmalarına zorunlu stok tutma yükümlülüğü
getirmektedir ki, bu da söz konusu firmalar için belirli bir depolama kapasitesine sahip
olma gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.
Ortak depo kurmaya yönelik işbirliklerini gerekli kılan husus, ülke depo kapasitesinin
yetersizliği ve dağıtım firmalarının bu alanda yatırım yapma gereksinimleridir. Söz
konusu yatırımın lojistik bir özelliğe sahip olması ve ortak yatırım yapılmasının bir takım
maliyet ve etkinlik avantajları yaratması da ortak yatırımı anlamlı kılabilmektedir.
10-49/931-329
7
Bu değerlendirmeler çerçevesinde “d” bendindeki koşulun da sağlandığını söylemek 270
mümkündür. Hiç şüphesiz, gerek Total ve Shell & Turcas arasında kurulan dosya
konusu ortaklık gerekse Rekabet Kurulu’nun daha önce muafiyet tanıdığı diğer ortak
depoculuk faaliyetlerinin koordinasyon riski içermenin ötesinde fiili olarak rekabeti
engelleyici etki yapmaya başlamaları hali, taraflara verilen muafiyetin geri alınması için
bir gerekçe oluşturacaktır.”
Bu bakımdan, anlaşmanın süresine ilişkin ilave bir değerlendirmeye ihtiyaç olmadığı,
yukarıda yer verilen Kurul kararında ulaşılan sonucun işbu dosya bakımından da
geçerli olduğu, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (d)
bendinde sayılan koşulun sağlandığı, akaryakıt depolama hizmetleri pazarında
meydana gelebilecek değişmeler neticesinde taraflar arasındaki anlaşmanın 280
koordinasyon riski içermenin ötesinde fiili olarak rekabeti engelleyici sonuçlar
yaratmaya başlaması halinde muafiyetin geri alınabileceği değerlendirilmektedir.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Total Oil Türkiye A.Ş.’nin kontrolünde bulunan Kocaeli ili Gebze ilçesinde kurulu
bulunan akaryakıt depolama tesisinin Samsun Akaryakıt Depolama A.Ş.’ye
kiralanmasına ilişkin işlemin ve bu işleme esas teşkil eden sözleşmelerin, tarafların
Türkiye akaryakıt dağıtımı pazarında birbirleriyle rakip teşebbüsler olması
nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabetin kısıtlanması
sonucunu doğurabilecek nitelikte işbirliği anlaşması olduğuna, 290
2- Bu nedenle söz konusu anlaşmaya menfi tespit belgesi verilmesinin mümkün
olmadığına,
3- Bununla birlikte, bildirim konusu anlaşmaya aynı Kanun’un 5. maddesi kapsamında
muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy