Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-3-132 (Devralma)
Karar Sayısı : 06-84/1063-310
Karar Tarihi : 15.11.2006
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK 10
Üyeler : Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M.Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Aydın ÇELEN, Onur Yelda YÜKSEL
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Toyota Tsusho Europe S.A. ve Martur Koltuk ve Sünger
Tesisleri Ticaret ve Sanayi A.Ş.
Temsilcisi: Av. Ahmet İhsan ESKİN
Billur Sokak 23/7 Kavaklıdere 06700 Ankara 20
D. TARAFLAR : Toyota Tsusho Europe S.A.
Belgicastraat 13 Zaventem Brussels BELGİUM
Martur Koltuk ve Sünger Tesisleri Ticaret ve Sanayi A.Ş.
Basin Ekspres Yolu Polat İş Merkezi C Blok Kat: 2/6
34540 Güneşli İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Toyota Tsusho Europe S.A. ve Martur Koltuk ve Sünger
Tesisleri Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından kurulacak ortak girişim işlemine izin 30
verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 11.10.2006 tarih ve 6790 sayı ile giren ve
en son 27.10.2006 tarih ve 7076 sayı ile eksikleri tamamlanan bildirim üzerine, 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile 1997/1 sayılı
Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında
Tebliğ’in ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 9.11.2006
tarih ve 2006-3-132/Oİ-06-AÇ sayılı Birleşme/Devralma Raporu, 10.11.2006 tarih ve
REK.0.07.00.00-120/282 sayılı Başkanlık Önergesi ile 06-84 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 40
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da;
- Toyota Tsusho Europe S.A. ve Martur Koltuk ve Sünger Tesisleri Ticaret ve
Sanayi A.Ş. tarafından kurulacak ortak girişime ilişkin bildirim konusu işlemin 1997/1
sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi bir işlem olduğu, bununla birlikte anılan işlemin
06-84/1063-310
2
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi anlamında hakim durum yaratan veya mevcut
hakim durumu güçlendiren ve böylece ilgili pazarda rekabetin önemli ölçüde
azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmadığı ve bu nedenle başvuru konusu
işleme izin verilebileceği, 50
- “Ortak Girişim Sözleşmesi” ile getirilen rekabet yasağına, gizlilik yükümlülüğüne ve
ortak girişimle taraflar arasındaki tedarik ve satış düzenlemelerine devir işleminin
makul ve objektif yan sınırlaması olmaları nedeniyle anılan işlemle birlikte izin
verilebileceği,
sonucuna ulaşıldığı ifade edilmektedir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
60
H.1. İlgili pazar
H.1.1. Sektöre İlişkin Bilgiler
Kurulacak olan ortak girişiminin amacı, öncelikle Toyota’nın Türkiye’de ve
Avrupa’daki üretimlerinde kullandığı tekstil ürünleri olmak üzere, otomotiv iç tekstil
ürünlerinin (otomobil koltuk ve döşeme kumaşlarının) sünger laminasyonunu
yapmaktır.
Laminasyon, İki veya daha fazla malzemenin birbiriyle yapıştırılması işlemidir. 70
Laminasyon işlemi esnasında özel yapıştırıcılar (PVC, lateks, tutkal, alevli, film, hot-
melt) kullanılır ve bu işlem kağıt, kumaş, deri, ahşap ve alüminyum gibi birçok
malzemeye uygulanabilir. Otomotiv sektöründe kullanılan koltuk ve döşemelerde
çoğunlukla alev laminasyonu teknolojisi kullanılmaktadır.
Türkiye’de yaklaşık laminasyon işi yapan 20 teşebbüs bulunmaktadır. Bunların
çoğunluğu tekstil ve mobilya sanayine mal temin eden küçük ölçekli teşebbüslerdir.
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, Türkiye’deki bütün ilgili sanayi dallarını kapsayan
toplam laminasyon pazarı büyüklüğünün 180.000 m3/yıl (laminasyonda kullanılan
laminasyon süngeri miktarı) olarak tahmin edildiği anlaşılmıştır. Kurulacak ortak 80
girişimin taraflarından Martur Koltuk ve Sünger Tesisleri Ticaret ve Sanayi A.Ş. yılda
(………) m3 laminasyon süngeri kullanarak yalnızca otomotiv sanayi için lamine
edilmiş ürünler üretmektedir. Kurulması düşünülen ortak girişim şirketinin yılda
yaklaşık (……….) m3 laminasyon süngeri kullanması planlanmaktadır. Elta, Aunde,
Doperteks, Demkay, Maliteks ve Lamiteks otomotiv sanayine lamine edilmiş ürünleri
sağlayan diğer teşebbüslerdir. Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, bu teşebbüslerin
kullandığı laminasyon süngeri miktarının (……….) m3/yıl olduğu anlaşılmıştır.
H.1.2. İlgili Ürün Pazarı
90
Tekstil laminasyonu pazarı içerisine iç çamaşırı, ayakkabı, koltuk ve kanepe
kaplamaları gibi oldukça geniş bir alanda kullanılan tekstil ürünlerinin kaplaması
06-84/1063-310
3
girmektedir. Bunların içerisinde “otomotiv iç tekstil ürünleri laminasyonu pazarı” ilgili
ürün pazarı olarak belirlenmiştir.
H.1.3. İlgili Coğrafi Pazar
Laminasyon işi bakımından pazara giriş, arz kaynaklarına ulaşma, üretim, dağıtım,
pazarlama ve satış şartlarının bölgesel bir farklılık göstermediği göz önüne alınarak,
ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak tespit edilmiştir. 100
H.2. Taraflar
H.2.1. Toyota Tsusho Europe S.A (TTESA)
TTESA 1968 yılında Toyota Tsusho Corporation’ın (Toyota Tsusho) Avrupa’daki ana
bölgesel iştiraki olarak Belçika’da kurulmuştur. TTESA; 6 şubesi, 3 yavru şirketi ve 4
bağlı şirketiyle birlikte alım satım, ürün işlenmesi ve imalatı ve bunlarla ilgili hizmetler
olarak geniş bir faaliyet alanına sahiptir.
110
Toyota Tsusho 1948 yılında, Nagoya ve Tokyo Borsa Listelerine kayıtlı olarak
kurulmuş bir şirkettir. Toyota Tsusho Grubu ticaret, perakende satış, işleme, hizmet
ve üretim alanları dahil olmak üzere bir çok iş kolunda dünya çapında faaliyet
göstermekte olup, 325 yavru şirket ve 174 bağlı şirketten oluşmaktadır.
TTESA esas olarak, Toyota otomobillerinin Avrupa’da üretimini yapan Toyota Grup
Şirketleri için faaliyet göstermek üzere, bağımsız bir ticaret şirketi olarak
kurulmuştur. Bugün Toyota Tsusho’nun otomotiv bölümü şirketin halen ana faaliyet
konusunu oluşturmaktadır. 31 Mart 2006 tarihinde sona eren mali yılda TTESA’nın
Toyota Grubuna yaptığı satışlar % (…) oranını bulmaktadır. Toyota Grup Şirketleri 120
ve Toyota Tsusho arasında karşılıklı hissedarlık ilişkisi bulunsa da, Toyota Tsusho
veya onun Avrupa’daki yavru şirketi olan TTESA, üretimle iştigal eden Toyota
Grubunun bir parçasını oluşturmamaktadır. Çünkü ne Toyota Tsusho ne de yavru
şirketi TTESA üretimle iştigal eden herhangi bir veya birkaç Toyota Grup Şirketi
tarafından kontrol edilmemektedir.
TTESA’nın Otomotiv Departmanı, Japonya’ya otomotiv iç malzemeleri ve ham deri
ihraç etmekte, ayrıca Toyota Grup Şirketleri için piyasa araştırması yapmakta ve
Toyota Motor tedarikçileri için geliştirme destek hizmetleri ve aynı zamanda, Toyota
üretim grubu ve diğer otomobil üreticilerine envanter yönetimi, üretim planlaması da 130
dahil olmak üzere lojistik hizmetler vermektedir.
Türkiye’de Toyoto Tsusho, Türk Kanunlarına göre Gebze Ticaret Siciline kayıtlı
“Toyota Tsusho Europe S.A. Türkiye Gebze Şubesi” aracılığı ile faaliyet
göstermektedir. Türkiye Gebze Şubesi esas olarak otomobil malzeme ve
parçalarının satın alınması, işlenmesi, satılması ve bununla ilgili hizmetlerle iştigal
etmektedir. Gebze Şubesi, Metal Bölümü, Oto Parça Bölümü ve Makine Bölümü
olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Metal Bölümü esas olarak
06-84/1063-310
4
otomobillerde kullanılan çelik plakaların merkezi kontrolü işini yürütmektedir. Bu
bölümde Avrupalı ve Türk çelik üreticilerinden alınan çelik plakalar işlenerek 140
depolanmakta ve bunlar daha sonra Toyota Türkiye ve diğer ilgili parça üreticilerine
satılmaktadır. Parça Bölümü, otomobiller için parça yönetimi konusunda
çalışmaktadır. Burada, Japonya’dan ve Avrupa ülkelerinden alınan parçalar
depolanmakta, dağıtıma sürülmekte ve Toyota Türkiye’ye bağlı parça üreticilerine
satılmaktadır. Makine Bölümü, Toyota Türkiye’ye satış amacıyla hidrolik direksiyon
için yağ basınçlı pompa imal edip, montajını yapmakta ve Toyota Grubu Şirketlere
makine ve malzemeler için montaj hizmeti sağlayarak bu şirketlere (makine yedek
parçası) düzenli stok satışları gerçekleştirmektedir.
TTESA’nın Türkiye’de ayrıca hisselerinin % 99.99 una sahip olduğu Toyota Tsusho 150
Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı bağlı bir şirketi bulunmaktadır.
H.2.2. Martur Koltuk ve Sünger Tesisleri Ticaret ve Sanayi A.Ş. (Martur)
Martur 1983 yılında İstanbul’da kurulmuş olup, kuruluş amacı otomotiv yan sanayi
sektöründe çeşitli parçalar üretmek ve ana sanayinin ihtiyaçlarını karşılamaktır.
Martur halen herhangi bir üst şirkete ya da şirketler grubuna bağlı değildir.
Martur kullandığı malzemelerin önemli bir bölümünü iştirak ettiği ya da aynı
hissedarların sahip olduğu kendi yan sanayi şirketlerinden temin etmektedir. Örneğin 160
koltuk üretiminde kullanılan süngerler (………….) tarafından imal edilmekte ve
Martur tarafından satın alınmaktadır.
Martur Toyota’ya halen kısmen koltuk ve döşeme kumaşları üretmekte ve bunların
laminasyonunu yapmaktadır. Ortak girişim kurulduktan sonra Toyota’nın kullanmakta
olduğu bütün kumaşların laminasyonu işi ortak girişime devredecektir. Martur Toyota
dışında kalan müşterilerine yaptığı kumaşların laminasyonuna ise devam edecektir.
H.2.3. Ortak Girişim Şirketi; Otomotiv İç Döşeme Malzemeleri A.Ş.
170
Kurulacak ortak girişim şirketinde TTESA grubu % 65 ve Martur grubu1 %35 hisseye
sahip olacaktır. Bu ana hisse yapısı içinde, TTESA tarafından Çek Cumhuriyeti’nde
kurulmuş olan Green Metal Czech s.r.o. ile Toyota Tsusho Otomotiv Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’nin ve Martur tarafından Fompak A.Ş.’nin kurulacak şirkette birer hisseye sahip
olmaları planlanmaktadır.
H.3.Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.3.1. İşlemin Niteliği
180
Dosya konusu işlem, TTESA ve Martur firmalarının ortaklaşa ticaret unvanı Otomotiv
İç Döşeme Malzemeleri A.Ş.(“Ortak Girişim Sözleşmesi”nde kurulacak şirketin ticaret
1 TTESA grubu ve Martur grubu ifadeleri belli bir grubu tanımlamak amacıyla değil, TTESA ve onunla birlikte kurulacak şirkette
pay sahibi olacak diğer iki şirketi ve Martur ve onunla birlikte kurulacak şirkette pay sahibi olacak diğer bir şirketi birlikte
nitelendirebilmek amacıyla kullanılmıştır.
06-84/1063-310
5
unvanın İngilizce lisanında “Automotive Interior Materials Turkey, Inc” olacağı
belirtilmektedir) olan bir anonim şirket kurmalarını içermektedir. Taraflar bu amaçla
bir “Ortak Girişim Sözleşmesi” imzalamışlardır.
1997/1 sayılı Tebliğ'in 2. maddesine göre "Amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü
ve mal varlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan
ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı
amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler (joint venture)" teşebbüsler arası birleşme 190
ve devralma kabul edilmekte ve bunlar hakkında Tebliğ'in 4. maddesindeki koşullara
bağlı olarak Rekabet Kurulu’ndan izin alınması gerekmektedir.
Teşebbüsler arası bir işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ’in ilgili maddesi çerçevesinde
birleşme ve devralma sayılabilmesi için taşıması gereken unsurlar şunlardır:
- Ortak kontrol altında bir teşebbüsün bulunması,
- Ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkması,
- Ortak girişimin, taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki
rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisinin olmaması.
200
Bu noktada bildirim konusu işlem sonucunda, 1997/1 sayılı Tebliğ anlamında
yukarıda sayılan unsurlar bakımından bir ortak girişimin ortaya çıkıp çıkmayacağının
değerlendirilmesi gerekmektedir.
H.3.1.1. Ortak Kontrol Altında Bir Teşebbüsün Bulunması
İki veya daha çok sayıda teşebbüs ya da gerçek kişinin başka bir teşebbüs üzerinde
belirleyici etki uygulama olanağına sahip olmaları halinde ortak kontrolün varlığından
bahsedilebilecektir. Belirleyici etki, teşebbüsün stratejik ticari davranışlarına engel
olabilme gücü olarak tanımlanabilir. Ortak kontrol, iki ya da daha fazla sayıdaki ana 210
şirketin, stratejik bir karara ilişkin teklifi geri çevirme gücünden kaynaklanan
çözülemeyen anlaşmazlıkların ortaya çıkması ihtimali ile karakterize edilir. Böylelikle
pay sahiplerinin ortak girişimin ticaret politikalarının belirlenmesinde fikir birliğine
ulaşmaları gerekecektir.
Bildirime konu “Ortak Girişim Sözleşmesi” uyarınca kurulacak şirketin sermaye
paylarının % 65’i TTESA, % 35’i ise Martur tarafından tamamı nakit olarak ödenmek
üzere taahhüt edilecektir. Bununla birlikte TTK’da bir anonim şirketin kurulabilmesi
için gerekli en az sayıdaki ortağı sağlayabilmek için, TTESA her biri yalnızca bir
hisseye sahip olmak üzere iki diğer şirketi, Martur ise yalnızca bir hisseye sahip 220
olacak diğer bir şirketi tayin edecektir. Bu hisse yapısı çerçevesinde TTESA ve
TTESA’nın belirlemiş olduğu diğer hissedar şirketler A grubu hissedarları, Martur ve
Martur’un belirlediği diğer hissedar şirket ise B grubu hissedarları oluşturacaktır. Bu
yapılanma çerçevesinde kurulacak şirketin ortaklık yapısına Tablo-1’de yer
verilmektedir:
06-84/1063-310
6
Tablo-1: Kurulacak Şirketin Ortaklık Yapısı 230
Pay Sahibi Pay Grubu Pay Oranı (%)
TTESA A
Hissedar Adayı2 A
Hissedar Adayı3 A
65,00
Martur B
Hissedar Adayı4 B
35,00
Toplam A+B 100,00
Kurulacak şirketin karar alma mekanizması incelendiğinde ise, öncelikle bildirim
konusu sözleşmede A grubu ve B grubu hisselerinin her birinin şirket hisselerinin
tamamen aynısı olduğu ve aynı haklara sahip olduğunun belirtildiği, bu çerçevede A
grubu ya da B grubu hisselere herhangi bir imtiyaz tanınmadığı görülmektedir. Genel
kurul toplantı ve karar nisabı ise “Ortak Girişim Sözleşmesi”nin 6.1. maddesinde
düzenlenmiştir. Buna göre, yürürlükteki kanunların zorunlu hükümleri tarafından aksi
istenmedikçe, şirketin genel kurul toplantısında kararlar toplantıda hazır bulunan
oyların çoğunluğu ile alınacaktır. Ayrıca toplantıda hazır bulunan hissedarların
şirketin ihraç edilmiş bulunan toplam hisselerinin çoğunluğunu temsil eden sayıda 240
hisseye sahip olmaları şart koşulmuştur. Genel kurul toplantı ve karar nisabına
bakıldığında, A grubu hisselerin sahibi olan TTESA grubunun şirket genel kurul
toplantılarında tek başına belli bir yönde karar alınmasını sağlayabileceği
anlaşılmaktadır.
Diğer yandan ortak girişimin iki tarafı arasında ilgili unsurlar açısından eşitlik olmasa
dahi belli koşullar altında ortak kontrolden bahsedilebilecektir. Azınlık pay
sahiplerinin, ortak girişim şirketinin ticari davranış ve politikalarını belirleyen; üst
kademe yönetimin seçilmesi, bütçeye, iş planlarına ya da yatırımlara şekil
verilmesine ilişkin kararlarda veto yetkisine sahip olmaları ortak kontrolün varlığı için 250
yeterli olacaktır. Rekabet hukuku anlamında stratejik kararlar olarak nitelendirilen bu
kararların herhangi birinin alınmasında ortak girişim taraflarının olurunun alınması
gerekliliği ortak kontrolün varlığının kabulü için yeterli olacaktır. Ayrıca veto
haklarının pratikte uygulanmıyor olması; azınlık pay sahiplerinin ortak girişim şirketi
üzerinde belirleyici etki uygulama imkânlarını ortadan kaldırmadığından, ortak
kontrol unsurunu zedelemeyecektir.
Şirketin ana kuruluş sözleşmesinde de belirtilecek olduğu üzere, “Ortak Girişim
Sözleşmesi” ile B grubu hissedarlar olan Martur grubuna toplam üç üyeden oluşacak
yönetim kurulunun bir üyesini tayin etme hakkı tanınmıştır. Bu çerçevede, yönetim 260
kurulu ikisi A grubu hissedarlar biri B grubu hissedarlar tarafından tayin edilecek
toplam üç üyeden oluşacaktır. Yönetim kurulu’nun başkanı TTESA grubu tarafından
tayin edilen üyelerden seçilecekken, başkan yardımcısı Martur tarafından tayin
edilen üye olacaktır. Yönetim kurulu karar nisabına bakıldığında ise “Ortak Girişim
Sözleşmesi”nin 9.2. maddesinde belirtilen unsurlara ilişkin kararlar dışındaki
kararların yönetim kurulunda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağı hükme
2 Bildirim Formunda verilen bilgiye göre, bu hissedar adayı TTESA ile aynı grupta yer alan Gren Metal Czech s.r.o’dur.
3 Bildirim Formunda verilen bilgiye göre, bu hissedar adayı TTESA ile aynı grupta yer alan Toyota Tsusho Otomotiv Sanayi ve
Ticaret A.Ş.’dir.
4 Bildirim Formunda verilen bilgiye göre, bu hissedar adayı Martur’un ortakları tarafından kontrol edilen Fompak A.Ş.’dir.
06-84/1063-310
7
bağlanmıştır. Buna karşın, sözleşmenin 9.2. maddesinde yer alan ve 12 bend
halinde sıralanmış bazı kararların alınabilmesi için yönetim kurulu üyelerinin oybirliği
aranmıştır. Bu yapılanma çerçevesinde Martur grubunun 12 bend halinde sayılan bu
kararlar bakımından bir veto yetkisinin bulunduğu görülmekte, dolayısıyla bu kararlar 270
arasında stratejik olarak nitelendirilebilecek kararların varlığı önem kazanmaktadır.
Diğer yandan veto yetkisinin şirketin işletme politikalarına ilişkin stratejik kararlarını
kapsaması önemlidir. Bunun nedeni bir ortağa ortak girişimdeki yatırımcı sıfatından
kaynaklanan mali çıkarlarını koruyabilmesi için tanınan diğer veto haklarının
teşebbüs üzerinde kontrol imkanı vermeyecek oluşudur. Bu çerçevede şirketin esas
sözleşmesinde değişiklik yapılmasına, sermaye artırımına veya azaltılmasına, feshe,
diğer şirketlerle birleşilmesine ilişkin kararlarda veto hakkına sahip olmanın ortağa
şirket üzerinde belirleyici etki uygulama gücü vermeyeceği kabul edilmektedir.
280
Stratejik ticari kararlara ise; bütçenin onaylanması, yeni ve büyük çaplı yatırımlara
girişilmesi, yönetim kurulunun ve üst düzey yöneticilerin atanması, faaliyet planının
onaylanması, örnek olarak sayılabilir. Ortak kontrolün varlığından söz edebilmek için
bu konuların tamamına ilişkin veto haklarına sahip olmak gerekmemektedir. Bu
konulardan bir ya da birkaçına ilişkin veto haklarının varlığı da ortak kontrol için
yeterlidir.
“Ortak Girişim Sözleşmesi”nin 9.2. maddesinde sayılan ve tüm yönetim kurulu
üyelerinin oybirliğini gerektiren unsurlar arasında, şirketin yıllık bütçesi, üretim, satış
ve kar planları ve bu planların maddi değişiklikleri, ortak girişim şirketi tarafından 290
100.000 Euro’ya eşit ya da daha yüksek bir tutarda yatırım yapılması, şirket için yeni
fabrikaların tesisi gibi unsurlar yer almaktadır. Bu çerçevede, Rekabet Hukuku
anlamında stratejik karar olarak nitelendirilen ve kontrolün varlığının güçlü
göstergeleri arasında kabul edilen; şirketin faaliyet planına ve bütçesine, yapacağı
yatırımlara ilişkin kararlarda taraflardan herhangi birinin tek başına onayının yeterli
olmadığı, her iki tarafın da bu karara olumlu yönde katılmasının gerektiği
görülmektedir. Diğer yandan Martur’un bir yönetim kurulu üyesini başkan yardımcısı
olarak atamasının yanı sıra diğer yöneticilerin atanmasında da aktif olarak rol alması
öngörülmüştür. Buna göre şirketin yöneticilerinin ortak girişim taraflarının
mutabakatıyla atanacağı hükme bağlanmıştır. 300
Yukarıda incelenen şirketin karar alma ve yönetilme süreçlerine ilişkin olarak verilen
bilgiler çerçevesinde, ilgili şirketin sözleşme taraflarından sadece birinin kontrolü
altında olmadığı söylenebilecektir. Ortak kontrolün varlığı bakımından önemli olan
stratejik kararlarda her iki tarafın da etkin rol oynaması gerekmekte, taraflardan
sadece birinin onayı ile bu kararların alınması mümkün görünmemektedir. Bu
çerçevede tarafların her ikisinin de kurulacak şirket üzerinde belirleyici etki uygulama
olanağına sahip oldukları, diğer bir ifadeyle ortak kontrol unsurunun sağlandığı
kanaatine varılmıştır.
310
06-84/1063-310
8
H.3.1.2. Ortak Girişimin Bağımsız Bir İktisadi Varlık Olması
Ortak girişimin bağımsız bir varlık olup olmadığının değerlendirilmesinde dikkate
alınan unsurlardan biri ortak girişim işleminin ilgili teşebbüslerin yapısında kalıcı bir
değişime (structural change) yol açıp açmadığıdır. Bu değişim; ilgili pazarda
bağımsız bir aktörün yerine getirdiği işlevlerin tümünü yerine getiren yeni bir
teşebbüsün varlığı nedeniyle ana teşebbüslerin ilgili pazardaki çıkarlarında ortaya
çıkan değişimdir. Ayrıca ortak girişimin devamlılık arz edecek şekilde (lasting basis) 320
özerk bir iktisadi varlığın tüm fonksiyonlarını yerine getirmesi gerekmektedir. Bu
gereklilik ortak girişimin, aynı pazarda faaliyet gösteren diğer firmaların normal
şartlar altında yerine getirdikleri işlevleri yerine getirebilmesi anlamına gelmektedir.
Pazara girmeksizin, ana teşebbüslerin ticari faaliyetlerinden spesifik olarak birini ifa
etmek üzere kurulmuş ortak girişimlerin bağımsız iktisadi varlık olduklarını ileri
sürmek mümkün olmayacaktır. Ayrıca ortak girişim faaliyet konusunu
gerçekleştirebilmek üzere bir yönetime; personel de dahil mali, taşınır ve taşınmaz
malvarlıklarını da içeren yeterli kaynaklara sahip olmalıdır.
İncelenen ortak girişim işleminde kurulacak şirketin, öncelikle Toyota’nın olmak 330
üzere, otomotiv ana sanayinin ihtiyacı olan lamine otomotiv iç ürünlerinin üretim,
işleme ve satışını gerçekleştireceği anlaşılmaktadır. Bu amaçla Martur, Toyota Motor
Corporation, Toyota Motor Manufacturing Turkey ya da diğer Toyota iştiraki şirketler
için yaptığı laminasyon işini, ortak girişim şirketinin tescilini takiben ortak girişim
şirketine devredecektir. Bu çerçevede “Ortak Girişim Sözleşmesi” taraflarına
sözleşme süresince ortak girişim şirketi tarafından imal edilen ürünlerle rekabet
edebilecek Toyota araçları lamine otomotiv iç ürünlerini üretmeme ve satmama
yükümlülüğü getirilmektedir. Dolayısıyla ana teşebbüslerin ilgili pazardaki
çıkarlarında ortak girişim işlemi dolayısıyla bazı değişikliklerin ortaya çıktığı
söylenebilecektir. 340
Öte yandan kurulacak şirket öncelikle Toyota araçlarının iç tekstil ürünlerinin
laminasyonunu gerçekleştirecek, bu hizmet ve ürünleri TTESA’ya sağlayacaktır.
Ortak girişim taraflarının üst ya da alt pazarlardaki güçlü varlıklarının, bu çerçevede,
ana teşebbüslerle ortak girişim arasındaki alım satımların önemli bir düzeyde olup
olmadığının kurulacak şirketin tam işlevselliğinin değerlendirilmesinde dikkate
alınması gerekmektedir. Kurulacak şirketin en azından başlangıç aşamasında
öncelikle Toyota araçları için iç tekstil ürünlerinin laminasyonunu gerçekleştireceği
bu nedenle de başlıca alıcısının TTESA olacağı anlaşılmaktadır. Bu amaçla TTESA
ile kurulacak şirket arasında bir “Satış Geliştirme ve Distribütörlük Anlaşması” 350
imzalanması öngörülmüştür. Bununla birlikte, sadece başlangıç aşamasında ortak
girişimin faaliyetlerinin hemen hemen tamamen ana teşebbüslere ya da bunlardan
birine yapacağı satışlara dayanmasının ortak girişimin tam işlevsel kimliğini
etkilemeyeceği kabul edilmektedir. Bunun nedeni, böyle bir başlangıç aşamasının
bir pazarda ortak girişimin kurulması ve tutunması için gerekliliğidir.
Diğer yandan kurulacak ortak girişim şirketi ile TTESA arasında imzalanması
planlanan ve sadece Toyota araçlarının iç bölümünde kullanılacak lamine ürünleri
06-84/1063-310
9
konu edinen “Satış Geliştirme ve Distribütörlük Anlaşması”nın, daha önce sona
erdirilmediği takdirde “Ortak Girişim Sözleşmesi” geçerli olduğu sürece yürürlükte 360
kalması öngörülmektedir. Bu düzenlemeden TTESA ile ortak girişim şirketi
arasındaki tedarik ilişkisinin devamlılık göstereceği anlaşılmaktadır. Ortak girişim
şirketi tarafından ana teşebbüslere yapılacak satışların devamlılık arz etmesinin
düşünüldüğü durumlarda ise, şirketin bu satışlardan bağımsız olarak pazarda aktif
bir rol oynamak üzere oluşturulup oluşturulmadığı bunun planlanıp planlanmadığı
önem kazanmaktadır.
Dosya mevcudu bilgi ve belgede yer alan, 27.10.2006 tarih ve 7076 sayılı yazıdan,
şirketin ileride üçüncü kişilere de ürün ve hizmet sunacağı anlaşılmaktadır.
Kurulacak şirketin ileride üçüncü kişilere de hizmet verecek olması şirketin aynı 370
pazarda faaliyet gösteren herhangi bir teşebbüsün yerine getirdiği fonksiyonları
yerine getirebileceğinin önemli bir göstergesidir. Nitekim taraflardan alınan bilgiler de
bu yöndedir ve kurulacak şirketin bağımsız bir varlık olarak faaliyetlerini sürdüreceği
vurgulanmaktadır. Açıklamalar ortak girişim şirketinin pazarda aktif bir şekilde rol
oynamasının planlandığını ortaya koymaktadır.
Ayrıca ana teşebbüsler ile ortak girişim arasındaki alım satım ilişkisinin normal ticari
koşullara uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de ortak girişimin tam
işlevselliğinin değerlendirilmesi bakımından dikkate alınmaktadır. “Satış Geliştirme
ve Distribütörlük Anlaşması”nda ortak girişim şirketinin, TTESA’ya sağlayacağı 380
ürünler bakımından, TTESA tarafından verilen, kar sağlamayacak herhangi bir
siparişi reddetme hakkının bulunduğu açıkça dile getirilmiştir. Benzer bir durum ortak
girişim şirketiyle Martur arasında imzalanması planlanan “Teknik Yardım
Anlaşması”nda da söz konusudur. Bu anlaşmaya göre ortak girişim şirketi
Martur’dan aldığı teknik yardım karşılığında Martur’a belli bir meblağ ödeyecektir.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, kurulacak şirketin faaliyetlerini yerine getirmek
üzere malvarlığına ve personele sahip olacağına, ana teşebbüslerin şirketin
faaliyetleri için gerekli finansal kaynakları bulmasında şirkete yardımcı olacaklarına,
bu amaçla gerekirse şirketin sermayesini artıracaklarına işaret etmektedir. 390
Dolayısıyla şirketin devamlılık arz edecek şekilde kurulduğu kanatine varılmıştır.
Ortak girişimin devamlılık arz edeceğinin göstergelerinden biri de ortak girişim
şirketinin faaliyet süresine ilişkin bir sürenin belirlenmemiş olması ya da bir sürenin
belirlenmiş olduğu durumlarda bu sürenin ilgili teşebbüslerin yapısında kalıcı bir
değişime yol açmasına olanak verecek uzunlukta olmasıdır. Ortak girişimin belli bir
projeyi gerçekleştirmek üzere kısa ve belirlenmiş bir süre için kurulması halinde
devamlılık unsurundan bahsedilemeyecektir.
İnceleme konusu ortak girişim şirketi için belli bir süre öngörülmemiştir. Şirketin belli 400
bir süre için kurulmuş olmaması, ortak girişim işlemi ile amaçlananın, önceden
belirlenmiş birtakım proje ve işleri yerine getirmekten çok, başarılı olduğu sürece
varlığını devam ettirecek bir girişimin gerçekleştirilmesi olduğuna işaret etmektedir.
06-84/1063-310
10
Açıklamalar çerçevesinde kurulacak ortak girişim şirketinin bağımsız bir iktisadi
varlık olarak ortaya çıkacağı kanatine varılmıştır.
H.3.1.3. Taraflar Arasındaki Veya Taraflarla Ortak Girişim Arasındaki Rekabeti
Sınırlayıcı Amacı Veya Etkisinin Olmaması
Tarafların ortak girişimin faaliyet gösterdiği ilgili ürün pazarında aktif olmamaları, ana 410
teşebbüslerden sadece birinin ilgili ürün pazarındaki faaliyetine devam etmesi ya da
ana teşebbüslerin ortak girişimin faaliyet göstereceği ilgili ürün pazarındaki tüm
faaliyetlerini ortak girişime devretmeleri hallerinde bağımsız teşebbüsler arasında
rekabetçi davranışların koordinasyonu riski bulunmamaktadır.
Kurulacak ortak girişim şirketi otomotiv iç tekstil ürünlerinin laminasyonu pazarında
faaliyet gösterecektir. Ortak girişim taraflarından TTESA’nın bu pazarda herhangi bir
faaliyeti bulunmamaktadır. Martur’un ise ortak girişim şirketinin faaliyet göstereceği
ilgili pazarda faaliyeti bulunmaktadır ve bu teşebbüs ortak girişim şirketinin
kurulmasından sonra da bu alandaki faaliyetlerine devam edecektir. Ana 420
teşebbüslerden sadece birinin ilgili ürün pazarındaki faaliyetine devam edecek
olması dolayısıyla incelenen ortak girişimin taraflar arasındaki ya da taraflarla ortak
girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amaç ya da etkisinin olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında bildirim konusu ortak girişim işlemi,
1997/1 sayılı Tebliğ'in 2. maddesinin (c) bendinde belirtilen unsurları taşımaktadır.
1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi birleşme ve devralma işlemleri açısından
Tebliğin 4. maddesinde iki eşik getirilmiştir. 1997/1 sayılı Tebliğ ve bu Tebliğ’de 430
değişiklik yapan 1998/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde teşebbüslerin ilgili ürün
pazarındaki toplam pazar paylarının %25’i ve toplam cirolarının 25 trilyon TL’yi (25
milyon YTL) aştığı birleşme/devralmaların izne tabi işlemler olduğu belirtilmiştir.
Ortak girişim işleminin taraflarından biri olan TTESA’nın ve TTESA ile aynı grupta
yer alan diğer teşebbüslerin ilgili pazarda herhangi bir faaliyeti dolayısıyla pazar
payı ve cirosu bulunmamaktadır. İşlemin diğer tarafı Martur ise ilgili pazarda faaldir.
Martur’un 31.12.2005 tarihi itibarıyla yıllık cirosu (……………..) YTL’dir. Martur’un
ilgili pazardaki pazar payı ise % (….)’dir. Martur dışında, Martur’la aynı grupta yer
alan başkaca bir teşebbüsün ilgili pazarda faaliyeti bulunmamaktadır.
440
Martur’un ilgili pazarlardaki pazar payı ve cirosunun 1997/1 sayılı Tebliğ ile
öngörülen eşiklerin üzerinde olduğundan, hem pazar payı hem de ciro eşiğinin
aşılmış olması nedeniyle bildirime konu işlem izne tabidir.
Ortak girişim işlemi sonucunda, işlem taraflarının ortak kontrolünde, dolayısıyla hiç
birinin tek başına kontrolünde bulunmayan, taraflardan bağımsız bir iradeyle
yönetilen yeni bir şirket kuruluyor olması nedeniyle, işlem temel olarak ilgili pazara
yeni bir oyuncunun girmesini sağlamaktadır. İşlem taraflarından TTESA’nın ilgili
pazarda faaliyetinin olmaması, Martur’un ise ilgili pazardaki faaliyetlerine işlem
06-84/1063-310
11
sonrasında da devam edecek olması nedeniyle, işlemin ilgili pazarda yoğunlaşma 450
doğurucu bir etkisinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
H.3.2. Yan Sınırlamaların Değerlendirilmesi
Birleşme ve devralma işlemlerine ilişkin anlaşmalarda yer verilen bazı sınırlamaların
yan sınırlama olarak kabulü için sınırlamalar ile yoğunlaşma arasında doğrudan
bağlantı olması ve bu sınırlamaların işlem için zorunlu olması gerekmektedir.
Ortak girişim sözleşmesi ile getirilen düzenlemelerin yan sınırlama olarak
değerlendirilebilmesi için; 460
1- Sadece taraflar açısından kısıtlayıcı olması gerekmektedir.
2- Sınırlama yoğunlaşma ile doğrudan ilgili ve yoğunlaşmanın
yürütülebilmesi için gerekli olmalıdır.
3- Orantılı olmalıdır.
Sadece taraflar açısından kısıtlayıcı olma gerekliliği: Öncelikle sınırlama,
tarafların pazardaki davranışlarını kısıtlamaya yönelik olmalıdır. Yan sınırlama olarak
tanımlanacak düzenlemenin, ortak girişimin tarafları olan teşebbüslerin pazardaki
hareket özgürlüklerini sınırlandırması; ancak ortak girişim işleminin kaçınılmaz
sonucu olmadığı müddetçe, üçüncü kişi ya da teşebbüslere ekonomik davranışlarını 470
etkileyecek ya da bu teşebbüslerin zararına olacak herhangi bir kısıtlama
yüklememesi gerekmektedir.
Sınırlamanın yoğunlaşma ile doğrudan ilgili ve yoğunlaşmanın yürütülebilmesi
için gerekli olma zorunluluğu: Doğrudan ilgililik unsuru için; yoğunlaşmanın
uygulanmasına yardımcı olacak, ancak yoğunlaşmanın asıl amacına göre ikincil
sayılabilecek kısıtlamaların varlığı gerekmektedir. Bu kısıtlamaların, yoğunlaşma
işleminin doğasından kaynaklanan kısıtlamalar olması gerekmektedir.
Bir kısıtlamanın gereklilik unsurunu taşıdığının kabulü için, bu kısıtlamanın yokluğu 480
halinde, yoğunlaşma işleminin hayata geçirilip uygulanamaması ya da daha belirsiz
koşullar altında, çok daha yüksek maliyetlerle ve daha düşük başarı olasılığıyla
uygulanmasına neden olması gerekmektedir.
Orantılılık: Bir kısıtlamanın yan sınırlama olarak kabul edilmesinde yalnızca
kısıtlamanın niteliğinin değil; aynı zamanda kapsamının, süresinin ve coğrafi
uygulama alanının da işlemin yürütülebilmesi için gerekli olandan fazla sınırlanmış
olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Aynı amacı gerçekleştirebilecek
daha az sınırlayıcı bir alternatif söz konusu ise, tarafların rekabeti daha az kısıtlayan
seçeneği tercih etmeleri gerekmektedir. 490
H.3.2.1. Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ortak girişim sözleşmesi’nin 18. maddesinde taraflara rekabet etmeme yükümlülüğü
getirilmektedir. Ortak girişimi kuran şirketler TTESA ve Martur’un her ikisine de
06-84/1063-310
12
sadece Toyota araçlarına yönelik olarak lamine ürünler üretmeme, başka bir ifadeyle
kurulacak ortak girişimle sadece bu alanda rekabet etmeme yükümlülüğü
getirilmektedir. Bu çerçevede Martur’un başka marka araçlar için laminasyon işi
yapmasının önünde bir engel bulunmadığı, dolayısıyla hükmün amaç, konu, kapsam
ve süre bakımından da orantılı olduğu dikkate alındığında, yan sınırlama olarak 500
kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
H.3.2.2. Gizlilik Yükümlülüğü
Ortak Girişim Sözleşmesi’nin 22. maddesinde ortak girişim şirketini kuracak olan
TTESA ve Martur’un her birine, diğer tarafça ortak girişim şirketine verilebilecek her
türlü teknik bilgi, know how ya da veriyi gizli tutma ve bu bilgileri üçüncü kişilere
açıklamama yükümlülüğü getirilmektedir.
Gizlilik hükmü, rekabet etme yasağıyla aynı biçimde değerlendirilmekte ve bu 510
düzenlemenin kısıtlayıcı etkisinin rekabet etme yasağının kısıtlayıcı etkisini
aşamayacağı kabul edilmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, taraflara getirilen
gizliliği koruma yükümlülüğü yan sınırlama olarak kabul edilmiştir.
4.2.3. Taraflar ve Ortak Girişim Şirketi Arasında Tedarik İlişkileri
Ortak Girişim Sözleşmesi’nin 19. maddesinde kurucu şirketler TTESA ve Martur’un
ortak girişim şirketine karşı olan yükümlülükleri sayılmaktadır. Buna göre; Martur’a,
hammadde ve yarımamül tedariki, Türk makamlarından gerekli izinleri alma, üretilen
ürünlerin iç pazarda satışı konularında ortak girişim şirketine destek sağlama 520
yükümlülüğü getirilmektedir. Diğer taraf TTESA’ya ise, üretim için gerekli makine,
donanım ve hammaddeleri yurtdışından temin etme ve ürünlerin yurtdışında satışı
konularında ortak girişim şirketine destek sağlama yükümlülüğü getirilmektedir.
Toyota otomobillerinde kullanılan lamine ürünlerin üretiminin halihazırda Martur
tarafından yürütülüyor olması ve bu şirketin laminasyon konusunda önemli bilgi
birikimi olması dikkate alındığında, Martur’a getirilen ortak girişim şirketini
destekleme yükümlülüğü yan sınırlama olarak değerlendirilmiştir. Ortak girişim şirketi
tarafından Toyota araçlarına yönelik olarak üretilecek lamine ürünlerin TTESA’ya
sağlanacağı göz önünde bulundurulduğunda, TTESA’ya getirilen tedarik ve satış
yükümlülüklerinin yan sınırlama sayılabileceği kanaatine varılmıştır. 530
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesine dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı
“Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar
Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna, ancak işlem sonucunda 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesinde belirtilen nitelikte hakim durum yaratılmasının
veya mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece ilgili pazarda 540
rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmadığına,
06-84/1063-310
13
2. “Ortak Girişim Sözleşmesi” ile getirilen rekabet yasağının, gizlilik
yükümlülüğünün ve ortak girişimle taraflar arasındaki tedarik ve satış
düzenlemelerinin makul birer yan sınırlama sayılarak, bildirime konu işleme izin
verilmesine,
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy