DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 11/10/2019
KARAR TARİHİ: 13/04/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 11/10/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan krediler nedeniyle müvekkil banka alacaklıdır. Müvekkil Banka tarafından ... Tah. Tic. Ltd. Şti. lehine ... ve ...'in müteselsil kefaletleriyle kredi hesaplan açılmış ve İşbu krediler kullandırılmıştır. İşbu kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek Beyoğlu 48.Noterliğinin 27.08.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edilmiş ve borçlulara gönderilmiştir. Borçlu ... tarafından aleyhine yapılan icra takibine itiraz edilmiş olduğundan işbu itirazın iptali davasının açılması zorunlu olmuştur. Trabzon İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibinde ödeme emrinin ... tebliği Çizerine ... tarafından borca itiraz edilmiş olup işbu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir. Kredi borçlusu ve diğer kefil hakkında takip kesinleşmiştir. Müvekkil banka, ... Tah. Tic. Ltd. Şti. Lehîne ... ve ... in müteselsil kefaletleriyle açılan ve kullandırılan krediler nedeniyle alacaklı olup, kesin delil niteliğindeki banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacağı ve alacak miktarı tespit edilecektir. Dava dilekçemiz ekinde sunulan tebliğ şerhinde de görüleceği gibi hesap kat İhtarnamesi tüm borçlulara ve müteselsil kefil ...'e tebliğ edilmiştir. Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmelerinin" sözleşmenin tarafları bu sözleşme ve uygulanması ile ilgili olarak aralarında çıkabilecek her türlü uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, bankanın defter, kayıt ve belgelerinin münhasır delil olacağını kabul ve beyan eder " maddesi gereği Bankamız defter ve kayıtları kesin delil mahiyetinde olup, başkaca delil gösterilmesine muvafakatimiz bulunmamaktadır. Talep edilen işlemiş ve işleyecek faiz tutarı ile faiz oranı 818 sayıu b.k 19. (yeni b.k. 26.) madde ile eski ve yeni ttk.m.8 gereği yasaya uygun olup, sözleşme hükümlerine göre tespit edildiğinden yasa ve sözleşmeyede aykırılık bulunmadığını, bu nedenlerle, fazlaya iIişkin takip ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü île; Davalı borçlunun Trabzon İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazlarının iptali ile İcra takibinin takip talebindeki kayıt ve şartlarla devamına. Davalı/borçlunun İtirazları haksız olduğundan, takibe konu alacağımızın %20'sinden az olmamak üzere llK.m.67/2'de anılan tazminatı Ödemeye mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde delillerini ibraz etmiştir.
Duruşmalara gelen davacı vekili dava dilekçesini tekrarla davanın kabulünü talep etmiştir.
SAVUNMA:
Dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 14/11/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil kefil sıfatıyla davacı bankanın taraf olduğu herhangi bir sözleşmeye imza attığını hatırlamamaktadır. Harici görüşmelerde de asıl borçlu firma işbu davaya konu borcu ödediğini iddia etmektedir. Bir an için aksi yani müvekkilin Genel Kredi Sözleşmesine imza attığı kabul edilse dahi bu kredi sözleşmesine istinaden çekilen kredi miktarı Kredi borçlusu şirket tarafından Ödendiğinden işbu sözleşme dolaysıyla müvekkilin sorumluluğu sona ermiştir. Sonrasında ise kredi borçlusu şirket kredi garanti fonundan kredi kullanmıştır. Yargıtay kararları gereği kredi garanti fonundan kullandırılan kredi yeni bir sözleşmeye konu olduğundan ve bu sözleşmeye müvekkilce imza atılmadığından, müvekkilin kredi garanti fonundan kullandırılan kredi dolayısıyla borçlu tutulması hukuken mümkün değildir. Kredi Garanti fonu A.Ş. Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı banka ile borçlu ... Şirketi arasında akdedilen ve kendilerinin protokol kapsamında finanse ettiği kredi sözleşmesi olup olmadığının sorulmasını varsa bu kredilere ilişkin tüm belgelerin celbinin istenmesini bu nedenlerle, açılan davanın reddi ile birlikte davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini ayrıca Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
Trabzon İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası iş bu mahkememiz dosyası içerisine celb edilerek incelenmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 06/12/2019 havale tarihli dilekçesi ile cevaba cevaplarını ibraz etmiştir.
Mahkememiz dosyası bilirkişi Bankacı ...’ya tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen 05/08/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafımıza teslim edilen dosya içeriğinde bulunan evrakların detaylı bir şekilde incelenmesi neticesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı ...’nin ... Şubesi’nin dava dışı borçlu ...Tic.Ltd.Şti.’ne tesis etmiş olduğu ... no.lu 15.000.-tl .lık Şirket Kredi Kartı için alman 09.03.2012 tarihli Şirket Kredi Kartı Sözleşmesine davalı ...’in müteselsil kefil olması nedeniyle başlatılan icra takibine davalının itiraz ederek durdurması, Davalının itiraz noktasının, dava dışı firmanın kredilerine alınan sözleşmeye imza attığını hatırlamadığı, imza atsa bile tesis edilen Şirket Kredi Kartının borcunun dava firma tarafından ödendiği ve borcunun kalmadığı, sonrasında dava dışı firmaya Kredi Garanti Fonundan kredi verildiği, ancak bu krediye davalı ...’in kefil olmadığı, dolayısı ile dava konusu bir borcun bulunmadığının iddiası, Davacı banka vekilinin ise, davalıdan talep edilen kredi borcunun Kredi Garanti Fonu’ndan kaynaklanan bir borç olmadığı açıklaması ile, davalı ...’in müteselsil kefaletinin olduğu ... no.lu 15.000.-tl. limitli Şirket Kredi Kartı için takip başlattıkları noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı banka vekili tarafından davalı nezdinde icra takibine devam edebilmek için işbu itirazın iptali davası açtığı görülmüştür. Tarafımızca yapılan inceleme sonucunda; Davalı ...’in 09.03.2012 tarihli Şirket Kredi Kartı Sözleşmesinde müteselsil kefil olarak imzasının bulunmasından dolayı yani halen geçerli bir kefaleti bulunduğundan, dava dışı ... Taah.Tic.Ltd.Şti.’nin Business Kart borcundan müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Söz konusu alacağın, KGF kredisinden kaynaklanmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu alacağın sadece ... no.lu şirket kredi kartından kaynaklandığı, dosya içerisinde bulunan Kredi Kartı Hesap Özetlerinden en sonuncu olan 22.07.2018 Hesap Kesim Tarihli, 01.08.2018 son ödeme tarihi olan Hesap Özetinde 11-687-22 ±Lbf>y
TOPLAM BORÇ (14.875,94 + 809.86) = 15.685,8015.685,80
(*) ... Kart’ın Hesap Kesim Tarihi.
(**) ... Kart’ın Son Ödeme Tarihi.
(***) İhtarname tarihi itibariyle vadesi gelmemiş taksitli alışveriş tutarları. (Hesap kat edildiği için muaccel hale gelmiştir.)
(****) TCMB’nm ilgili tarih aralığı için açıkladığı akdi faiz ve gecikme faizi oranlarıdır. Akdi faiz: aylık % 2,02, yıllık 24,24. Gecikme faiz: aylık % 2,52 x 12 = 30,24
Sonuç olarak; davacı bankanın davalı ...’den,
14.875,94 tlAnapara
78,69 tl İşlemiş akdi faiz
692,61 tlİşlemiş temerrüt faizi
38,56 tl Faizlerin % 5 Bsmv’si
1.258,70 tlMasraf
16.944,50 tl Toplam
alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu 20/08/2020 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 18/08/2020 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ibraz etmiştir.
Mahkememiz dosyası itirazlar neticesinde yine aynı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen 09/11/2020 havale tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Şirket Kredi Kartı borcunun faizine KKDF uygulanmasının, KKDF mevzuatı ve iş bu alacağın nakit avans ya da borç yapılanması olmadığı görüşümüz doğrultusunda uygun olmayacağı, Davalının banka nezdinde imzalamış olduğu GKS’lerine kefaletinden caydığına dair noter marifeti ile bir ihtarname gönderdiği görülemediğinden, her ne kadar son GKS’nde davalının kefalet imzasının olmamasına rağmen geçerliliği devam eden eski GKS’lerinin Madde 10.9 - Kredinin Müteselsil Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Müteselsil Kefillerin Sorumluluğu maddesi içeriğine göre müteselsil kefaletinin devam edeceği, 01.10.2018 icra takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ...’den,
15.175,04 tl Anapara
509,88 tl İşlemiş faiz
25,49 tl Faizlerin % 5 Bsmv’si
1.258,70 tl Masraf
==========
16.969,11 tl Toplam
==========
alacaklı olduğu, ancak taleple sınırlılık ilkesi gereği davacı bankanın talep etmiş olduğu toplam 16.960,11 tl alacaklı olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu 25/11/2020 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 24/11/2020 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ibraz etmiştir.
Mahkememiz dosyası tekrar aynı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen 04/03/2021 havale tarihli 2. Ek bilirkişi raporunda özetle; Gerek kök raporumuzda gerekse 1. Ek raporumuzda da belirttiğimiz ve işbu 2. Ek raporumuzda da tekrar ve ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere, davacı bankanın hem davalının kefili olduğu Business card normal ekstrelerindeki gecikmelere, hem de icra takip talebinde KKDF hesaplaması yapmadığı, ayrıca KKDF mevzuatı gereği de iş bu alacağın nakit avans ya da borç yapılandırması olmaması açısından KKDF uygulanmayacağı, banka sözleşmesinde bulunan maddenin, mevzuatta bahsedilen nakit avans ya da borç yapılandırması ile ilgili madde olabileceği, Kefil yönünden temerrüt tarihinin, taraflar arasında imzalanmış olan GKS’nin Madde 10.9 gereği, hesap kat ihtarnamesinin tebliği + bankaca verilen süre sonunda olacağı ve tarafımızca da bu tarihin dikkate alındığı, Vadesi gelmemiş taksitli alışveriş tutarlarının son ekstrenin son ödeme tarihi olan 01.08.2020 tarihi itibariyle toplam borca eklenmesinin uygun olmayacağı, çünkü o tarihte henüz hesabın kat edilmemiş olduğu, taksitli alış veriş tutarlarının kalan borçlarının ancak hesap kat ihtarnamesine konu olabileceği, Dava konusu business card’ın, davalı ...’in kefalet imzasının bulunmadığı son GKS olan, 20.03.2017 tarihinden önceki ve davalının kefalet imzalarının bulunduğu sözleşmelere istinaden verilmiş olduğu ve BC talep formunda da davalının imzasının bulunduğu, dolayısı ile son sözleşmede kefalet imzasının bulunmamasının iş bu borçtan sorumluluğunu bertaraf etmediği görüş ve kanaatine ulaşılmıştır.
a) Davacı bankanın davalı kefil ...’den 01.10.2018 İcra takip Tarihi itibariyle,
15.140,54 tl (Bus.karttan kaynaklanan Asıl Alacak)
534,16 tl Muacceliyetten takip t. kadar yıllık % 30,24 temerrüt faiz
26,71 tl Faizinin % 5 gider vergisi
1.258,70 tl Masraf
----------------
16.960,11 tl Toplam
talep ettiği, Yukarıda yapmış olduğumuz tespit ve değerlendirmeler sonucunda, tarafımızca yapılan hesaplamada ise,
15.557,29 tl Asıl Alacak
339,77 tl İşlemiş temerrüt faizi (05.09.2018 – 01.10.2018 % 30,24)
16,99 tl Faizlerin % 5 Bsmv’si
1.258,70 tl Masraf
==========
17.172,75 tl Toplam
==========
alacaklı olduğu hesaplanmış ancak taleple sınırlılık ilkesi gereği davacı bankanın davalı kefil ...’den 01.10.2018 İcra Takip Tarihi itibariyle,
15.140,54 tl Asıl Alacak
339,77 tl İşlemiş temerrüt faizi (05.09.2018 – 01.10.2018 % 30,24)
16,99 tl Faizlerin % 5 Bsmv’si
1.258,70 tl Masraf
==========
16.756,00 tl Toplam
==========
alacaklı olacağı bildirilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 18/03/2021 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ibraz etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu 01/04/2021 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz etmiştir.
Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;
Dava, davalının müteselsil kefili olduğu sözleşme nedeniyle dava dışı şirkete karşı kullandırılan kredili mevduat hesabından kaynaklanan banka alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalının kefaletinin geçerli olup olmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı ve bu alacağın davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.
Dosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı şirket arasında 08/03/2012 tarihinde 700.000,00 TL, 26/07/2012 tarihinde 700.000,00 TL ve 26/10/2015 tarihinde 750.000,00 TL lik Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, davalı ...'in de banka ile şirket arasında düzenlenen bu sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığı, yine dava dışı şirket ile banka arasında imzalanan ve müteselsil kefil olarak dava dışı ... ile davalı ...'in bulunduğu 09/03/2012 tarihli 15.000 Tl limitli ... Kart sözleşmesi'nin olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesinin 1. fıkrasında "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." hükmünü içermekte olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01.11.2016 tarih 2016/12120 esas 2016/8556 karar sayılı emsal içtihadında da; "...borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. " denilmiştir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almadığının belirtildiği, somut olayda, davacı tarafça asıl borçlu ve kefillere keşide edilen 27/08/2018 tarihli hesap kât ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiği dolayısıyla davaya konu icra takibinde hukuka aykırılık bulunmayıp mahkememizce tahkikata geçilmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alanında uzman bilirkişiden alınan raporlar neticesinde; davalı ...'in 09/03/2012 tarihli ... Kart Sözleşmesinde müteselsil kefil olarak imzasının bulunması, ... Kart Sözleşmesinin 17. Maddesinde müteselsil kefilin sorumluluğunun net olarak tanımlandığı, dolayısıyla davalının geçerli bir kefaleti bulunduğundan dava dışı şirketin ... kart sözleşmesinden kaynaklanan borcundan müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu sabittir.
Bu durumda, Türk Borçlar Kanunu'nun yukarıda açıklanan hükmüne ve takip dayanağı 09/03/2012 tarihli ... Kart Sözleşmesi içeriğinde davalı ...'in kefaletinin müteselsil olduğunun yazılmasına, kendi kefalet borcunun teminatı olarak ipotek vermemiş olduğuna ve borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kaldığı anlaşıldığına göre, davacı bankanın müteselsil kefil olan ... aleyhinde genel haciz yolu ile takip yapabilmesinin mümkün olduğu kanaatine varılmış olup, somut olayda uyuşmazlık banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, nakdi alacak 'likit' olduğundan, davacının icra inkâr tazminatı talebi yerinde görülmüş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacının davasının KABULÜ ile, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın İPTALİNE. Takibin 16.961,11 TL üzerinden DEVAMINA.
2- Dava konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE.
3- Alınması gereken toplam 1.158,61 TL’den peşin alınan 44,40 TL’nin mahsubu ile bakiye 1.114,21 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA.
4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 4.080,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE.
5- Davacının yaptığı aşağıda dökümü yapılan toplam 726,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE.
6- Yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacı tarafından iban numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, iban numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla DAVACIYA İADESİNE.
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/04/2021