DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 28/07/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/01/2025
Davacı vekili tarafından Mahkememize açılmış olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması neticesinde;
DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA :
Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan 28/07/2024 tarihli dava dilekçesinde; Davalının ... İnşaat Tic. Ltd. Şti.'yı kurduğunu, şirket sermayesinin 1.000.000,00 TL olduğunu, kuruluş ana sermayesinin davalı tarafından ödendiğini, davalının sermaye sıkıntısı çekmesi nedeni ile aynı ülke vatandaşları olan müvekkillerine ortaklık teklif ettiğini, müvekkillerinin ortaklık teklifini kabul ettiğini, davalının şirketi kurduktan sonra şirket adına turizm yatırımı yapmak istediğini, Trabzon ili Yomra ilçesi ... mahallesinde ... ada parselde bulunan ve içinde üç katlı otel inşaatı bulunan taşınmazı satın aldığını, aynı yerde bulunan ... ada parselde ... ada parselde ... ada parselde bulunan boş arsaları şirket adına satın aldığını, davalının Trabzon ili Yomra ilçesi ... ada parselde bulunan taşınmazı 50.000,00 TL'ye, .... ada parselde ... ada parselde bulunan taşınmazları 50.000,00 TL'ye satın aldığını, Trabzon ili Yomra ilçesi ... mahallesinde ... üç katlı otel inşaatının bulunduğu taşınmazı 7.500.000,00 TL'ye satın aldığını, davalının bu arsaları müvekkillerine göstererek ortaklığa ikna ettiğini, davalının müvekkillerine bu arsalar üzerine 16 adet bungalow ev yapılması yönünde anlaşma sağlandığını, davalı ile müvekkilleri arasında yapılan protokolde davalının müvekkillerinin onayını almadan kredi kullanamayacağını, borçlanamayacağını, taşınmaz alım ve satımı yapamayacağının kararlaştırıldığını, bu şekilde davalının 02/06/2023 tarihinde müvekkillerine dava konusu şirketin hisselerini devrettiğini, şirketin yönetiminin davalıda olduğunu, davalının şirketin tek yetkilisi konumunda olduğunu, müvekkillerinin ortak olduktan sonra davalının banka hesabına 1.600.000,00 USD ödeme yaptıklarını, davalının bungalow evlerin inşaatının yapılması için dava dışı ... Şirketi ile müvekkillerinin onayı olmadan sözleşme imzaladığını, bu şirkete toplamda 16.797.000,00 TL ödeme yaptığını, bungalow inşaatının hala bitirilmediğini, davalı ile dava dışı şirket arasında göstermelik sözleşme yapıldığını, dava dışı ...'a 16.797.000,00 TL ödeme yapıldığını, Bungalow evlerin yapılmadığının tespit edildiğini, davalının ... A.Ş.'den fon şeklinde kredi kullandığını, davalının şirket ortaklarının onayı olmadan ... Bankası Trabzon şubesinden 7.500.000,00 TL proje kredisi kullandığını, taşınmazları ipotek olarak teminat verdiğini, kullanılan kredilerin ödenemez durumda olduğunu, 2024/1 Genel Kurul ile sermaye artırı yapıldığını, kendisini şirkete tek yetkili yönetici olarak atandığını, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına bu hususta şikayette bulunduklarını, Genel Kurul için müvekkillerine davetiye gönderilmediğini, Genel Kurul kararı imzalatılmadan şirket sermayesinin 1.000.000,00 TL'den 30.000.000,00 TL'ye çıkarıldığını, sermaye pay adedinin 60.000 paya bölündüğünü, davalının sahte imzalarla 2024/1 sayılı genel kurulu yaptığını, Genel Kurul kararının noter tarafından tasdikinin yapılması gerektiğini, yapılmadığını, müvekkillerinin Genel Kurulun yapıldığı tarihlerde yurt dışında olduklarını, Genel Kurul kararlarının geçersiz olduğunu, müvekkillerinin göndermiş olduğu 1.000.000,00 USD'yı şirket sermaye ve inşaat yapımında kullanmadığını, bu nedenlerle dava açmak zorunda kaldıklarını, 27/02/2022 tarihli genel kurul kararına ilişkin hükümsüzlük ve geçersizlik davasının açıldığına dair ilanın dava konusu şirketin internet sitesinden yayınlanmasını, dava konusu şirketin ticaret sicil kayıtlarına davalıdır şerhi konulmasını, 27/02/2023 tarihli genel kurul kararının yürütmesinin teminat ile tedbiren durdurulmasını, davalının münferiden yetkisinin kısıtlanarak münferiden yetkisinin kullanılmasının kayyım onayına tabi olmasını, dava konusu taşınmazlara ihtiyati tedbir kararı konulmasını, 27/02/2023 tarihli genel kurul kararının hükümsüz ve geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline, yargılama gider ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili ön inceleme duruşmasında dava dilekçesindeki taleplerini yinelemiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan 09/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı tarafından açılan dava sebebiyle müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini, bankalar ve şirketler nezdinde güvenilirliğinin azaldığını, şirkete ait mal varlığının bugün itibariyle 100.000.000,00 TL'yi geçtiğini, davaya konu husumetin, genel kurul kararının alındığı şirkete yöneltilmesi gerekirken davalı müvekkil ...'na yöneltilmiş olmasının hatalı olduğunu, genel kurul kararı içeriğinde yalnızca sermaye artırımı kararı bulunduğunu, müdür tayininin söz konusu olmadığını, esas sermaye artırımının geçerli olabilmesi için haklı bir gerekçenin bulunmasının gerekli olmadığını, Genel Kurul kararının alınmasından önceki ve sonraki pay durumunun aynı olduğunu, ortakların hisse oranında değişiklik meydana gelmediğini, ortakların zarara uğramadığını, müvekkili şirketin 27/02/2023 tarihli bir genel kurul kararı bulunmadığını, davanın zamanında açılmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, şirket ortaklarının büyük bir kısmının yurt dışında yaşadığını, yurt dışında yaşayan ortakların sürekli olarak toplantılara gelebilmesi ve karar tutanaklarını imzalamasının mümkün olmaması nedeniyle 27/02/2024 tarihli genel kurul kararının Aralık 2023 tarihinde tüm ortakların Trabzon ilinde şirket merkezinde bir araya gelmesiyle alındığını, tüm ortakların kendi adlarına imza atmasıyla sonuçlandığını, Genel kurul kararının tüm ortakların fikir ve eylem birliği içerisinde ileri tarihli olarak alındığını, karar sonucu şirkete konulması gereken sermayenin hazırlanması için tüm ortakların süreye ihtiyacı olduğunu beyan etmesi sebebiyle dava konusu genel kurul kararının ileri tarihli alındığını, müvekkili ... dışında kalan ortakların karar tarihinden önce şirket sermayesinin 50.000.000,00 TL'ye yükseltilmesini talep ettiklerini, şirket ortaklarının bulunduğu whatsapp grubunda müvekkili tarafından sermayenin 50.000.000,00 TL'ye yükseltilmesine ilişkin sözleşmenin gruba iletildiğini, iletilen sözleşmeyi tüm ortakların imzalayarak yine gruba ilettiklerini, davacı ortakların iptal kararının istemelerinin sebebinin müvekilinin şirketten çıkmasını sağlamak ve müvekkiline ait hisseleri daha düşük bedelle satın almak için olduğunu, 16 adet bungalov inşaatının bitirilme oranının %90 seviyelerine gelmiş olduğunu, müvekkili ...'ın yine de müdürlük görevinin getirdiği sorumluluğa istinaden inşaatı devam ettirdiğini, müvekkilinin şirkete ait oteli bitmiş, tamamlanmış ve hizmete hazır şekilde satın aldığını, müvekkili Aslan'ın, şirkete ait otelin satış bedelinin büyük kısmını kendi şahsi mal varlığından ödediğini, müvekkili Aslan ile diğer ortakların aralarında hazırladıkları ve imza altına aldıkları ortaklık sözleşmesinin bugüne kadar noterlik tarafından onaylanmadığını, tescil ve ilan edilmediğini, tescil ve ilanı yapılmayan ortaklık sözleşmelerinin Türk Ticaret Kanunu uyarınca geçerliliğinin bulunmadığını, müvekkili ... dışında kalan ortakların şirket adına kredi çekildiğini bildiğini ve kredi çekilmesine rıza gösterildiğini, çekilen kredilerin, müvekkili şirkete ait 16 adet bungalovun inşaatının finansmanı için kullanıldığını, müvekkili şirket ile dava dışı ...isimli şirketin arasında bungalov evlerin inşaatı için sözleşme imzalanmadığını, adı geçen firmaya bugüne kadar tek bir kuruş ödeme yapmadıklarını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili ön inceleme duruşmasında cevap dilekçesindeki taleplerini yinelemiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ :
İlk tensip zaptı 8 nolu ara kararı gereğince; "...5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesinde yabancılık sebebine bağlı olarak teminat yatırma yükümlülüğü düzenlendiği, söz konusu maddenin teminattan muafiyet halini düzenleyen 2'nci fıkrası ise; "mahkemenin dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar" şeklinde düzenlendiği, 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesinin 17.madde hükmü ise “Akit Devletlerden birisinde ikamet eden ve diğer bir Devlet mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan Akit bir Devletin vatandaşlarından yabancı olmaları veya o memlekette ikametgah veya meskenleri bulunmaması sebebiyle, ne isim altında olursa olsun, herhangi bir teminat veya depozito istenemez. Aynı kaide mahkeme masraflarını karşılamak için davacı veya müdahilden istenen tediyata da tatbik olunacaktır. Akit Devletlerin, vatandaşlarının ikamet şartı olmaksızın teminat akçesinden veya mahkeme masraflar karşılığı tediyattan muaf tutulmalarını derpiş ettikleri sözleşmeler tatbik olunmaya devam edilecektir.” şeklinde düzenlendiği, bu durumda Türkiye Cumhuriyeti ve Ürdün'nın söz konusu sözleşmeye taraf oldukları da dikkate alınarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48/2. maddesi gereği TEMİNAT ALINMASINA YER OLMADIĞINA..." karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk tensip zaptı 9 nolu ara kararı gereğince; davacı vekilinin yürütmenin durdurulması talebinin REDDİNE karar verildiği, bu hususta Mahkememizin 30/07/2024 tarihli ara karar evrakının oluşturularak; davalı şirketin 27/02/2023 tarihli genel kurul kararına yönelik yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebinin REDDİNE, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına davalıdır şerhi KONULMASINA karar verilmiş, ara karar oluşturulmuş ve bu hususta Trabzon Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 30/07/2024 tarihli, talep dilekçesi sunmuş olup, okunduğunda; davalı şirketin taşınmazları üzerine davalıdır şerhi konulması talebini içerdiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 02/08/2024 tarihli, beyan dilekçesi sunmuş olup, okunduğunda; davalı şirketin tapu kayıtları üzerine davalıdır şerhi konulması talebini içerdiği, bu hususta Yomra Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 12/09/2024 havale tarihli; talep evrakı sunmuş olup, okunduğunda: davalı şirketin 27/02/2024 tarihli genel kurul kararının yürütülmesinin tedbiren durdurulması, davalı şirkete denetim kayyımı atanması ve davalı ...'nun yetkilerinin kısıtlanması talebini içerdiği, Mahkememizin 17/09/2024 tarihli ara karar evrakı ile "...Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması talebinin REDDİNE, Davacının, davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına dair taleplerinin ise 3.000.000,00 TL teminat karşılığında KABULÜNE, SMMM Odasına müzekkere yazılarak davalı şirkete aylık 10.000,00 TL ücret karşılığında denetim kayyımı olabilecek bir SMMM'nin bilgilerinin mahkememize bildirilmesinin İSTENİLMESİNE, bildirim yapıldığında ismi bildirilecek SMMM'nin davalı şirkete denetim kayyımı olarak ATANMASINA, kayyım ücretinin davalı şirketten karşılanmasına..." karar verildiği ve davacı tarafça teminatın yatırılmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 20/09/2024 havale tarihli; talep evrakı sunmuş olup, talebin Mahkememizin 02/10/2024 tarihli derkenar kararı ile değerlendirildiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili 02/10/2024 tarihli, ara karara itiraz dilekçesi sunmuştur.
Davacı vekili 04/11/2024 havale tarihli: talep evrakı sunmuş olup, okunduğunda; Mahkemenizin ... E sayılı dava dosyasının işbu dosya ile birleştirilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Trabzon SMMM Odası'na yazılan müzekkere cevabı celp edilmiştir.
Mahkememizce yapılan 09/01/2025 tarihli ön inceleme celsesi 3 nolu ara kararı ile; "... Davalı ... aleyhinde açılmış olan davanın işbu dosyadan tefriki ile verilecek yeni esas numarasına kaydına, davalı ... yönünden yapılan pasif husumet ehliyeti yokluğu itirazının verilecek yeni esas numarası üzerinden değerlendirilmesine..." dair karar verilmiştir.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelendiğinde; davalıların aynı olduğu, dava konusunun aynı şirketin aynı tarihli genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti veya iptali olduğu, davacılarının davalı şirketin farklı ortakları olduğu, görülmekte olan davamız ile taraflarının kısmen konusunun tamamen aynı olması sebebi ile hukuki ve fiili irtibatının bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile yine Mahkememizin celp ve incelenen ... esas sayılı dosyasının konusunun aynı olup, aynı tarihli genel kurul kararının iptaline ilişkin olduğu, her iki dosya kapsamında aynı delillerin toplanması gerektiği, böylelikle her iki dosyamız arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunup usul ekonomisi uyarınca davaların birlikte görülmesinde önemli fayda bulunduğu, birisi hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği, usul ekonomisi açısından her iki dosyasının bir arada gitmesi açısından H.M.K.'nun 166. maddesi gereğince Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İşbu dosya ile Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağ bulunduğu anlaşılmakla yargılamanın birlikte yürütülmesinin faydalı olacağı değerlendirilerek işbu dosyanın Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı Esas kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025