Yerel Mahkemece kurulan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü,
İstinaf başvurusunun reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
Sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken hakaret suçunun aleni bir şekilde işlenmiş olmasına ve iddianamede talep edilmiş olmasına rağmen hakkında TCK'nun 125/4 maddesinin uygulanmamış olmasının hukuka aykırı olduğu ancak aleyhe istinaf olmadığından bu hususta sadece eleştiri yapılması ile yetinilmiştir.
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, ilk derece mahkemesinin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu ancak;
1-Katılan vekilince dosyaya ibraz edilen Trabzon Asliye Hukuk Mahkemesindeki tazminat davası dosyasında mevcut ATK 3. İhtisas Dairesinin 31/10/2018 tarihli raporuna göre "meslek grubu belli olmadığından grup 3. Olursa yüzde ondokuz, E cetveline göre olursa yüzde onbeş oranında işgücü kaybı oluştuğu" şeklinde yüzde ondokuz işgücü kaybı oluşmuş olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesinin Trabzon Adli Tıp Kurumundan almış olduğu tek hekimle 09/01/2018 tarihli işgücü kaybına ilişkin raporunda ise, katılanda mevcut yaralanmanın işlev kaybı ve zayıflaması niteliğinde olmadığının belirtildiği, raporlar arasında çelişki olduğu ve bu çelişki giderilmeksizin hüküm kurulduğu, katılan K3'ün gerek dosyaya ibraz edilen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/114 Esas sayılı dosyasında mevcut adli tıp kurumu 3. İhtisas Kurulu Başkanlığının 31/10/2018 tarihli raporu ile dosyada mevcut Trabzon Adli Tıp Kurumunun 09/01/2018 tarihli raporları ve tüm tıbbi evraklar ile birlikte Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Üst Kuruluna gönderilerek muayenesi yapıldıktan sonra Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Üst Kurulundan rapor aldırılması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu,
2-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken TCK'nun 62 maddesi gereğince "olayın oluş şekli, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirme şekli gözetildiğinde sanık hakkında bu suç yönünden TCK'nun 62. Maddesinin uygulanmamasına" karar verildiği oysa aynı olayda silahla tehdit, 6136 sayılı yasaya muhalefet ve hakaret suçlarından hüküm kurulurken "cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezadan TCK'nun 62 maddesi gereğince 1/6 indirim yapılması" şeklinde birbiri ile çelişen gerekçelerle TCK'nun 62. Maddesi uygulanmasında çelişkiye düşülmesinin hukuka aykırı olduğu,
3-Hakaret suçunda tahrik hükümleri uygulanırken usul ve yasaya aykırı olarak TCK'nun 129. Maddesi yerine genel tahrik hükmü olan TCK'nun 29. Maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu,
4-Silahla tehdit suçunda TCK'nun 62 maddesi gereğince indirim yapılırken hesap hatası yapılarak cezanın 1 yıl 16 ay 3 gün yerine 2 yıl 4 ay 3 gün olarak belirlenmesinin usule aykırı olduğu,
5-Sanık hakkında cezası belirlenirken 6136 sayılı yasaya muhalefet ve hakaret suçlarından alt sınırdan ceza belirlendiği halde kasten yaralama ve tehdit suçlarından yetersiz gerekçe ile teşdit uygulanmak suretiyle cezanın belirlenmesinin hatalı olduğu,
6-Sanığın daha önce hakkında verilmiş Tonya Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/47 Esas 2014/3 karar sayılı kararı ile basit yaralama suçuna ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve Vakfıkebir Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/67 Esas 2012/173 karar sayılı ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları olduğu, sanığın 5 yıl içerisinde kasıtlı yeni suç işlediğinin sabit olduğu anlaşılmış olduğu halde bu kararlarla ilgili mahkemelerine ihbarda bulunulmamış olmasının hatalı olduğu anlaşıldığından,
Sanık .... müdafii Av. .... ve müşteki .... vekili Av. ....'ın istinaf başvuruları bu nedenlerle yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 280 ve 289 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi HÜKMÜNÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kararın ilk derece mahkemesindeki taraflara tebliğine,
5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)