Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelenmesinin Dairemizde yapılan açık duruşması sonunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 12/04/2019 tarih, 2018/3606 soruşturma ve 2019/733 esas numaralı iddianamesi ile şüpheli ....'nun Basit Yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle Rize 3.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesince 31/10/2019 tarih, 2019/262 esas ve 2019/820 karar sayılı kararı ile sanığın 9 Ay Hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık .... süresi içerisinde Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesince 31/10/2019 tarih, 2019/262 esas ve 2019/820 karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu istinaf başvurusu ve başvuruya konu kararın niteliği ile suç tarihine ve sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiş,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; inceleme raporu doğrultusunda suçun sübutunun yeniden yargılama ve heyetçe duruşma yapılarak değerlendirilmesi kanısına ulaşıldığından, 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ....'nun İlk Derece Mahkemesinde usulüne uygun olarak savunmasının alınmadığı, sanıktan esas hakkındaki son savunmasında; " önceki savunmalarımı tekrar ederim, suçlamaları kabul etmiyorum. Ben oğlumu yaralamadım. Suçsuzum. Beraatimi talep ediyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık .... Dairemizce alınan savunmasında; "Bana okuduğunuz ön inceleme raporunu anladım, müşteki .... benim oğlumdur, ben şu an yaralama suçundan içeride yatıyorum, oğlum .... ile aramız biraz açıktı, olay tarihinde benim çaylığıma gübre dökmüş bende kimden izin aldım diye kendisine kızdım, arazime girme dedim, bunun üzerine benim üzerime yürüdü hatta küfür etti, bundan dolayı aramızda hafif itişme kakışma oldu, eşim .... da olaya karıştı hatta oğlumu o yönlendiriyordu, olay bu şekilde olmuştur, yaptığım olaydan dolayı pişmanım." şeklinde savunma yapmıştır.
BEYANLAR:
Katılan....ilk derece mahkemesince alınan beyanında: "Ben konu ile ilgili olarak daha önce soruşturma aşamasında ifade vermiştim, o ifademi aynen tekrar ederim. Olay tarihinde daha önceden aramızda sorunlar olması sebebiyle babam .... ile gübre atmak için araziye gittiğimizde babamla karşılaştık, yanımızda bu sırada annem ....'da vardı, gübre atma meselesiyle ilgili babamla aramızda çıkan tartışma sırasında arkam dönükken babam elinde bulunan çapa ile hem kafama hemde bacağıma vurdu. Ben olay nedeniyle sanıktan şikayetçiyim, uzlaşmak istemem, davaya katılma talebim vardır, olay nedeniyle maddi zararım yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .... İlk Derece Mahkemesindeki Anlatımında: "Ben konu ile ilgili olarak daha önce soruşturma aşamasında ifade vermiştim, o ifademi aynen tekrar ederim. Olay tarihinde ayrı yaşadığım eşim .... ile gübre atmak için gittiğimiz çaylık arazide karşılaştık, yanımda oğlum .... da vardı, gübre atmak için çıkan tartışmada .... elindeki çapa ile oğlum ....'nun ayağına doğru vurdu. Olayla ilgili bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talep etmem "şeklinde beyanda bulunmuştur.
Deliller: İddia, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
Dairemizde yapılan yargılamada iddia makamı esas hakkındaki mütalaasında:
Rize Cumhuriyet Başsavcılığınca alt soya karşı silahla yaralama suçundan dolayı sanık .... hakkında davası açılmış, Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarih, 2019/262 esas ve 2019/820 sayılı kararı ile sanığın neticeten 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurması üzerine İstinaf Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
Müşteki beyanı, sanık savunması, tanık beyanı ve doktor raporları ile dosya kapsamından anlaşıldığı üzere sanık ....'nun müşteki ....'nun babası olduğu, şüpheli ....'ın eşi .... ve oğlu müşteki .... ile ayrı yaşadığı, müşteki ....'ın annesi .... ile gübre atmak için gittiklerinde şüpheli .... ile karşılaştıkları ve aralarında bu nedenle tartışma çıktığı, bu tartışma sırasında şüpheli ....'ın ele geçmeyen çapa ile oğlu olan müşteki ....'ın kafasına ve bacağına vurarak müşteki ....'ı alınan adli rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, sanığın bu suretle üzerine atılı altsoya karşı silahla kasten yaralama suçunu işlediği, sanığın tekerrüre esas ilamlarının bulunduğu anlaşılmakla;
Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarih, 2019/262 esas ve 2019/820 sayılı kararının kaldırılarak ve CMK 280/2 ikinci cümlesi gereğince yeniden hüküm kurularak sanığın TCK 86/2-3.a.e, 53/1, 58/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
Dairemizin kabulü ve gerekçe;
Alt soya karşı silahla yaralama suçundan dolayı sanık .... hakkında açılan kamu davasında her ne kadarda Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesince 31/10/2019 tarih, 2019/262 esas ve 2019/820 sayılı kararı ile neticeten 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de sanığın savunmasının alındığı 31/10/2019 tarihli ikinci celsede sanığın sadece Rize L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu ve segbis ile hazır edildiği belirtilmekle yetinilmiş, sanığın kimlik tespitinin yapılmadığı, yasal haklarının hiç birinin hatırlatılmadığı, savunmasının alınmadığı, aynı celse de dinlenen müşteki ve tanık beyanlarından sonra sadece sanıktan sorulduğu ve sanığın da "aleyhe beyanları kabul etmiyorum" şeklinde beyanının zapta geçirilmesiyle yetinildiği , savunmasının alınmadığı anlaşıldığından dairemizce sanığın kimlik tespiti yapılmış, yasal hakları hatırlatılarak savunması alınmış olup, dairemizde alınan savunması incelendiğinde atılı suçu işlemediğini , olay sırasında katılan oğlunun kendisine küfür ettiğini, aralarında hafif bir itişme olduğunu, ama çapa ile vurmadığını beyan etmişse de katılan ve tanığın beyanları incelendiğinde sanığı doğrulamadığı, olay bütünlüğü açısından katılan ve tanığın beyanlarının birbirini destekler nitelikte olduğu anlaşıldığından suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, böylece dosya bir bütün olarak incelendiğinde sanık ....'nun katılan ....'nun babası olduğu, taraflar arasında ailevi nedenlerden dolayı husumet bulunduğu , hatta sanığın bu anlamda eşi .... ile de ayrı yaşadığı, sanığın eşinin katılan ile birlikte kaldığı, suç tarihinde sanık ....'a ait olan ve kendisi cezaevinde bulunduğu sırada eşi .... ve katılan ....'ın çaylarını toplamakta olduğu araziye müşteki ....'ın annesi .... ile gübre atmak için gittiklerinde sanık ile orada karşılaştıkları ve aralarında bu nedenle tartışma çıktığı, sanığın eşi ve oğlunu bu araziye sokmak istemediği , aralarında bundan dolayı tartışma yaşandığı, tartışma sırasında sanık ele geçmeyen çapa ile oğlu olan katılan ....'ın kafasına ve bacağına vurarak hazırlıkta aldırılan kati doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, adli raporda belirtilen yaralanmanın yerlerinin katılanın ve tanığın beyanıyla uyumlu olduğu, böylece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı " çocuğuna yönelik Silahla Kasten Yaralama" suçunu işlediği anlaşıldığından, suçun işlenmiş şekli, yeri ve zamanı ile sanığın tekerrür durumu gözönünde bulundurularak TCK'nun 86/2 maddesi gereğince takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık eylemini oğluna karşı silah sayılan aletle işlediğinden TCK'nun 86/3-a-e maddesi gereğince cezasın dan yarı oranda artırım yapılmış, bunun yanında şartları oluşmadığından sanık hakkında tahrik hükümleri uygulanmamış, sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde daha önceden kasıtlı suçlardan sabıkaları olduğu , bu anlamda sanığın geçmişi ve kişilik özelliklerine göre ileride bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında CMK'nun 231/5 ve TCK'nun 51. Maddelerinin şartları oluşmadığından sanık lehine uygulanmamış, netice olarak ta sanığın sabıka kaydında gözüken Rize 3. Asliye Ceza Mahkemenin 2016/463 Esas ve 2017/222 karar sayılı kararı ile tekerrür olduğu anlaşıldığından sanık hakkında TCK nın 58. Maddesi gere tekerrür hükümleri uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
CMK'nın 280. maddesinin 2. fıkrası gereğince Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli, 2019/262 esas - 2019/820 karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA,
1-Sanığın üzerine atılı basit yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından, suçun işlenmiş şekli, yeri ve zamanı ile sanığın tekerrür durumu gözönünde bulundurularak TCK'nun 86/2 maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
2-Sanık eylemini alt soyuna karşı silahtan sayılan çapa ile gerçekleştirdiğinden TCK'nun 86/3-a-e maddesi gereğince cezasın dan yarı oranda artırım yapılarak 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
3-Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları verilecek cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkileri dikkete alınarak TCK'nın 62/1 maddesi gereğince verilen cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 7 AY 15 GÜNHAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
4- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararıda dikkate alınarak , 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinin (a),(b),(c),(d),(e) bentlerinde yazılı haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına.
5-Sanığın geçmişi ve kişilik özelliklerine göre ileride bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında CMK'nun 231/5 ve TCK'nun 51. Maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
6-Sanığın sabıka kaydına esas Rize 3. Asliye Ceza Mahkemenin 2016/463 Esas ve 2017/222 karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın bu suçunun kesinleşmesinden itibaren denetim süresi içinde iş bu suçu işlediği anlaşıldığından, TCK'nun 58/7, 58/8 maddeleri uyarınca sanığa hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra ve mükerrirlere özgü infaz rejiminden sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,
7- Sanığın istinaf öncesi sarfına sebebiyet verdiği 3 adet tebligat gideri 48,60 TL, istinaf aşamasından sonra yapılan 2 tebligat gideri 24,00TL olmak üzere toplam 72,60TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair, sanığın yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ……'nun katılımı ile, mütalaya beyanına uygun CMK'nın 286/2 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/07/2020 (¤¤)