Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelenmesinin Dairemizde yapılan açık duruşması sonunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Torul Cumhuriyet Başsavcılığının 29/08/2018 tarih, 2018/580 soruşturma ve esas numaralı iddianamesi ile şüpheli ....'in Eşe Karşı Kasten Yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle Torul Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Torul Asliye Ceza Mahkemesince 17/09/2019 tarih, 2018/252 esas ve 2019/133 karar sayılı kararı ile 10 Ay 15 Gün Hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, o yer Cumhuriyet Savcısı süresi içerisinde Torul Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2019 tarih, 2018/252 esas ve 2019/133 kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu istinaf başvurusu ve başvuruya konu kararın niteliği ile suç tarihine ve o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiş,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; inceleme raporu doğrultusunda suçun sübutunun yeniden yargılama ve heyetçe duruşma yapılarak değerlendirilmesi kanısına ulaşıldığından, 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık .... İlk Derece Mahkemesince alınan savunmasında: ".... benim eşimdir. Ben yaşamamı Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde sürdürmeyi düşündüm, suça meyilli bir ortamda olmak istemedim, Önceden eşim ile Kürtün ilçesinde bulunan ikamet edeceğimiz yere gittik, gördük, eşim beğenmedi, ama Kürtün ilçesinin çarşısında bir ev tutmak istediğini söyledi, bende gittim hem kendime iş bakıyordum, hemde oturacağımız yeri seçmeye çalışıyordum, polis karakolun karşısında marangoz atölyesinde iş buldum. Hem evi de ayarlamıştım. Tam çarşıdan eve çıktım haber verecektim eşime, bir baktım ki evde yoktu. Bende hemen otogara gittim, .... Turizm şirketi babamın akrabasının şirketi idi. Eşime bilet verip vermediklerini sordum, eşimi otogarda otobüsün içinde buldum, aşağı inmesini söyledim, evimi işimi ayarladım dedim. Eğer inmezsen ben kendime zarar vereceğimi söyledim, eşimi dövmedim, aşağı insin diye kolundan tuttum, fakat dövmedim, yaralamadım, dedi. Öncelikle beraat talebim vardır. Mahkeme aksi kanaatteyse hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını ve lehe olan yasal hükümlerin uygulanmasını talep ederim, dedi Yakalama emrine ekli hazırlık beyanı okundu, soruldu: O ifademde doğrudur, aynen tekrar ederim, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık .... Dairemizde alınan savunmasında; "Bana okuduğunuz ön inceleme raporunu anladım, müşteki benim eşimdir, şu an olay tarihinde aramızda her ne kadar bazı sorunlar yaşamış isek te şu an eşimle beraberim, benim iki tane çocuğum vardır, üzerime atılı suçtan dolayı öncelikle beraatimi istiyorum, bu mümkün değilse lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum, ben zaten ilk derece mahkemesinde ayrıntılı şekilde beyanda bulunmuştum o beyanları tekrar ederim." şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık hakkında TCK'nun 58. Maddesinin uygulanma ihtimaline binaen CMK'nın 226. Maddesi gereğince ek savunma hakkı verildi. Sanık Ek Savunmasında; "ek savunma için süre talep etmiyorum, eski savunmam aynen geçerlidir ." şeklinde beyanda bulunmuştur.
BEYANLAR:
Mağdur ....ilk derece mahkemesince alınan beyanında: "Eşim Faruk olay tarihi itibari ile kollarımı sıkıp başıma eliyle vurarak beni darp etmişti, ancak eşimden şikayetçi değilim, davaya katılma talebim yoktur dedi. Müştekinin soruşturma aşamasında alınan ifadesi okundu, soruldu: Doğrudur, tekrar ederim, ancak şikayetçi değilim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Deliller: İddia, sanık savunması, mağdur beyanları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
Dairemizde yapılan yargılamada iddia makamı esas hakkındaki mütalaasında:
Torul Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ....'in eşe karşı basit yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Torul Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2019 tarih ve 2018/252 esas- 2019/133 karar sayılı kararı ile sanığın eşe karşı basit yaralama suçunu işlediği sübut kabul edilerek neticeten 10 Ay 15 Gün Hapis cezası ile cezalandırılmasın karar verilmiş, Cumhuriyet Savcısınca süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
Müşteki beyanı, sanık savunması, tanık beyanı ve doktor raporları ile dosya kapsamından anlaşıldığı üzere .... ile ....'in evli oldukları, birlikte Dilovası'nda ikamet ettikleri, olay tarihi öncesinde ....'in ailesinin olduğu Kürtün ilçesine geldikleri, burada ....'in ailesi ile birlikte yaşamaya başladıkları, şüpheli ....'in eşi olan müşteki ....'e Dilovası ilçesine geri dönmeyeceğini ve Kürtün ilçesinde iş bulup burada çalışmaya başlayacağını söylemesi üzerine aralarında tartışma yaşandığı, bu olay sebebiyle müşteki ....'in Dilovasın'a gitmek üzere Kürtün Otogarında otobüse bindiği, bu sırada olay yerine ....'in de geldiği, ....'in ....'e bağırıp çağırıp zorla otobüsten indirmeye çalıştığı, kollarını sıktığı, başına eli ile vurduğu, Müşteki ....'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, sanığın bu eylemi ile üzerine atılı eşe karşı basit yaralama suçunu işlediği anlaşılmakla,
Torul Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2019 tarih ve 2018/252 esas- 2019/133 karar sayılı kararının kaldırılarak ve CMK 280/2 ikinci cümlesi gereğince yeniden hüküm kurularak sanığın TCK 86/2-3.a 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
Dairemizin kabulü ve gerekçe;
Sanık ile müştekinin karı koca oldukları, daha öncesinde Dilovası ilçesinde ikamet ettikleri, fakat olay tarihi öncesinde sanığın ailesinin yaşadığı Kürtün İlçesine geldikleri, burada sanığın ailesi ile birlikte yaşamaya başladıkları, fakat müştekinin tekrar Dilovasına geri dönmek istediği, sanığın ise geri dönmeyeceğini ve Kürtün ilçesinde iş bulup burada çalışmaya başlayacağını söylemesi üzerine aralarında tartışma yaşandığı, bu olay sebebiyle müşteki ....'in Dilovasın'a gitmek üzere Kürtün Otogarında otobüse bindiği, bu sırada olay yerine sanığında gittiği, aralarında bağrışma olduğu, sanığın eşi olan müştekiyi zorla otobüsten indirmeye çalıştığı, kollarını sıktığı, başına eli ile vurduğu, bu olaylar sırasında olay yerine polis memurların gelerek duruma müdahale ettikleri, sanığın alınan beyanı incelendiğinde eşine vurmadığını , suçlamayı kabul etmediğini, sadece eşini otobüsten indirmeye çalışırken aralarında arbede yaşandığını, beyan ettiği, müşteki ....'in alınan doktor raporunda; şahsın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun rapor edildiği,
Böylece dosya bir bütün olarak incelendiğinde; sanık her ne kadarda üzerine atılı suçu kabul etmemişse de , müştekinin hazırlık aşamasında ve mahkeme huzurunda verdiği ifadelerin birbiriyle uyumlu olduğu, alınan doktor raporunun müşteki beyanlarıyla aynı doğrultada olduğu anlaşıldığından. sanığın üzerine atılı eşe karşı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir kasten yaralama suçunun oluştuğu, müşteki şikayetinden vazgeçmişse de atılı suçun şikayet tabi suçlardan olmadığı anlaşıldığından sanığın amacı ve saiki, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak ve sanığın sabıkalı kişiliği ve adli sicil kaydı incelendiğinde daha öncede eşini darp ettiği anlaşılmış olduğundan TCK'nın 86/2 maddesindeki tercihli cezalardın tercihen hapis cezası tercih edilmiş, yine sanığın eylemini eşine karşı gerçekleştirmiş olması nedeniyle sanığın cezasında TCK 86/3-a maddesi uyarınca yarı oranında arttrım yapılmış, sanığın tutum ve davranışları, verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, benzer suçlardan sabıkası olup, suçlu kişiliği de dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nin 62. Maddesindeki indirim taktiren uygulanmamış, ayrıca yasal şartlar oluşmadığından sanık hakkında haksız tahrik uygulanmamış, sanığın adli sicil sabıkasında daha önceden kasıtlı suçlardan dolayı ilamları olduğu anlaşıldığından ve bu anlamda sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde kanaat oluşmaması nedeniyle sanık hakkında CMK'nin 231 maddesi gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi uygulanmamış, aynı şekilde sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı sabıkasının olması, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği tutum ve davranış dikkate alınarak tekrar suç işlemeyeceği konusunda dairemizce bir kanaat oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 51.Maddesi de uygulanmamış, her ne kadarda ilk derce mahkemesince sanık hakkında ek savunma verilmeden şartları oluştuğu belirtilerek TCK'nin 58.maddesi gereği tekerrür hükümleri uygulanmışsa da sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/248 Esas, 2018/280 Karar sayılı ilamı incelendiğinde netice cezanın 2.400 TL adli para cezası olduğu, 5271 Sayılı CMK'nın 272/son cümlesi gereği "Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin tekerrüre esas alınamayacağı anlaşıldığından sanık hakkında TCK'nın 58. Maddesi gereğince tekerrür hükümleri ilk derece mahkemesinin aksine uygulanmamış olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
CMK'nın 280. maddesinin 2. fıkrası gereğince Torul Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2019 tarihli, 2018/252 esas - 2019/133 karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA,
1-Sanık ....'in üzerine atılı 'eşe karşı kasten basit yaralama' suçunu işlediği sabit olduğundan, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar, sanığın amaç ve saiki ile suçun işlenmesindeki diğer özellikler nazara alınarak sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi hükmü gereğince takdiren ve teşdiden 7 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın suçu resmi nikahlı eşine karşı işlediği anlaşıldığından, TCK'nin 86/3-a maddesi uyarınca cezasında yarı oranında bir kez arttırım yapılarak 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3- Sanığın tutum ve davranışları, verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
4-Sanığa verilen cezada başkaca bir arttırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
5-Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin yasal sonucu olarak TCK'nin 53/1-2-3 maddelerinin, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı gözetilerek uygulanmasına,
6-Şartlar oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 58.Maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
7-Sanığın daha önceden işlemiş olduğu kasıtlı suçlardan sabıkasının olduğu hatta benzer suçlardan sabıkalarının bulunduğu dikkate alındığında tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedenleriyle TCK'nin 50. ve 51. maddeleri ile CMK'nin 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
8-İstinaf aşamasından önce yargılama gideri olarak 4 tebligat gideri 58,20 TL, posta gideri 19,50 TL olmak üzere toplam 77,70 TL, istinaf aşamasından sonra yapılan posta gideri 60TL, 3 tebligat gideri 49,50TL olmak üzere toplam 127,20TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye verilmesine,
Dair, sanığın yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ....'nun katılımı ile, mütalaya beyanına uygun CMK'nın 286/2 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/07/2020 (¤¤)