Yerel Mahkemece kurulan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü,
İstinaf başvurusunun reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
1-Sanığın akıl hastası olup olmadığı hususuyla ilgili olarak KTÜ Farabi Hastanesinin 03/10/2018 tarihli heyet raporuyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4.İhtisas Dairesinin 24/07/2019 tarih 48880 sayılı ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Gözlem İhtisas Dairesinin 03/07/2019 tarih 693 sayılı raporları arasında çelişki bulunduğu, sanığın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Üst Kuruluna gönderilerek muayenesi yapıldıktan sonra Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Üst Kurulundan rapor aldırılması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-05/10/2017 tarihli otopsi tutanağında "maktulün göğüs bölgesinde 11.postaya göre postanın altında mitsekapular hat hizasında 1 adet 7,65 cm ebatlarında gömleği deforme olmuş üzerinde yivli set izleri bulunan 1 adet mermi çekirdeği çıkarıldığı" belirtilmiş olmasına karşılık sanık ....'ın olay sırasında 9*19 mm çapında silah kullandığı, 30/10/2017 tarihli Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen uzmanlık raporunun maktulden çıkartılan mermi çekirdeği ve sanığa ait silahın 9 mm çapında olduğunun belirtilmiş olması sebebiyle maktulün ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin 7,65 mm çaplı mermiden mi yoksa sanığın kullandığı iddia olunan 9 mm çaplı silahtan mı meydana geldiği konusunda ortaya çıkan çelişkinin otopsi tutanağını düzenleyen Adli Tıp Uzmanından duruşmaya çağrılarak ifadesi alınmak suretiyle çelişkinin giderilmesi,
3-Olay günü ve saatine uygun bir biçimde olay yerinde katılanlar ve sanığın hazır edilerek uzman bilirkişi marifetiyle denetime olanak verecek biçimde temsili ve tatbiki keşif yapılarak atış anında sanık ve katılanların konumları tespit edilip katılanların birbirlerine ve sanığa olan mesafeleri de ölçülerek sanığın silahla atışı nedeniyle her bir mağdurun isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın katılanlara yönelik eylemlerinin vasfının tayin edilmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
4-Sanık ....'ın oğlu olan ….'a yönelik tahrikten aşağı hadden uzaklaşılarak hüküm kurulurken diğer çocukları olan katılanlara yönelik kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan aşağı hadden hüküm kurulması,
5-Sanık ....'ın katılanlar …. ve ….'a yönelik eylemleri nedeniyle TCK'nın 29/1.maddesinde düzenlenen tahrik hükmünü uygularken denetimi sağlayacak şekilde hangi miktarda indirim yapıldığının gösterilmemesi,
6-Katılan ….'ın 06/06/2018 ve katılan ….'ın ise 07/06/2018 tarihli Gümüşhane Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporlarında kişinin duyu ve organlarının işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda olay tarihinden itibaren 18 ay doldurmasından sonra gönderilmesi durumunda kesin rapor verileceği söylenmiş ise de bu konuda Adli Tıp Kurumundan kesin rapor aldırılmaması,
7-Gümüşhane Adli Emanet Memurluğunun 2017/257 sırasında kayıtlı bir adet kırık kapı kolu, 1 adet siyah renkli kot pantolon (…..'a ait), 1 adet ceket (....'a ait), 1 adet lacivert penye (….'a ait), 1 adet lacivert renkli pantolon (….'a ait)'un hak sahiplerine iadesi gerekirken dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,
8-Katılan sanık …. hakkında TCK'nın 170/1-c maddesinde düzenlenen kişilerin hayat sağlığı, malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde kişilerde korku kaygı ve panik yaratacak tarzda silahla ateş etmek suçundan verilen cezanın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına karşılık suçta kullanılan tüfeğin tespit edildikten sonra TCK'nın 54/1.maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken katılan sanık K3'a ait tüm tüfeklerin 2521 sayılı kanunun 13.maddesi uyarınca idari işlem yapılmak üzere Gümüşhane Valiliğine bildirimde bulunulması,
Doğru olmadığından sanık müdafiileri ile katılanlar vekillerinin istinaf istemi yerinde görüldüğünden CMK'nın 289/1-i maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kararın ilk derece mahkemesindeki taraflara tebliğine,
Sanığa hükmedilen ceza miktarı dikkate alındığında serbest bırakılması halinde kaçması, saklanması ihtimalinin kuvvetle muhtemel görülmesi, tutuklulukta geçirdiği süre ile tutuklama koşullarında lehine bir değişiklik bulunmamasına göre tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı kanaatine varılarak CMK'nın 100 ve devamı maddeleri uyarınca TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Tutukluluğun devamına ilişkin karar yönünden CMK'nın 291. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi, ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde Ceza İnfaz Kurumu ve Cezaevi Müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek sureti ile Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine itiraz yolu açık olmak üzere,
5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)