Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında müşteki ....'ın yazılmaması suretiyle CMK'nın 232/1-b maddesine aykırılığın mahallinde düzeltilebilir nitelikte olması nedeniyle bu aykırılık eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, mahkemece kabul edilen oluş, nitelendirme ve değerlendirmenin yerinde olduğu, istinaf başvurularına konu kararda sübuta, usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerde ve yapılan işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı gibi delil ve işlemlerin başkaca bir hukuka aykırılık da içermediği, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu ve yüklenen eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığı ancak;
Sanık hakkında her ne kadar da TCK'nun 29. Maddesi gereğince indirim yapılmamış ise de; müşteki ....'ın sanığın amcası olduğu, aralarında yazın kaldıkları aile evinden dolayı tartışma çıktığı, müşteki ....'ın sanığın evden çıkıp gitmesini istediği, tanık .... ve sanık ....'ın beyanları gözönüne alındığında müşteki ....'ın sanığın annesi olan tanık ....'a küfür ettiği, sanığın da buna dayanamayarak amcası olan müşteki ....'a vurduğu, müştekinin alınan doktor raporunda vücudunda gelen yaralanmanın 2. Derece maksilla kemiği kırığı oluşturacak şekilde olduğu, müştekinin sarf ettiği hakaret içerikli "namussuz şerefsiz kadın" sözleri nazara alındığında sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği halde sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması,
Sanık ....'ın katılan ....'a hitaben sarf etmiş olduğu "bu evi yakacağım bu evden çekip gideceksiniz" sözlerinin şikayet tabi olan TCK'nun 106/1-son cümlesindeki suçu oluşturduğu, bu suç itibarı ile katılanın şikayetten vazgeçtiğini beyan ettiği, bu nedenle sanık hakkında şikayete bağlı bu suç yönünden düşme kararı verilmesi gerekirken cezaya hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de;
Belirtilen hukuka aykırılığın CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince olayın daha ziyade aydınlanması ve yeniden yargılama yapılması gerekmeden düzeltilebileceği anlaşılmış olup;
1-İlk derece mahkemesinin hüküm kısmının 1. bendinin 2. fıkrasından sonra gelmek üzere;
"Sanığın üzerine atılı suçu tahrik altında işlediği anlaşıldığından, sanığın cezasından TCK'nun 29.maddesi gereğince 1/4 indirim yapılarak netice olarak 11 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın geçmişi, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, lehine takdiri indirim nedeni olarak kabulü ile TCK.nun 62/1 maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 9 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibarelerinin eklenmesine,
2-İlk derece mahkemesinin hüküm kısmının 2. bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine;
"Sanık .... hakkında müşteki ....'a yönelik tehdit suçunu işlediği iddiasıyla TCK 106/1-1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığa isnat edilen tehdit suçunun TCK'nun 106/1-2 cümle kapsamında şikayete tabi suçlardan olduğu, müşteki ....'ın şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının TCK'nun 73/4 ve 223/8 maddeleri gereğince şikayet yokluğu nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, " ibaresinin eklenmesine,
Diğer madde ve numaraların buna göre teselsül ettirilmek suretiyle bu şekilde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin kararın bir suretinin yerel mahkemesince bilgi için istinaf edene tebliğine,
CMK'nun 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)