Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi.
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, ilk derece mahkemesinin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu ancak;
Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 28/03/2019 tarih, 2018/7819 esas, 2019/4234 karar sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere" sanığın 302 promil alkollü vaziyette, sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, tek taraflı trafik kazasına neden olduğu somut olayda; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verildiği, dava konusu olayda ise,
İlk Derece Mahkemesince sanıkta tespiti yapılan 2.22 promil alkol miktarı lehe olduğu için nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini yoluna gidildiği, sanıkta tespiti yapılan alkol miktarının hak ve nefaset ölçülerine göre belirlenen ceza ile uyumlu olmadığı, temel cezanın alt sınırdan makul bir miktarda uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken fahiş şekilde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenerek takdirde hata sonucu sanığa fazla ceza tayininin doğru olmadığı,
Ayrıca ilk derece mahkemesinin hüküm kısmında sanık hakkında kazanılmış hak gözetilmediğinden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 106.maddesinde belirlenen terkin edilmesi gereken tutardan (20 TL) az olan ve 5271 sayılı CMK'nın 324/4.maddesi gereğince hazine üzerine bırakılması gereken yargılama gideri olan 16.20 TL'nin sanıktan tahsiline karar verilmesi yasaya aykırı ise de;
Belirtilen hukuka aykırılıkların CMK'nın 280/1-a ve 303/-a maddesi gereğince olayın sanık lehine olan istinaf nedenleri nazara alındığında, suçun sübutuna, niteliğine ve failine ilişkin olayın daha ziyade aydınlanması ve yeniden duruşma açılarak yargılama yapılması gerekmeden karar verilmesi mümkün olduğundan;
Hükmün 1.bendin birinci fıkrasının çıkartılarak yerine;
1-Sanığın üzerine atılı "Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma" suçunu işlediği sabit görülmekle, eylemine uyan 5237 sayılı TCK nun 179/3 maddesi delaletiyle TCK nun 179/2 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike, sanıktaki alkol promil düzeyi nazara alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibarelerinin eklenmesine,
İlk derece mahkemesinin hüküm kısmının 4 bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine,
"4-6352 sayılı yasanın 100.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 324/4-son cümlesi gereğince yargılama giderinin hazine üzerine bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer kısımları aynı kalmak suretiyle,
Hükmün bu şekilde CMK'nın 280/1-a ve 303 maddeleri gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin kararın bir suretinin yerel mahkemesince bilgi için istinaf edene tebliğine,
CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere,10/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)