Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı ancak,
Sanık hakkında Of Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/141 esas ve 2018/485 karar sayılı ilamı ile (istinaf mahkemesince düzeltilmesi neticesinde) 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu ilamın 15/02/2019 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla sanık hakkında tekerrüre esas teşkil ettiği, ancak ilk derece mahkemesince sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmış olup, TCK'nın 58.maddesi gereği 2.kez tekerrüre esas sabıkası olmasına rağmen sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Eleştirilen husus dışında,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, ilk derece mahkemesinin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ancak;
Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 28/03/2019 tarih, 2018/7819 esas, 2019/4234 karar sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere" sanığın 302 promil alkollü vaziyette, sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, tek taraflı trafik kazasına neden olduğu somut olayda; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verildiği, dava konusu olayda ise,
İlk Derece Mahkemesince sanıkta tespiti yapılan 1.57 promil alkol miktarı nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini yoluna gidildiği, sanıkta tespiti yapılan alkol miktarının hak ve nefaset ölçülerine göre belirlenen ceza ile uyumlu olmadığı, temel cezanın alt sınırdan makul bir miktarda uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken fahiş şekilde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenerek takdirde hata sonucu sanığa fazla ceza tayininin doğru olmadığı,
Belirtilen hukuka aykırılığın CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince olayın daha ziyade aydınlanması ve yeniden yargılama yapılması gerekmeden düzeltilebileceği anlaşıldığından,
İlk derece mahkemesinin hüküm kısmının 1.fıkrasının hükümden tamamen çıkartılarak yerine;
"1-Sanığın üzerine atılı Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçunu işlediği sabit görülmekle, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle TCK'nın 179/2.maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike, sanıktaki alkol promil düzeyi nazara alınarak takdiren 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın fiilden sonraki ve yargılama süresindeki davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezadan TCK'nın 62. maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak 3 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI CEZALANDIRILMASINA" ibarelerinin eklenmesine,
Diğer madde ve numaraların buna göre teselsül ettirilmek suretiyle hükmün bu şekilde CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin kararın bir suretinin yerel mahkemesince bilgi için sanığa tebliğine,
CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 09/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)