Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelenmesinin Dairemizde yapılan açık duruşması sonunda;
Dairemizin 27/02/2020 tarih, 2019/237 esas ve 2020/404 sayılı kararı ile sanık ... hakkında Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarih, 2018/673 esas ve 2019/461 karar sayılı ilamı ile basit yaralama suçundan verilen beraat hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği,
Anılan karara Cumhuriyet Savcısı ... 11/03/2020 tarih ve 2020/22 itiraz değerlendirme numaralı dilekçesi ile itiraz etmiş ve dairemizce yeniden yapılan inceleme neticesinde 11/03/2020 tarihli karar ile itirazın kabulü ile dosyanın yeniden esasa alınmasına dair karar verilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve Savunmalar:
Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının 21/11/2018 tarihli 2018/891 esas 2018/579 sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında Eşe Karşı Basit Yaralama suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 86/2-3.a, 29/1 ve 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesin yapılan yargılama sonucunda 19/09/2019 tarih ve 2018/673 Esas, 2019/461 sayılı kararda sanık ...'nın Eşe Karşı Basit Yaralama suçundan beraatine karar verilmiştir.
Gümüşhane Cumhuriyet Savcılığı tarafından 25/09/2019 tarih ve 2019/121 istinaf numaralı dilekçe ile mağdurun 01/11/2018 tarihinde hastaneye sevk edilerek tanzim olunan kati raporunda mağdurda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı tespit edildiği, kati rapor ve mağdurun soruşturma beyanı dikkate alındığında beraat kararında isabetsizlik bulunduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Sanık ... Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinde 11/04/2019 tarihli duruşmada alınan beyanında; "Ben üzerime atılı suçlamayı anladım, daha önce bu hususta soruşturma aşamasında ifade vermiştim, aynısını tekrar ederim, olay tarihinde eşimle aramızda tartışma çıktı, tartışma sırasında karşılıklı olarak birbirimizi itekledik, bunun dışında benim eşimi darp etmem söz konusu değildir, kesinlikle kendisine vurmadım, şu anda barıştık, eşimle aramızda bir problem yoktur, evliliğimiz huzurlu bir şekilde devam etmektedir, beraatimi talep ederim, hakkımda ceza verilecek olursa kamuya faydalı bir işte çalışmayı kabul ederim, ayrıca lehime olan yasa maddelerinin uygulanmasını talep ederim, hakkımda mahkumiyet hükmü verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul ederim," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ... Dairemizce 27/02/2020 tarihinde alınan beyanında; "Bu olaydan dolayı daha önce ilk derece mahkemesinde ifade vermiştim. O ifademi tekrar ederim. Olay tarihinde aramızda bazı şeylerin olduğu doğrudur ama daha sonra anlaştık, barıştık. Hatta ben bu şehirden bile gitmeyi düşündüm. Çünkü eşimin ailesinin bize sık sık müdahalesi oluyor. Bende bundan rahatsız oluyorum. İlk hareketi eşim başlattı. Eşim benim yakamdan tutarak çekti. Bende bunun üzerine elimle kendisini ittim. Olaydan dolayı pişmanım. Eşim şuanda doğum yaptığı için duruşmaya gelemedi." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Mağdur ... hazır olmadığından Dairemizce beyanı alınamamıştır.
Mağdur ... Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinde 11/04/2019 tarihinde alınan beyanında; "Ben bu hususta daha önce soruşturma aşamasında ifade vermiştim, aynısını tekrar ederim, eşimle barıştık, şu an aramızda bir huzursuzluk yoktur, çocuklarımızla birlikte mutlu bir şekilde yaşamaktayız, olay tarihine kadar eşim bana hiç el kaldırmamıştır, olay tarihinde de bir yanlış anlaşılmadan dolayı aramızda bir tartışma çıktı, karşılıklı olarak bir itiş kakış yaşandı, bende o anki sinirle vücudumda daha önce olan eşimin yapmadığı darp izlerini de göstererek şikayetçi oldum, ikimizde pişmanız, şu an şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Deliller: İddia, sanık savunması, mağdurun İlk Derece Mahkemesindeki ve savcılık aşamasındaki beyanları, doktor raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
Dairemizde yapılan yargılamada iddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ...'nın eşi ...'ya karşı işlemiş olduğu eşe karşı basit yaralama suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 2018/673 esas ve 2019/461 sayılı karar ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığı belirtilerek CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, bu karar Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık aleyhine istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince davanın yeniden görülmesi üzerine yapılana yargılama neticesi ve dosyada mevcut rapor ve ifadelerden anlaşıldığı üzere 01/11/2018 tarihli doktor raporunda mağdur ...'nın yüzünde ve kulağında hipermik alanlar bulunduğu tespit edilmiş ve bu yaralanmasının basit müdahale ile giderilebileceği belirtmiş, mağdur kolluk ifadesinde eşi sanık ...'nın başının sol hizasına iki kez vurduğunu belirtmiş, mağdur beyanı ile doktor raporunun birbirini teyit ettiği, suç tarihinde mağdur ile sanığın resmi nikahlı evli oldukları, mağdurun kolluk ifadesi ile uyumlu doktor raporları dikkate alındığında sanık ...'nın eşi ...'ya tokat atmak suretiyle eşe karşı basit yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından, Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarih, 2018/673 esas ve 2019/461 sayılı kararının kaldırılarak ve CMK 280/2, ikinci cümlesi gereğince yeniden hüküm kurularak sanık ...'nın eylemine uyan eşe karşı basit yaralama suçundan dolayı TCK 86/2-3-a, 53/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE GEREKÇE;
Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığınca suç tarihinde sanık ...'nın eşi ...'ya karşı işlemiş olduğu eşe karşı basit yaralama suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılama sırasında Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesince 2018/673 esas ve 2019/461 sayılı karar ile beraatine karar verilmiş, bu karar Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık aleyhine istinaf edilerek dosya dairemize gönderilmiştir.
Dairemizce duruşma açılmasına karar verilip davanın yeniden görülmesi üzerine sanığın alınan beyanında "Eşim benim yakamdan tutarak çekti. Bende bunun üzerine elimle kendisini ittim. Olaydan dolayı pişmanım "şeklinde savunmada bulunmuştur.
Hazırlık aşamasında aldırılan 01/11/2018 tarihli doktor raporunda mağdur ...'nın yüzünde ve kulağında hipermik alanlar bulunduğu tespit edilmiş ve bu yaralanmasının basit müdahale ile giderilebileceği anlaşılmış, ayrıca sanığın üzerine atılı suçun şikayete tabi olmadığı ve aynı şekilde uzlaştırmaya tabi suçlardan olmadığı anlaşılmıştır.
Yine mağdurun hazırlıkta olayın sıcağı sıcağına vermiş olduğu ifadesinde sanık olan eşi ...'nın başının sol hizasına iki kez vurduğunu belirtmiş, mağdur beyanı ile doktor raporunun birbirini teyit ettiği, bu anlamda sanığın aşamalardaki ifadelerinde atılı suçu işlemediğini ileri sürmüşse de suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, zaten heyetimiz huzurunda alınan beyanında da zımnen olarak eşini ittiğini ve fakat bunu karşı tarafın tahrikiyle yaptığını, ilk eylemi eşinin gerçekleştirdiğini kabul etmiştir.
Böylece suç tarihi itibariye sanık ile mağdurun resmi nikahlı evli oldukları, mağdurun kolluk ifadesi ile uyumlu doktor raporları dikkate alındığında sanık ...'nın eşi ...'ya vurmak ve eliyle itmek suretiyle aldırılan rapora göre basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, bu anlamda Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarih, 2018/673 esas ve 2019/461 sayılı beraat kararının doğru olmadığı anlaşıldığından dairemizce yeniden yargılama yapıldığı, yargılama neticesinde sanığın, dosya arasındaki nüfus kayıt tablosundan resmi nikahlı eşi olduğu anlaşılan mağdura yönelik yaralama suçunu işlediğinin sabit olduğu, bu anlamda yaralama eyleminin hukuki nitelendirmesine geçildiğinde; Kasten yaralama suçu TCK'nın "Kişilere Karşı Suçlar" kısmının "Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar" bölümünde yer alan 86 ve 87 maddelerinde düzenlenmiştir. Kasten yaralama suçu ile korunan hukuki değer vücut bütünlüğü ve dokunulmazlığı hakkıdır. Bu suçun faili herkes olabilir. Mağdurun altsoy- üstsoy, eş ya da kardeş veya beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan bir kişi olması, cezayı ağırlaştıran bir nitelikli haldir. Müştekinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan her türü hareket bu suçu oluşturabilir. Vücuda acı verme, bir kişiye karşı vücut dokunulmazlığı ve esenliğini önemsiz sayılamayacak derecede ihlal eden kötü muamelelerin gerçekleştirilmesidir. Vücuda acı verme esas itibariyle maddi bir acıyı ifade eder. Kasten yaralamanın üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı işlenmesi durumunda ceza artırılarak verilir.
Bu anlamda sanığın eşine karşı üzerine atılı yaralama suçunu işlediğinin sabit olduğundan suçun işleniş biçimi ve özellikleri sanıkta bu şekilde açığa çıkmış olan kastı dikkate alınarak seçimlik cezalardan takdiren adli para cezası tercih edilerek alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın eylemini resmi nikahlı eşine karşı işlemiş olduğu anlaşıldığından cezasından TCK 86/3-a maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılmış, yine sanığın haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında suç işlendiği kabul edilerek cezasından TCK'nın 29/1.maddesi uyarınca tahrikin ağırlığına göre takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak netice olarak sanığın adli sicil kaydı incelemesi itibari ile daha önceden kasıtlı suç işlediği bu sebeple sanığın daha önceden sabıkasının bulunması ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede vicdani olumlu kanaat oluşmadığından hakkında CMK 231 maddesi uygulanmamış, olup , Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarih, 2018/673 esas ve 2019/461 sayılı kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarih, 2018/673 esas ve 2019/461 karar sayılı beraat kararının KALDIRILMASINA
B1-Sanığın üzerine atılı eşini kasten yaralama suçu nedeniyle, eylemine uyan TCK'nun 86/2. maddesi gereğince TCK' nun 61. maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer konusunun önem ve değeri , meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki, yaralamanın niteliği göz önüne alınarak takdiren para cezası tercih edilmek suretiyle sanığın 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2-Sanığa verilen cezanın sanığın sübuta eren kasten yaralama suçunun mağdur eşine karşı işlemiş olması nedeniyle, TCK' nun 86/3-a maddesi gereğince yarı oranı da (1/2) artırılarak sanığın 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3-Sanığın haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında suç işlendiği kabul edilerek cezanın TCK'nın 29/1.maddesi uyarınca tahrikin ağırlığına göre takdiren 1/4 oranında indirilerek sanığın 135 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4-Sanığın geçmişi, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışları ile cezanın sanığın üzerindeki olası etkileri bir arada değerlendirilerek sanığa verilen cezasından TCK' nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 112 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
5- Sanığa verilen cezadan başkaca yasal yada takdiri artırım veya indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA,
6-Sanığın adli sicil kaydı incelemesi itibari ile daha önceden kasıtlı suç işlediği ve hakkında CMK nın 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, bu anlamda yasal şartlar oluşmadığından sanık hakkında CMK 231 madde gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına,
7- Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınmak suretiyle verilen 112 gün adli para cezasının TCK'nun 52/2 maddesi gereğince günlüğü takdiren 20,00 TL'den paraya çevrilmek suretiyle sanığın 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
8-Sanığın ekonomik ve şahsi durumu dikkate alınarak TCK' nun 52/4. maddesi gereğince verilen adli para cezasının birer ay ara ile takdiren 10 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına (ihtar edildi.)
9- Sanık hakkında Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/448 Esas, 2017/301 Karar sayılı Karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve sanığın 5 yıllık deneme süresi içerisinde yeniden kasıtlı olarak suç işlediği anlaşılmakla, karar kesinleştiğinde ilgili mahkemesine CMK 231 maddesi gereğince Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ele alınması yönünden bildirimde bulunulması için müzekkere yazılmasına,
10-Bu dava için yapılan 10 adet tebligat gideri 190.00 TL, 3 adet müzekkere gideri 27.00 TL ve 34.50 TL posta gideri olmak üzere toplam 251.50 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair; sanık ...'nın yüzünde, katılan ...'nın yokluğunda Cumhuriyet Savcısı ... (…)'nun huzurunda hükmedilen adli para cezasının miktarı itibariyle kesin olmak üzere 12.05.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)