Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, ilk derece mahkemesinin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ancak;
Sanığa verilen kısa süreli hapis cezası her ne kadar ertelenmiş ise de sanığın sabıkasının olmaması, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ve suçun işlenmesindeki özellikler birlikte değerlendirildiğinde, yasada öngörülen tercihli cezalardan para cezasının tercihi ile hakkında para cezasına hükmedilmesine engel bir durum bulunmadığı, zaten sanığın da istinaf dilekçesinde böyle bir talebinin olduğu, bu aykırılığın düzeltilmesi gerektiği dairemizce değerlendirilmiş olup,
Belirtilen hukuka aykırılığın CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince olayın daha ziyade aydınlanması ve yeniden yargılama yapılması gerekmeden düzeltilebileceği anlaşıldığından,
İlk derece mahkemesinin hüküm kısmının A. Bendinin 1,2,3,4,5,6,7,8 ve 9 fıkralarının hükümden çıkarılarak yerine,
"A-Sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından; suçun işleniş şekli ve özellikleri sanığın kişiliği, şahsi durumu, dikkate alınarak eylemine uyan 5237 sayılı yasanın 89/1 maddesi gereğince takdiren sanığın kusur oranı da dikkate alınarak ve alt sınırdan para cezası tercih edilerek 90 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Katılanın alınan raporu incelendiğinde; vücudunda kemik kırığı oluştuğu anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 89/2-b maddeleri gereğince yarısı oranında artırılarak sanığın 135 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığın mahkemedeki tutum ve davranışları, sosyal ilişkileri verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezanın 62 mad. gereğince 1/6 oranında indirilerek 112 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
- Sanığa verilen 112 GÜN karşılığı Adli Para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu, suçun işleniş şekli ve biçimi dikkate alınarak 5237 sayılı yasanın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20,00.TL den paraya çevrilerek Sanığın 2.240,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak, hükmolunan 2.240 TL adli para cezasının, TCK nın 52. maddesinin 4.fıkrası uyarınca, her ay bir taksit olmak üzere 10 ayda 10 eşit taksitte sanıktan alınmasına, taksitlerden herhangi birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının bir defada sanıktan tahsiline (ihtarat yapılamadı)" ibarelerinin eklenmesine, diğer kısımlarının aynı kalmak ve buna göre teselsül ettirilmek suretiyle bu şekilde hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin kararın bir suretinin yerel mahkemesince bilgi için istinaf edene tebliğine,
CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 03/04/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)