Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelenmesinin dairemizde yapılan açık duruşması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Araklı Cumhuriyet Başsavcılığının 12/03/2019 tarih, 2019/186 soruşturma ve 2019/59 esas numaralı iddianamesiyle sanık ....'ın kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle Araklı Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Araklı Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 16/10/2019 tarih, 2019/98 esas ve 2019/323 karar sayılı karar ile sanık ....'ın kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık .... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Söz konusu istinaf başvurusu, başvuruya konu kararın niteliği ile suç tarihine ve tüm dosya içeriğine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiş,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; inceleme raporu doğrultusunda suçun sübutunun yeniden yargılama ve heyetçe duruşma yapılarak değerlendirilmesi kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık .... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "İddianamenin içeriğini anladım, olay günü kayıp olan kızımı sormak için emniyete gitmiştim, orada bulunan görevlilere çocuğumu soracaktım, müşteki emniyet müdürü beni yanına çağırdı ve hakaret etmeye başladı, polis memurlarına "tutun şunun kafasını patlatayım" dedi, "madem kızını o kadar merak ediyorsun neden sahip çıkmadın, " dedi, ben de kendisine "kızımın yerini biliyorsan söyle" dedim, ben kesinlikle kendisine karşı bir hakaret etmedim, beraatimi talep ederim" şeklinde ifade vermiştir.
Sanık .... dairemizce alınan savunmasında: "Daha önce bu konuda savunma yapmıştım, tekrar ederim. Ben önceki savunmalarımı tekrar ederim, benim çocuğum kayıp olmuştu, 3 senedir polisler çocuğumu bulamıyor, bende emniyete gittim çocuğumu niye bulamıyorsunuz diye bilgi almak istedim, orada bulunan müşteki polis memuru beni çağırdı, seni aldırırım, hapise attırırım gibi laflar söyledi, bende bunun üzerine ağladım, dışarı çıktım. Ben daha önceki ifadelerimde kızgınlıkla hakaret ettiğimi söylemiş isem de hiçbirşey söylemediğimi hatırlıyorum" şeklinde ifade vermiştir.
Müşteki .... şikayetinde " İddianamenin içeriğini anladım, sanık olay günü kızı ile ilgili bir gelişme olup olmadığın öğrenmek için emniyet binasına gelmişti, kendisine ben yardımcı oldum, herhangi bir gelişme olmadığını söyleyince bana hitaben "yalan söylüyorsunuz, işinizi doğru yapın, sen erkek misin, köpek" gibi ifadeler kullandı, ancak ben kendisinden şikayetçi değilim, davaya katılma talebim yoktur" şeklinde görüşte bulunmuştur.
TANIK BEYANI:
Tanık .... " İddianamenin içeriğini anladım, olay günü ilçe emniyet müdürlüğünün yanındaydım, sanık kayıp kızını sormak için emniyete geldi, sanık sürekli olarak kızını sormak için emniyete geliyordu, müşteki, sanığa yardımcı olmak için sanığı yanına çağırdı, müşteki, sanığa yardımcı olmaya çalışırken sanık bir anda bağırmaya başladı, müşteki de kendisini uyardı, sanık müştekinin kendisini uyanması üzerine "aldıracaksan aldır köpek, erkeksen aldır, sen erkek misin" şeklinde ifadeler kullandı, müşteki de sanık hakkında işlem başlatmamızı söyledi, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık için ücret talebim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .... " Tarafıma okunan iddianamede geçen olayın içeriğini anladım. Biz olay günü emniyetin bahçesinde emniyet müdürümüz ve polis arkadaşlarla beklerken sanık kayıp kızı ile ilgili bilgi almak için emniyete geldi. Görevli arkadaş kendisi ile ilgilenirken müşteki olan emniyet müdürümüz kendisini yanına çağırarak yardımcı olmaya çalıştı. Müştekinin sanığa karşı tutun şunun kafasını patlatayıp şeklinde bir beyanı olmadı aksine yardımcı olmaya çalıştı. Sanık daha sonra müştekiye karşı iddianamede geçen şekilde hakaretlerde bulundu. Bunun üzerine emniyet müdürümüz hakkında işlem yapacağını söyledi. Daha sonra sanık emniyetten ayrılarak gitti. Yapmış olduğum tanıklık için ücret talebim yoktur. Olay ile ilgili görgü ve beyanlarım bunlardan ibarettir " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
İddia, sanık savunması, müşteki beyanı, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
DAİREMİZDE YAPILAN YARGILAMADA İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Araklı Cumhuriyet Başsavcılığınca ....'ın hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2019 tarih 2019/98 esas ve 2019/323 karar sayılı kararı ile hakaret suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş, sanığın süresi içerisinde karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine İstinaf Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
Müştekinin Araklı İlçe Emniyet Müdürü olduğu, sanığın 29/01/2019 tarihinde kayıp kızıyla ilgili gelişme olup olmadığını öğrenmek için Araklı Emniyet binasına geldiği ve burada müşteki ile karşılaşarak kızıyla ilgili gelişme olup olmadığını sorduğu, müştekinin herhangi bir gelişme olmadığını söylemesi üzerine sanığın sinirlenerek müştekiye ‘’yalan söylüyorsunuz sizin neyden haberiniz var ki işinizi doğru yapın adam gibi yapın’’ diye söylediği, müştekinin ‘’bu yaptığınız doğru değil hakkınızda yasal işlem başlatırım illa memurlara aldırayım mı sizi’’ diye söylemesi üzerine sanığın ’’aldıracaksan aldır sen erkek misin köpek, erkeksen aldır da göreyim’’ diye hakaretlerde bulunduğu, sanığının eylemini kendisine söylenen "bu yaptığınız doğru değil hakkınızda yasal işlem başlatırım illa memurlara aldırayım mı" sözü üzerine söylediği sanık savunması, müşteki ve tanık beyanları ve dosya kapsamından anlaşılmakla,
Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2019 tarih 2019/98 esas ve 2019/323 kararının kaldırılarak ve CMK 280/2 ikinci cümlesi gereğince yeniden hüküm kurularak sanığın alenen sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan dolayı eylemine uyan TCK 125/3,a TCK 125/4, TCK 129/1 TCK 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa" demiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE GEREKÇE;
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, müşteki beyanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık ....'ın duruşmada alınan savunmasında çocuğunun 3 yıldır kayıp olduğunu, polisin çocuğunu bulamadığını, emniyete gidip çocuğunu niye bulunmadığı konusunda bilgi almak istediğini, orada bulunan müşteki polis memurunun kendisini çağırdığını, seni aldırırım hapise attırırım şeklinde sözler söylediğini, kendisinin bunun üzerine ağlayarak dışarı çıktığını, sanığa herhangi bir şekilde hakarette bulunmadığını ifade etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanığın kamu görevlisi olan müştekiye "aldıracaksan aldır, sen erkekmisin köpek" şeklinde beyanlarda bulunmasından dolayı TCK'nun 125/1-3-a,4, 62 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya incelenmek üzere dairemize gönderilmiş, dairemizce yapılan inceleme sonrasında sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi için davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verildiği görülmüştür.
Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2019/6270 Esas sayılı dava dosyasında da belirtildiği üzere 5237 sayılı TCK'nun "hakaret" başlıklı 125. Maddesinde "bir kimseyi onur şeref ve saygınlığını rencide edebilecek neticede somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır, mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılması için fiilin en az 3 kişi ile ihtilat ederek işlenmesi gerekir" hükmü yer almaktadır.
Ceza Genel Kurulu 14/10/2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere hakaret fiilin cezalandırılması ile korunan hukuki değer kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içerisinde itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hakeretlerden biri ile gerçekleştirilen eylem bireyin onur şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşturacaktır.
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri ve sözlerin hakaret suçu yönünde değerlendirilmemesi açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek biçimde somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
TCK'nun 125/4 maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen kişiler tarafından görünme ve duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerden işlenmesi gerekmektedir.
Yargılama konusu olayda ise, müşteki ....'nın Araklı İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı, olay günü 29/01/2019 tarihinde sanık ....'ın daha önceden kızının kaybolması sebebiyle ilçe Emniyet Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, kızının bulunup bulunmadığı konusunda bir gelişme olup olmadığını öğrenmek için Araklı İlçe Emniyet Müdürlüğüne geldiği, burada müşteki ile karşılaştığında kızı ile ilgili gelişme olup olmadığını sorduğu, müştekinin kızının bulunması konusunda herhangi bir gelişme olmadığını, kızını aramaya devam ettiklerini söylemesi karşısında sanığın kızının bulunması konusunda ısrarcı davranması sonucu müştekinin sanığa "bu yaptığınız doğru değil, sizin hakkınızda işlem başlatırım, illa memurlara aldırayım mı sizi" sözünü söylemesi üzerine sanığın müştekiye hitaben İlçe Emniyet Müdürlüğü bahçesinde "aldıracaksan aldır, sen erkekmisin köpek" şeklinde sözler söylemek suretiyle sanığın müştekiye kamu görevlisine görevinden dolayı alanen hakaret suçunu işlediği sabit olmuş ise de sanığın hakaret eylemine karşı, karşı tarafın kendisine söylediği "bu yaptığınız doğru değil sizin hakkınızda işlem başlatırım, illa memurlara aldırayım mı " sözlerinden dolayı haksız fiile tepki olarak işlendiğinden TCK'nun 129/1 maddesi gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesince bu anlamda kanuna aykırı hüküm kurulduğu anlaşıldığından Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2019 tarih, 2019/98 esas ve 2019/323 karar sayılı ilamının hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla kaldırılmasına karar verilmiş olup sanığın üzerine atılı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret eyleminden dolayı sanığın katılanın kendisine yönelik haksız fiiline tepki olarak işlemiş olması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM:
CMK'nın 280. maddesinin 2. fıkrası gereğince Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2019 tarihli, 2019/98 esas - 2019/323 karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA,
Sanık .... hakkında katılana yönelik gerçekleştirdiği hakaret eylemi nedeniyle TCK 125/1-3/a, 43/2 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın katılanın kendisine yönelik haksız fiiline tepki olarak işlemiş olması sebebiyle TCK'nın 129/1-1.maddesi delaletiyle CMK'nun 223/4-c maddesi gereğince sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" ibaresinin eklenmesine,
Sanığın sarfına neden olduğu tebligat gideri 80,00 TL, tanıklık ücreti 30,00 ve posta gideri 17,25 TL olmak üzere toplam 127,25 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile alınarak hazine adına irat kaydına,
Dair, sanığın yüzüne karşı müştekinin yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek ve Hakime onaylattırılarak zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle CMK'nun 286/1 ve 291. maddeleri gereğince Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 07/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)