Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi.
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Sanık hakkında Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/629 Esas, 2020/97 Karar sayılı ilamı ile TCK nın 58/6-7 Maddesi gereğince tekerrür hükümleri uygulandığından 5275 Sayılı Yasanın 108/3 maddesi gereğince ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken uygulanmadığı görülmüşse de aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, ilk derece mahkemesinin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmuşsa da;
İlk derece mahkemesinin hükmün incelenmesinde; sanık hakkında daha önce aynı suçtan CMK nın 231. Maddesi gereğince verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları olduğu ve bu kararla ilgili olarak yasal şartlar oluşmasına rağmen CMK nın 231/11 maddesi gereğince ihbarda bulunulmamışsa da belirtilen bu hukuka aykırılıkların CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince olayın daha ziyade aydınlanması ve yeniden yargılama yapılması gerekmeden düzeltilebileceğinden,
İlk derece mahkemesinin hüküm kısmının 1. bendi 6. Fıkrasından sonra gelmek üzere;
"Erzurum 9.Kol.Asm'nin 2014/1261 Esas 2016/551 Karar sayılı ve Kalkandere Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/4 Esas 2017/21 karar sayılı ilamları ile sanık hakkında CMK nın 231. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, kararın kesinleştiği ve 5 yıllık yasal denetime tabi tutulduğu, 5 yıllık yasal denetim süresi içerisinde sanığın dosyamızdaki suçu işlediği ve şartları oluştuğundan 5271 Sayılı Yasanın 231/11 maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ilgili mahkemelerine dosyaların yeniden ele alınıp alınmaması hususunda İHBARDA BULUNULMASINA" ibaresinin yazılmak ve hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile İSTİNAF BAŞVURUSUNUN BU ŞEKİLDE DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kararın bir suretinin yerel mahkemesince bilgi için itiraz edene tebliğine,
Hakaret suçu yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek ve Hakime onaylattırılarak zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle CMK'nun 286/1 ve 291. maddeleri gereğince Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 02/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.(¤¤)