Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelendi.
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığı anlaşılmakla gereği görüşülüp düşünüldü.
Hüküm kısmının 3. Maddesinde ve buna bağlı olarak devamında indirim uygulanırken hata yapılmış olması sanık lehine olup, aleyhe temyiz olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, mahkemece kabul edilen oluş, nitelendirme ve değerlendirmenin yerinde olduğu, istinaf başvurusuna konu kararda sübuta, usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerde ve yapılan işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı gibi delil ve işlemlerin başkaca bir hukuka aykırılık da içermediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu ve yüklenen eylemin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, buna göre eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından ;
İncelenen hükme yönelik suça sürüklenen çocuğun; hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna dair ve sair ileri sürdüğü istinaf başvuru istemi ile yerel mahkemece kabul edilen oluş, nitelendirme ve değerlendirme kapsamında kurulan hüküm içeriği itibarıyla yerinde görülmemiş olup ancak;
TCK'nun 50/3 maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir."
Şeklindeki amir düzenleme itibarı ile,
Adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan SSÇ hakkında TCK'nun 86/1, 87/3, 29, 31/3 ve 62. madde ve fıkraları uyarınca hükmolunan 4 ay 24 gün hapis cezasının, TCK'nun 50/3 madde ve fıkrası gereğince aynı maddenin 1/a,b,c,d,f madde ve fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden SSÇ'ye verilen cezanın CMK'nun 231/7-11 maddeleri gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmemesi yerinde değil ise de; bu aykırılık 5271 Sayılı Kanunun 303. maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın açıklanan hususlar noktasında;
Bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasında 5. Fıkradan sonra gelmek üzere ;
"Suça sürüklenen çocuğun yaşı ve hapis cezasının süresine göre, TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca yasal zorunluluk nedeniyle kısa süreli hapis cezasının taktiren TCK'nın 50/1-a maddesinde düzenlenen adli para cezası seçenek yaptırımına çevrilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun 144 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
TCK'nın 52/2. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak gün olarak belirlenen adli para cezasının bir gün karşılığı 20.00 TL taktir edilerek;
Hapis cezasından çevrilen 144 gün adli para cezası nedeniyle 2.880,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
TCK.nun 52/4. maddesi gereğince, suça sürüklenen çocuğun ekonomik durumu dikkate alınarak adli para cezasının birer ay ara ile 10 eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ihtarına (ihtar yapılamadı),"
İstinaf aşamasında yapılan toplam yargılama gideri olan 16,80 TL nin terkin sınırının altında kaldığından tahsiline yer olmadığına, hazine üzerine bırakılmasına
İbarelerinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 08/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)