Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya ve inceleme raporu incelendi. İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığı anlaşılmakla gereği görüşülüp düşünüldü.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Araklı Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararda sanık hakkında her ne kadarda beraat kararı verilmişse de dosyada yapılan inceleme de müşteki Sevim'in kendisine tokat atanın dosyamızın sanığı ... olmadığı, ceza evinden yeni çıkan abisi A...'in kendisine vurduğunu beyan ettiği , A...'in cezaevinden yeni çıkmış olması ve yeniden ceza almaması için ailesi tarafından baskı yapıldığından bahisle suçu sanığın üzerine attığını beyan ettiği, bu hususta mahkemece A... isimli şahsın tanık sıfatıyla ifadesinin alınması gerekirken alınmadığı, eksik kovuşturma ile beraat kararı verildiği gibi, müştekiyi darp edenin A... olduğu ortaya çıkması durumunda da Ali ile ilgili gereğinin taktir ve ifası için savcılığa suç duyurusunda bulunulması gerektiği, istinaf başvurusu bu nedenle yerinde olduğundan 5271 sayılı CMK'nın 280 ve 289/1-i maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi HÜKMÜNÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere Araklı Asliye Ceza Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
CMK'nun 284/1 ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 24/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)