Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya ve inceleme raporu incelendi.
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığı anlaşılmakla gereği görüşülüp düşünüldü.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Müştekiye annesi F..M...'ın vasi olarak atandığı, İlk Derece Mahkemesince vasi annenin duruşmada tanık olarak dinlendiği, gerekçe de de tanığın anlatımlarına atıfta bulunulduğu anlaşılmıştır.
Oysa vasi olan mağdurun annesi F..M...'ın müşteki sıfatıyla dosyada dinlenmesi gerektiği, bunun için de müştekinin yasal haklarının hatırlatılması ve bu haklar hatırlatıldıktan sonra beyanının alınması gerektiği, aksine F..M...'ın tanık hakları hatırlatılıp beyanının alındığı, müşteki sıfatıyla hakları hatırlatılmadan müşteki gibi beyanının alınmasının yasal olmadığı, hükmün gerekçesinde gösterilen bu delilin yasal haklar hatırlatılmadan elde edildiği için hukuka aykırı elde edilen delil olduğu, bu haliyle hükme esas alınamayacağı, kesin hukuka aykırılık nedeni oluşturduğundan bozmayı gerektirmiş, tarafların istinaf nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olup 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d ve 289/1-i maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi HÜKMÜNÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere Pazar(Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
CMK'nun 284/1 ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 25/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)