Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya ve inceleme raporu incelendi.
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığı anlaşılmakla gereği görüşülüp düşünüldü.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.06.2008 günlü 148-169 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, ceza yargılamasında temel kural duruşmanın yüze karşı yapılmasıdır. 5271 sayılı CMK’nın 193. maddesinin 1. fıkrasında yasanın ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 289. maddesinin 1.fıkrasının e bendinde ise duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılmasının kesin bozma nedeni olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu kuralın istisnaları 5271 sayılı CMK’nun 194, 195 ve 196. maddelerinde açıkça gösterilmiştir. Yasada belirtilen istisnalar dışında sanığın duruşmaya getirtilmesi zorunlu olup, dosya kapsamına göre, sanığın bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla duruşmalarak katılmak istemediği yönünde dilekçe ibraz ettiği gerekçe gösterilmiş ise de; sanığın Araklı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla 12/04/2019 tarihli dilekçesi ile bu tarih itibariyle SEGBİS sistemiyle olan mahkemeye katılmak istemediğini bildirdiği, oysa hüküm verildiği duruşmada sanığın her hangi bir dilekçe sunmadığı, sadece 12/04/2019 tarihli bir dilekçesinin olduğu ve o dilekçede "bu gün segbis sistemiyle olan mahkemememe kendi isteğimle katılmak istemiyorum " şeklinde 12.04.2019 tarihli beyanının olduğu, bu şekilde sanığın 01/10/2019 tarihli hüküm kurulan son duruşma da ceza evinde olduğu bilinmesine rağmen çağrılmayarak son beyanları ve son sözü sorulmadan mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 Sayılı CMK'nun 193, 196 ve 216/3 maddelerindeki buyurucu hükme aykırı davranılarak savunma hakkının sınırlandırılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, sanığın istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5271 sayılı CMK'nın 280 ve 289/1 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi HÜKMÜNÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
CMK'nun 284/1 ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 07/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)