Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi.
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Tanık Halil Yeşiltepe'nin hazırlık beyanı ve dosya kapsamına göre hakaret suçunun oluştuğu beraat kararının doğru olmadığı anlaşılmış ise de; aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Yine TCK'nın 43/2 maddesi gereğince arttırım yapılırken teşdit uygulanmasına rağmen gerekçe getirilmemesi ve arttırımın teşdiden yapıldığı kararda belirtilmesede dosya kapsamına göre teşdit uygulanması yerinde olduğundan bozma konusu yapılmamış ancak bu duruma gerekçe getirilmemesi eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Eleştirilen hususlar dışında soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, ilk derece mahkemesinin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği,
Yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış ancak;
İlk Derece Mahkemesince Adli Emanette bulunan sanığa ait takma dişin müsaderesine karar verilmiş ise de; sanığın kendisine zarar vermek için ağzından çıkardığı takma dişin suçta kullanılmadığından iadesi gerektiği, bu hususun CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince olayın daha ziyade aydınlanması ve yeniden yargılama yapılması gerekmeden düzeltilebileceği anlaşıldığından,
İlk Derece Mahkemesi kararınının müsadere kısmına ilişkin bendi çıkartılarak yerine;
"Adli Emanetin 2018/243 sırasında kayıtlı 1 adet kırık cam rakı bardağının TCK'nın 54.maddesi gereğince müsaderesine, suçta kullanılmadığı anlaşılan 1 adet takma dişin sanığa iadesine" ibarelerinin eklenmesine,
Hükmün bu şekilde CMK'nın 280/1-a ve 303 maddeleri gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin kararın bir suretinin yerel mahkemesince bilgi için sanığa tebliğine,
CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 24/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)