Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi.
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut tüm bu delillerin değerlendirilmesi sonucu sanık E...Ö... hakkında mağdur Ö..Y...'e karşı yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de;
Mağdur Ö..Y... hakkında 29/05/2019 tarihli Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortepedi Polikliniğince düzenlenen raporda "dün sağ ayak tekme atma sonrası sağ ikinci metalapsiksel uç kırığı " tespit edildiği, olay nedeniyle Kalkandere Açık Ceza İnfaz Kurumu müdürlüğünce yapılan soruşturmada sanığın 27/05/2019 tarihli ifadesinde mağdurla tartışma sırasında yere düştüğünü bu sırada mağdurun kendisine tekme attığını beyan ettiği, mağdurun hiçbir ifadesinde sanığın kırılan ayak parmağına tekme attığını iddia etmediği, tanıkların da bu yönde bir beyanının olmadığı, duruşma sırasında dinlenen sanık, müşteki ve tanıkların mağdurdaki kırığın nasıl meydana geldiği konusunda bilgilerinin bulunmadığını beyan ettikleri, buna göre de mağdurdaki ayak parmak kırığının sanığın vurması sonucu mu yoksa kendisinin tekme atması sonucu mu meydana geldiği hususunda şüphe oluştuğu, bu yönde dosyada kesin bir kanaate ulaşılmasının mümkün bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi gereği de bu durumun sanık lehine yorumlanması gerektiği buna göre de sanığın eyleminin TCK'nın 86/2 maddesi kapsamındaki basit yaralama suçu olarak kabul edilmesi gerektiği, bu suçun da şikayete tabi olduğu ve müştekinin şikayetçi olmadığı, bu durumda TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunanın istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
Sanık E...Ö... hakkında ilk derece mahkemesince yaralama suçundan verilen 12/12/2019 tarih ve 22019/170 Esas ve 2019/244 Karar nolu MAHKUMİYET HÜKMÜNÜN KALDIRILARAK , bunun yerine;
"Her ne kadar sanık hakkında yaralama suçunu işlediğinden bahisle TCK nın 86/1,87/3,53 maddeleri gereğince kamu davası açılmış ise de, yüklenen eylemin TCK'nın 86/2 maddesinde düzenlenen basit yaralama suçunu oluşturduğu bu suçun takibinin şikayete tabi olduğu, mağdurun şikayetçi olmadığı anlaşılmakla bu suçtan açılan kamu davasının TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün CMK'nın 303/1-a, 280/1-a maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin kararın bir suretinin yerel mahkemesince bilgi için sanığa tebliğine,
CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 06/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)