Yerel Mahkemece kurulan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü,
İstinaf başvurusunun reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; sanık hakkında müşteki Ö..İ...'i silahla basit yaralama suçundan açılan kamu davasında, eylemin silahla işlenmediğinin kabulü ile basit yaralama suçundan TCK'nun 86/2 maddesi gereğince sanığın 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
24/10/2019 tarihli Resmi Gazetenin 30928 sayısında yayımlanan 7188 Sayılı Kanunun 27. Maddesi ile 5271 Sayılı Kanunun 280/1 Maddesine eklenen (f) fıkrası gereğince uzlaştırma usulünün uygulanmamasının bozma nedeni olacağı, hükme esas TCK'nun 86/2 maddesindeki suçun uzlaşmaya tabi olduğu, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 35. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 254 maddesi uyarınca "kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde kovuşturma davası uzlaşma bürosuna gönderilir" şeklindeki düzenlenme ile 5237 sayılı TCK'nun 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü karşısında 6763 sayılı kanunun 35. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 254. Maddesi gereğince uzlaşma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edilmesinin gerekli olması bozmayı gerektirmiş,
Mahkemenin kabulüne göre;
1-Sanık K... K...'ya yüklenen basit yaralama suçu nedeniyle TCK'nın 86/2 maddesi gereği hüküm kurulurken maddede hapis veya adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırımlardan daha ağır olan hapis cezasının tercih edilmesi durumunda, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken bunun yapılmadığı,
2-Sanığın sabıkalı kişiliği nazara alınarak hakkında TCK'nun 62/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; buna ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmediği,
3-Sanık K... K... hakkında Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/230 Esas ve 2005/167 Karar sayılı kararı ile verilen cezasının tekerürre esas olduğu anlaşılmakla TCK nun 58/6-7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ise de; bu ilamın sanığa ait olmadığı, sanığın sabıkasız olduğu, hükümde esas alınan ilamın gerçekte beraat eden sanık Emin K...'ya ait olması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının doğru olmadığı,
4-Sanık K... K...nun adli sicil kaydının temiz olması karşısında hakkında CMK nın 231. Maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükmün değerlendirilmeyerek hukuka aykırı davranıldığı,
Bu şekilde kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu, sanık K... K... müdafii Av. ...'ın istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-f ve 289 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi HÜKMÜNÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
CMK'nun 284/1 ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 17/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)