Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi.
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
5271 sayılı CMK'nın 191/1. maddesine aykırı olarak 1.celsede iddianamenin kabul kararı okunmadan duruşmaya başlanmış ise de, sanığın savunması alınırken iddianame ve eklerinin okunduğu, iddianamede atılı suçun sanığa ayrıntılı olarak anlatıldığının belirtilmesi karşısında 5271 sayılı CMK'nin 289. maddesinde öngörülen kesin hukuka aykırılık hallerini oluşturmadığı, savunma hakkını kısıtlamadığı ve bu hususun artık düzeltilemeyeceği anlaşıldığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında her ne kadar tehdit suçundan TCK nın 106/1.1.cümlesi gereği netice olarak 6 Ay 7 Gün Hapis cezası verilmişse de tanık Ali Ceyral'ın gerek soruşturma aşamasında ve gerekse duruşma aşamasında alınan beyanları incelendiğinde sanığı kastederek sadece küfürlü bir şeyler söylediğini duydum dediği, tehdit sözü duyduğuna dair somut bir beyanının olmadığı, bu anlamda müştekilerin soyut beyanlarının diğer delillerle desteklenmediği, tehdit suçu yönünden iddiaların şüpheden ibaret kaldığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği atılı suçtan beraati gerektiği anlaşılmış olup,
Belirtilen bu hukuka aykırılık durumu CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince olayın daha ziyade aydınlanması ve yeniden yargılama yapılması gerekmeden düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
Dereli Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarih, 2018/95 Esas ve 2019/155 karar sayılı hükmünün c fıkrasında tehdit suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,
Yerine;
“C-Sanık H..E...'in mağdurlar Ş..T... ve H..A...'a karşı tehdit suçundan TCK'nın 106/1-1,43/2 maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, sanığın mağdurları tehdit ettiğine yönelik her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter derecede somut, kesin, denetime elverişli bir delil elde edilemediğinden, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın BERAATİNE,
CMK’nın 325/1. maddesi uyarınca, yalnızca cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin sanığa yükletileceğinden ;
Hükmün yargılama giderine ilişkin 9 nolu fıkrası çıkartılarak yerine;
"5230 sayılı yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümde dava nedeniyle yapılan yargılama giderinin CMK'nın 324/4.maddesi uyarınca devlet hazinesine yükletilmesine" ibarelerinin eklenmesine,
Sanığın istinaf başvurusunun kabulü, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmeyerek hükmün bu şekilde CMK'nın 280/1-a ve 303 maddeleri gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin kararın bir suretinin yerel mahkemesince bilgi için istinaf edenlere tebliğine,
CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 06/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)