Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi.
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, ilk derece mahkemesinin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış ise de;
Sanık hakkında TCK nın 58. Maddesinin şartlarının oluştuğu halde mahkemesince uygulanmadığı belirtilerek kararın 02/12/2019 tarihinde yerel savcılık tarafından istinaf edildiği, istinaf üzerine dairemizce 31/12/2019 tarih ve 2019/251 E ve 2019/256 Karar nolu ilam ile sanık hakkında TCK nın 58. Maddesinin uygulanmasının gerektiği yönünde istinaf talebi kabul edilerek hüküm kurulurken, sehven Pazar Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/43 Esas ve 2019/330 Karar nolu ilamında sanığa verilen 12 Ay Hapis Cezasının TCK nın 50 ve 52.maddeleri gereğince paraya çevrilen 4 ve 5 fıkralarının hükümden kaldırılmadığı,
Bunun üzerine infaz savcılığınca TCK nın 58. Maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin sadece hapis cezalarında uygulanabileceği, adli para cezalarında uygulanamayacağı belirtilerek CMK nın 308 maddesi gereği infazda tereddüt oluştuğundan yeniden bir değerlendirme yapılmasının istendiği,
İtiraz dilekçesinin içeriği ve dosya kapsamına göre; yerel mahkemece sanık hakkında Alkol veya Uyuşturucu Maddenin Etkisi Altındayken Araç Kullanma suçundan yapılan yargılama sonucunda 6.000,00 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara yapılan istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme netisesinde istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, dairemizin bu kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz ile birlikte CMK'nın 308/A maddesinde yer alan "Sanığın lehine itirazda süre aranmaz" hükmü birlikte değerlendirildiğinde yapılan itirazın sanığın lehine yapıldığı Dairemizce değerlendirilmiş olup, bu anlamda itirazın kabulü ile;
Belirtilen hukuka aykırılığın CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince olayın daha ziyade aydınlanması ve yeniden yargılama yapılması gerekmeden düzeltilebileceği anlaşıldığından
Dairemizin 31/12/2019 tarih, 2019/251 esas ve 2019/256 karar sayılı kararının tamamen kaldırılmasına,
İtiraza konu olay ve infazda oluşan tereddüt ile Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın CMK'nın 308/A maddesinde yer alan "Sanığın lehine itirazda süre aranmaz" kuralı gereği sanık lehine yapılan itiraz olarak kabul edilerek Pazar Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2019 Tarih ve 2019/43 Esas ve 2019/330 Karar nolu kararına yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 07/02/2020 tarihinde heyetçe oybirliği ile karar verildi. (¤¤)