Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya ve inceleme raporu incelendi.
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığı anlaşılmakla gereği görüşülüp düşünüldü.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yusufeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/7 esas sayılı iddianamesi ile sanıklar E..K... ve A..K... hakkında katılan F..Ö...’e karşı 5237 sayılı TCK’nun 89/1 , 89/2.a , 89/2.b, 89/3.b ve 53/6. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı dosyanın mahkemenin 2018/5 esas sırasına kaydının yapıldığı, yargılama sonucu sanıklar hakkında ayrı ayrı üzerilerine atılı suçtan 5271 sayılı CMK’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, söz konusu kararın Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/223 d.İş sayılı 30/05/2018 tarihli kararı ile kaldırıldığı ve dosyanın yeniden mahkemenin 2019/130 esas sırasına kaydı yapılarak devam olunan yargılama neticesinde; her iki sanığın da kusurlarının bulunmadığı her iki sanığın da dosya kapsamındaki suçu işlemediği sabit olduğundan her iki sanığın da ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, iş bu kararın katılan vekili Av. F..Ö... tarafından istinaf edilmiştir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; sanıklar hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan açılan kamu davasında sanıkların beraatlerine karar verilmiş ise de;
24/12/2018 tarihli 3 bilirkişi tarafından verilen rapor içeriğinden de anlaşılacağı üzere;
1-"Bilirkişi Kurulu Raporumuzun Konu Başlığı "V1(d) Konunun İrdelenmesi bölümünde açıklanan nedenlerle; "Şantiye Şeflerinin işyerinde İdari ve Teknik en yetkili kişisi olduğunun, Şantiye Şefi Yönetmeliğine" göre işyerinde Şantiye Şefinin İş Güvenliği önlemlerini alması ve işçileri organize etmesi gerektiği, işçilerin çalışma düzenlerinin ve tünelde o gün kimin ne iş yapacağının,ı kimin hangi ekibin başında işe gideceğinin paylaşımının ve iş dağıtımını/İş tertiplerinin Şantiye Şefi tarafından yapılması gerektiğinin, Şantiye Şeflerine bu gibi tünel işlerinde en yakın çalışma arkadaşlarının Tünel Şefleri yada Tünel Vardiye Mühendisi yada formenleri olması gerektiğinin, bu nedenle Şantiye Şefinin tüneldeki iş düzeni ve iş makinesi ile çalışmaları, su drenajı, patlatma, ilerlemeleri, tavan ve yan duvarlara İKSA ve hasır çekilmesi beton atılması işlerini organize etmesi, tünelde yapılan tüm işlerin ve çalışan mühendis ve işçilerin Şantiye Şefinin emrinde olması gerektiğinin, olayda iş makinesinin işlevi dışına çıkarak, aynadan tünel boyunca geri geri giderek kamyon gibi yük taşıdığının ve kazanın da bu nedenle denetimsiz ve hatalı çalışma sonrası olduğunun, tünelde iş organizesinin olmadığının, işin Çavuş ve işçilerin insiyatifine bırakıldığı için; tünel işyerinde görevlendirilmiş ise/Varsa ; alınmayan önlemler için;
-Şantiye Şefinin ve Tünel Vardiya Mühendisinin iş kazasının husule gelmesinde ayrı ayrı ASLİ kusurlarının olduğunun,
-Tünelde Görevli Şantiye Şefi ve Vardiya Mühendisi yoksa, şirketin tünel işleri ile görevli müdürünün olayın husule gelmesinde ASLİ kusurunun olduğunun,
2-Bilirkişi Kurulu Raporumuzun Konu Başlığı "V1(c) Konunun İrdelenmesi bölümünde açıklanan nedenlerle;"Dosya kapsamındaki ifadelerden olayın husule geldiği, T-4 tünelinin iş güvenliği uzmanının ... adlı iş güvenliği uzmanı olduğunun, ancak bu kişinin dosya kapsamında ifadesinin bulunmadığının, ayrıca iş güvenliği uzmanının ...'ın A,B yada C sınıfı iş güvenliği uzmanı olduğuna dair bir bilginin de dosyada bulunmadığının, tünel işyerinde tutulması gereken onaylı iş sağlığı ve güvenliği önlem ve öneriler defter raporlarının da dosyada bulunmadığının, eğer iş güvenliği uzmanı ..., A sınıfı iş güvenliği uzmanı ise onaylı İSG defterini yazabileceğini ve tünel işyerindeki eksiklikleri işverenin imzasını da rapora alarak eksiklikleri işverene rapor edebileceğinin, tünelde çalışmalar sırasında bulunan iş eksikliklerinin ve işçilerin çalışmasından ya da tünelin jeolojisinden kaynaklanan durumları iş güvenliği uzmanının işverene-işveren yetkilisine rapor edebileceğinin, olayda loder operatörünün yükleyici iş makinesinin kovası ile aynadan malzeme taşıma işinde kullandığının, her makine kendi işlevinde kullanılması gerektiğinin, loder operatörünün, hem yanlış taşıma yapması hem de geri geri giderek uzun mesafe yol almasının kendisini hayata sürüklemesinde ve bu işi de devamlı olarak yapagelmesinde eğer İSG Defterine iş güvenliği uzmanı ... işvereni, işveren yetkilileri, İSG defterine yazarak uyarmadı ise iş güvenliği uzmanı ...'ın iş kazasının husule gelmesinde aldırmadığı önlemler nedeni ile ağır yaralanmalı olayda tali kusurlu olduğunun,
Eğer iş güvenliği uzmanı ... işverene önlemlerde bulundu ve T-4 tünelindeki eksiklikleri işverene/işveren yetkilisine İSG defter raporu/raporlar ile bildirdi ise ağır yaralanmalı olayda kusurlu olmayacağının raporda belirtildiğinin anlaşıldığı
Katılanın ilk beyanında Z..G... şikayetçi olmadığını, ancak Limak Şirketinden davacı ve şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında ;
1-Katılanan iş kazası geçirdiği yerde ve tarihte Tünelden görevli şantiye şefinin kim olduğunun resmi yazışmalarla belirlenmesi
2-Katılanan iş kazası geçirdiği yerde ve tarihte Tünel Vardiya Mühendisinin kim olduğunun resmi yazışmalarla belirlenmesi
3-Katılanan iş kazası geçirdiği yerde ve tarihte Tünelde Görevli Şantiye Şefi ve Vardiya Mühendisi yoksa, şirketin tünel işleri ile görevli müdürünün resmi olarak yazışmalarla belirlenmesi
4-Dosya kapsamından katılanın iş kazası geçirdiği T-4 tünelinin iş güvenliği uzmanının ... adlı iş güvenliği uzmanı olduğunun belirtilmesi karşısında böyle bir görevinin olup olmadığının resmi olarak yazışmalarla belirlenmesi
5-...' ın böyle bir görevinin olduğunun kesin belirlenmesinden sonra A,B yada C sınıfı iş güvenliği uzmanı olup olmadığının araştırılması, eğer iş güvenliği uzmanı ..., A sınıfı iş güvenliği uzmanı ise onaylı İSG defterini yazabileceğini ve tünel işyerindeki eksiklikleri işverenin imzasını da rapora alarak eksiklikleri işverene rapor edebileceği ve uyarabileceği, bunu yapmadıysa kusurlu ve sorumlu olabileceği,
Bütün bu durum ve kişiler tesbit edildikten sonra ilgili kişiler hakkında C.Başsavcılığı'na birleştirme talepli iddianame hazırlanması için suç duyurusunda bulunulmasına, suç duyurusu ve sonucunun beklenilmesine, söz konusu kişilerle ilgili yürütülecek soruşturma sonucunda iddianame ile dava açılması halinde , tarafların kusur oranlarının belirlenmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için CMK'nın 8 vd. maddeleri gereğince kamu davalarının birleştirilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden verilen kararın yasaya aykırı olup katılan vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle yerinde olduğundan 5271 sayılı CMK'nın 280/1-f maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi HÜKMÜNÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
Kararın İlk Derece Mahkemesince itiraz edenlere tebliğine,
CMK'nun 284/1 ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 11/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)